Ana Sayfa Blog Sayfa 4648

Çin ekonomisi yavaşladı

0

Çin ekonomisinde son üç yılda görülen en düşük büyüme yaşandı.

Bu, yatırımların azalmasına ve ABD ve Avrupa gibi önemli piyasalarda talebin düşmesine bağlanıyor.

Geçen sene aynı döneme kıyasla, yılın ikinci çeyreğinde GSYH, yüzde 7.6 yükseldi. Bu yılın ilk çeyreğinde ise oran yüzde 8.1’di.

Çin, Mart ayında, 2012 büyüme hedefini yüzde 7.5’e çekti.

Çin, dünya toplam ekonomik çıktısının beşte birini üretiyor ve Çin ekonomisinde herhangi bir yavaşlama küresel ekonomiye zarar verebilir.

Aynı zamanda Asya’nın en büyük ve yeni ekonomileri de, ticaret ortakları Çin’e giderek bağımlı hale geliyor.

Singapur’daki Standard Chartered bankasından Tai Hui, Çin’in bu yıl Asya’da yaşanan kötü gidişatta önemli bir rolü olduğunu söyledi.

Tai Hui, eğer Çin’deki ekonomik büyüme yılın ikinci yarısında iyileşmezse, bu, bölgedeki üreticiler için önümüzdeki dönemin çok zor geçeceği anlamına geliyor” dedi.

Büyümeyi teşvik

Ancak Cuma günü açıklanan düşük büyüme rakamlarına rağmen, birçok uzman, Çin ekonomisinde yaşanan sert iniş ve bunun dünyanın geri kalanı üzerindeki etkisi ile ilgili korkuları gidermeye çalıştı.

Columbia Üniversitesi’nde Nobel ödüllü politik ekonomi profesörü Edmund Phelps BBC’ye yaptığı açıklamada, “büyüme oranında yıllık yüzde bir düşüş görülmesi dünya GSYH’i ile karşılaştırıldığında çok büyük bir oran değil” dedi.

Phelps, Çin’in yavaşlamayı tersine çevirmek için çok fazla kaynağı olduğunu ve ABD’deki düzensiz iyileşme ve euro bölgesindeki borç ve ekonomik sorunlar nedeniyle bu kaynakların bir kısmını kullanmaya başladığını söyledi.

Çin Merkez Bankası, bankaların rezervlerinde tutabilecekleri sermaye oranını kredi miktarını artırmak amacıyla azalttı.

Merkez Bankası bir ay içinde iki defa ay borçlanma maliyetini azaltmıştı.

Bu hafta başlarında Başbakan Wen Jiabao yatırımı artırmanın büyümeyi istikrara kavuşturmak için gerekli olduğunu söyledi.

Bu, devlet tarafından büyüme önlemlerinin alındığına dair umutları yeşertti.

Yavaşlama

Ancak uzmanlar Çin’in büyüme sorunlarının ekonomiye sermaye pompalanması ve kamu harcamalarının artırılması ile çözülemeyeceğini söylğyor.

Özellikle bugün yaşanan sorunların 2008-2009 küresel kriz sonrasında hükümetin aldığı büyümeyi hızlandırma politikalarına bağlı olduğu beliritiliyor.

O tarihte hükümet, ekonomiye, özellikle altyapı ve inşaat yatırımları için büyük oranda sermaye pompalamıştı.

Bu, aşırı kapasite sorununa, ev fiyatlarının yükselmesine ve tüketici maliyetlerinin ve enflasyonun artmasına neden oldu.

Bu sorunlar karşısında ve ekonominin aşırı ısındığı korkuları nedeniyle, yetkililer borçlanmayı durduracak ve enflasyonu azaltacak önlemler almaya karar verdi.

Ancak bu önlemler, ABD ve Avrupa gibi piyasalarda Çin ürünlerine olan talebin azalması ile birlikte, büyümenin yavaşlamasına neden oldu.

2010 yılında yüzde 10.4 büyüme gösteren Çin ekonomisi, 2011 yılında yüzde 9.2 büyüdü.

Ancak uzun dönemde yavaşlama görülmesi beklenirken, Çin’in Cuma günü açıkladığı rakamlar ekonomiye dair karmaşık bir mesaj verdi.

Resmi rakamlara göre, perakende satışlar, Haziran ayında yüzde 13.7 arttı. Bu oran Mayıs ayında yüzde 13.8’di.

Aynı zamanda, birçok uzmanın mevcut şirket ve tüketici faaliyetini hesaplamak için kullandığı elektrik üretimi rakamları da Haziran ayında saati 393 milyar kilowatt ile sabit kaldı.

Ancak Mayıs ayında 124.4 milyar dolar olan banka kredilerinin Haziran ayında 144.4 milyar dolar artması olumlu bir hava yarattı.

BBC’nin Şangay muhabiri John Sudworth bu rakamların Çin’in sert mi yumuşak mı iniş mi yapacağı tartışmasına bir son vermediğini söylüyor.

(BBC TÜRKÇE)

Yunanistan’ın Altın Şafak Partisi Behlül’ü ve Bihter’i istemiyor

0

Yunanistan’da son seçimlerde parlamentoya girmeyi başaran aşırı sağcı Altın Şafak Partisi’nin lideri Nikos Mihaloliakos’tan sonra eşi Eleni Zarulia da Türk dizilerini hedef aldı.

Her fırsatta Yunan televizyonlarında gösterilen Türk dizilerin yayından kaldırılması gerektiğini söyleyen Mihaloliakos’un eşi bir gazeteye verdiği röportajda , ekranlarda çok fazla Türk dizisi olduğunu söyledi.

Zarulia şöyle konuştu: “Evde oturduğumda neden Türk dizilerini izlemek zorunda olduğumu anlamıyorum. Ben bir Türk değilim. Yunan oyuncuların işlerine mal olan bu diziler kaldırılmalı.”

Zarulia, yaptığı seksi programlarla tanınan sunucu Eleni Menegaki’yi de topa tutarak, “O kadın niçin o kadar para kazanıyor anlamıyorum. Onun aldığı parayı ülkemiz için canlarını vermeye hazır olan askerlere harcayabiliriz” diye konuştu.

(VATAN)

Mısır, NATO müdahalesine karşı!

0

Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Tunus Cumhurbaşkanı Munsif Merzuki ile başkent Kahire’de yaptığı görüşmenin ardından, Suriye halkının devrimini desteklediklerini belirterek, ”Fakat Suriye’ye askeri müdahaleyi kabul etmiyoruz, güç kullanımı çözüm getirmez” dedi.

Mursi ile Merzuki arasında El İttihadiye Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, bölgesel konuların yanı sıra iki ülke ilişkilerinin ele alındığı bildirildi.

Merzuki, cumhurbaşkanı seçildikten sonra Mursi’yi ilk ziyaret eden mevkidaşı oldu. Mursi ile Merzuki görüşmesi, ”Arap Baharı yaşanan her iki ülkede değişen yönetimlerin seçilmiş liderlerinin ilk defa bir araya gelmesi” olarak değerlendiriliyor.

Mısır ve Tunus cumhurbaşkanları, görüşmenin ardından birlikte basın toplantısı düzenleyerek, başta bölgesel ve uluslararası gelişmeler olmak üzere iki ülke ilişkilerini değerlendirdi.

Suriye’de 16 aydan beri akan kanın durması gerektiğini bildiren Mursi, Suriye halkının devrimini tam desteklediklerini ifade etti.

Suriye’ye yönelik bir askeri operasyonu kabul etmeyeceklerini kaydeden Mursi, Suriye’ye yönelik askeri güç kullanımının çözüm getirmeyeceğini vurguladı.

Mursi, Suriye’de akan kanın durması için çalışacaklarını da belirterek, güç ve silahlı müdahalenin Suriye’de şiddet sorununu çözmeyeceğine işaret etti.

Merzuki de görüşmede ”iki ülke ilişkileri ve Arap Baharı” gibi konuları ele aldıklarını belirterek, bölgenin geleceğiyle ilgili önemli sorunları masaya yatırdıklarını söyledi.

AA

İstanbul, cehennemi görecek!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, bölge genelinde hava sıcaklığının, mevsim normallerinin 4-6 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Bugün İstanbul’da tahmin edilen en yüksek hava sıcaklığı 35, yarın ise 36 derece olacak. Ayrıca rüzgarın da kuzey ve kuzeydoğu yönlerinden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Öte yandan, meteoroloji, sıcak hava nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı ilgililer ve vatandaşların, dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini bildirdi.

AA

Güneş, bu haftasonu patlayacak!

Dünya, haftasonu “Güneş Fırtınası”nın etkisi altına girecek. Peki ne yaşanacak?

Elektrik ve iletişim bağlantılarınız kesilebilir, uydu sistemlerinde, hava ulaşımında aksaklıklar yaşanabilir. Dünya, bu hafta sonu Güneş’te meydana gelen patlamaların yani “Güneş Fırtınası”nın etkisi altına giriyor.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, bu hafta sonu Güneş’te meydana gelen patlamaların artacağını ve Dünya’yı etkileyeceğini açıkladı. Güneş’teki patlamalar, “Güneş Fırtınası” olarak adlandırılıyor.

Fırtına, milyarlarca ton ağırlığındaki aşırı sıcak gaz bulutlarının, Güneş atmosferinden fırlamasıyla oluşuyor. Manyetik enerji birdenbire serbest kalınca, enerji yüklü parçacıklar uzaya yayılıyor.

(Milliyet)

Diyarbakır kuşatıldı, panzerler geziyor!

Diyarbakır’da BDP’nin bugün ‘Özgürlük İçin Demokratik Direniş’ adıyla yapacağı mitinge Diyarbakır Valiliği’nce izin verilmedi. Gergin havanın hakim olduğu kent merkezinde olağanüstü güvenlik önlemleri alındı

Diyarbakır’da miting gerginliği nedeniyle kent güne kapalı kepenklerle başladı. Özellikle Sur, Bağlar ve Kayapınar’da esnafın büyük bölümü işyerlerini açmadı. Yenişehir’de ise kepenk eylemine az sayıda esnaf katıldı.

Diyarbakır’da görev yapan yaklaşık 5 bin polis ve çevre illerden gelen takviye polis ekipleri, kentin cadde ve bulvarlarında zırhlı araç eşliğinde, miting alanı İstasyon Meydanı’na grupların toplanıp gitmemesi için devriye gezdi. Kent merkezindeki önlemler devam ederken, kenttin giriş çıkışları da polis ekiplere tarafından tutularak, kent dışından miting için gelenlere izin verilmedi.
Polis helikopteri ise sabahın erken saatlerinden itibaren kent üzerinden uçarak, cadde ve bulvarları kontrol edip, tespit ettiği en küçük hareketliliği yerdeki polis ekiplerine bildirdi.

Polise ‘orantılı güç’ emri verildi

Polis telsizlerinden miting için Diyarbakır Valiliği’nce verilen yasaklama kararı nedeniyle grupların toplanmaması, toplanan grup varsa dağılmaları konusunda uyarılması ve dağılmamaları halinde ise ’orantılı güç’ kullanılarak dağıtılması anonsu yapıldı.

Miting için dün kent dışından Diyarbakır’a gelenlerin ise, kimlik kontrolü yapıldıktan sonra dönmeleri için ikaz edilmesi gerektiği belirtilerek polisler bu konuda uyarıldı.

İstasyon Meydanı’nda seyyar satıcıların miting olacakmış gibi dün geceden açtıkları tezgahlar da polisler tarafından kapatıldı. Yine miting için getirilen sandalyeler de polis tarafından araçlara konularak kaldırıldı.

‘Bari basın açıklaması yapalım’
Bu arada emniyet görevlileri, BDP Diyarbakır il binasına giderek yöneticilerle programları konusunda bilgi istedi. Binadaki BDP yöneticileri, bugünkü program için Genel Başkan Selahattin Demirtaş ve milletvekillerinin gelmesini beklediklerini söyledi.
BDP yetkililerinin, parti yöneticileri ve milletvekilleriyle birlikte İstasyon Meydanı’na yürüyüp burada basın açıklaması yapmak istedikleri, polisin de Diyarbakır Valiliği’nin yasaklama kararı nedeniyle yürüyüşe izin verilmeyeceği konusunda BDP’lileri uyardığı öğrenildi.

Demirtaş: “Ya özgürlük, ya özgürlük !”
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Twitter mesajında yasaklama ve alınan önlemlere tepki gösterirken, ’Ya özgürlük, ya özgürlük’ anlamına gelen Kürtçe ’An azadi, an azadi’ ifadesini kullandı.
Demirtaş mesajını, “Meydanları tutarak özgürlük talebini engelleyebileceğine ciddi ciddi inanan devlet zihniyeti (!) bu sabah çok aciz ve çaresiz gördüm sizi. Ne mi istiyoruz? An azadi, an azadi” diye yazdı.

Diyarbakır’a girişe izin verilmiyor
Miting nedeniyle çevre il ve ilçelerde de önlem alındı. Siirt’te dün akşamdan itibaren kent çıkışında önlem alan polis, miting için Diyarbakır’a gitmek isteyenlere izin vermedi.

BDP’nin bugün Diyarbakır’da yapmayı planladığı ’Özgürlük İçin Demokratik Direniş’ mitingine izin verilmemesini protesto için, Mardin’in Nusaybin ve Derik ile Şırnak’ın İdil, Cizre, Silopi ilçelerinde kepenk kapatma eylemi yapıldı.

(Felat BOZARSLAN – Bayram BULUT – Serdar SUNAR / DHA)

[Özel Haber] Liberaller, CHP’nin liberalizmini destekliyor

Yeni CHP, liberallere göz kırpıyor; liberaller “temkinli” şekilde gülümsüyor… CHP’nin “sosyal liberalizm açılımı”, liberal mahallede memnuniyetle karşılanıyor. Liberaller, CHP’deki liberal eğilimi “yetersiz ama olumlu” buluyor; “yetmez ama evet” diyor…

Milliyet’ten Meriç Tafolar’ın haberine göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Prof. Dr. Sencer Ayata başkanlığındaki komisyona, yeni parti programı için görev verdi. Program henüz belli değil ama çerçevesi şimdiden belirlendi. Buna göre, Yeni CHP’de “dört eğilim” benimsecek… Bu dört eğilimden birisi “sosyal liberalizm”, diğerleri ise sosyal demokrasi, sosyalizm ve Atatürkçülük…

CHP’nin “Atatürkçü” olduğu tartışılmaz… 1965’te “Ortanın Solu”nu, yani “sosyal demokrasi”yi benimsediği malum… Hiçbir zaman sosyalist olmasa bile, özellikle 1970’lerde sosyalizme eğilim gösterdiği biliniyor. Fakat hiçbir zaman liberalizmi bir eğilim olarak benimsememişti. Bu yeni bir şey…

Türkiye’de liberal olarak bilinen isimlere, CHP’nin “sosyal liberalizm” açılımını sorduk. Atatürkçü liberalizm olabilir mi? Sosyal liberaller ve sosyal demokratlar birlikte çalışabilir mi? Türkiye’de sosyal liberal parti olmuş muydu? Cem Boyner’in Yeni Demokrasi Hareketi sosyal liberal miydi? CHP’nin tarihinde liberalizm var mı? İzmir İktisat Kongresi, Atatürkçülük ve liberalizmin uzlaşabileceğini gösterir mi? Dün Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kapatan CHP’nin, bugün liberallere kucak açmasını nasıl değerlendiriyorlar? İşte yanıtları…

Besim Tibuk (Liberal Demokrat Parti Onursal Başkanı)

Atatürkçü liberalizm olmaz. CHP’den liberal parti çıkmaz. CHP, AKP’nin boş bıraktıklarını toplamaya çalışıyor. Türkiye’de liberal partilerin istikbali yok. Buna LDP dahildir… Ufacık bir liberal kesimi kimse dinlemiyor. Mustafa Kemal, Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’na izin verseydi, ciddi liberal gelişmeler olabilirdi. Atatürk, ticaretten anlamazdı. İzmir İktisat Kongresi’nde eline kağıt verdiler, oradan okudu. CHP’nin 50 yıl öncesi ile bağını koparması lazım…

CHP’de sosyal liberaller ve sosyal demokratlar birlikte çalışabilirler. Sosyal liberaller, genellikle eski sosyalistlerdir. Sosyal liberalizm, mahçup sosyalizmdir. Eskiden YDH’de sosyal liberal bir hava vardı. Şimdi SODEP’te sosyal liberalizm, sosyal demokrasi arasında gidip gelen bir hava var. Ama bugün tam anlamıyla sosyal liberal bir parti yok. Ben şahsen sosyal liberalizmi savunmuyorum. Benim liberalizm anlayışıma terstir. Her şeye rağmen, CHP’nin sosyal liberalizmi eğilimini olumlu buluyorum.

Özlem Çağlar Yılmaz (Liberal Düşünce Topluluğu Genel Sekreteri)

CHP, liberalizmi yaşam tarzı sanıyor. Hem devletçi, hem bireyci; hem kolektivist, hem piyasacı, hem liberal, hem sosyalist olunmaz. CHP’nin alevi açılımı, din özgürlüğü, oligarşi sorunu üzerine söylediklerine/söylemediklerine bakmadan “liberal eğilim” belirlemesi anlamlı değil. CHP bununla uğraşmak yerine seçmeninin beklentilerine bakmalı.

Bir insan Atatürk’ü sever ama devletin resmi ideoloji olması gerektiği düşüncesini benimsemezse, hem Atatürkçü, hem liberal olabilir. Aksi taktirde hem Atatürkçü, hem liberal olmak zor. Ama sosyal liberaller ve sosyal demokratlar birlikte siyaset yapabilirler. Çünkü sosyal liberalizm, sosyal demokrasi gibidir. Türkiye bir sosyal demokrat partiye ihtiyacı vardır. CHP’nin liberalizm eğilimini tabii ki desteklerim.

Mustafa Akyol (Star gazetesi yazarı)

CHP’nin sosyal liberalizmden ne kastettiği belli değil. Esasında sosyal liberalizmin ne olduğu da belli değildir. Önder Sav’ın CHP’sinde “liberal” kelimesi yasaktı.  Bugünkü CHP’de biraz farklı… CHP’den iktisadi anlamda liberal olmasını beklememek lazım… Bunun için kökenini reddetmesi gerekir -ki bunu beklemek mantıklı değil. Atatürkçü liberalizmi, liberalizmi geniş bir şekilde, mesela modernizm olarak okursak mümkün görebiliriz.Bunun dışında Atatürkçü liberalizm çok zor.

Sosyalizm ve Liberalizm uzlaşırlar. Demokratik sol ve sosyal demokrasinin liberalizm ile uzlaştığı alanlar vardır. Fakat Türkiye’de sosyal liberal bir parti hiç olmadı. YDH, bana göre sosyal demokrattı. Geçmişte Serbest Fırka liberaldi. Ben CHP’nin liberalizm eğilimi memnuniyetle karşılıyorum.

Doç. Dr. Bekir Berat Özipek (İTÜCÜ öğretim üyesi, siyaset bilimci)

CHP, bugüne kadar bütün darbeleri, bütün muhtıraları destekledi. Ama bugün siyaset yapmak zorunda… İktidara gelmek için oy almak zorunda; oy almak için de değişmek… O nedenle, bu çıkış beni şaşırtmadı. CHP’nin değişim arzusu samimiyetsiz değil ama yetersiz ya da problemli… Çünkü Atatürkçülük ve sosyal liberalizm arasında bir antagonizm var. CHP bir tercih yapmak zorunda… “Anayasa’nın değişmesi teklif dahi edilemez maddelerini” mi savunacak, “devletin ideolojik tarafsızlığını” mı?

Türkiye’de tam olarak sosyal liberal bir parti olmadı. CHP’nin 1930’lardaki rakibi Serbest Cumhuriyet Fırkası bile tam olarak liberal değildi. YDH’nin böyle bir potansiyeli vardı. Bir dönemin ÖDP’sinde böyle bir renk vardı.  CHP’nin geçmişinde liberalizm yok. İzmir İktisat Kongresi’ne bakarak abartılı sonuçlar çıkaranlar var. Liberalizm öyle bir şey değil. Bence CHP’den liberal parti çıkmaz. Fakat her şeye rağmen, CHP’deki liberal siyaset eğiliminin desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Alper Akalın (3H eski koordinatörü)

CHP’nin liberalizme eğilim göstermesine şaşırmadım. Çünkü özgürlükçü olmak, Marksist olmaktan kolay… Sosyalizm ve liberalizm uzlaşabilir. Liberalizm, sağa yakın olduğu kadar, sola da yakın bir ideolojidir. Sosyal liberalizm ise soldan etkilenen bir ideolojidir. Ama Ergenekon’a açıkça karşı çıkmayan bir parti liberal olamaz. Çünkü liberalizm demek, Şeyh Sait olayını eleştirebilmektir. CHP, kısa vadede ekonomik olarak liberalleşebilir ama sosyal olarak liberalleşemez. Uzun vadede liberal-sol bir seçenek olabilir. Ama bunu Kemal Kılıçdaroğlu değil, ondan sonra gelecek olan genel başkan belirler.

Sosyal liberaller ve sosyal demokratlar arasında nüans farkı vardır. Sosyal demokratlar biraz daha devlet müdahalesinden yanadır. Ama sosyal demokratlar ve sosyal liberaller birlikte çalışabilirler. Cem Boyner’in YDH’si kesinlikle sosyal liberaldi. Bugün ise sosyal liberal bir parti yok. Ancak liberal-sol bir gazete olarak “Taraf” var.

Doğan Gürpınar (Genç Siviller üyesi)

Atatürkçü liberalizm felsefi olarak imkânsızdır. Ama CHP, kendimi bildim bileli sentez yapmaya çalışır. Bundan önce “Anadolu Solu” sentezini denemişlerdi. Sosyal liberalizm sentezi biraz daha mantıklı görünüyor. Ulusalcılık çöktü, artık yönetme iddiası bulunmuyor. CHP, umut oluşturabilmek için denemek zorunda.

Sosyal liberaller ve sosyal demokratlar birlikte çalışabilir. Eğer sosyal demokrasi 80’lerdeki gibi olsaydı, bunu söyleyemezdik. Ama 2000’lerde, Tony Blair’in sosyal demokrasi anlayışı, sosyal liberalizmden çok farklı değil. YDH, bana göre sosyal liberal bir partiydi. Bugün böyle bir parti yok. CHP’nin liberalizm eğilimini yetersiz ama olumlu buluyorum.

Haber: Yeşil Gazete – Alper Budka

[Son Dakika] RedHack, MEB’i ikinci kez hackledi

Redhack durmuyor, korsanlığa devam ediyor. Kızıl Hackerler, bu defa Milli Eğitim Bakanlığı’nı hackledi.

Sosyalist korsanlar, Twitter hesabından, “O birşey degil de MEB’in sitesinin fişini mi çekti birileri? Cuma diye mi acaba?” diye sordu. Bakanlığın web sitesinin hacklendiği anlaşıldı.

Bir süre Milli Eğitim Bakanlığı’nın internet sayfasına ulaşılamadı, ancak kısa süre sonra MEB’in internet sayfası normale döndü.

(Yeşil Gazete)

Facebook’ta “beğen” sahtekarlığı

BBC’nin yaptığı keşif araştırmasında, sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta açılan binlerce sahte kullanıcı hesabı aracılığıyla, beğeni sahtekârlığı yapıldığını gözler önüne serdi.

Halbuki, birçok büyük ve küçük markalı şirket, Facebook sayfalarının beğenilmesi için reklam parası ödüyor.

İlgili KonularEkonomi, Sosyal medyaGüvenlik şirketi Sophos yetkilisi Graham Cluley, kötü amaçlı yazılımcıların spam bağlantıları dağıtmak için sahte profil yaratmasının zor olmadığını söylüyor: “Hesaplardan bazılarının masa başındaki bir kişinin, binlerce profil üzerinden ‘Beğen’ komutu vererek geniş bir topluluk yaratmayı sağlayan bilgisayar yazılımları tarafından yönetildiğini biliyoruz.”

Bazı şirketlerin ve şirket yöneticilerinin Facebook sayfalarını yöneten sosyal medya danışmanı Michael Tinmouth, sahte profil mağdurlarından.

Müşterilerinden bazıları, sayfalarının genellikle Filipinler ve Mısır gibi ülkelerde yaşayanlar tarafından beğenildiğini fark ederek reklam parası ödemekten vazgeçmiş.

“Yaşları 13 ile 17 arasında, profil adları oldukça şüpheliydi. Derine indiğimizde gördük ki bazı profillerden 3 bin, 4 bin, hatta 5 bin sayfanın beğenildiğini gördük” diyen Tinmouth, Facebook yönetimine yaptığı başvurudan olumlu sonuç alamamış.

Facebook yönetimi BBC’ye yaptığı açıklamada, Tinmouth’u belirli bir kitleyi hedeflemek yerine, genel geçer reklamlar yayınlamakla eleştirdi.

24 saatte 1600 beğeni

Ancak, deneme amacıyla BBC tarafından oluşturulan hayali “VirtualBagel” şirketine ait sayfanın “Beğen” düğmesinin 24 saat içinde 1600 kullanıcı tarafından tıklanması, sahte profillerin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.
Beğenenlerden birinin, Mısır’da yaşayan ve Real Madrid’de çalışıyor gözüken Ahmed Ronaldo olması dikkat çekiyor.

Facebook yönetimine göreyse, ortada belirgin bir sorun yok.

Şirket sözcüsü, reklam veren şirketlerin analitik verilere erişebildiğini ve sayfaların “Beğen” düğmesini tıklayan profilleri görebildiğini anlatırken sorunu şöyle tarif etti: “Kullanıcıların çok küçük bir yüzdesi takma adlarla hesap açıyor. Bu kurallara aykırı ve bunları tespit etmek için hem otomatik sistemler hem de kullanıcı ihbarlarını kullanıyoruz.”

Facebook yönetimi bu yıl başında yaptığı açıklamada, 901 milyon kullanıcı profilinin yaklaşık 54 milyonunun sahte olabileceğini açıklamıştı.

Yaklaşık yüzde 6’lık bu oranın artması ise 26 Haziran’da mali tablolarını açıklayacak olan şirkete reklam verenlerin güvenini sarsabilir.

(BBC TÜRKÇE)

[Son Dakika] Büşra Ersanlı tahliye edildi!

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın da aralarında bulunduğu 16 KCK sanığının tahliyesine karar verdi. Ayrıntılar birazdan…