Ana Sayfa Blog Sayfa 4523

Greenpeace’den, “Zara’yı detoksla” kampanyası

Greenpeace, Dünyanın en büyük moda zincirlerinden Zara markasının tedarikçilerine ürettirdiği kıyafetlerin zehirli kimyasallar içerdiği iddiası ile bir kampanya başlattı.

Greenpeace tarafından Zara ürünlerinin test ettirildiği belirtilen kampanya duyurusunda suda çözündüğünde zehirli olan ve hormon bozukluğuna neden olan maddelere dönüşen bazı kimyasalların tespit edildiği belirtildi. Bu zehirli maddelerin arasında kansere bile neden olan kimyasallara rastlandığı ifade ediliyor.

Kampanya duyurusunda diğer moda devleri H&M ve Marks & Spencer’in giysi üretiminde meydana çıkan toksik maddelerin farkında oldukları ve bu konuda ürünlerinden ve tedarik zincirlerinden yayılan tüm zehirli kimyasalları ortadan kaldırmak için söz verdikleri belirtilirken dünyanın bir numaralı moda zinciri ZARA’nın bu yönde bir açıklama yapmamış olmasına da dikkat çekiliyor.

Kampanyaya imza vererek katılmak ve daha fazla bilgi sahibi olmak için greenpeace.org/turkey/tr/harekete-gec/detox/zara/

(Yeşil Gazete)

Ayna Grubu’ndan Cemil Özeren hayatını kaybetti

Karaciğer sirozu nedeniyle uzun süredir yoğun bakımda tedavi gören Ayna grubu üyelerinden müzisyen Cemil Özeren hayatını kaybetti.

İki hafta önce durumu ağırlaşan 50 yaşındaki Özeren, yoğun bakımda tutuluyordu.

Özeren’in Bahçelievler Medical Park Hastanesi’nde vefat ettiği öğrenildi.

Özeren 1996 yılında ünivesiteden arkadaşı Erhan Güleryüz ile birlikte Ayna’yı kurdu. Üniversite eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra İstanbul’a albüm yapmaya gelen ikili, ‘Gittiğin Yağmurla Gel’ ile büyük bir çıkış yaptı.

‘Ceylan’, ‘Ölünce Sevemezsem Seni’ gibi şarkılarla başarı yakalayan ikilinin yolculuğu 2002 senesinde Bostancı Durağı albümüyle sona erdi.

İkilinin yollarını ayırmasının ardından Destan grubuna katılan Cemil Özeren, yeni grubuyla fazla ses getiremedi.

Özener, uzun bir süredir karaciğer sirozu nedeniyle yoğun bakımda tedavi görüyordu.

(Ntvmsnbc)

 

 

Ayı Dogi, çevre kirliliğine dikkat çekiyor

Olta Balıkçılığı Federasyonu (OBAF) çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla kent merkezindeki bazı bilboardlara üzerinde ”Ben yollara çöp atmıyorum, sen de atma” yazan Ayı fotoğraflı afişler astırdı.

Amaçlarının çevre sorunlarına karşı dikkat çekmek olduğunu söyleyen ve federasyona bağlı derneklerin bulunduğu tüm kentlerde benzer çalışmaları yapacaklarını söyleyen İsmail Atalay, afişler nedeniyle halktan olumlu tepkiler aldıklarını belirtti.

Uşak kent merkezindeki en işlek caddelerde yer alan bilboardlara astıkları Ayı fotoğraflı afişlerin herkesin dikkatini çektiğini ve bu nedenle amaçlarına ulaştıklarını da belirten Atalay, afişe “Ayı Dogi” adını verdiklerini de söyledi.

Daha önce sucul yaşamın korunması ve çevre sorunlarının çözümü için çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini ancak “Ayı Dogili “Ben yollara çöp atmıyorum, sen de atma” yazılı afiş kadar dikkat çekemediklerini de ifade eden Atalay, OBAF tüm çevre sorunlarına karşı duyarlı olan bir kuruluş. Biz sadece su hayatını korumak, göletlerde balıklandırma çalışmaları yapmak gibi faaliyetlerde bulunmuyoruz. Tüm çevre sorunlarına karşı etkinlikler yapıyoruz. Özellikle çocuklarımıza çevre bilincinin aşılanması gerektiğini düşünüyoruz şeklinde konuştu.

‘Dogi’ ismini verdiğimiz ayı ile ilerleyen dönemlerde görüntülü materyaller hazırlayarak halkımızın çevre sorunlarına karşı duyarlılığını artırmaya çalışacağız diyerek sözlerine devam eden Atalay, “Ayı Dogi her hafta başka sloganlar ile çevre sorunlarına dikkat çekecek. Bu sayede insanları hem güldüreceğiz hem de çevreye duyarlı olmaları noktasında düşündüreceğiz” dedi.

Kent merkezindeki afişleri gören bazı vatandaşlarda asılan afişi desteklediklerini ifade ederek çevre bilincinin geliştirilmesinin ve kirliliğin önlenmesinin önemine değindiler.

(Yurt Haber)

 

2012 Doğru Yaşam Ödülü’nün sahibi Hayrettin Karaca hakim karşısında

Koza Madencilik’e ait olan bölgeye incelemeler yapmak ve bölge halkını bilinçlendirmek için gitmesi nedeniyle şirket tarafından konut dokunulmazlığının (işyeri) ihlali ve iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlaması ile mahkemeye verilen Hayrettin Karaca’nın davası başladı.

2 hafta sonra Stockholm’de yapılacak 2012 Alternatif Nobel Ödülü (Doğru Yaşam Ödülü) Töreni’ne gidecek olan 90 yaşındaki Hayrettin Karaca’nın duruşmasını izlemek üzere Uluslararası Gözlemci Heyeti de Türkiye’ye geldi.

Doğru Yaşam Ödülü heyetinden uluslararası avukat Agneta Johansson, davayı izlemek üzere Türkiye’de. Merkezi İsveç’te bulunan Uluslararası Hukuk Desteği Konsorsiyum’unun Müdür Yardımcısı olan Avukat Johansson bütün Dünya’da izlediği davalardan edindiği deneyimleri de beraberinde getirecek.

Doğru Yaşam Ödülü Vakfı, Karaca hakkındaki davanın uluslararası adil yargılanma standartlarında olması için çağrıda bulundu.

Hayrettin Karaca, 17 Nisan 2010 tarihinde, Koza’ya ait altın madeni işletmesinin bulunduğu yaylada incelemede bulunmak ve altın madenine karşı yerel hareketi desteklemek üzere Kozak bölgesine gitti. Köylülerle yapılan halk toplantısı sonrasında yerel halk; Karaca, Av. Hasan Namak ve arkadaşlarını Koza Altın’ın kamu arazisi olan ormanlarda kestiği 7.400 ağacın bulunduğu bölgeye incelemeye götürdü. Karaca, ağaç ve bitki türlerinin fotoğraflarını çekerken maden şirketine ait 3 araç geldi, Karaca ve arkadaşlarının yolunu keserek, tehdit ve hakaret içeren aşağılayıcı söylemlerde bulundu. Böylece maden şirketi çalışanları açıkça kamuya ait olan bir yolda özgürlüklerini kısıtladı.

Hayrettin Karaca ne ile suçlanıyor?

Av. Hasan Namak madencilik şirketi hakkında hürriyeti engellemekten, birden fazla kişi ile birlikte tehdit ve hakaretten şikayette bulunurken, madencilik şirketi de Karaca, Av. Namak ve Kozak köylülerinden Çevre Koruma Sözcüsü Gülden Karabudak hakkında konut dokunulmazlığının (işyeri) ihlali ve iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarından dolayı şikayetçi oldu. Savcı, Karaca, Turgutlu Çevre hareketinden Av. Hasan Namak ve Kozak Yaylası Çevre Koruma Derneği Sözcüsü Gülden Karabudak hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan dava açtı. Ama Koza altın madeni şirketinin yöneticilerine dava açmamaya, sadece üç maden işçisi hakkında tehditten dava açmaya karar verdi. Şimdi Karaca, Av.Namak ve Karabudak ceza mahkumiyeti tehdidi ile karşı karşıyalar.

2012 Doğru Yaşam Ödülü Hayrettin Karaca’nın

7 Aralık 2012 tarihinde İsveç Parlementosu’nda yapılacak ödül töreni için Hayrettin Karaca 5 Aralık’ta Stockholm’e gidecek. Karaca, ödül töreninde başarılı girişimcilik ve etkili çevre aktivizmini birleştirerek hayatı boyunca yorulmadan yaptığı savunuculuk ve doğamızın korunması ve temsil edilmesi için sağladığı destek nedeniyle layık görüldüğü Onur Ödülünü alacak.

(T24)

 

FBI, terör eylemi şüphesi ile 4 kişiyi tutukladı

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 4 kişi El Kaide ve Taliban ile bağlantılı terör eylemi yapmak üzere oldukları gerekçesi ile tutuklandı.

FBI sözcüsü Laura Eimiller, davalıların ABD içinde ve dışında Amerikan vatandaşlarını öldürmek, kamu binalarında ve halka açık yerlerde bombalı eylemler yapmak suçlamaları ile tutuklandıklarını açıkladı.

Federal Büro yetkilileri daha önce öldürülen El Kaide lideri Anwar al-Awlaki’nin radikal islamcı öğretilerine bağlı 34 yaşındaki Sohiel Omar Kabir ile onunla beraber hareket eden iki kişinin bir süreden beri izlenmekte olduklarını belirtiyor.

Yetkililer ayrıca Kabir’in dönem dönem Afganistan’a gidip geldiğini, 23 yaşındaki Ralph Deleon ile 21 yaşındaki Miguel Alejandro Santana Vidriales ile görüştüğünü, bu iki genci terörist eylemler yapmak üzere eğittiğinden şüphelendiklerini iddia ediyorlar. 21 yaşındaki Arifeen David Gojali’nin ise ekibe sonradan dahil edildiği ifade ediliyor.

(Yeşil Gazete, Associated Press)

Evren ve Şahinkaya’nın ifade vermesi için hazırlıklar tamamlandı

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı ile  12 Eylül askeri darbesine ilişkin davanın sanıkları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın sağlık durumları nedeniyle ifadelerinin sesli ve görüntülü iletişim teknolojisiyle alınmasına karar verildi. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu kararı üzerine duruşma salonunda başlatılan hazırlıklar tamamlandı. 12 Eylül davası duruşması 09:45’de Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nda başlıyor

Adalet Bakanlığı, mahkemenin kararı üzerine, davanın görüleceği duruşma salonuna kamera ve ekran sistemi kurdu. Salona, daha önce kurulan 2 LCD ekrana ek olarak, bugün 2 ekran daha yerleştirildi.

Ekranlardan ikisi sanık ve katılan avukatlarının bulunduğu bölümün yakınına kuruldu. Bir ekran, mahkeme heyetinin karşısına gelecek şekilde tavandan sarkıtıldı. Diğer ekran ise izleyicilerin görebileceği şekilde, sanıklar için ayrılan bölüme konulan masanın üzerine yerleştirildi.

Kenan Evren’in bulunduğu Ankara GATA ile Tahsin Şahinkaya’nın bulunduğu İstanbul GATA hastanelerine de sesli ve görüntülü sistemden birer tane kuruldu.

(Yeşil Gazete)

 

Suriye’de sular durulmuyor

Suriyeli muhaliflerin yeni kurduğu Milli Koalisyon, Avrupa Birliği (AB ) tarafından “Suriye halkının isteklerinin meşru temsilcisi” olarak tanındı. Muhaliflerin resmen tanınması ise üye ülkelerin tercihlerine bırakıldı.

Suriye Muhalefeti ve Devrimci Güçleri Milli Koalisyonu’nu Avrupa’da tanıyan ilk ülke Fransa olmuştu.

Birleşmeler

Mısır resmi haber ajansı MENA’ya açıklama yapan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu Başkanı Muaz Ahmed Hatip, örgütün ana merkezine Kahire’ye taşıyacağını belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanı Muhammed Kemal Amr‘la görüşmesi sonrası açıklamada bulunan Suriyeli muhalif lider Hatip, “Koalisyon, ana karargahın Mısır’da olmasına karar verdi” dedi. Suriyeli muhaliflerin çatı örgütü Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu, Katar’ın başkenti Doha’da bir hafta süren çalışmalar sonrası kurulmuştu. Örgütün liderliğine Muaz Ahmed Hatip getirilmişti.

Ayrılıklar

Suriye ’de Beşşar Esad yönetimine karşı savaşan Selefi örgütler, muhaliflerin yeni çatı örgütü Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nu (SMDK) tanımadıklarını açıkladı. Dün internette dolaşan görüntüde, “Cephe El Nusra, Ahrar Eş Şam, Liva Et Tevhid, Ahrar Es Suriye, Liva Halep Cephe İslami, Hareket-i Fecr El İslamiye, İslam Kalkanı, Liva Anadan, Liva Nasr, Liva El İslam, Liva El Baaz, Liva Ceyş-u Muhammed, Liva Sultan Muhammed ve diğer cihad grupları” adına yapılan açıklamalarda,
ve ‘dışarıda kurulan, komplo projesi olan konsey ve koalisyonu reddettikleri konusunda mutabıkız” dedikten sonra en kısa sürede İslam Devleti kurmak istendiği bildirildi.

Çatışmalar

Özgür Suriye Ordusu’na geçen Resulayn’da, dün sabah saatlerinde duyulan silah seslerinin muhalifler ve PKK’ya yakınlığı ile bilinen Suriyeli Kürtler’in bağlı bulunduğu PYD arasındaki çatışmadan kaynaklandığı öğrenildi.

PYD güçlerinin ilçe merkezine kendi bayraklarını asmak istediği, muhaliflerin de buna karşı çıkmasıyla başlayan çatışmalarda yaralananlar olduğu ifade edildi. Sınırın iki tarafında da tedirginliğe yol açan çatışmaların, Resulayn’ın iç kesimlerinde yer yer devam ettiği bildirildi.

Ceylanpınar’ın karşısında bulunan Resulayn’da sabah saatlerinde başlayan silahlı çatışmalar devam ederken, sınır hattında gelişmeleri takip eden ve uyarılara rağmen dağılmayan meraklı vatandaşlar polislerin zırhlı araçlarından basınçlı su sıkılarak bölgeden uzaklaştırıldı.

(Yeşil Gazete)

Dünya Bankası’ndan İklim Değişikliği uyarısı

Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim, iklim değişikliği ile mücadelede daha sert önlemlere başvurulmasını istedi. Önlem alınmazsa 2060 yılına kadar sıcaklığın dört derece artabileceği belirtiliyor.

Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim, Dünya Bankası’nın girişimiyle Almanya’da Potsdam İklim Araştırmaları Enstitüsü’nde hazırlanan iklim raporunu kamuoyuna tanıttı. “Çok çok az zamanımız kaldı” sözleriyle, küresel ısınma tehdidinin ulaştığı boyutlara dikkat çekmeye çalışan Jim Yong Kim, “İklim değişikliği ile mücadelemizi sertleştirmezsek, yoksulluğu hiçbir zaman ortadan kaldıramayacağız” dedi. Dünya Başkanı somut önlemler dile getirmezken, Dünya Bankası’nın yenilenebilir enerjiler konusundaki teşviklerine başvurulmasını istedi.

Potsdam İklim Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Hans Joachim Schellnhuber de, “İki dereceden daha fazla ısınmaya göz yumarsak, ekolojik sistemin çöküş noktalarını zorlamış oluruz” dedi. Uzman, bunu engellemenin tek yolunun fosil yakıtlara dayalı üretimden ve tüketim alışkanlıklarının değişmesinden geçtiğini ifade etti.

2 derece ile sınırlandırılmalı

Söz konusu raporda, iklim taahhütlerinin yerine getirilmemesi durumunda 2060’lı yıllarda sıcaklığın dört derece artabileceği uyarısı yapılıyor. Bunun sonucu olarak da belirli aralıklarla sıcaklık dalgalarının yaşanabileceği, hasat veriminin düşebileceği ve küresel gıda krizinin başgösterebileceği ifade ediliyor.

Ancak atmosfere zararlı sera gazı salımını sınırlayan önlemler alınsa dahi, sıcaklıktaki artışın 2100 yılına kadar dört dereceyi bulması ihtimalinin yüzde 20 olduğu vurgulanıyor. Küresel karbondioksit salımı  2011 yılında rekor seviyeye ulaşarak 34 milyar tonu bulmuştu.

Uzmanlar, hükümetler, çevre örgütleri ve araştırmacılara göre, iklim değişikliğinin kısmen de olsa kontrol altında tutulabilmesi için sıcaklıktaki artışın 2 derece ile sınırlandırılması şart. 2 derece şartı, uluslararası iklim müzakerelerinde de temel alınıyor. Bir sonraki BM iklim zirvesi 26 Kasım’da Katar’da yapılacak. Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler, geçen yıl 2015 yılına kadar yeni bir iklim sözleşmesi hazırlanması konusunda uzlaşmaya varmıştı.

Dünya Bankasının hazırladığı, “Isıyı düşür:  Dünya’nın 4 derece sıcaklık artışından kendini sakınma sebebi” başlıklı raporun orjinaline buradan ulaşmak mümkün.

(Deutsche Welle Türkçe, Yeşil Gazete)

 

Gazze’de ölü sayısı 100’ü geçti

İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde ölü sayısı artmaya devam ediyor.  6. Gününü geride bırakan saldırılarda dün hayatını kaybeden 24 kişi ile beraber hayatını kaybeden Gazzelilerin sayısı 100’ü geçti.

Ateşkes Çağrıları

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, İsrail’in Gazze saldırısına ilişkin, tarafları, Mısır liderliğindeki girişimle işbirliği yapmaya ve ateşkese çağırdı.

İsrail yerleşim birimlerine roket atışlarının devam etmesi ve İsrailli sivillerin öldürülmesinden de kaygı duyduğunu ifade eden Ban,

“Bu saldırılar durdurulmalı. Tarafları, Mısır liderliğindeki girişimle işbirliği yapmaya ve derhal ateşkese çağırıyorum. Gerginliğin tırmanması kaçınılmaz olarak sivil halkın göreceği zararın artmasına yol açacaktır. Bundan kaçınılmalıdır.” dedi

Bir diğer ateşkes çağrısı da Avrupa Birliği  dışişleri bakanlarının toplantısı ardından geldi. AB bakanları, özellikle bölgede istikrarsızlığın yaşandığı bir dönemde tüm tarafların saldırılara son vermesinin herkesin çıkarına olduğunu vurguladılar. Toplantı sonrasında yayımlanan ve oldukça kısa olarak değerlendirilebilecek sonuç bildirisinde, “Masum sivillerin meşru kılınamayacak şekilde acı çekmelerine neden olan saldırılar derhal son bulmalı” denildi.

Hamas’ın sürgündeki lideri Halid Meşal, İsrail’in Gazze’deki hedeflerine ulaşamadığını belirterek, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ateşkes talebinde bulunduğunu söyledi. Dakikalar sonra İsrail’den yapılan açıklamada Meşal’in bu sözleri yalanlandı.

Erdoğan-Obama Zıtlaşması

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Hilton Otel’de gerçekleştirilen 8. Avrasya İslam Şurası’nın açılışı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,  İsrail’e yönelik eleştirilerini sürdürdü. Erdoğan konuşmasında, “Artık buna çatışma demiyorum bu savaş. Saldırılar dördüncü gününde. Bu sabah itibarıyla Gazze’deki son durum ölü sayısı 94 oldu. 700’den fazla yaralı var. Egemen güçler Batılı güçler nerede? Hiçbirisi nin’ne yapıyorsun dediği yok’ ki İsrail olduğu için. Müslümanları terörle yan yana ananlar Gazze’de masum çocukların katledilmesi karşısında gözlerini yumuyor. İsrail bir terör devletidir.” diye konuştu.

İsim vermeden ABD Başkanı Barack Obama’yı eleştiren Erdoğan, “Görüştüğümüz liderlerin yaklaşımı çok enteresan. ’İsrail savunma hakkını kullanıyor’ diyor. Bu nasıl adalettir? Bu nasıl adil bir yaklaşımdır? Bunu bu şekilde ifade edebilmek mümkün mü?” dedi.

ABD başkanı Obama 3 günlük Asya gezisinin ilk ayağı olan Tayland’da yaptığı konuşmasında “Topraklarına roket fırlatılan İsrail’in kendini savunma hakkı var” demeye devam etti.

İsrail’in Gazze’ye kara harekatı başlatmaması tavsiyesinde bulunan Obama, “Hamas” konusunda Erdoğan ve Mursi ile telefon görüşmesine de değindi.

Obama, Türkiye ve Mısır liderine şu mesajı verdiğini söyledi: “Filistin davasının liderliğini yapanlar, Gazze’deki şiddetin daha da derinleşmesinin, barışa hizmet etmeyeceğini ve “iki devlet”li çözümü daha uzak bir geleceğe erteleyeceğini, görmeliler.”

(Yeşil Gazete)

 

Alman Yeşilleri’nden patriot itirazı

Suriye’de derinleşen savaş durumuna karşı Türkiye’nin kendi güvenliği için NATO’dan patriot füzeleri istediği iddiası Almanya’yı karıştırdı. Patriot füzeleri ile birlikte 170 civarında Alman askeri uzmanın da Türkiye’ye gelecek olması Almanya’yı da savaşın içine çekme olasılığını gündeme getirdi.

Bu olasılık hükümet ile muhalet arasında Patriot füzelerinin ve Alman askerlerinin Türkiye sınırına konuşlanması konusunda yoğun tartışmalar başlattı. Muhalefet  partileri bu konuda kararı federal meclisin vermesi gerektiğini söylüyor.

Yeşiller’in savunma politikası uzmanı Omid Nouripour, “Patriot roketleriyle birlikte görev alacak yüzlerce Alman askeri bizi Suriye’de savaşın içine kaydıracaktır. Bu da korkunç bir durum olur“ dedi. Nouripour, bu sürtüşmenin Rusya’ya rağmen değil, ancak Moskova ile diyalog içinde çözümlenebileceğini de hatırlattı. Tasarıya Yeşillerin yanı sıra Sol Parti ( die Linke ) ve Sosyal Demokratlar (SPD ) da karşı çıkıyor.

Söz konusu sistem, NATO ülkeleri arasında Almanya, Hollanda ve ABD’de bulunuyor.

Almanya Savunma Bakanı Thomas de Maiziere, Türkiye’nin NATO’ya bugün başvuruda bulunmasını beklediklerini kaydetti.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Türkiye-Suriye sınırına Patriot füze savunma sistemi yerleştirilmesine ilişkin olarak, Türkiye’nin NATO’ya henüz bu yönde bir başvurusu olmadığını söyledi.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Türkiye-Suriye sınırına Patriot füze savunma sistemlerinin yerleştirilmesi ile ilgili olarak Brüksel’de yaptığı açıklamada, “Biz henüz resmi bir başvuru almadık” dedi.

Rasmussen sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Böyle bir başvuru yapılıp yapılmayacağını bilmiyorum. Ancak bu yönde bir talep gelirse, İttifak ülkeleri tarafından acil şekilde değerlendirilmeye alınır. Türkiye bizim dayanışma içinde hareket edeceğimize güvenebilir.”

Rasmussen Suriye’de uçuşa yasak bir bölge oluşturulmasının ise tartışma konusu olmadığını belirtti. NATO Genel Sekreteri, “Uçuşa yasak bölge meselesi hakkında konuşmuyoruz. Eğer Türkiye-Suriye sınırına Patriot füze savunma sistemi yerleştirilecek olursa, bu tamamen Türkiye’nin korunması ve savunmasına yönelik bir önlem olur ve sistemler Türkiye topraklarına konuşlandırılır” dedi. Rasmussen, gerektiği takdirde Türkiye’yi savunmak ve korumak üzere her tür planın hazır olduğunu da vurguladı.

(Deutsche Welle, Yeşil Gazete)