Ana Sayfa Blog Sayfa 4699

Penguen yakılmaya çalışılmış

Penguen dergisinde 3 Mayıs’ta çıkan yangınla ilgili hazırlanan itfaiye raporunda yangının “kimliği meçhul kişi ya da kişilerce başlatıldığı” belirtildi.

Haftalık mizah dergisi Penguen’de 3 Mayıs’ta çıkan yangınla ilgili itfaiye raporu açıklandı.

Derginin bu hafta çıkan sayısında yapılan açıklamada İtfaiye Müdürlüğü’nün raporunda yangının kaza değil “kimliği meçhul kişi ya da kişilerce başlatıldığı” belirtildi. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı.

Penguen dergisinden olayla ilgili yapılan açıklama şöyle:

“Geçtiğimiz hafta dergimizde bir yangın atlattığımızı duyurmuştuk. Olayla ilgili olarak İtfaiye Müdürlüğü’nün raporu, yangının bir kaza değil, ‘kimliği meçhul kişi ya da kişilerce başlatıldığı’ yönünde. Olayın aydınlatılması ve sorumluların tespiti için savcılık da soruşturma açtı. Saldırının nedeni açığa çıkarsa bunu da okurlarımızla paylaşırız. Nedeni ne olursa olsun mizahımızın karşısında şiddet bulmak bizim için üzücü. Bizim bildiğimiz tek şey yazıp çizmek, okuyucumuzu biraz gülümsetebilmek.

Geçmiş olsun dilekleri için okurlarımıza, dostlarımıza tekrar teşekkürler.”

Beyoğlu’nda bulunan dergide 3 Mayıs Perşembe günü çıkan yangında karikatürist Metin Üstündağ ve dergi çalışanı Ercan Genç yoğun dumandan etkilenmişti.

Rus polisinden Putin karşıtlarına baskın

0

Rus polisi başkent Moskova’daki Chistiye Prudy parkında oturma eylemi yapan Putin aleyhtarı göstericileri dağıtmak için baskın düzenledi. Parkı terketmek istemeyen göstericiler polisle çatıştı; en az 20 kişi göz altına alındı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in üçüncü kez bu göreve gelişini protesto eden muhalif göstericiler, eylemlerini bir haftadır sürdürüyordu.

Dikkat! Arkasında AKP varmış!

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde makam aracıyla köy köy dolaşarak İslam dini yorum kitapları dağıtan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yasin Yıldız, hakkında açılan soruşturmaya ilişkin, “AKP arkamda, bana kimse bir şey yapamaz” dedi.

Hakkında soruşturma açılan Ergani İlçe Milli Eğitim Müdürü Yasin Yıldız, “AKP, arkamda, bana kimse bir şey yapamaz” dedi.

Cumhuriyet gazetesinden Mahmut Oral, Ergani’de makam aracıyla köy köy dolaşarak dini içerikli kitaplar dağıtan, eğitimcilere namaz kılmalarını tavsiye eden ve Eğitim-Bir- Sen’e üye olmaya zorlayan Yıldız hakkında Kaymakam Yılmaz tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma haberinin duyulmasıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve AKP içinde kulislere başlayan Yıldız’ın “AKP arkamda, bana kimse bir şey yapamaz” diyerek, soruşturmacılar üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi.

İlçeye yeni atanan 120 öğretmen için düzenlenen “Hazırlayıcı Eğitim Kursu” na katılan Yıldız, ayrımcı söylemlerini burada da sürdürdüğü belirtildi. Seminere katılan aday öğretmenlere hitap eden Yıldız, önce genç öğretmenleri kadın-erkek yan yana oturdukları için “Neden böyle oturuyorsunuz” diyerek azarladığı, genç öğretmenlere, “Aranızda kimler Türk, kimler Kürt, Kimler Alevi” diye soru sorduğu, “Eğitim-Bir-Sen’e üye olun, memuriyet hayatınızı rahat geçirin” dediği belirtildi.

Bunun üzerine aday öğretmenlerle Yıldız arasında tartışma yaşandığı ve Yıldız’ın seminer salonunu terk ettiği kaydedildi. Aday öğretmenlere, “sabah namazı kılmak hayırlıdır” diye öğüt veren Yıldız’ın hakkında, seminere katılan öğretmenlerin şikâyette bulunacakları bildirildi.

“Bu operasyon anarşizme yöneliktir”

14 Mayıs Pazartesi günü gerçekleşen operasyonlara karşı, Devrimci Anarşist Faaliyet basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “T.C Devleti’nin, tarihinde ilk kez anarşistleri hedef alarak yaptığı bu operasyon doğrudan anarşizme ve anarşistlere yöneliktir” dendi.

Devrimci Anarşist Faaliyet adına okunan basın açıklamasında Düzenlenen operasyonlar kapsamında, Kadıköy’de bulunan Paylaşma ve Dayanışma Derneği’ne, 26A Kolektifi’nin Taksim’deki kafesi olan Kafe26A’ya, birçok Devrimci Anarşist Faaliyet‘linin, Lise Anarşist Faaliyet‘linin, Paylaşma ve Dayanışma Derneği üyesinin ve Kolektif 26A gönüllüsünün evlerine ‘terörle mücadele ekipleri’ tarafından, kar maskeleri ve uzun namlulu silahlarla eş zamanlı baskınların düzenlendiği ifade edilirken, “ Yapılan operasyonlarda arkadaşlarımız polis tarafından darp edilerek gözaltına alınırken, bunun dışında bir çok anarşist birey de bu gözaltı terörüne maruz kaldı” dendi.

‘DEVLET İLK DEFA ANARŞİSTLERİ HEDEF ALDI’ AÇIKLAMASI

Açıklamanın devamında “ Anarşizmin bu topraklarda toplumsallaşmaya başladığı şu günlerde, yapılan operasyonların ve baskıların amacı anarşizmin ve mücadele etmekte olan anarşistlerin sindirilmesidir. T.C Devleti’nin, tarihinde ilk kez anarşistleri hedef alarak yaptığı bu operasyon doğrudan anarşizme ve anarşistlere yöneliktir” denerek operasyonlar eleştirildi.

İHSAN ELİAÇIK’IN KIZI DA ALINMIŞTI

Operasyonlar dahilinde 60 kişi gözaltına alınırken bu kişilerin arasında Antikapitalist Müslüman Gençler Grubu’dan İhsan Eliaçık’ın 21 yaşındaki kızı, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Zeynep Eliaçık da var. Bu arada Zeynep Eliaçık’ın gözaltı süresinin uzatıldığı öğrenildi. VATAN’a konuşan İhsan Eliaçık, kızının hangi suçtan gözaltına alındığını bilmediğini söyledi:

“Kızım, 1 Mayıs günü Taksim Meydanı’nda benimleydi ancak onun dışında neler olduğunu bilmiyorum. Dün (önceki gün) öğle saatlerinde biz Onurkent’teki evimizde yokken Terörle Mücadele’den gelen ekipler evimize gelip oğlumuza Zeynep’in nerede olduğunu sormuşlar. Evin altını üstüne getirmişler ve kızımın bilgisayar ve hard diskine el koymuşlar. Kızımı da yoldan çevirip Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürmüşler. O andan bu yana kızımla doğrudan görüştürülmüyorum. Bana kızımın neyle suçlandığını da söylemiyorlar. Benim öğrenebildiğim kadarıyla Zeynep iddia edildiği gibi bir kafede otururken yapılan operasyon sonucu değil, 1 Mayıs’taki olayları çıkardığı iddia edilen birkaç kişi ile internette yazışma yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınmış durumda. Yarın serbest bırakılacağını düşünüyorum, çünkü kızım asla iddia edildiği gibi şiddet olaylarının içine girmez. Sorgulama bittikten sonra avukat arkadaşlarımızla bir araya gelip bu gözaltına alma ve sorgulama esnasında hak ihlali yapılıp yapılmadığını değerlendireceğiz. Bir hak ihlali söz konusuysa ben de sorumlular hakkında hukuki girişimlerde bulunacağım.”

HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI DA GÖZALTINDA

1 MAYIS operasyonlarında gözaltına alınanlar arasında hayvan hakları konusundaki çalışmalarıyla bilinen “Yeryüzüne Özgürlük Derneği” üye ve yöneticileri de var. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Hülya Yalçın, VATAN’a şunları söyledi: “Biz arkadaşlarımızın gözaltında alındığını dün öğrendik. Önce herhalde bir yanlışlık vardır diye düşündük. Sorgu devam ettiği için kendileriyle henüz konuşma fırsatı yakalayamadık. Emniyet güçlerinin verdiği bilgi sadece 1 Mayıs’taki olaylara ilişkin olarak yapılan genel fotofilm tespitleri sonrası arkadaşlarımızın tespit edildiği yönünde. Ancak tam olarak neyle suçlandıklarını ve nasıl tespit edildikleri bize söylenmedi. Hayvan hakları savunucuları diğer ülkelerde de terörist muamelesi görüyor. Bu dernekteki arkadaşların tek amacı hayvan hakları konusunda farkındalık yaratmaktı ve özellikle olayın olduğu yerlerden uzak durma, bu amaçtan kesinlikle sapmama ve sistemle dalaşmama kararları almışlardı. Şu anda sorguda olan 5 arkadaşımız için biz gerekli takibi yapıyoruz. Yarın serbest bırakılacaklarını düşünüyoruz.”

RedHack BTK’yı hackledi

Muhalif hacker grubu RedHack, bu kez Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) internet sitesini hackledi.

Son dönemde ardı ardına gerçekleştirdiği hackleme eylemleriyle bilinen RedHack bu kez Türkiye’de internet adına en yetkin kurumun sitesini hedef aldı. BTK’nın web sitesini hackleyen RedHack, sitedeki farklı fotoğraf ve animasyonları da deşifre etti. BTK saldırı sonrasında pek çok sayfayı kapattı. Ancak bazı sayfalarda çizgi film Pokemon’a ait görsellerin olduğu dikkat çekti.

Cnnturk.com‘a konuşan RedHack, BTK’ya yapılan saldırıyı şöyle açıkladı:

“BTK’ya karsi yonelimizin esas nedeni, insanlari dinlerken, her olayda bilir kisi olurkekn, her saldirida en cok onlar konusurken aslinda bu kahramalarin “kagittan” kahraman oldugunuve ulkemizde herseyin sisirildigi gibi bu kurumunda sisirilerek kamuoyuna servis edildigini dusunuyorduk hep. bunu dun aksam ispatladik bir sekilde. Ayrica bizleri kac aydir ozel savci, polis, terorle mucadele mit hatta interpol’un aramasina ragmen, mut’in bizlere ozel bir siber ordu kurmasina karsin, nasil elimizi kolumuzu sallayarak en yuksek yerleri yerlerin karizmasini, imajini hackleyebilecegimizi gostermekte istedik. Olan biten artik bizden bagimsiz olamaz cunkuartik redhack var”

Enerjide Suudi Arabistan da değişti, Türkiye hala aynı

Dünynaın en büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan, İklim Değişikliği ve enerji krizi gerçeklerine karşı bugüne dek izlediği inkarcı söylem ve politkalarını kökten değiştiriyor. Ülkede önümüzdeki 20 yıl içinde 41.000 MW kurulu güçte güneş enerjisi santralleri kurulması planlanıyor. Burada üretilecek enerjinin günde 520.000 varillik petrol üretimi yerine geçeceği belirtiliyor.

Gelirinin çok büyük kısmını petrol satışlarından elde eden Suudi Arabistan, İklim Değişikliği’ni inkar eden söylemleriyle ünlüydü. İklim Değişikliği’yle mücadelenin fosil kaynakların (ve haliyle petrolün) kullanımını azaltmayı öngörmesi nedeniyle, Suudi Arabistan’ın bu tutumu dünya kamuoyunu şaşırtmıyordu.

Ancak Suudi Arabistan geçtiğimiz aylarda yaptığı beklenmedik çıkışın devamını getirerek iklim ve enerji politikalarını kökten değiştireceği mesajını verdi. Ülkenin petrol bakanı Ali Al-Naimi bir kaç ay önce verdiği demeçte “İklim Değişikliği insanlığın önündeki en acil sorundur” diyerek dikkatleri üzerine çekmişti. Ali Al-Naimi konuşmasına “İklim Değişikliği konusunda toplumdan gelen talep ve ihtiyaçlar son derece doğru. Enerji sektörümüzün bu anlamda öncü bir rol oynaması gerekiyor. Yerin altından petrol çıkarmanın yeni istihdam olanakları yaratmadığını biliyoruz. Ne girişimcilik ruhunu, ne de eleştirel düşünce ve yaratıcılığı besliyor bu sektör” diye devam ederek şaşkınlığın artmasına neden olmuştu.

Bu demeçlerin ardından gelen açıklamalarla Suudi Arabistan’daki bu değişimin yalnızca söylem boyutunda değil, eylem boyutunda da gerçekleşeceği anlaşıldı. Yapılan açıklamalarda 2032 yılına kadar 15.ooo MW’ı fotovoltaik, 26.000 MW’ı ise yoğunlaştırılmış güneş enerji (YGE) santrallerinin kurulacağı belirtildi.

Fotovoltaik enerji yalnızca gündüz vakti elektrik üretiyor, ancak yoğunlaştırılmış güneş enerji (YGE) santralleri geceleri de elektrik üretimine devam ederek “sürekli üretim ihtiyacını” da karşılayabiliyor. Bu santraller özellikle yüksek enerji ihtiyacı duyan “deniz suyunu arıtarak kullanıma hazır hale getirme” tesislerinde kullanılacak ve 2032 yılında ülkenin öngörülen toplam elektrik ihtiyacının %35’ini karşılayacak.

Yenilenebilir hamlesi için ilk adımda yarım milyar dolar bütçeli bir şirketin kurulacağı bildirildi. Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerjiye bu hızlı ve güçlü girişi, ülkeyi dünyanın yenilenebilir enerji sektöründe lider yapabileceği belirtiliyor. Bunun yanısıra, ülkede elektrik üretmek için petrol yakılıyor olmasının ve yüksek petrol fiyatları nedeniye bunun ekonomik anlamda rantabl olmamasının ve ülkedeki elektrik ihtiyacının 2020’de iki katına çıkmasının öngörülmesi de yenilenebilir enerji için güçlü bir motivasyon olduğu söyleniyor. Ülkede Kral Abdullah’ın bütün bunların yanısıra nükleer enerji seçeneğini de değerlendirdiği iddia ediliyor.

Suudi Arabistan gibi petrol devi bir ülkenin bile yenilenebilir enerjinin önemini anlayarak kısa sürede güçlü önlemler alması karşısında, gözler bir kez daha Türkiye hükümetinde. Türkiye’nin nükleer ve kömürlü termik santral, karayolları ve 3.köprü gibi geleceği olmayan ölü yatırımları teşvik etme, yenilenebilir enerjinin önüne ise engeller çıkarma inadı devam ediyor.

(Yeşil Gazete, ThinkProgress.org, TheNational, CNN)

Carlos Fuentes yaşamını yitirdi

Latin Amerika edebiyatının önemli kalemlerinden Meksikalı yazar Carlos Fuentes 83 yaşında hayatını kaybetti. Fuentes birçok romanının yanında yazdığı denemeler, tiyatro oyunları ve senaryolar ile de tanınıyordu.

Gabrial Garcia Marquez ve Octavia Paz ile birlikte Latin Amerika edebiyatının en önemli isimlerinden olan Meksikalı yazar Carlos Fuentes 83 yaşında yaşamını yitirdi. 1928 Panama doğumlu Fuentes’in Meksika’nın başkenti Meksiko’da tedavi gördüğü hastanede yaşama veda ettiği belirtilirken, ölüm nedenine ilişkin açıklama yapılmadı.

Artemio Cruz’un Ölümü, Koca Gringo ve Bizim Toprak başta olmak üzere 24 romanı bulanan Fuentes’in ayrıca çok sayıda deneme, tiyatro oyunu ve senaryosu bulunuyordu.

(sol)

Yunanistan’da yeni seçim tarihi bugün açıklanıyor

Yunanistan’da hükümet kurma pazarlıkları çerçevesinde dün yapılan zirvenin de başarısızlıkla sonçlanması ardından PASOK’un lideri Evangelos Venizelos ülkenin yeniden seçim sürecine girdiğini açıkladı.

Yunanistan’daki seçim düzenlemeleri, hükümet kurulamaması halinde seçimlerin bir ay içinde yinelenmesini öngörüyor.

Yunanistan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas, bugün ilerleyen saatlerde ülkeyi bir sonraki seçimlere kadar götürecek geçici bir hükümet atayacak.

Papulyas’ın bütün siyasi parti liderleriyle yerel saatle 13:00’de bir araya gelmesi ve yeni seçim tarihini açıklaması bekleniyor.

Gözlemciler bu tarihin ya 10 ya da 17 Haziran olacağını söylüyorlar.

Dünkü koalisyon pazarlıklarının son turunun da başarısızlıkla sonuçlanması ardından PASOK lideri, “Maalesef ülke yeniden seçime doğru gidiyor” dedi.

Bundan önceki dört görüşme de sonuçsuz kalmıştı.

Son anketler, AB ve IMF’nin kredi karşılığında şart koştuğu kemer sıkma önlemlerini reddeden sol ittifak Syriza’nın, Haziran seçimlerinde sandıklardan en büyük parti olarak çıkabileceğine işaret ediyor.

 

Kurtarma paketine ve buna bağlı kemer sıkma politikalarına destek veren merkez sağ Yeni Demokasi ve merkez sol Pasok’un 6 Mayıs öncesinde toplam yüzde 77 olan oy oranları ise son seçimlerde yüzde 33’e geriledi.

On yıllarca Yunan siyasetine yön vermiş iki partinin Haziran’da yinelenen seçimlerde oy kaybının daha da artacağı tahmin ediliyor.

Avrupalı liderler Yunanistan’ı, kemer sıkma koşullarını yerine getirmezse kredi musluğunu kesmekle tehdit ediyor.

Analistler, bu durumda Yunanistan’ın iflasının ve euro’dan çıkmaktan başka çaresinin kalmayacağının kaçınılmaz göründüğünü söylüyorlar.

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Yunanistan’da seçimlerden önceki hükümetle anlaşmaya vardıkları ekonomik kurtarma paketinin koşullarının değiştirilemeyeceğini açıkladı.

36 belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 8’i AKP’li, 6’sı CHP’li, 2’si MHP’li, 15’i BDP’li, 1’i DSP’li, 1’i DP’li, 1’i ANAP’lı, 1’i BTP’li ve 1’i de bağımsız toplam 36 belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığını söyledi.

CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Kesimoğlu’nun soru önergesini yanıtlayan İçişleri Bakanı, 29 Mart 2009 tarihinde yapılan mahalli idari seçimlerinden itibaren belediye başkanları hakkında 2 bin 697 işleme konulmama onayı, 2 bin 690 araştırma/ön inceleme ve ön inceleme onayı alınmış olup bunlardan bin 34 tanesinin soruşturma izni verilmemesine, bin 97 tanesinin soruşturma izni verilmesine dair olduğunu bildirdi. İçişleri Bakanı, verilen bu kararların yanı sıra araştırma raporu düzenlenen, Cumhuriyet savcılıkları, valilikler, kaymakamlıklar ve ilgili kurumlara tevdi edilen 559 adet dosya bulunduğunu söyledi.

Soruşturma izni verilmemesine dair kararların yüzde 57.16’sı AKP’li

İçişleri Bakanı, bu konuda yapılan işlemlerle ilgili olarak soruşturma izni verilmemesine dair kararların yüzde 57.16’sı AK Parti’li, yüzde 25.53’ü CHP’li, yüzde 8.12’si MHP’li, yüzde 2.32’si BDP’li ve yüzde 6.87’sinin diğer partiler ile bağımsız belediye başkanlarına ait olduğunu belirterek, “Bin 97 soruşturma izin verilmesine dair karardan yüzde 42.39’u AK Parti’li, yüzde 27.99’u CHP’li, yüzde 14.31’i MHP’li, yüzde 5.47’si BDP’li ve yüzde 9.85’i diğer partiler ve bağımsız belediye başkanlarına aittir” dedi.

Belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması işlemlerinde, belediye başkanlarının tutukluluk halleri ile soruşturmayı yapan müfettiş veya kontrolörlerin bu yöndeki talepleri esas alındığını savunan İçişleri Bakanı, “Hali hazırda 36 belediye başkanı görevden uzaklaştırılmıştır. Bunlardan 8’i AK Parti’li, 6’sı CHP’li, 2’si MHP’li, 15’i BDP’li, 1’i DSP’li, 1’i DP’li, 1’i ANAP’lı, 1’i BTP’li ve 1’i de bağımsızdır” dedi.

2 bin 144 belediyenin programlı denetimi gerçekleştirildi

Bakan Şahin, şöyle devam etti:

“Bakanlığımız mahalli idareler kontrolörlerince 2004 yılında 213, 2005 yılında 312, 2006 yılında 275, 2007 yılında 274, 2008 yılında 296, 2009 yılında 275, 2010 yılında 499 ve 2011 yılında 497 olmak üzere toplam 2 bin 144 belediyenin programlı denetimi gerçekleştirilmiştir.

Mülkiye müfettişleri tarafından 2004-2010 yılları arasında (41) belediye özel müfettişi, (38) büyükşehir belediye, (150) il belediye, (318) ilçe belediye teftişi yapılmıştır.”

(Ajanslar)

Hopa savcısı terfi etti

Lokumcu’nun yaşamını yitirdiği olaylarda taşı silah olarak değerlendiren Hırka, müfettiş oldu.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, HSYK başmüfettişliği ile müfettişliğine yapılan atamalara ilişkin kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Adalet müfettişliğinde hizmet süresi 5 yılı aşanlar başmüfettişliğe atanırken değişik bölgelerde görev yapan 21 hâkim ve savcı da HSYK müfettişliğine getirildi.

Atananlar arasındaki Nihat Hırka ismi dikkat çekti. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim öncesi 31 Mayıs 2011 günü Hopa’da düzenlediği miting sırasında olaylar çıkmış, 16 kişi tutuklanmıştı. Emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun polis gazından etkilenerek hayatını kaybettiği olaylar sonrasında tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan dört kişi hakkında iddianameyi Hopa Savcısı Nihat Hırka hazırlamıştı.

Hırka tarafından hazırlanan iddianamede Erkan Köse, İbrahim Aksu, Yunus Aksu ve Ender Yalçın’ın yasadışı gösteriye katılıp güvenlik güçlerine taş atarak direndiği, TOMA aracı ve diğer araçlara zarar verdikleri, bazılarının yüzlerini bezle gizlemeye çalıştıkları savlanmıştı. Savcı Hırka, sanıkların “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etme, görevli memura mukavemet etme ve kamu malına zarar verme’’ suçlarından ayrı ayrı 2 yıldan 12 yıla kadar hapsini istemişti. İddianamede en dikkat çeken nokta ise savcı Hırka’nın “taşı silah olarak” değerlendirmesi olmuştu. Hırka’nın düzenlediği iddianamede, taşın silah olarak değerlendirilmesi, bu nedenle de sanıkların cezalarının yarı oranında arttırılması talep edilmişti. Hükümeti protesto amacıyla bir inşaata asılan “Tek yol sokak, tek yol devrim, Karadeniz’in asi çocukları çayına, suyuna sahip çıkıyor” gibi pankartlar, iddianamede “tahrik edici” bulunmuştu.

(Cumhuriyet)