CHP’nin 34. Olağan Kurultayı’nda yapılan Parti Meclisi (PM) listesi YSK tarafından iptal edildi. Yeniden sayım yapılacak. YSK’nın seçim sonuçları yanlış açıkladığı, kadın ve gençlik kotasının dağılımını yapmadığı yönünde itirazlar vardı. Oy sayımında da bazı sandıklardan adaylara oy kullanan sayısından fazla oy çıkmıştı.
CHP’de sayım tekrarlanacak
Grönland’dan devasa bir buz parçası koptu
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uydu görüntülerine dayanarak Pazartesi günü Petermann Buzulu’ndan yaklaşık 120 kilometrekare büyüklüğünde bir buz parçasının koptuğunu açıkladı.
Bilim adamları, Petermann Buzulu’ndaki büyük çatlağı uzun süredir izliyordu.
2010 yılında Petermann Buzulu’ndan 250 kilometrekare büyüklüğünde bir parça daha kopmuştu.
Delaware Üniversitesi’nden Andreas Muenchow, son 150 yıllık veriler incelendiğinde Kuzey Kutbu’nda çok büyük değişikliklerin meydana geldiğinin görüldüğünü ve küresel ısınmanın etkilerinin çok ciddi boyutlara ulaştığını açıkladı.
Buzuldan kopan parçanın, deniz seviyesinin yükselmesine herhangi bir etkide bulunması beklenmiyor.
Petermann Buzulu’ndan kopan parçalar, gemi trafiği açısından büyük tehlike oluşturuyor ve kimi zaman Kanada’daki Newfoundland sahillerine kadar ulaşabiliyor.
Bilim adamları, Grönland Buzulu’nun küresel ısınmaya bağlı olarak anormal bir hızla eriyip inceldiği konusunda daha önce birçok kez uyarıda bulunmuştu.
(Ajanslar)
Es Es, 37 yıl aradan sonra yeniden Avrupa Kupalarında
UEFA Avrupa Ligi ikinci ön eleme turunda, Eskişehirspor sahasında İskoçya’nın St. Johnstone takımıyla karşılaşacak. Saat 20.00’da başlayacak olan maı TRT’nin yayınlanayacağı açıklandı. Rövanş maçı da TRT tarafından yayınlanacak.
2011 – 2012 futbol sezonu sonrası oynanan Süper Play Off grubunu 4. sırada bitiren Beşiktaş’ın UEFA tarafından 1 yıl kupalardan men cezası alması, Ziraat Türkiye Kupasını alan Fenerbahçe’nin ligi ikinci bitirerek Şampiyonlar Ligine katılacak olması nedeni ile Eskişehirspor bu sene hiç beklemediği bir şekilde kendisini UEFA Avrupa Liginde buldu.
Eskişehirspor teknik direktörü Ersun Yanal, UEFA 2. ön eleme turu maçıyla ilgili olarak, “37 yıl aradan sonra Avrupa kupalarında yarışacakları için çok heyecanlı olduklarını belirterek türk futbolunun Avrupa’daki sıralamasını yükseltecek sonuçlar almak istiyoruz” dedi.
St. Johnstone teknik direktörü Steve Lomas ise rakiplerinin güçlü bir kadroya sahip olduğunu belirterek, “Favori bir takıma karşı mücadele
edeceğiz. Rakip favori ama İskoçya’da, defalarca karşı takımın favori olduğu maçlarda ne yapabileceğimizi gösterdik. Bu maçta da bunu başaracağız. Maçın en iyi şekilde geçmesini diliyoruz” diye konuştu.
Elektronik müziğin öncüsü İlhan Mimaroğlu’nu kaybettik
Elektronik müziğin öncüsü, dünyaca ünlü besteci, prodüktör ve yazar İlhan Mimaroğlu 17 Temmuz sabahı New York’taki St. Luke’s Hastanesi’nde, 86 yaşında hayata veda etti.
Caz ve modern klasik müzik alanında verdiği eserlerle tanınan ve Atlantic Records’da 26 yıl caz prodüktörü olarak çalışan İlhan Mimaroğlu, Charles Mingus, Modern Jazz Quartet, John Coltrane and Freddie Hubbard gibi ünlü isimlerle çalıştı. Kendi kurduğu ve başında bulunduğu Finnader Records klasik ve modern müzik alanında verdiği önemli albümlerle bilinir. 1970’lerin başında kurulan Finnader, aralarında Milton Babbitt, Herbie Mann, John Cage and Karlheinz Stockhausen gibi sanatçıların da olduğu 35 albüm çıkardı. Bilinen ilk modern “doğrudan-diske” albüm çalışması 1977 yılında Finnader tarafından yayınlanan Idil Biret’in “The Second and Seventh Piano Sonatas of Prokofiev” adlı çalışmasıydı.
1958 yılından bu yana New York’ta yaşayan Mimaroğlu 1926 yılında Mimar Kemaleddin Bey’in oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi ve Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1955 yılında Rockefeller bursu ile New York’a gelip Columbia Üniversitesi’nde Paul Henry Lang’la müzikoloji ve Douglas Moore’la bestecilik alanlarında çalıştı. Elektronik müzik alanındaki yapıtlarının çoğunu Columbia-Princeton Elektronik Müzik Merkezi stüdyolarında besteleyen Mimaroğlu burada Vladimir Ussachevsky ile çalışmış, Edgard Varèse ve Stefan Wolpe gibi bestecilerin özel öğrencisi olmuştur. Jean Dubuffet ile beraber “Coucou Bazar” adlı oyununda calışan Mimaroğlu’nun müziği Federico Fellini’nin “Satyricon” filminde de kullanılmıştı. Ayrıca, yedi yıl süreyle New York’un WBAI radyo istasyonunda müzik programları yapmış ve Voice of America Radyosunda da sanat eleştirmeni olarak görev almıştı.
1958 yılında Türkiye’deki ilk caz kitabını yazan Mimaroğlu, caz müziğini Türkiye’ye radyo programları ve yazdığı kitaplarla tanıttı. 1971 yılında Guggenheim Fellowship’le ödüllendirilen Mimaroğlu, ayrıca 2010 Uluslararası Istanbul Caz Festival’nin Ömürboyu Başarı Ödülü ve 2006 İ.T.Ü. MIAM Yılın Bestecisi ödüllerini almıştı.
(Yeşil Gazete)
İspanya’nın 80 şehrinde protesto hazırlığı
İspanya’da eylül ayında genel grev kararı alan memur ve işçi sendikalarının çağrısıyla bugün 80 ayrı şehirde protesto gösterisi düzenlenecek. Başta başkent Madrid’deki bakanlıklar çevresi olmak üzere, büyük şehirlerde dün akşam saatlerinden itibaren geniş güvenlik önlemleri alınmaya başlandı. İspanyollar, hükümetin açıkladığı son kemer sıkma önlemlerini protesto ediyor.
(EN)
Tekirdağ Cezaevi’nde isyan
Tekirdağ Muratlı Karayolu üzerinde bulunan Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde gece saat 23.30 sıralarında yangın çıktı. Birdal Abay ve Adem Tunç adlı hükümlülerin kaldığı koğuşta başlayan yangın diğer koğuşlara sıçramadan söndürüldü.
Cezaevi giriş ve çıkışında önlem alınırken, dumandan etkilenen 2 hükümlü hastanede tedavi altına alındı.
YANGIN YARIM SAAT SÜRDÜ
Çıkan yangına ise önce gardiyanlar müdahale etti. Diğer koğuşlarda kalan tutuklu ve hükümlüler ise kontrollü bir şekilde cezaevinden tahliye edildi. Daha sonra olay yerine gelen Tekirdağ Belediyesi İtfaiye ekipleri yarım saatlık çalışmanın ardından yangını söndürdü.
Yangın nedeniyle İl Jandarma Alay Komutanlığı’ndan cezaevine zıhlı araç ve çok sayıda asker sevk edilerek cezaevi girişine demir bariyerler yerleştirildi.
Tekirdağ Cumhuriyet Savcı Vekili Muammer Özcan’ın inceleme yaptığı cezaevinde koğuşta bulunan yatakların yandığı tespit edildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
BATMAN’DA SEVK
Öteyandan, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde 14 Temmuz günü isyan çıkaran kadın siyasi tutukluların ise Ankara’ya sevk edildiği bildirildi. Kadın tutukluların gece yarısı hiçbir özel eşyalarını almalarına izin verilmeden sevk edildiği öne sürüldü.
(Yurt)
Grup Yorum’a 110 yıl hapis istemi
10 Mayıs 2011 tarihinde Grup Yorum üyelerini hedef alan operasyonun ardından tutuklanan grup üyesi Seçkin Taygun Aydoğan’ın tahliye talebi yine reddedildi. Karar üzerine bir açıklama yapan Halkın Hukuk Bürosu, Grup Yorum üyelerine 25 ile 110 yıl arasında hapis istendiğini duyurdu.
Halkın Hukuk Bürosu uzun süredir tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Seçkin Aydoğan’ın tahliye talebinin kabul edilmemesi üzerine bir açıklama yaparak, Grup Yorum üstündeki baskılara dikkat çekti.
Grup Yorum üzerindeki baskıların her dönem sürdüğünün belirtildiği açıklamada, 3. yargı paketi ile faşist katillerin bile serbest kaldığı bugünlerde Grup Yorum üyelerinden Seçkin Taygun Aydoğan’ın tahliye talebi yine reddedildiği vurgulandı.
Grup Yorum hakkında açılan davada üyeleri için toplamda 25 ile 110 yıl arasında ceza istendiğinin belirtildiği açıklamada şöyle denildi:
“Grup Yorum üyelerinden Ali Aracı, Caner Bozkurt, Seçkin Taygun Aydoğan, Ayfer Rüzgar, hakkında sadece o gece İdil Kültür Merkezinde bulunup, gözaltına alındıklarında da direndikleri gerekçesiyle 18 ay ile 9 yıl arası ceza isteniyor. Grubun üyelerinden Ezgi Dilan Balcı hakkında Dev-Genç şapkası taktığı, “Hayata Dönüş” katliamını kınadığı, Parasız Eğitim Hakkını savunduğu, Ferhat ve Berna’yı sahiplendiği, Yürüyüş dergisi ve Demokratik kurumlara yapılan baskınları protesto ettiği gerekçesiyle 19 ile 74 yıl arası ceza istenmektedir.
İdil Kültür Merkezi çalışanı ve Kültür Sanatta Tavır Dergisi yazarı Metin YAVUZ ise sadece hakkında daha önce DHKP/C üyeliğinden dava açılmış olması ve o gün İdil Kültür Merkezinde bulunması nedeniyle 9 ile 24 yıl arası ceza istenmektedir.”
Açılan davanın umudun sesini susturmaya yönelik olduğu belirtilirken, AKP iktidarının tüm bu baskılara rağmen boşuna çabaladı belirtilerek, 21 Temmuz 2012’de Harbiye Konserine çağrı yapıldı.
(soL)
Tel Aviv: Bulgaristan’daki saldırının arkasında İran var
Bulgaristan’ın Burgaz kentinde dün İsrailli turistleri taşıyan bir yolcu otobüsü, bombalı saldırının hedefi oldu. İsrail Dışişleri Bakanlığı, 47 yolcuyu Burgaz Havaalanı’na varışları sonrası otellerine taşıyan otobüste, patlama esnasında altı kişinin öldüğünü duyurdu. Bir kişinin hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybettiği belirtilirken, saldırıda ikisi ağır 32 kişi de yaralandı.
Görgü tanıkları, dün yerel saatle 17:00 sularındaki patlamanın bir yolcunun otobüse binmesinin hemen ardından aracın ön kısmında meydana geldiğini belirtti. Olay sonrasında, Burgaz Havaalanı trafiğe kapatıldı, uçuşlar Varna’ya yönlendirildi ve İçişleri Bakanı’nın talimatıyla kent genelinde güvenlik önlemleri artırıldı.
Tel Aviv yönetiminin arkasında Tahran’ın olduğunu iddia ettiği saldırı Avrupa Birliği ve Washington yönetimi tarafından kınandı.
(EN)
Rusya’da STK’lara sıkı denetim geliyor
Rusya parlamentosu yabancı ülkelerden maddi kaynak sağlayan sivil toplum örgütlerine yönelik yeni düzenlemeler içeren yasa tasarısını onayladı.
Yeni düzenlemeye göre yabancı ülkelerden kaynak alan sivil toplum örgütleri ‘yabancı temsilci’ statüsüne alınıyor.
Tasarıyı hazırlayan iktidar partisi milletvekili, herhangi bir kısıtlama getirilmediğini sadece söz konusu dernelerin yıllık aktivitelerini ilgili devlet kuruluşlarına bildirmek zorunda kalacaklarını açıkladı:
“Yıllık raporlarını hazırlayan ve sunan dernekler için değişen birşey olmuyor. Tek değişiklik, bundan sonra bu dernekler devletin yetkili kuruluşlarına bu raporları sunarak yıllık aktivitelerini de belirtmek durumunda olmaları.”
Sivil toplum örgütleri ise son düzenlemeden rahatsız. Yasanın yükümlülüklerini yerine getirmeyen yöneticilere hapis ve para cezasının getirilmesi söz konusu kuruluşların tepkisi çekiyor:
“Bizi finanse eden derneklere ne kadar paraya ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz ama baktığımızda sponsorların çoğu batılı ülkelerden. Rus makamlarından yardım sözü almamıza rağmen çok fazla yardım aldığımız söylenemez ya da aldığımız yardımlar projelerimizi hayata geçirmeye yetmiyor.”
Avrupa Birliği yetkilileri yasaya tepki gösterirken insan hakları savunucuları da yeni düzenlemenin STK’ların özgürlüğünü kısıtlayacağını düşünüyor.
(EN)
Hayvancılıkta genetik kaynakların korunması – Ali Ekber Yıldırım
Türkiye son iki yılda dünyanın değişik ülkelerinden küçükbaş ve büyükbaş hayvan
ithal ediyor. Besilik, damızlık, kasaplık hayvan ithalatı yapılırken bir yandan
da et ithal ediliyor.
İthalat, yerli üretime ve üreticiye, ülkenin genetik
kaynaklarına çok büyük zarar veriyor.
Geçmiş yıllarda da birçok kez ithalat
yapıldı. Hayvancılığı kurtaracak çözüm olarak sunulan ithalatın çıkar yol
olmadığı defalarca görüldü
Hükümet bir yandan ithalata dayalı politika
uygularken bir yandan da genetik kaynakların korunmasına yönelik projeleri
desteklemeye çalışıyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “Hayvan
Genetik Kaynakları Yerinde Koruma ve Geliştirme Desteklemeleri Hakkında Uygulama
Esasları Tebliği” dün Resmi Gazete’de yayınlandı.
Koruma amaçlı ve geliştirme
amaçlı olarak birçok genetik hayvan ırkı destekleme kapsamına alındı.
Doğrusu
da bu. Genetik kaynakların korunması, geliştirilmesi ile hayvancılıkta yaşanan
sorunlar çözülebilir.
Yeter ki, desteklerle korunan geliştirilen genetik
kaynaklar ithalatla yok edilmesin.
Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğe göre,
koruma amaçlı destekleme kapsamına alınan hayvan ırkları şöyle: Yerli koyun
ırklarından Kıvırcık, Sakız, Gökçeada, Karagül, Herik, Hemşin, Çine Çaparı,
Dağlıç, Tuj, Norduz ve Karakaçan. Keçi ırkları; Ankara Keçisi (Renkli tiftik
verenler dahil), Kilis, Honamlı, Abaza, Gürcü (Osmanlı), Kaçkar, İspir ve Halep.
Sığır ırklarından; Yerli Kara, Boz Irk, Doğu Anadolu Kırmızısı, Kilis (Güney
Anadolu Kırmızısı), Yerli Güney Sarısı ve Zavot. Anadolu Mandası ve Kafkas Arı
ırkı da destekleme kapsamında.
Geliştirme amaçlı olarak farklı ırklardan
toplam 686 bin 700 koyun, 194 bin 300 keçi ve 20 bin manda desteklenecek.
Söz
konusu desteklerden, bakanlığın hayvan kayıt sistemlerine kayıtlı hayvan
ırklarını yetiştirmek suretiyle hayvansal üretimle iştigal eden
yetiştirici/birlik bu desteklemeden yararlanabilecek.
Tebliğe göre, yerinde
koruma desteklemesinden yararlanan yetiştiricinin, koruma yerinde ikamet etmesi
ve destek aldığı türün farklı ırklarını bir arada yetiştirmemesi şartı
var.
Hayvancılıkla uğraşan yetiştiriciler arasından, çocuklarından en az
birisi yanında olan, çiftçilik dışında bir işle uğraşmayan, tarımsal eğitim
görmüş, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini bir arada yapmayanlar
tercih edilecek.
Hayvan ırklarını yerinde koruma ve geliştirme amacıyla
yetiştirmek üzere daha önceki yıllarda başvuran ve projeye alınan
yetiştiricilerden herhangi bir sebeple çıkan ya da çıkarılanların yerine
alınacaklar ile yeni başvurular için, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel
Müdürlüğü’nün (TAGEM) talebi yeterli olmakla beraber projenin uygulanacağı
il/ilçe müdürlüklerinin ve/veya yetiştirici birliklerinin yazılı başvurusu
sonucu taraflarla iletişime geçilerek hayvan ırk ve sayıları ile alt proje
sayısı belirlenecek. İl müdürlükleri 2012 Kasım ayı sonuna kadar başvuru
dilekçesi ve diğer istenilen belgelerle yapılan müracaatları kabul
edecek.
Yetiştiricilere; koyun, keçi, sığır ve manda için hayvan başına, arı
ırklarından Kafkas Arısı yetiştiricilerine ise koloni başına, destekleme ödemesi
yapılacak.
Koruma amaçlı destekleme miktarı; yerli koyun ve keçi ırklarında
her ırk için bin başı ve bütün ırklardaki toplam hayvan sayısı 20 bin başı;
yerli sığır ve manda ırklarında her ırk için 750 başı ve bütün ırklardaki toplam
hayvan sayısı 5 bin 250 başı; Kafkas Arı Irkı için de 10 bin koloniyi
geçmeyecek. Kafkas Arı Irkı’nda en az 20 ve üzeri koloniye sahip yetiştiriciler
desteklenecek.
Geliştirme amaçlı destekleme, verim ve doğum kaydı alınan
sürülerde; doğan yavru, ana, baba (kullanılan koç/teke) başına ayrı ayrı
ödenecek. Doğum kayıtları taban sürülerde; ana-yavru (doğan yavrunun doğum
tarihi, cinsiyeti, ana-yavru kulak numaraları), elit sürülerde; ana-baba-yavru
(doğan yavrunun doğum tarihi, cinsiyeti, ana-baba-yavru kulak numaraları ve
benzeri) şeklinde olacak. Manda türü için yapılacak desteklemelerde, destekleme
anaç manda ve damızlıkta kullanılan manda boğası üzerinden yapılacak.
Özetle,
bir yandan hayvan ithalatı ile yerli üretim ve üretici kıskaca alınırken ve
üretim yapılamaz hale getirilirken bir yandan yok olma tehlikesi yaşayan hayvan
gen kaynakları korumaya alınıyor. Bu çelişkinin giderilmesi gerekiyor. Yapılması
gereken zorunlu olmadıkça ithalat yapmamaktır. Yapılacaksa da ülkenin yararına,
yerli üretimi ve üreticiyi koruyan bir anlayışla yapılmalı. Bugünkü gibi
üreticiyi üretim yapamaz hale getiren bir anlayışla ithalat kesinlikle
yapılmamalı. Bunun yerine yerli kaynakların korunması, geliştirilmesi ve ihraç
edilmesi hedeflenmeli.
Ali Ekber Yıldırım / dünya
