Ana Sayfa Blog Sayfa 4735

Meclis’te ‘Darbe Komisyonu’ kuruldu

Siyasi partilerin ortak olarak verdiği teklifle darbe ve muhtıraların araştırılması için komisyon kurulmasına karar verildi.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu’nun yürüttüğü oturumda yapılan oylama sonucunda 4 siyasi partininde verdiği önergelerin birleştirilerek “Ülkede demokrasiye müdahale eden tüm darbe ve muhtıralar ile demokrasiyi işlevsiz kılan diğer bütün girişim ve süreçlerin tüm boyutlarıyla araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması” görüşüldü.

Zaman zaman darbelere yönelik tartışmaların yaşandığı görüşmelerin ardından komisyonun tüm siyasi partilerden 17 milletvekilinden oluşturulmasına karar verildi. Ankara dışında da çalışacak komisyonun görev dağılımının ardından 3 ay süreyle Darbe ve Muhtıraları TBMM adına inceleyecek.

Fındık üreticilerine 710 milyon TL ödeme

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre 353 bin 506 fındık üreticisine alan bazlı gelir desteği kapsamında 710 milyon TL ödenecek.

Dortmund şampi…

0

Bundesliga’da şampiyonluk düğümünü çözen 30. hafta mücadelesinde Borussia Dortmund, Bayern Münih’i 1-0 mağlup etti.

Bundesliga’da zirvenin kaderini çizecek mücadelede Borussia Dortmund, Bayern Münih’i konuk etti. Rakibinin üç puan önünde lider olan Dortmund, farkı açma peşindeydi. Gol averajı rakibinden üstün olan Bayern’in aklı ise olası bir üç puanla gelecek zirvedeydi.

Dev maça hızlı başlayan ev sahibi 2’de Robert Lewandowski, 5’de Shinji Kagawa ile gole çok yaklaştı. Rakibine fazla top vermeyen Dortmund, ilk dakikaların mutlak hakimiydi. Karşılaşmanın etkili isimlerinden Lewandowski, bu sefer 37. dakikada etkili oldu. Polonyalı forveti bu kez durduran Manuel Neuer değil, kale direkleri oldu. İki ekip, soyunma odasına 0-0 gitti.

İkinci yarıda Dormund cephesinde yeni bir şey yoktu. 50’de Lewandowski’nin pasıyla hareketlenen Kagawa’nın karşısında yine Neuer vardı.Tutuk başladığı maçta zincirlerini kırmak isteyen Bayern’de ilk kıvılcım Frank Ribery’den geldi. Fransız yıldız, 57’de sağdan müthiş girdi. Son vuruşu, etkisizdi.

Beklenen gol, 77’de geldi. Kornerden seken topta Grosskreutz’un vuruşunu muhteşem bir dokunuşla tamamlayan Lewandowski, takımını 1-0 öne geçirdi. Polonyalı yıldız, bu sezonki 30. maçında 20. kez fileleri havalandırdı.

Beraberlik fırsatı 84’te Bayern’in ayağına geldi. Weindenfeller’in Arjen Robben’i düşürdüğü pozisyonda hakem penaltı noktasını gösterdi. Dortmund file bekçisi, Hollandalı’nın kötü vuruşuna geçit vermeyince Dortmund taraftarı rahat bir nefes aldı. 90’da yine elverişli bir fırsatı Robben’le harcayan Bayern, oyuna dengeyi getiremedi.

Kalan sürede kalesine gole izin vermeyen Borussia Dortmund, zorlu rakibi karşısında 1-0 kazandı ve farkı 6 puana çıkardı. Jurgen Klopp’un öğrencileri, yenilmemezlik serisini 34 maça çıkartırken şampiyonluk yolunda önemli bir adım attı.

Macaristan’da eşcinsellerin hapse girmesi için yasa tasarısı

Budapeşte'de bir eşcinsel onur yürüyüşünden

Macaristan’da eşcinsellerin hapse girmesi için parlamentoya yasa tasarısı sunuldu. Macaristan’da muhalefet partisi konumundaki sağcı parti Jobbik milletvekili Adam Mirkoczki tarafından hazırlanan yasa tasarısının parlamentodan

onay alması durumunda ülkedeki eşcinsellerin hapse gireceği açıklandı.
Milletvekili Adam Mirkoczki, partisinin de desteğini alarak parlamentoya sunduğu yasa tasarısının amacının eşcinsellerin artmasının önünü kesmek olduğunu açıkladı.
Mirkoczki, 18 yaşını dolduran ve eşcinsel olduğunu açıkça ortaya koyan kişilerin 3 yıl hapis cezası almasını, eşcinsel olduğunu medya aracılığıyla duyuranların ise 5 yıla kadar hapis cezası almasını istediğini kaydetti. Mirkoczki ayrıca, yolda ya da topluluk içinde el ele dolaşan, öpüşen eşcinsellerin ise 150 bin forint (500 avro) para cezasına çarptırılmasını, eşcinsellerin TV reklamlarında oynamasının da yasaklanmasını istedi.
(Yeşil Gazete)

Türkiye’de her 100 bin işçiden 17’si ölüyor

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, son 10 günde 35 işçinin yaşamına yitirmesine ilişkin yaptığı açıklamada, 2008 yılından 2011 yılına iş kazalarından ölüm neredeyse 2 katına çıktığını belirtti.

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, 2008 yılında iş kazaları sonucu 865 işçinin; 2009 yılında iş kazaları sonucu 1.171 işçinin; 2010 yılında iş kazaları sonucu 1.434 işçinin yaşamını yitirdiğini belirterek,  “2011 yılı henüz SGK açıklama yapmadı, ancak 1.600 civarında işçinin hayatını kaybettiğinin açıklanması bekleniyor, 2012 yılı ya böyle giderse…” diye sordu.

İş kazalarından ölümlerin her yıl arttığını kaydeden TMMOB, “2008 yılından 2011 yılına iş kazalarından ölüm neredeyse 2 katına çıktı. 2012 yılında işçiler 5`er 5`er, 10`ar, 10`ar ölüyor, ya böyle giderse… Hayır böyle gitmemeli, iş kazalarından, meslek hastalıklarından kimse ölmemeli” dedi. İngiltere`de her 100 bin çalışandan 0.7 si. İsveç’de 1.4`si, İsviçre’de 1.5’sinin iş kazalarından hayatını kaybederken Türkiye`de her 100 bin çalışandan 17’sinin iş kazalarından hayatını kaybettiği vurgulandı.

“İş kazalarının en önemli nedeni işyerlerinde alınmayan önlemlerdir” denilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “Çünkü alınmayan önlemlerin bir yaptırımı yok, işyerleri denetlenmiyor, alınmayan önlemler için yaptırım yok. Uygun önlemler alındığında, işçi dikkatsiz de çalışsa iş kazaları olmaz. Ölümler bazen kamuoyuna mal oluyor, hükümetler, mevzuatta değişiklik yapıyor, tasarılar konuşuluyor, sonra her şey unutulup gidiyor. 2003 yılında çıkartılan İş kanununda 2008 yılında, 2010 yılında iş sağlığı ve güvenliğine yönelik değişiklikler yapıldı, ama ölümler azalmadı ve sürekli olarak arttı. İşyerleri denetlenmiyor, her 100 işyerinden 3`ünün denetlendiği bir ortamda, iş kazaları azalmayacaktır. İş sağlığı ve güvenliği yönünden mevcut olan eksikliklere ceza uygulanmıyor, iş kazaları azalmayacaktır. İlköğretimden, Üniversiteye hemen hemen eğitimin tüm kademelerinde iş sağlığına güvenliğine ilişkin eğitim verilmemekte, böyle bir ortamda iş kazaları azalmayacaktır.”

(EmekDunyasi.Net)

Nepal’de eski Maocu gerillalar orduya katılıyor

0

Nepal askerleri, binlerce eski Maocu gerillanın beş yıldan fazla süredir yaşamakta olduğu kamplara girdi.

Nepal’deki iç savaşın sona ermesinden altı yıl sonra barışın güvence altına alınmasında önemli bir adım olarak görülen bu girişimle eski gerillalar ordunun denetimine alınıyor.

Yaklaşık dokuz bin eski gerilla siyasi bir anlaşmaya varılması beklentisiyle 2006’dan bu yana sözkonusu kamplarda yaşıyordu.

Bunlardan altı bininin orduya dahil edileceği, kalanlara da tazminat verileceği belirtiliyor. Yetkililer, Maocuların silahlarını ordunun teslim alacağını söylüyor.

BBC’nin Katmandu muhabiri Surendra Phuyal, Maocularla ordu arasındaki entegrasyonun barış sürecindeki son engel olarak görüldüğünü ve aylar sürebileceğini ifade ediyor. Fakat Phuyal, yetkililerin bu konuda iyimser olduğunu vurguluyor.

Maocu askeri lider Nanda Kishor Pun BBC’ye yaptığı açıklamada, iki tarafın da birbirine kucak açtığını söyledi. Pun, “Artık bitti; barış süreci tamamlandı; ordular birleşti” diye konuştu.

Yetkililer, önümüzdeki üç-dört gün içinde, yaklaşık üç bin eski gerillanın gönüllü emeklilikten yana tercih kullanmasının beklendiğini ifade ediyor.

Muhalefet partileri gelişmeleri olumlu karşıladıklarını belirterek, Maocu partinin askeri bir güç olmaktan çıkıp sivil bir güce dönüştüğünü vurguluyor. Fakat tutucu Maocular, parti liderlerinin girişimlerini ‘teslimiyet’ olarak eleştiriyor.

(BBC)

Ankara’da radyoaktif madde paniği!

Ankara’da 2 cam tüp içerisinde nükleer silah yapımında da kullanılan 500 gram ‘Sezyum 137 Radyoaktif Madde’ ele geçirildi.

Ankara İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı İstihbarat Şube ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, yurtdışından kaçak yollarla ‘Sezyum 137 Radyoaktif Madde’nin Türkiye’ye sokulduğu bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Jandarma ekipleri, Gürcistan’dan Türkiye’ye Almanya plakalı lüks bir otomobille giriş yapan şüphelileri takibe aldı.

Yapılan takip ardından şüphelilerin içinde bulunduğu araç, Ankara’nın Yenimahalle İlçesi Hurdacılar Sitesi’nde durduruldu. Burada yapılan aramalarda 1 cam tüp içerisinde peçeteye sarılı halde uçuk sarı renkli madde, plastik kutu içerisinde muhafaza edilen toplam 2 cam tüp içerisinde 500 gram ‘Sezyum 137’ radyoaktif madde ile birlikte Baretta marka ruhsatsız tabanca ile tarihi eser niteliğinde olduğu tahmin edilen 18 sikke ele geçirildi.

Araçta bulunan K.Ö., N.A. ve H.S.M. gözaltına alındı. Gözaltına alınan ve Türk vatandaşı olan şüphelilerin Almanya ve Gürcistan’da yaşadığı, daha önce de kaçakçılık suçundan sabıkaları bulunduğu belirlendi.

Nükleer silah yapımında da kullanılıyor

Şüphelilerin Rusya’dan temin ederek Türkiye’ye soktukları ‘Sezyum 137’ radyoaktif maddenin nükleer silah yapımında da kullanıldığı belirtildi. Jandarma ekiplerinin değerlendirmesi için başvurduğu Türkiye Atom Enerjisi Kurumu da ele geçirilen maddenin radyoaktif ve yasaklı olduğunu belirledi.

Şüphelilerin Rusya’dan getirdikleri ‘Sezyum 137’ maddesini milyon dolarla satmaya çalıştıkları öne sürüldü. Gözaltına alınan şüpheliler, jandarmadaki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Sen Antuan’a ağır vergi borcu

İstanbul’un en önemli buluşma noktası İstiklal Caddesi’nde bulunan Latin Katolik Katedrali Saint Antuan’a, tapuda arsa olarak görünen avlusu için yaklaşık 1 milyon liralık emlak vergisi ve cezası kesildi. Katedralin Rahibi Lulian Pişta’nın tepkisi ise son derece açık oldu; “Sultanahmet’in avlusu için vergi ödeniyor mu?”

İstanbul’daki en ihtişamlı ve en faal katedrallerden birisi olan Saint Antuan’a, tapuda arsa olarak görünen avlusu için yaklaşık 1 milyon liralık emlak vergisi ve cezası kesilmesi krize neden oldu. Beyoğlu Belediyesi’nin tebliğ ettiği ödeme emri Vatikan’a kadar ulaştı. Papa 16’ncı Benedikt, İtalya’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na, “girişimde bulunun” çağrısı yaparak, avlu vergisi ve cezasının kaldırılması için gerekirse dava açılmasını istedi.

Mor kuşaklı paskalya

Kilisenin Rahibi Lulian Pişta, paskalya törenine cenazelerde takılan mor kuşakla çıkarak, vergi ve ceza nedeniyle “Kara paskalya” yaşadıklarını vurguladı. Hürriyet’e açıklama yapan Pişta, “Kilisemize gönderilen vergi ve ceza paskalya bayramımızı kara paskalya yapmıştır” dedi. Cemaatin desteğini isteyen papaz, azınlıkların haklarını araması gerektiğini söyledi.  288 senelik tarihiyle İstanbul’un tarihi mekanlarından biri olan Saint Antuan Kilisesi’ne kesilen 980 bin TL’lik ceza 19 Mart’ta Beyoğlu Belediyesi yetkililerince tebliğ edildi. Yetkililer, kiliseyi çevreleyen 641 metrekarelik avlu ve eklerinin de kapsadığı alanın tapuda arsa olarak görüldüğü ve Emlak Vergisi’yle ilgili yapılan değişikliğin ardından 1986 yılından itibaren emlak vergisi ödenmediği gerekçesiyle vergi ve cezaların yazıldığını aktardı. Makbuzu teslim alan Pişta, durumu Vatikan’a bildirdi. Papa 16’ncı Benedikt gerekirse yasalar çerçevesinde dava açılmasını istedi. Bunun üzerine başkonsolosluk ve Papaz Pişta, AB ülkelerinin konsolosluklarına durumu aktararak kendilerine destek olunmasını istedi.

Maliye’ye görüşü soruldu

Papaz Lulian Pişta’nın girişimleri sonucu Beyoğlu Belediyesi, Maliye Bakanlığı’ndan görüş talebinde bulunmaya karar verdi. Maliye Bakanlığı’na 10 gün önce gönderilen yazıda, Saint Antuan Kilisesi çevresinde arsa olarak görünen alan için vergi alınıp alınmayacağı soruldu. Henüz cevap gelmedi.

Umarım memur hatasıdır

Papaz Pişta, cezayı gördüğünde çok şaşırdığını anlatarak şunları söyledi: “Cezanın 880 bin liralık kısmı 641 metrekarelik avluyu kapsıyor geri kalan kısmı ise birkaç metrekarelik diğer bölümleri. Bizim bu parayı ödeyecek bütçemiz yok. Zaten kilisede çalışanlar da herhangi bir ücret almıyor. Bağışlarla kilisenin giderlerini karşılamaya çalışıyoruz. Çok küçük miktarlarla kiraya verilen iki ayrı işyerinin geliriyle de kimsesizlere yiyecek ve barınma sağlıyoruz. 300 yıldır aynı yerde duran kilisenin avlusunun tapuda arsa görünmesi ve vergilendirilmesi komik. Bunun birkaç memurun yaptığı hata olduğunu düşünmek istiyorum.”

Demircan: Ceza ödenmeyecek

BEYOĞLU Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan vergilendirme olayının kilisenin yanlış beyanından kaynaklandığını söyledi. Başkan Demircan şöyle konuştu: “Kilise ve avlu tapuda arsa olarak görünüyor. Kilise yönetimi yıllarca bu konuda girişimde bulunmamış. Beyanlarını da söz konusu tapu üzerinden vermişler ve geriye dönük emlak vergisi çıkmış. Bu sorunu kısa süre içinde halledeceğiz. Kilise yönetimine de durumu bildirdim. Bu ceza ödenmeyecek. Cemaat de rahat olabilir.”

Sultanahmet’in avlusu için vergi ödeniyor mu

SAINT Antuan Kilisesi Papazı Lulian Pişta, “Eğer Sultanahmet Camisi’nin avlusu için ya da herhangi bir kutsal mabet için emlak vergisi alınmıyorsa, kilisemizin avlusu için de alınmamalı” dedi. Saint Antuan’ın tarihi 1230’a kadar gidiyor. Kilisede Osmanlı sarayında çalışan ve ticaretle uğraşan katolik vatandaşlar ve aileleri kutsanırdı.

Azınlıklar için güzel düzenlemeler de yapıldı ama bu ceza bizi üzdü

AZINLIKLARLA ilgili Türkiye’de son yıllarda yapılan düzenlemeler memnuniyetle takip ettiklerini anlatan Papaz Lulian Pişta, “Ancak böyle garip bir cezayla karşılaşmak bizi üzdü. Bunu cemaatimize anlatmak da en doğal hakkımız. Belediyeyle görüşmelerimiz sürüyor, cezaya idare mahkemesinde itiraz etmek için tebliğ tarihten itibaren 1 aylık süremiz var. Bu sürenin dolmasına az kaldı. Eğer sonuç alamazsak hakkımızı mahkemelerde arayacağız. Çünkü dava açmazsak bu vergi ve cezayı kabul etmiş olacağız.”

Doğa korumacı Wiebo Ludwig öldü

Doğal hayatı koruma uğruna verdiği mücadeleyle ünlenen Wiebo Ludwig, uzun süredir savaştığı kansere yenik düştü.

Kimilerine göre “Kahraman”, kimilerine göre “Eko terörist” olarak nitelendirilen 70 yaşındaki Wiebo Ludwig, Alberta eyaletine bağlı Hythe kırsalındaki çiftliğinde hayata veda etti.

Kanada’nın Alberta ve British Colombia eyaletlerinden doğalgaz çıkarılmaya başlanmasının ardından ismi duyulmaya başlanan Wiebo Ludwig, hayatını kitaplaştıran Kanadalı yazar Andrew Nikiforuk’a göre, “Kanada doğumlu bir eko terörist”.

Doğalgaz kuyularından, üretim sırasında çevreye yayılan hidrojen sülfürün, insanları zehirlediğini belirterek protesto eylemleri başlatan Ludwig, 2001’de doğalgaz boru hattına bombalı saldırıda bulunmaktan tutuklanmış ve 28 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Ludwig, hakkındaki birçok suçlamadan ise delil yetersizliği sebebiyle beraat etmişti. Ludwig’in hayatı, 2003 yılında, “The Burn” adlı filme de konu olmuştu.

Endonezya’da korkunç artçılar: 8.2 ve 8.3

Endonezya’nın Açe Adası açıklarında büyük bir deprem meydana geldi. İlk anda 8.9 olarak açıklanan depremin büyüklüğü önce 8.7’ye, sonra da 8.6’ya çekildi. Depremin ardından 8.2 ve 8.3 büyüklüğünde iki artçı şok kaydedildi. Bu artçıların ardından yeniden tsunami uyarısı yapıldı.

Eyalet başkenti Banda Açe’nin 495 kilometre uzaklığında bugün meydana gelen 8.6’lık depremin, denizin 33 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirtildi.

Tsunami Uyarı Merkezi, bu şiddette bir depremin bütün Hint Okyanusu kıyılarını etkileyebilecek büyüklükte tsunami dalgalarına yol açabileceğini açıkladı.

Açe’de yaşayanların, yüksek kesimlere doğru kaçmaya başladığı bildirildi.

Endonezya Devlet Başkanı Susilo Bambang da “Alarmdayız. Şu an için tsunami tehdidi bulunmuyor. Hasar ve can kaybı olduğuna dair bir bilgi yok” açıklamasında bulundu.

Sosyal paylaşım sitesi Twitter kullanıcıları, depremin, Singapur, Tayland, Malezya ve Hindistan’da da hissedildiğini yazdı.

8.2’lik artçı

Depremin en büyük artçısı 8.2 büyüklüğünde oldu. Bu artçının ardından yeniden 2 saatliğine tsunami uyarısı yapıldı.