Ana Sayfa Blog Sayfa 4226

On yüz bin milyon ağaççık…- Işıl Arıcan

Gezi direnişinin başlangıcından beri, her gün hükümet yetkililerinin verdiği demeçlerde pekçok akıl almaz iddia duyuyoruz. Gündemin hızla akması ve tüm ekip olarak merak içinde olayları seyrediyor olmamız nedeniyle bu iddiaların pek çoğunu ele alamadık şimdiye dek. Ancak son birkaç gündür gerek başbakan, gerekse diğer hükümet temsilcileri tarafından dile getirilen milyarlarca ağaç dikilmesi iddiasını yalansavar merceğine yatırmak istedik.

Şimdiii…. bu ağaç sayısı muhabbeti aslında kısmen gezi olaylarının başlangıcına dayanıyor.

Tarih 29 Mayıs. Erdoğan, gezi parkı direnişçilerine, daha olaylar kızışmadan önce dikilen ağaç sayısı hakkında bilgi veriyor:

“Biz kararı verdik. Eğer tarihe saygınız varsa, önce o Gezi Parkı denilen yerin tarihi nedir onu araştır bak. Orada tarihi yeniden ihya edeceğiz. Orayı tamamiyle yayalaştırarak insanoğlunun emeğine sunacağız. Şu anda Ak Parti iktidarı döneminde, belli yaş gruplarında diktiğimzi ağaç miktarı, fidan 10 yaş grubu üzeri, 5 yaş grubu üzeri ağaçlar olmak üzere yaklaşık 2,5 milyardır.”

Aradan birkaç gün geçtikten sonra,  Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah erdem Cantimur, 1 Haziran’da Ekofinans.com’a verdiği röportajda dikilen ağaç sayısını 4.5 milyar olarak veriyor:

“Hükümetin de bu manada ciddi politikaları var. 8-10 yılda 4,5 milyarın üzerinde ağaç dikildi ve bunlar büyük ağaç, fide falan değil. Bütün otoyolların etrafı ağaçla donatılıyor. Benim dünyada dikili bir ağacım yok inşallah bir ağaç dikelim dünyada dikili bir ağacımız olsun. Buradaki çalışmasından dolayı Bayraktar Grubunu özellikle kutluyor, bu gibi çalışmaların devam etmesini diliyorum. Burada diktiğimiz fidanlardan yıllar sonra meyve yemek nasip olsun.”

Dikilen ağaç sayısına ilişkin kaos sürüyor.

Fatih Altaylı ile 2 Haziran’da röportaj veren Erdoğan, bu röportajda dikilen ağaç sayısının 3 Milyar olduğunu söylüyor.

Bir hafta sonra, 9 Haziran’da Eseboğa’da konuşan Başbakan, bu defa rakamı 2 milyar 800 milyon olarak telaffuz ediyor.

Bu ağaç sayısının doğru olma ihtimalini incelemeye başlamadan önce, toplam 10 gün içinde dikilen ağaç sayısının sürekli değiştiğini, 2 Milyar ile 4,5 milyar arasında oynadığını belirtmekte yarar var. Dahası, Orman Genel Müdürlüğü, 3 Haziran tarihinde sayfasını  güncelleyerek dikilen ağaç sayısını 2,7 Milyar olarak vermiş.  ( 100 milyon ağaç için Başbakanı kızdırmaya değmez ama, neyse.)

Şimdiii, zaten bir hafta içinde 2 milyar değişen ağaç sayısı bu rakamların ciddiyetszliğini göz önüne seriyor. Ama eleştirel düşünce alıştırması olsun diye, gelin rakamlara biraz daha yakından bakalım.

Araştırmaya ilk olarak Türkiye kaynaklarından başladım. Ancak, Türkiye’deki ağaç dikme konusunda ulaşılan istatistikler, politikacıların demeçlerinden farklı değil. Çoğu web sitesi çalışmıyor. Orman Müdürlüğü’nin web sitesi, Başbakan’ın demecinin olduğu gün itibarıyle güncellenmiş. Farklı devlet sitelerinde farklı rakamlar mevcut.  Gene de elimizdeki en derli toplu kaynak, 2011 yılında Orman Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı Ormancılık istetistikleri.

Orman Genel Müdürlüğü, 2011 yılı Ormancılık İstatistikleri

Orman Genel Müdürlüğü, 2011 yılı Ormancılık İstatistikleri, syf 19

Bu istatistiklere göre, Türkiye’deki ormanlık alanlar 1999 yılında 20.763.248 hektar iken, 2010 yılında 21.537.091 hektar’a çıkmış.  ( Ne yazık ki, 2002-2013 arası rakamlara bu rapordan ulaşamıyoruz. O nedenle 1999-2010 arası ile iadre edeceğiz ilk etapta.)

Orman Genel Müdürlüğü’nün istatistiklerine göre, 1999-2010 yıllarını kapsayan 11 yıllık sürede 773.843 hektar artmış.

Hektar artışından, ağaç sayısını kestirmek zor.  Zira, ormanlık alanlar kendi başlarına da genişliyorlar. Yani bu rakamın ne kadarının insan eli, hatta daha spesifik olarak devlet eliyle gerçekleştiğini görmek için raporu biraz daha kurcalayalım.

tes

Orman Genel Müdürlüğü, 2011 yılı Ormancılık İstatistikleri, syf 40

Orman Genel Müdürlüğü, aynı raporda, yıllara gören  orman bakım ve ağaçlandırma çalışmalarına ilişkin istatistikleri de vermiş.  Üstelik, ağaçlandırma, erozyon kontrolü, mera ıslahı ve devlet eliyle olmayan özel ağaçlandırılan alanlar  tek tek belirtilmiş.

Bu rakamlara göre, 2002 yılından 2011 yılına dek  ağaçlandırma çalışmalarında 332.723 hektar ağaç dikilmiş.  İnternetteki muhtelif kaynaklara göre, bir hektar alana 1000-2500 arası ağaç dikiliyor. Bu durumda, 332.723 hektarlık ağaçlandırma çalışması sonucu dikilmiş olan ağaç sayısı 332.723.000 ile 831.807.500 ediyor.  Ortalama 500 milyon, en iyimser tahminle 900 milyon.

Bu rakamları beğenmediyseniz, gelin Birleşmiş Milletler Besin ve Tarım Birliği’ne bağlı olarak çalışan Küresel Orman Kaynakları Değerlendirme  (Global Forest Resource Assesment) Raporu’na bakalım. Bu  kaynakta,  her bir ülkeye ait özel detaylı raporlar da mevcut.

Bu raporun, Türkiye kısmında, ağaçlandırma sayıları aşağıdaki şekilde listelenmiş:

Küresel Orman Kaynakları Değerlendirme Türkiye Özel Raporu, syf 26

Küresel Orman Kaynakları Değerlendirme Türkiye Özel Raporu, syf 26

Afforestation (Ağaçlandırma) sütununa bakarsanız buradaki rakamların, Orman Genel Müdürlüğü rakamları ile aynı olduğunu görebilirsiniz. Demek ki, bu rakamlar ülkemizdeki yetkililer tarafından yeterince doğru bulunmuş ki, Birleşmiş Milletler’e bildirilmiş.

Görülen o ki, Orman Müdürlüğü ve Birlşemiş Milletler, Türkiye’deki 2002-2011 yılları arasında 32.723 hektarlık ağaçlandırma çalışması  yapıldığı konusunda hemfikir. Yani, yukarıda belirttiğimiz gibi, bu süre zarfında dikilmiş olan ağaç sayısının ortalama 500 milyon, en iyimser tahminle 900 milyon olduğunu artık Birleşmiş Milletler onayı ile söyleyebiliriz.

Bu durumda, iki olasılık var:

Ya son bir haftadır, gerek Orman Müdürlüğü, gerek muhtelif bakanlarımız, gerek Başbakan tarafından dile getirilen ve milyarlarla ifade edilen rakam hatalı, ya da AK parti Hükümeti 2012 yılında aradaki farkı kapatarak bir yılda, 9 yılda diktiği ağaç miktarının iki katından fazlasını (2 milyar) ağaç daha dikti.

Yorum sizin…

 

Işıl Arıcan – www.yalansavar.org

 

Notlar:

  1. LandSAT uydusu tarafından 1984-2012 arasında çekilen Türkiye Uydu Fotoğraflarına ait hızlandırılmış video‘da, Türkiye’deki yeşil arazilerin değişimini görebilirsiniz.

Kaynaklar:

  1. 29 Mayıs 2013, Hürriyet Gazetesi
  2. 1 Haziran 2013, EkoFinans
  3. UK Forestry Commission
  4. Türkiye Orman Genel Müdürlüğü Ormancılık İstatistikleri, 2011 http://web.ogm.gov.tr/Dkmanlar/istatistikler/Ormancilik-Istatistikleri_2011.pdf
  5. Forestry Department , Food and Agriculture Organization of the United Nations. Country Report: Turkey

Gandalf çizgi roman fuarında açıkladı: Koca arıyorum

Yüzüklerin Efendisi serisindeki Gandalf rolü ve X-Men serisindeki Magneto rolüyle tanınan eşcinsel İngiliz oyuncu Ian McKellen, Amerika’nın en büyük çizgi roman fuarı Comic-Con’da açıklama yaptı: Koca arıyorum.

Kaliforniya eyaletinde geçerli olan eşcinsel evlilikleri yasaklayan yasanın iptaline atıfta bulunarak, “Proposition 8’den (eşcinsel evlilikleri yasaklayan yasa) kurtulduğunuz için çok mutluyum. Artık bir koca arıyorum” diyen McKellen, ardından filmde Magneto’nun gençliğini canlandıran Michael Fassbender’a dönerek “Seninle tanışmak çok güzel Michael” dedi.

Kaliforniya eyaletindeki San Diego şehrinde gerçekleşen fuarın cumartesi günkü oturumunda, “X-Men: Days of Future Past” filminin oyuncuları bir aradaydı. Filmde Magneto karakterini canlandıran Ian McKellen, önce Kaliforniya eyaletinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti, ardından da eşcinsel evlilikleri yasaklayan yasanın kalkmasından duyduğu sevinci dile getirdi.

(Huffington Post)

 

 

Snowden için havaalanından çıkış umudu

ABD’li muhbir Edward Snowden’ın Rus avukatı Anatoly Kucherena pazartesi günü, Snowden’ın çarşamba gününe kadar Moskova havaalanında geçiş bölgesindeki bir aylık bekleyişini sona erdirmesini sağlayacak belgelere kavuşmayı ve şehir merkezine taşınmayı umduğunu söyledi.

16 temmuzda Amerikalı’nın Rusya’ya geçici sığınma talebinde bulunmasına yardım eden Anatoly Kucherena, Snowden’ın ABD’nin casusluk suçlamasıyla kendisini Birleşik Devletler’e iade edilmesini sağlama çabaları yüzünden kısa sürede Latin Amerika’ya gitmeye çalışmanın güvenli olmadığını düşündüğünü söyledi.

“Kısa sürede (havaalanından ayrılmasını sağlayacak) belgesini almalı,” diye konuştu.

Kucherena, Snowden’ın Rusya’da geçici sığınma başvurusunun işleme konması üç ayı alabilir, fakat talebine gelen ilk tepkilere dayanarak gümrükten geçebilir, diye ekledi.

Kucherena, 23 Hazirandan beri Moskova’nın Sheremetyeva havaalanında bulunmasıyla Rusya-Amerika ilişkilerinin gerildiği Snowden’ın Rus vatandaşlığına geçme seçeneğini gözardı etmediğini söyledi. Venezuela, Bolivya ve Nikaragua Snowden’a siyasi sığınma hakkı tanıyacaklarını belirtmişlerdi, fakat Moskova’dan bu ülkelerin hiçbirine doğrudan uçuş bulunmuyor.

Haber: Alissa de Carbonnel, Alexei Anishchuk – Reuters

Çeviri: Özde Çakmak – Yeşil Gazete

(Yeşil Gazete, Reuters)

 

İnşaatta çalışan milli atlet göçük altında kalarak hayatını kaybetti

Bodrum’da 8.5 metre derinliğindeki izolasyon çukurunda çalışan ve 1500, 5.000 ve 10.000 metrede Türkiye şampiyonlukları bulunan milli atlet Murat Karabaş, meydana gelen göçüğün altında kalarak hayatını kaybetti.

Türkiye şampiyonu milli atletin yakınları haberi aldıktan sonra sinir krizi geçirdi

 

29 yaşındaki Murat Karabaş, çalıştığı Muğla’nın Bodrum İlçesi’ndeki bir okulun bahçesindeki 8.5 metre derinliğindeki izolasyon çukurunda meydana gelen göçüğün altında kalarak yaşamını yitirdi. 1 ay önce nişanlandığı öğrenilen Karabaş’ın, beden eğitimi öğretmenliği için KPSS’ye girdiği, bu arada da ağabeyinin yanında inşaatlarda çalıştığı bildirildi.

Göçük altındaki Karabaş’ın kurtarılması için Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Bodrum Şubesi ve Ortakent-Yahşi Belediyesi İtfaiyesi’nden yardım istendi. Yaklaşık bir saatlik çalışma sonucunda göçük altında kalan milli atlet Karabaş’ın cesedine ulaşıldı. Karabaş’ın cesedi savcı ve jandarmanın olay yerindeki incelemesinin ardından Bodrum Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırıldı.

Polisin kafasından vurduğu 17 yaşındaki Mustafa Ali uyandı

Polisin attığı gaz fişeğiyle 8 Temmuz 2013 günü başından vurularak komaya giren 17 yaşındaki Mustafa Ali Tombul’dan iyi haber geldi. Doktorların uyutmak için verdikleri ilaçların tamamını kesmelerinin ardından Mustafa Ali Tombul’un uyandığı belirtildi.

Tombul’un annesi Öznur Karaağaç Aygün, Ali’nin uyandığını ve bilincinin yerinde olduğunu söyledi.

Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde tedavisi devam eden Ali Tombul’un annesi Öznur Karaağaç Aygün, oğlunun son durumu ile ilgili şunları söyledi:

“Ali bugün uyandı. Çok heyecanlıyım. Kelimeleri nasıl kullanacağımı da bilmiyorum. Yanına gittim. Beni tanıdı. Sarıldı bana. Öptü beni. Şu an iyi durumu. ‘Beni tanıyor musun?’ diye sorduğumda kafasını salladı. Şu an konuşmuyor ama kafasını sallayarak tepki veriyor. Bilincinin açık olduğunu anlayınca öpmek istedim. O da sarıldı yanağımı öptü. Çok mutluyum. Onu sanki ilk defa bugün doğurdum. Darısı inşallah Berkin’in başına. İnşallah o da çok iyi olur. Akşam bilinci açılmış. Kendisine gelmiş. Bugün 13.00’de yanına gittim.”

14 gündür hastanenin yoğun bakım servisinde tedavisi devam eden Mustafa Ali Tombul’un yakınları büyük bir umutla, Ali’nin yoğun bakım servisinden çıkmasını bekliyor.

 

Gezi Parkı’nda yine yıkım tehlikesi

Taksim Gezi Parkı’na ‘Topçu Kışlası süsü verilen AVM yapılmasına olanak tanıdığı’ öne sürülen Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali amacıyla açılan davada, 6. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararını Bölge İdare Mahkemesi oybirliği ile kaldırdı.

Hürriyet gazetesinden Ali Dağlar’ın haberine göre, Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine açtığı davada mahkemenin verdiği, itirazın da reddedildiği yürütmeyi durdurma kararına Bakanlık, Bölge İdare Mahkemesi’nde itiraz etmişti.

Öte yandan 1. İdare Mahkemesi’nin, Taksim Yayalaştırma Projesi’nin dayanağı olan 1/1000 ve 1/5000 imar planlarını iptal ettiği karar da Danıştay aşaması olduğu için henüz kesinleşmedi.

Gezi Parkı ile ilgili hukuki süreç devam ediyor.

YÜRÜTMEYİ DURDURMADA İKİ KARAR
İstanbul 6’ıncı İdare Mahkemesi’ndeki davayı Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği açtı. Dernek, Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine açtığı davada, “Topçu Kışlası süsü verilen alışveriş merkezi” yapılmasına olanak tanıdığı öne sürülen 27/02/2013 tarihli Koruma Yüksek Kurulu kararının iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istedi. Dernek, Gezi Parkı’na polisin sert müdahalesinin geldiği ve olayların ülke çapına yayıldığı 31 Mayıs’ta mahkemeye başvurarak, parktaki ağaçların kesilmeye başlandığı gerekçesiyle derhal yürütmeyi durdurma kararı verilmesini istedi. Mahkeme aynı gün oy çokluğuyla yürütmeyi durdurdu.

Davalı Bakanlığın yürütmeyi durdurma kararına yaptığı itiraz mahkemece 2 Temmuz’da yine oy çokluğuyla reddedildi. Bakanlık geçen hafta Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurdu ve yürütmeyi durdurma talebinde bulundu. Dosya, itirazın incelenmesi için Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderildi. Bölge İdare Mahkemesi bu kez Bakanlık lehine karar verdi ve 6. İdare Mahkemesi’nin aldığı yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.

Gökçek’ten TOMA’lar eşliğinde doğa katliamı

Ankara Yunus Emre Yeşil Alanı gece yarısı Çevik Kuvvet ve TOMA eşliğinde yapılan operasyonla tarihe karıştı!
Anakent Belediyesi’nin Yenimahalle-Şentepe arasına yapacağı teleferik hattının bir istasyonunu olan Yunus Emre Yeşil Alanı’na dün sabaha karşı03.00’te Çevik Kuvvet ve TOMA eşliğinde operasyon yapıldı. Ağaçlar kepçelerle yerlerinden söküldü. Yunus Emre Yeşil Alanı artık tarihte kaldı. Cumhuriyet Ankara yeşil ve ağaç katliamını dakika dakika görüntüledi.

Anakent Belediye Başkanı Melih Gökçek’in seçimlerden önce en azından bir bölümünü açmak istediği Yenimahalle-Şentepe Teleferik Hattı’nın bir istasyonunun üzerine kurulacağı Yunus Emre Yeşil Alanı artık yok. Belediye, yeşil alanı inşaata açmak için daha önce iki girişimde bulunmuştu. Birinde inşaat paravanları alanın çevresine çekilmiş, tepki nedeniyle paravanlar birkaç saat sonra sökülmüştü. Ardından geçtiğimiz cuma günü saat 23.00 sularında ağaç sökme makineleriyle bölgeye gelen bir ekip 3 ağacı sökmüştü. Çevreden yurttaşların bölgeye gelmesinin üzerine ekipler daha fazla ağaca zarar vermeden bölgeden ayrılmıştı.

Yeşile operasyon

Ancak Anakent Belediyesi dün sabah 03.00 sularında Yunus Emre Yeşil Alanı’na kalabalık bir grupla geldi. Anakent Belediyesi ekiplerine çevik kuvvet polisi, bir TOMA, zabıta ve iki otobüs dolusu sivil giyimli insanların eşlik ettiği gözlendi. Yeşil alana gelen araçlar arasında Anakent Belediyesi’nin inşaat atıklarını toplama araçları da yer aldı. Kalabalık koruma eşliğinde yeşil alana giren ekipler, ağaçları “dümdüz” etti. Kepçe türü iş makinelerinin kullanıldığı operasyon sonucunda Yunus Emre Yeşil Alanı’nda bir tek ağaç bile kalmadı. Sökülen ağaçlar Anakent Belediyesi’nin kamyonlarına yüklenerek başka bir yere götürüldü.

35 Karaçam yok oldu

Belediyenin gece yarısı operasyonu ile yeşil alanda bulunan 30 yaşındaki 35 karaçam ağacı yok oldu. Ayrıca bin 700 metrekare büyüklüğündeki alana da ilk fırsatta Leitner firması tarafından teleferik hattının bir istasyonunu yapılacak. Ankara için bir ulaşım aracı olup olmadığı konusunda şehir plancılarının olumsuz görüş belirttiği teleferik için Yenimahalle böylece bir yeşil alanını daha kaybetti. Yenimahalle’nin merkez bölgesi yeşil alan ve otopark açısından ciddi yoksunluk yaşıyor.

ABD’de 100 şehirde Trayvon Martin için Adalet yürüyüşleri

Siyahi genç Trayvon Martin’in katili George Zimmerman’ın suçsuz bulunmasına tepkiler sürüyor. Cumartesi 100 şehirde protesto yürüyüşleri düzenlendi.

17 yaşındaki genci 2012 Şubat’ında yakın mesafeden silahla vurarak öldüren gönüllü bekçi Zimmerman geçen hafta bir Florida jürisi tarafından suçsuz bulunmuştu.

Papaz Al Sharpton, jüri kararının açıklanmasının ardından Pazartesi günü gösteriler için çağrıda bulunarak, “Ülke çapında insanlar buluşacak. Bu iki üç günlük bir tepki değil. Bu adalet için bir toplumsal hareket,” dedi.

Sharpton, yürüyüşlerin ardından gelecek hafta Miami’de bir konferans düzenleceğini ve Florida’nın, Zimmerman’ın suçsuz bulunmasına temel teşkil eden “yerini koru” yasasıyla nasıl mücadele edileceğinin planlandığını söyledi. Söz konusu yasa, bireylere şiddet tehdiyle karşılaşırlarsa hasımlarını öldürme hakkı tanıyor.

Şu ana kadar 11 bini aşkın kişi, Florida’yı yasa kaldırılmadığı müddetçe boykot etmeye çağıran bir imza kampanyasına destek verdi.

Papaz Jesse Jackson da Florida’nın aparteid, yani ırk ayrımcı bölge ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Şarkıcı Steve Wonder da Florida’yı boykot ederek buradaki gösterisini iptal etti.

Başkan Barack Obama Cuma günü konu hakkında ilk açıklamasını yaparak, bireysel savunma hakkı yasalarının barışı ve güvenliği korumaya hizmet etmiyor olabileceğini söyledi, ancak Zimmerman’ın suçsuzluğu kararına itiraz etmedi.

Obama ayrıca federal yetkililerin bu tip yasa ve düzenlemeleri kontrol etmeleri ve yerel polislerin ırkçılık sorunu konusunda eğitilmeleri gerektiğini söyledi.

Zimmerman hakkındaki jüri kararının ardından geçtiğimiz günlerde Şikago, Nev York, Oakland, Los Angeles ve San Fransisko gibi şehirlerde binlerce kişi sokağa çıkmıştı.

Dink’in filmi, “Saroyan Ülkesi” Locarno’da gösterilecek

Lusin Dink’in dünyaca ünlü, Ermeni asıllı Amerikalı yazar  Willam Saroyan´ın memleketi Bitlis´e olan yolculuğunu anlattığı filmi Saroyan Ülkesi, Locarno Film Festivali’ne seçildi.

7-17 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek 66. Locarno Film Festivali’nde gösterimi yapılacak filmin çekimleri İstanbul Kundura Fabrikası ile Trabzon-Bitlis güzergâhında yapıldı. Üç haftada tamamlanan Saroyan Ülkesi’nin senaryosu söyleşilere, Saroyan’ın öykü canlandırmalarına ve bütünüyle bir kolaj olarak kurgulanan Saroyan’ın kendi sözlerine dayanıyor.

Ermenistan’dan Gümüş Kayısı ile dönmüştü

Festivalin “Open Doors” bölümünde gösterilecek olan film, geçtiğimiz hafta Ermenistan’da 10.su düzenlenen Altın Kayısı Film Festivali’nde “Ermenistan Panoraması” bölümünde yarışmış ve Gümüş Kayısı ödülünü kazanmıştı.

(Bianet)

 

Japonya’da, iktidar seçimden güçlenerek çıktı

Japonya’da dün gerçekleştirilen üst meclis seçimlerinden Japonya Başbakanı Shinzo Abe liderliğindeki koalisyon ortakları zaferle çıktı.

Japonya’da Pazar günü yapılan üst meclis seçimlerinde Başbakan Shinzo Abe’nin liderliğini yürüttüğü koalisyon, 76 sandalye kazanarak meclisin alt kanadından sonra üst kanadında da üstünlüğü ele geçirdi.

Seçim sonuçlarına göre, Liberal Demokratik Parti (LDP) 65 sandalye kazanırken, iktidar ortağı Yeni Komeito Partisi (NKP) ise 11 sandalyenin sahibi oldu. Böylelikle koalisyon hükümeti, oylamaya açılmayan sandalyelerle birlikte, 242 sandalyeli üst mecliste toplam 135 sandalye elde ederek altı yıl aradan sonra meclisin her iki kanadında da üstünlüğü elde eden ilk hükümet oldu.

Japonya, 242 sandalyeli üst meclisin 121 sandalyesi için üç yılda bir seçime giderken, seçilen milletvekilleri 6 yıl görev yapıyor.