Ana Sayfa Blog Sayfa 4638

Ağar’ın Aydın’daki rezidansına ezan

Aydın Yenipazar İlçe Müftülüğü, Susurluk davasından aldığı 2 yıllık hapis cezasını çeken Mehmet Ağar’ın kaldığı K1 Tipi Kapalı Cezaevi yakınlarına hoparlör yerleştirdi.

Yenipazar İlçe Müftüsü Mustafa Aydın, cezaevi yönetiminden gelen istek üzerine, hükümlü ve tutukluların ezanı duyabilmeleri için cezaevi yakınlarına hoparlör kurduklarını belirtti.

Hoparlör talebinin Mehmet Ağar tarafından cezaevi yetkililerine iletildiği, bunun üzerine ilçe dışında bulunan cezaevinin karşısındaki direğe hoparlör bağlandığı ileri sürüldü.

Hoparlör sayesinde mahkumlar hem ezan sesini hem de camide verilen vaazları dinleyebilecek.

(Ajanslar)

‘Hizbullah’ parti kuruyor

Hizbullah davalarına bakan avukatların öncülüğünü yaptığı iki partinin kuruluş hazırlıkları devam ediyor ve söylem aynı: Kürdi-İslami çizgi.

1990’lı yıllarda yüzlerce cinayete imza atan terör örgütü ‘Hizbullah’, kuruluş hazırlıkları Diyarbakır’da yürütülen iki ayrı parti çalışmasıyla yeniden gündemde.

İlk oluşumun liderliğini, mahkeme kararıyla kapatılan Mustazaf-Der’in Başkanı, Hizbullah davalarının Avukat Hüseyin Yılmaz yapıyor.

Kendilerini ‘Azadi İnsiyatifi’ olarak tanımlayan ikinci grubun başında ise bir başka Hizbullah Avukatı Sıdkı Zilan var. Her iki grubun da ortak söylemi, ‘Kürdi – İslami çizgideyiz’ sloganı.

 

Yeşil siyaset, Fransız sağcılarına fazla geldi

Fransa’nın Eşitlik Bakanı Cecile Duflot meclisteki bir oturuma çiçekli mavi elbisesiyle gelince muhalefet milletvekilleri tarafından ıslıklarla karşılandı.

Jean-Marc Ayrault başkanlığındaki Sosyalist Parti ağırlıklı hükümette bulunan iki yeşil milletvekilinden biri olan Eşitlik Bakanı Cecile Duflot’ya verilen tepki ülkede cinsiyet ayrımcılığı tartışması başlattı. Duflot meclisteki oturuma geldiğinde bir konuşma yapmak için ayağa kalktığında merkez sağdaki Halk Hareketi Birliği’nden (UMP) bazı vekiller ıslık çalıp, köpek ulumasına benzer sesler çıkardı.

Milliyet gazetesindeki habere göre, Meclis Başkanı Claude Bartelon’un uyarmasına rağmen ıslık çalmaya devam eden vekillere Duflot yanıt verdi. Duflot, “Bayanlar baylar, özellikle de baylar gördüğüm kadarıyla” diyerek vekilleri uyardı. Kameraya yakalanan vekiller daha sonra kendilerini savundu. UMP’li vekil Patrick Balkany, “Bakan Duflot’yu protesto etmedik. Ona olan hayranlığımızı gösterdik. Onu elbiseyle gördüğümüz için şaşırdık. Dış görünümünü tamamen değiştirmiş. Dikkatimizi çekmek istemiyorsa değiştirmemeliydi. Belki de onun söylediklerini dinlemememiz için o elbiseyi giydi” dedi.

“İnşaat sektörü bile böyle değil”

Duflot ise, “Çok şaşırdım. Daha önce inşaat sektöründe de çalıştım ama hiçbir zaman böyle bir durumla karşılaşmadım. Özellikle onların eşlerinin durumunu düşünüyorum” yorumunu yaptı.

Fransa’nın Kadın Hakları Bakanı Najat Vallaud-Belkacem de, “Cinsiyet ayrımcılığının sınırı olmadığını bir daha anladım. Biz politikacıların daha iyi örnek olması gerekir” dedi. Genel Sekreterlik görevinde bulunan Jean François Cope de, “Bu şoke edici ve hiç sevmediğim bir durum” diye konuştu. Olay Fransız basınında da, “Vekillerin ortalama yaşı 55, zeka yaşı 5” gibi yorumlar yapılmasına neden oldu.

37 yaşındaki yeşil bakan Cecile Duflot, Jean-Luc Benhamias ile birlikte Avrupa Ekoloji-Yeşiller Partisi’nin eş başkanlığını yürütürken, Hollande’ın başkan seçilmesinin ardından kurulan Sosyalist Parti ağırlıklı Ayrault hükümetinde Yeşiller’e ayrılan iki bakanlıktan birine getirildi ve Bölgesel Eşitlik ve Barınma Bakanı oldu. Yeşiller’in diğer bakanı ise Kalkınma Bakanı olan Pascal Canfin.

Cecile Duflot Yeşiller’e 2001’de katılmış ve Avrupa Ekoloji koalisyonunun kurulmasında emek verdikten sonra iki dönem partinin eş başkanlığını yürütmüştü.

(NTV, Yeşil Gazete)

“Kapıya tırmanma rekoru”

0

İngiltere’nin Leicestershire kentinde üç yaşında bir kız çocuğunun kapı çerçevesine tırmanışını gösteren video rekor kırdı.

Sofya Dickson’un babasının video paylaşım sitesi YouTube’da yayınladığı video 215 bin civarında tık alarak internet dünyasında sansasyon yarattı.

Sofya, kapı çerçevesine tırmanmanın zor olduğunu ama çok keyif aldığını ve hiç de korkmadığını söylüyor.

Babası ise videoya dünya çapında ilgi olmasını ve hatta ABD televizyon şirketlerinin ilgisini “garip” olarak yorumluyor.

Dickson videoyu Sofya’nın becerileriyle kendisini ve annesini çok etkilemesinin üzerine paylaştığını anlatıyor ve “kızımın kapı çerçevesine tırmanışını yaklaşık çeyrek milyon kişi izledi. Bu biraz garip ve Amerika’dan telefonlar alıyorum. Dürüst olmak gerekirse bu da çok şaşırtıcı” diyor.

Videoya yapılan yorumlarda Sofya’yı bir tırmanış sporları merkezine götürmeleri konusunda da yorumlar geldiğini belirten Dickson, “Onları arayıp üç yaşında bir bebeği tırmanış için kapıdan içeri alırlar mı diye soracağım” diyor.

BBC TÜRKÇE

Sıcaklık 10 derece artacak!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, hava sıcaklığı 3 ila 10 derece artacak! Basra alçak basınç merkezinin hafta ortasından itibaren güney ve iç bölgelerde etkisini daha da artırması bekleniyor.

Son ölçümlere göre, yarın Kars, Ardahan, Ağrı çevrelerinde öğle saatlerinden sonra yerel gök gürültülü sağanak yağış geçişleri bekleniyor. Çarşamba ve Perşembe günleri ülke genelinde yağışın görülmeyeceği tahmin ediliyor.

Beklenen kuvvetli sıcak hava dalgası nedeniyle yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı özellikle kronik hastalığı olanlar, yaşlılar ve çocukların güneş ışınlarının dik geldiği 10.00-16.00 saatleri arasında güneşte kalma sürelerinin en aza indirilmesi ve koruyucu tedbirlerin alınması gerekiyor.

Ayrıca, yüksek sıcaklık ve düşük nem nedeniyle meydana gelebilecek orman yangını riskine karşı çiftçilerin anız yakmaması, vatandaşların ve ilgililerin duyarlı ve tedbirli olması istendi.

Tüm yurtta hava durumu

Ülkemizin kuzey kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Denizli, Muğla ve Aydın’ın iç kesimleri, Kırklareli’nin Demirköy ve Kıyıköy ilçeleri ile öğle saatlerinden itibaren Ardahan, Kars, Antalya’nın Alanya, Manavgat, İbradı, Akseki, Gazipaşa, Gündoğmuş, Finike ve Kumluca ilçelerinin, öğle saatlerinden sonra Bolu, Karabük, Eskişehir ve Çankırı’nın kuzey çevrelerinin kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın Marmara ve Kıyı Ege ile zamanla İç Anadolu’nun doğusunda kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak esmesi bekleniyor.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edecek. Rüzgar, genellikle kuzey ve kuzeydoğu, Akdeniz’in kıyı kesimleri ile güneydoğu bölgelerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kuzey Ege ile zamanla İç Anadolu’nun doğusunda yer yer kuvvetli olarak esecek.

Ajanslar

Suriye, kimyasal kullanacakmış!

0

Suriye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cihad Makdisi, müdahalede bulunulması durumunda kimyasal silahlara başvurabileceklerini söyledi.

Suriye’deki kimyasal silahların ordunun kontrolünde olduğunu belirten Makdisi, söz konusu silahları asla sivillere karşı kullanmayacaklarını belirtti. Makdisi, “Şartlar ne olursa olsun, Suriye, halkına karşı kimyasal silah kullanmayacak” dedi.

Suriye’deki çatışmalar konusunda da bilgi veren Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cihad Makdisi, başkent Şam’da güvenliği sağlama konusunda önemli gelişmeler elde ettiklerini savundu.

Muhaliflere göre kullanıyorlar zaten 
Suriye Ulusal Konsey Başkanı Abdülbasit Seyda’ya göre ise Esed yönetimi kimyasal silah kullanmaya başladı bile.

Seyda, dün yaptığı açıklamada, “Aldığımız son bilgilere göre Esed yönetimi artık bazı bölgelerde kimyasal silah kullanmaya başlamıştır. Artık BM Güvenlik Konseyi’nin devre dışı bırakılarak Suriye dostları ülkelerinin acilen harekete geçmesini istiyoruz” dedi.

Hizbullah silahları ele geçirebilir


ABD ve İsrail , Suriye’deki kimyasal silah depolarıyla ilgili durumu çok yakından takip ediyor. Suriye’de 17 aydır devam eden çatışmaların bir iktidar boşluğuyla sonuçlanması halinde, bu silahların Hizbullah gibi örgütlerin eline geçebileceğinden endişe ediliyor.

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak İsrail ordusunun Suriye’deki kimyasal silahların Hizbullah ’ın eline geçmesini önlemek amacıyla yapılacak bir operasyon için hazırlıklara başladığını açıkladı. Kanal 10 televizyonuna dün akşam bir röportaj veren Barak, “Orduya başta istihbarat alanında olmak üzere gereken her konuda hazırlıkların yapılması emrini verdim. Böylece bir operasyon yapıp yapmamayı değerlendirme şansına sahip olacağız” dedi.

Radikal

Nükleer reklamını haber diye yayınladılar

Anadolu Ajansı'nın yayınladığı çizimlere bakmayın. Burası gerçek Akkuyu!

Bugünkü bazı gazetelerde Akkuyu nükleer santralinin üç boyutlu görsellerini yayınlama bahanesiyle nükleer santral propogandasına hız verildi.

Anadolu Ajansı tarafından servis edilen ve haber değil nükleer santral reklamı olduğu açıkça belli olan propaganda metinleri nükleer enerjinin saymakla bitmeyecek sakıncalarına karşı toplumsal farkındalığı terse çevirmeye çalışıyor.

Anadolu Ajansı’na inanacak olursanız Akkuyu nükleer santrali hiçbir atık çıkarmayacak! İşte haberden bazı reklam cümleleri:

“Santral bilimsel bir araştırma binası görünümünde olacak, santralden hiçbir şekilde ses ve atık çıkmayacak. Santral devreye girdiğinde çalışanlar özel bir giysi giymeyecek. Beyaz bir önlük ve dozimetre ile santralde dolaşabilecek.

Kapalı sistem olan santralden hiçbir şekilde radyasyon, santral sınırı dışına çıkmayacak. Soğutma amacıyla santrale verilen deniz suyu da tamamen temiz su olarak denize verilecek.”

Anadolu Ajansı’nın tek bir kaynağa, yapımcı firma olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürü Alexander Superfin’e dayanarak verdiği haberde deprem veya kaza riskinden radyoaktif atıkların nasıl depolanacağına, kaza olması durumunda ne yapılacağına kadar hiçbir soru sorulmamış, tek taraflı bilgilendirme ile yetnilmiş. Haberin yapılış tarzının da kamuoyunu yönlendirmeye yönelik bir propaganda çalışmasının ürünü olduğunu gösteriyor.

Radikal gazetesinde “Akkuyu nükleer santrali yüzünü gösterdi” olarak yayımlanan ve çoğu gazetede tek bir kelimesi değiştirilmeden kullanılan habere bağlantıdan erişebilirsiniz.

(Yeşil Gazete)

Türkiye’nin insan hakları iki yüzlülüğü – Taner Akçam

Ortadoğu’da yeni bir siyasi düzen kuruluyor, ve Türkiye, otoriter rejimlere karşı durarak bu yeni düzenin lideri olmayı arzuluyor. Hafta başında Suriye devletinin sivillere yönelik katliamlarını kınayan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bu muameleyi “soykırım girişimi” olarak nitelendirmeye kadar gitti.

Türkiye’nin bölgede insan haklarını korumaya çalışması makbul bir gelişme olsa da, Erdoğan’ın Suriye’ye yönelik kınaması büyük bir iki yüzlülük. Zira, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1900’lerin başında Türk olmayan nüfusa karşı işlediği suçları inkar etmeye devam ettiği sürece, Türkiye’nin özgürlük, adalet ve insani değerleri korumaya yönelik çağrıları inandırıcı olmayacaktır.

Geçmişte Hristiyanlara karşı uygulanan soykırım ve etnik temizlik ile, Arap ve Kürt halklarının maruz bırakıldığı terör mirası, Türkiye’nin yaratmak istediği küresel Müslüman hakları savunuculuğu imajına zarar veriyor. Bu suçlar, eski Osmanlı topraklarının hafızalarında hala canlı. Türkiye’nin demokratik bir model olması, modern Türk devletinin temellerinin şiddet, insafsız nüfus mübadeleleri ve soykırım üzerine kurulduğunu kabul etmediği sürece mümkün değil.

İstanbul’daki Osmanlı devlet arşivinde çoğu zamanında “çok gizli” damgası taşıyan belgeleri kullanarak, Türkiye’nin yüzyıllık inkarı üzerindeki perdeyi aralamaya çalıştım. Bu belgeler, 1913-1918 yılları arasında Osmanlı demografik siyasetinin soykırımsal olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Gerçekten de, “insanlığa karşı suçlar” ifadesi, hukuksal bir terim olarak ilk defa 24 Mayıs 1915 tarihinde, Ermeniler ve diğer Hristiyan sivillere yapılan soykırımı tanımlamaya yönelik olarak kullanılmıştı.

İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlılar tarafından işlenen suçları ilk önce “Hristiyanlığa karşı suçlar” olarak adlandırmışlarsa da, daha sonra, sömürgelerindeki Müslümanlardan gelebilecek ters tepkileri göz önünde bulundurarak, ifadeyi “insanlığa karşı suçlar” olarak değiştirmişlerdir.

Bugün Erdoğan İslami değerlerin küresel sözcüsü olmaya çalışıyor. 12 Haziran 2011’de partisi AKP’nin (Adalet ve Kalkınma Partisi) büyük bir çoğunlukla kazandığı seçim sonuçlarını kutlayan binlere şöyle seslendi: “…bugün İstanbul kadar, Saraybosna kazanmıştır; İzmir kadar Beyrut kazanmıştır; Ankara kadar Şam kazanmıştır; Diyarbakır kadar Ramallah, Nablus, Cenin, Batı Şeria, Kudüs ve Gazze kazanmıştır.”

Mazlum Müslümanları destekler konuşmaları kendisine popülerlik kazandırdı. Fakat Erdoğan bölgede özgürlük ve demokrasiyi korumayı gerçekten arzu ediyorsa, Ortadoğulu Hristiyanların meşru korkularına da kulak vermeli. 1915’te Avrupalı güçlerin “insanlığa karşı suçlar”ı kınayarak evrenselciliği seçtiği gibi, Erdoğan da “Müslümanlara karşı suçlar” odağının ötesine geçmeli. Zira, her mazlum halk korunmayı hak ediyor.

Suriye’de birçok Hristiyanın ve diğer başka azınlıkların Beşar Esad yönetimindeki Baas Partisi’ni desteklemesi tesadüf değil; çünkü güvenlik için özgürlüklerini feda etmeye hazırlar. Türk söylemi Suriye’deki Sünni Müslüman çoğunluğun özgürlük talebiyle uyuşsa da, Suriyeli Hristiyanların geleceğe dair korkularını gidermiyor. Aksine, Erdoğan ve onun inkârcı söylemi Suriye Hristiyanlarına 1915’i hatırlatıyor; ve bu, Türkiye’yi büyük ölçüde bir tehdit olarak görmelerine sebep oluyor.

Ortadoğu’da güvenlik, demokrasi ve geçmişle yüzleşme arasında güçlü bir ilişki var. Tarihte yaşanmış adaletsizliklerin sürekli inkârı demokratikleşmeye sekte vurduğu gibi, farklı dini ve etnik gruplar arasında sağlam ilişkiler kurulmasını da engelliyor. Bu özellikle günümüz aktörlerinin birbirlerini hâlâ atalarının kıyafetleri içinde gördükleri eski Osmanlı topraklarında geçerli. Ermeni soykırımının günümüzdeki yansımalarına ek olarak, Türkiye’de Kürtler ve Alevilere karşı işlenen kitlesel suçlar, Irak’ta Kürtler ve Araplara karşı uygulanan şiddet ile Suriye ve Lübnan’da Hristiyanlarla Müslümanlar arasında cereyan eden gerginlik günümüz siyasetini zehirlemeye devam ediyor.

AKP’nin Türkiye ve Müslüman dünyasındaki popülaritesi, Erdoğan’a bir hoşgörü döneminin öncülüğünü yapma fırsatı veriyor. Türkler, Hristiyanlara yapılan soykırımı ve diğer gruplara karşı işlenen suçları tanıyarak, insan hakları alanında lider olabilirler. Fakat, Osmanlı’nın hataları telafi edilmediği sürece, Türkiye’nin örnek bir özgürlük ve demokrasi ülkesi olma çabaları sonuçsuz kalacak. Püriten ahlakçılar ve inatçı realistler, yanlış bir biçimde, adaleti sağlamakla ulusal menfaatleri korumanın birbirine ters düştüğüne inanıyorlar. Oysa tarihteki hataları kabul etmek sadece tek tarafın kazançlı çıkacağı bir oyun değildir.

Ortadoğu’da geçmiş zaman, şimdiki zamandır. Hakikat ve [onun ekseninde] uzlaşma insan hakları ve onuruna saygılı yeni ve istikrarlı bölgesel bir düzenin kurulması için elzemdir. Türkiye davranışlarıyla örnek olmalı.

Taner Akçam – New York Times

400 aydından ortak çağrı: İNŞ istifa!

Türkiyeli aydınlar, İdris Naim Şahin’in istifasını istiyor.

Yaşar Kemal, Adalet Ağaoğlu, Baskın Oran, Ahmet Ümit, Gülten Kaya, Nuray Mert, Suavi, Gençay Gürsoy, Oya Baydar, EDP Genel Başkanı Ferdan Ergut, Yeşiller Eski Eş Sözcüsü Yüksel Selek, Yeşiller MYK Üyesi Mahmut Boynudelik ve Yeşiller Üyesi Zerrin İren Boynudelik gibi çok sayıda yazar, öğretim üyesi, sanatçı, gazeteci ve barış aktivisti bir bildiri yayımlayarak, “BDP’nin Diyarbakır mitingini engellemek için uygulanan devlet şiddetinden utanç duyuyoruz” dedi ve İçişleri Bakanı’nın istifasını talep etti:

“Biz aşağıda imzası bulunan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, Kürt halkıyla eşit yurttaşlık temelinde barış içinde birlikte yaşamak istiyoruz. BDP’nin temel demokratik haklar kapsamında düzenlemek istediği Diyarbakır mitingini engellemek için uygulanan devlet şiddetinden utanç duyuyoruz. İktidarın olayları ters yüz ederek BDP’yi suçlu gösterme çabasını kınıyoruz. Göreve geldiği günden beri Kürt halkına yönelik saldırgan tutumuna ek olarak Diyarbakır’da polis tarafından ağır şekilde hırpalanan milletvekillerine ‘zavallı’ deme cüretini gösteren İçişleri Bakanı’nın istifasını talep ediyoruz.”

Bildiriyi imzalayanların tam listesi ise şöyle: A. Hicri İzgören – Abdullah Çiftçi – Adalet Ağaoğlu – Adnan Gölpunar – Ahmet Abakay – Ahmet Asena – Ahmet Aykaç – Ahmet Dindar – Ahmet İnam – Ahmet İnsel – Ahmet Talimciler – Ahmet Tonak – Ahmet Tulgar – Ahmet Ümit – Akın Atalay – Ali Acar – Ali Aluç – Ali Bilge – Ali İhsan Özeren – Ali Kenanoğlu – Ali Nesin – Ali Saysel – Ali Şahinoğlu – Ali Şenalp – Alper Öktem – Arın Manca – Arif Ali Cangı – Arif İsmet Yılmaz – Arif Server Güner – Aslı Güneş – Ayda Arel – Aydın Arı – Aydın Bodur – Aydın Engin – Ayfer Bartu Candan – Ayla Gürsoy – Ayla İşler Tsekka – Ayla Şeşan – Ayşe Berkman – Ayşe Buğra – Ayşe Durakbaşa – Ayşe Erzan – Ayşe Gözen – Ayşe Semiha Baban – Ayşen Candaş – Ayşin Hangül – Ayten Alkan – Ayten Gümüşel – Ayten Gündüz – Balçiçek (Pamir) İlter – Baskın Oran – Başak Demir – Başak Ertür – Beral Madra – Berk Esen – Berna Kılınç – Berrak Karahoda – Betül Tanbay – Betül Yarar – Beyza Üstün – Biray Kolluoğlu – Bircan Yorulmaz – Biriz Berksoy – Birol Caymaz – Burcu Yakut-Çakar – Burcu Yılmaz Gündüz – Bülent Küçük – Can Candan – Can Irmak Özinanır – Canay Şahin – Celal Deniz – Celalettin Can – Cem Özatalay – Cengiz Alğan – Cengiz Çandar – Cengiz Orhan – Ceren Özselçuk – Cihan Erdal – Cihangir Yalçınkaya – Cihat Demirtaş – Coşkun Üsterci – Cüneyt Cebenoyan – Cüneyt Ozansoy – Cüneyt Yalaz – Deniz Buga – Deniz Örnek – Derya Aksakal – Dilek Gökçin – Dilek Hattatoğlu – Dilek Yağlı – Duygu Karadayı – Doğan Tarkan – Ebru Voyvoda – Ece Öztan – Edip Paçal – Ekrem Tükenmez – Emine Uşaklıgil – Emrah Altındiş – Emrah Ayna – Ender İrmek – Engin Söylemez – Ercan Gümüş – Ercan Şen – Erdal İşbir – Erdoğan Aydın – Ergin Cinmen – Erol Katırcıoğlu – Erol Köroğlu – Ertan İldan – Ertuğrul Barka – Esra Mungan – Fadime Gök – Fahri Aral – Faik Bulut – Fatma Çetintaş – Fatmagül Berktay – Fehim Caculi – Ferda Keskin – Ferdan Ergut – Ferhat Kentel – Ferhat Tunç – Ferhunde Özbay – Fethiye Çetin – Figen Yüksekdağ – Fikret Adaman – Fulya Atacan – Funda Tatar – Füsun Üstel – Garo Paylan – Gençay Gürsoy – Gonca Erol – Gökçen Başaran İnce – Göksel Demirer – Gülce Çetiner – Gülce Tüzüner – Güler Fişek – Gülfer Akkaya – Gülnur Aksop – Gülsüm Coşkun – Gülten Kaya – Gülsüm Ağaoğlu – Günay Kubilay – Günce Sabah Eryılmaz – Güneş Kayacı – Güneş Yücel – Gürel Tüzün – Gürhan Ertür – Hacer Ansal – Hakan Akçura – Hakan Ataman – Hakan Gürvit – Hakan Mıhcı – Hakan Tahmaz – Haldun Sural – Halil Berktay – Halil Enis Karal – Halim Bulutoğlu – Haluk Levent – Haluk Sunat – Hasan Hüseyin Evin – Hasan Öztoprak – Hatice Altınışık – Hekim Coşkun – Hulki Tanrıyar – Hulusi Zeybel – Hülya Kirmanoğlu – Hüseyin Çakır – Hüseyin Şengül – Işıl Gürsoy Uyar – Işıl Ünal – İbrahim Akın – İbrahim Betil – İdil Çetin – İkbal Polat – İlhan Nevşehirli – İlknur Birol – İpek Seyalıoğlu – İrfan Açıkgöz – İsmail Karadağ – İsmail Şiriner – İsmet Akça – Kadir Akın – Kenan Çamur – Kenan Özgür – Kıvanç İnelmen – Kuban Altınel – Kuvvet Lordoğlu – Lale Tayla – Leyla Neyzi – Levent Pişkin – Levent Soy – Lezgin Yalçın – Lütfiye Bozdağ – M. Nazım Öztürk – Macit Çopur – Mahmut Balpetek – Mahmut Boynudelik – Mebuse Tekay – Mehmet Bekaroğlu – Mehmet Betil – Mehmet Saltoğlu – Mehveş Evin – Melek Göregenli – Melek Tuncer – Meltem Gürle – Memduh İgircik – Meryem Koray – Mesut Yeğen – Metin Bakkalcı – Mihriban Özbaşaran – Mithat Alam – Mithat Sancar – Muhittin Mungan – Muhteşem Özdamar – Murat Çelikkan – Murat Dinçer – Murat Koyuncu – Murat Paker – Mustafa Günalp – Mustafa Kahya – Mustafa Yaşacan – Muzaffer Erdoğdu – Müfit Özdeş – Müge Karalom – Necati Abay – Necati Polat – Necmi Demirci – Necmiye Alpay – Nesrin Uçarlar – Nesrin Aslan – Nesrin Yumak – Nil Mutluer – Nimet Tanrıkulu – Nimet Yardımcı – Nuray Mert – Nurettin Çivi – Nurgül Çetinkaya – Nuri Alikoç – Nuri Ersoy – Nurşen Gürboğa – Nüket Esen – Nükhet Sirman – Nükte Devrim Bouvard – Olcay Akyıldız – Onur Hamzaoğlu – Oral Çalışlar – Orhan Alkaya – Orhan Atilla – Orhan Silier – Osman Cen – Osman Erden – Osman Kavala – Oya Baydar – Oya Ersoy – Ömer Madra – Özcan Vardar – Özdemir Aktan – Özgür Bal – Özgür Sarıoğlu – Özgür Soysal – Özlem Dalkıran – Özlem Özkan – Pınar İlkkaracan – Rahime İldemir Bayrak – Rauf Kösemen – Reşit Canbeyli – Reyhan Toplu – Rıdvan Turan – Roni Margulies – Saruhan Oluç – Sedat Özgüven – Sefa Feza Arslan – Seher Tanrıyar – Selim Temo – Selma Gürkan – Sema Bayraktar – Sema Bulutsuz – Sema Erder – Semih Bilgen – Serap Akpınar – Serdar Şakar – Serra Müderrisoğlu – Sevim Korkmaz Dinç – Sevinç Altan – Sevtap Akdağ – Sezai Temelli – Sibel Yalın – Sinan Dirlik – Sipan Aslan – Sırma Evcan -Suavi – Sultan Özcan – Şamil Altan – Şanar Yurdatapan – Şebnem Korur Fincancı – Şehbal Şenyurt – Şeyhmus Diken – Şemsa Özar – Şennur Özdemir – Şevki Evrendilek – Şükrü Aslan – Tahsin Yeşildere – Taner Gören – Tatyos Bebek – Tekin Üstün – Teoman Pamukçu – Tuba Çandar – Tuğba Yıldırım – Tuğçe Tokuş – Turan Eser – Tülay Özdeş – Türkan Uzun – Uğraş Salman – Ufuk Uras – Ulaş Başar Gezgin – Ülkü Ay – Ülkü Güney – Ümit Aktaş – Ümit İzmen – Ümit Küçükbayatlı – Veysel Eşsiz – Volkan Akyıldırım – Yahya M. Madra – Yakın Ertürk – Yalçın Yusufoğlu – Yaprak Zihnioğlu – Yasemin İnceoğlu – Yaşar Kemal – Yavuz Kaynar – Yavuz Önen – Yeşim Büber – Yetvart Danzikyan – Yıldız Silier – Yiğit Ozar – Yonca Güneş Yücel – Yücel Demirer – Yücel Sayman – Yüksel Selek – Zerrin İren Boynudelik – Zerrin Kurtoğlu – Zeynep Arıkanlı – Zeynep Bilgin – Zeynep Gambetti – Zeynep Kadirbeyoğlu – Zeynep Kıvılcım – Zeynep Uysal – Zeynep Ünal – Ziya Halis – Zülfü Livaneli – Zümrüt Sabancı.

Yeşil Gazete

CIA ajanları Türkiye’de!

0

New York Times’ın haberine göre ABD Yönetimi’nin Suriye’de diplomatik çözüm umudu tükendi. Muhaliflere yardımın artırılıp müttefik ülkelerin daha iyi örgütlenerek Esad’ın zorla indirilmesi fikri öne çıktı. Habere göre birkaç haftadır Türkiye ’nin güneyinde gizlice faaliyet gösteren küçük bir grup CIA ajanı, hangi muhaliflerin silahlandırılacağına karar veriyor. Ankara ve İsrail ile Esad sonrası dönem için görüşmeler yapılıyor.

Beşşar Esed Ramazan’da devrilecek mi?

Suriye’de birkaç hafta öncesine kadar kolay kolay devrilemeyeceği düşünülen Devlet Başkanı Beşar Eşad’ın geleceği, iç savaşın şiddetlenmesiyle iyiden iyiye sorgulanmaya başladı.

Halep bölgesindeki muhaliflerin en büyük silahlı birliklerinden Tevhid Sancağı Birliği Komutanı Abdulaziz Selame, AA’ya Halep kırsalındaki karargahında verdiği röportajda, “Ramazanda Esad yönetimini devirmeyi ve iki bayramı birden kutlamayı hedefliyoruz” dedi.