Ana Sayfa Blog Sayfa 3405

Datça, 1. Uluslararası Üç Badem Masal Festivali iptal edildi

22-24 Temmuz 2016 tarihleri arasında Datça’da düzenlenmesi planlanan 1. Uluslararası Datça Üç Badem Masal Festivali‘nin ülkede yaşanan son gelişmelerin ardından iptal edildiği açıklandı.

55

Festival ekibi sosyal medya hesapları üzerinden konuya dair şu açıklamayı paylaştı;

“Herkese Merhabalar,

Ülkemizde yaşanan son gelişmelerden sonra festivalimizi iptal etmek ZORUNDA kaldık.

56

Öte yandan bir haftadır hikâye anlatıcılığı kampı vesilesiyle Datça’dayız ve her akşam 350 yaşında bilge bir ağacın etrafında toplanıp birbirimize masallar ve hikâyeler anlatıyoruz. Datça halkı ile festivalimiz hakkında konuşuyoruz.

Bundan dolayı biliyoruz ki masalların taşıdığı “iyilik” ve “şifa” tohumlarını Datça topraklarına ektik. Tohumlar toprağın altında, kendi sessizliklerinde büyümek ve dış âleme kavuşmak için zamanlarını bekliyorlar. O zaman geldiğinde tohumlar bilge bir ağaca dönüşecek ve hepimizi gölgesinde kucaklayacak. Buna yürekten inanıyoruz.

O güne kadar karşılaştığımız herkese tek tek de olsa masallarımızı anlatmaya devam edeceğiz.

En kısa zamanda bir yerlede buluşmak, anlatmak, dinlemek ve muhabbet etmek dileğiyle…

Festival Ekibi”

 

(Yeşil Gazete)

Danıştay, Cerattepe’de yerel mahkemenin verdiği ÇED iptal kararını onadı

Danıştay 14’üncü Dairesi, Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkii’nde madencilik faaliyetleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2013 yılında verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu’ raporunu iptal eden yerel mahkeme kararını onadı.

54

Kafkasör Yaylası Genya ve Cerattepe mevkiinde gümüş ve bakır ile birlikte siyanürle altın aranacak maden sahaları için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2013 yılında izin vermesinin ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bakır madeni için ‘ÇED olumlu’ raporu verdi.

Bölgede maden faaliyetlerinin önünü açan bu karar sonrası Artvinliler hukuk mücadelesi başlattı. Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde bir araya gelen 283 kişi, ÇED olumlu raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Rize İdare Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkeme geçen yıl Ocak ayında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği ‘ÇED olumlu’ raporunu iptal etti.

Karardan sonra şirketin başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Danıştay 14’üncü Dairesi, yerel mahkeme kararını onadı. Böylece Cerattepe için verilen ilk ‘ÇED Olumlu’ raporu iptal edilmiş oldu.

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Artvin Baro Başkanı Ali Uğur Çağal ile sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katıldığı toplantıda kararı değerlendiren avukat Bedrettin Kalın, Rize İdare Mahkemesi’nin ÇED iptal kararında, Artvin’de madencilik yapılmasının sakıncaları ile maden ve şehir yaşamının bir arada olamayacağına vurgu yapıldığını hatırlattı.

Kalın, Danıştay’ın da bu kararı onaması ile haklılıklarının bir kez daha ortaya çıktığını ifade etti.

 

(DHA, T24)

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin askıya alınması ne anlama geliyor? Kerem Altıparmak açıkladı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş‘un bugün olağanüstü hal ilanının ardından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin geçici olarak askıya alındığını açıklamasının ardından bu açıklamanın ne anlama geldği tartışılıyor.

Kerem Altıparmak
Kerem Altıparmak

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, Mülkiye Haber sitesinde yazdığı yazıda, askıya alma kararının ne anlama geldiğini yorumladı. Kerem Altıparmak yaptığı açıklamada bu kararın sözleşmenin bütünüyle askıya alınması anlamına gelemeyeceğini ve sınırlı alanlarda önceden bildirimde bulunulması halinde uygulanacak bir istisna hali olduğunu söylüyor. Altıparmak ayrıca yapılan bu bildirime dayanarak ölüm cezası verilemeyeceğini, çatışma dışı öldürmelerin meşru görülemeyeceğini, orantısız öldürme fiillerinin meşru kılınamayacağını, her ihtimalde işkence/kötü muameleye müsaade edilemeyeceğini ve geriye yönelik suç ve ceza verilemeyeceğini belirtiyor.

Kerem Altıparmak’ın yazısının tamamı şöyle:

AİHS’in Askıya Alınması Hakkında

Tüm ilgililere buradan biraz daha ayrıntılı açıklamak istedim. Aslında bu açıklamayı Hükümetin yapması gerekiyor. Ama ben yine de kısaca söyleyeyim.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesi olağanüstü hale ilişkin. Buna göre “1. Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla, bu Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.”

Ancak olağanüstü hal ilanının uluslararası hukukta sonuç doğurabilmesi için ilan edilmesi yeterli değil bunun resmi olarak Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine de bildirilmesi gerekiyor. 3. fıkra da buna ilişkin: “3. Aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı ve Sözleşme hükümlerinin tekrar tamamen geçerli olduğu tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir.”

Peki bu askı meselesi nedir? Sözleşmenin İngilizce metninde maddenin başlığı “Derogation in time of emergency” deniyor. Bunun Türkçe çevirisi de, muhtemelen daha iyi bir başlık bulunamadığı için “Olağanüstü hallerde yükümlülükleri askıya alma”.

Bununla birlikte, bu Sözleşmenin o dönem içinde hiç uygulanmayacağı anlamına gelmiyor. Hükümet, Genel Sekretere sunduğu bildirimde hangi hakların, ne süreyle ne kapsamda uygulanmayacağını bildirecek. Bu bildirim her ihtimalde maddenin 2. fıkrası uyarınca “meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında 2. maddeye, 3. ve 4. maddeler (fıkra 1) ile 7. maddeye aykırı tedbirlere cevaz vermez”. Yani bu bildirime dayanarak ölüm cezası verilemez, çatışma dışı öldürmeler meşru görülemez, orantısız öldürme fiillerini meşru kılmaz, her ihtimalde işkence/kötü muameleye müsaade etmez ve geriye yönelik suç ve ceza verilemez.

Ama kısıtlar bununla da sınırlı değil. AİHM içtihadına göre, mutlak yasakları uygulanamaz kılacak diğer hak kısıtlamalarına da müsaade edilemez. Örneğin Aksoy/Türkiye davasının gösterdiği gibi, 15 gün süreyle avukat, hekime erişim hakkı olmaksızın gözaltı bu bildirime dayanarak sözleşmeye uygun kılınamaz. Aynı şekilde, bu dönem içinde hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin AİHMe gitmesine de engel yoktur. Bilindiği gibi Türkiye’ye yönelik en ağır ihlal kararları 1990lı yıllarda Güneydoğu’da Olağanüstü Hal uygulanırken gerçekleşen ihlallere ilişkindir.

Bu nedenle, Numan Kurtulmuş’un açıklamasını olağanüstü halin AİHS açısından sonuç doğurabilmesi için yapılan zorunlu bir açıklama olarak okumak gerekir.

Kerem Altıparmak

(Mülkiye Haber, Yeşil Gazete)

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de askıya alındı

Hükümet sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, üç ay süreyle ilan edilen olağanüstü hal uygulamasının ardından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin askıya alındığını açıkladı.

52

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, FETÖ olarak nitelediği Fethullah Gülen cemaati mensuplarını tasfiye etmenin ilk işleri olacağını, OHAL’i de uzun süre uygulamayı düşünmediklerini söyledi.

Darbe girişimiyle ilgili bilançoyu da açıklayan Kurtulmuş, ”Darbe girişimindeki olaylarda 241 kişi hayatını kaybetti, bin 537 kişi yaralandı. 9 bin 194 kişi gözaltına alındı. 2 bin 592 kişi hakkında tutuklama kararı verildi. 2 bin 277 hakim ve savcı gözaltına alındı, bin 270’i tutuklandı, 730’u gözaltında. Gözaltına 6 bin 823 asker alındı. Bunlardan bin 457’si tutuklandı. 246’sı adli kontrol ile serbest bırakıldı, 87’si doğrudan serbest kaldı” dedi.

 

(BBC Türkçe)

OHAL günlük hayatta neleri değiştirecek?

OHAL kanunu, seyahatten basın özgürlüğüne, eğlence ve sosyal yaşamdan kontrollere, günlük yaşama etkileri olabilecek maddeler içeriyor. İşte öne çıkanlar…

48

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği üç aylık Olağanüstü Hal kararı, günlük hayatta neleri değiştirebilir? Anayasa’nın 120’nci maddesine dayandırılarak ‘Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması’ nedeniyle ilan edilen OHAL, 1983 yılından kalma Olağanüstü Hal Kanunu ile düzenleniyor. İşte kanunun hükümet ve valiliklere tanıdığı, günlük hayata yansımaları olabilecek yetkiler…

Seyahat, hareket ve toplanma özgürlüğü

Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak.

51

Belirli bölgelere yerleşimi yasaklamak, belirli yerleşim yerlerine giriş-çıkışları sınırlamak, belli yerleşim yerlerini boşaltmak veya başka yerlere nakletmek.

Kara, deniz ve hava trafik düzenine ilişkin tedbirleri almak, ulaştırma araçlarının bölgeye giriş ve çıkışlarını kayıtlamak veya yasaklamak.

Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak.

Eğitim, eğlence, sosyal yaşam

Resmi ve özel her derecedeki öğretim ve eğitim kurumlarında öğrenime ara vermek ve öğrenci yurtlarını süreli veya süresiz olarak kapatmak.

Gazino, lokanta, birahane, meyhane, disko, bar, sinema gibi eğlence yerleri ile otel, tatil köyü gibi konaklama tesislerini denetlemek, bunların açılma ve kapanma zamanını tayin etmek, sınırlamak, gerektiğinde kapatmak ve bu yerleri olağanüstü halin icaplarına göre kullanmak.

Dernek faaliyetlerini, her dernek hakkında ayrı karar almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurmak.

Basın, yayın ve sanat özgürlüğü

49

Bölge sınırları içerisindeki tüm haberleşme araç ve gereçlerinden yararlanmak ve gerektiğinde bu amaçla geçici olarak bunlara el koymak.

Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını, OHAL bölgesine sokulmasını ve dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak, basılması ve neşri yasaklanan kitap, dergi, gazete, broşür, afiş ve benzeri matbuayı toplatmak.

Söz, yazı, resmi, film, plak, ses ve görüntü bantlarını ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak.

Her nevi sahne oyunlarını ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak.

Özel maksatla kamunun telaş ve heyecanını doğuracak şekilde asılsız, mübalağalı havadis ve haber yayan veya nakledenler, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Eğer fiil, fail tarafından bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmiş ise hapis cezası bir yıldan ve ağır para cezası otuzbin liradan aşağı olamaz. Bu suçlar basın ve yayın organları vasıtasıyla işlenirse fail ve mesulleri hakkında verilecek cezalar bir misli artırılarak hükmolunur.

Gösteri, ve toplanma özgürlüğü

Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak.

Güvenlik, kontroller

50

Kişilerin üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak.

Kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti koymak.

Ruhsatlı da olsa her nevi silah ve mermilerin taşınmasını veya naklini yasaklamak.

Her türlü cephaneler, bombalar, tahrip maddeleri, patlayıcı maddeler, radyoaktif maddeler veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu gazlar veya benzeri maddelerin bulundurulmasını, hazırlanmasını, yapılmasını veya naklini izne bağlamak veya yasaklamak ve bunlar ile bunların hazırlanmasına veya yapılmasına yarayan eşya, alet veya araçların teslimini istemek veya toplatmak,

Bölge dahilinde güvenliklerinin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak.

Hassasiyet taşıyan kamuya veya kişilere ait kuruluşlara ve bankalara, kendi iç güvenliklerini sağlamak için özel koruma tedbirleri aldırmak veya bunların artırılmasını istemek.

Bölge valisi veya il valisi tarafından verilen yetkilere dayanılarak alınan tedbirlere aykırı hareket edenler, emirleri dinlemeyenler veya istekleri yerine getirmeyenler veya kimliklerine dair kasten gerçeğe aykırı bilgi verenler veya bilgi vermekten çekinenler, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca üç aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.

Silah kullanma yetkisine sahip bulunan güvenlik kuvvetlerinin teslim ol emrine itaat edilmemesi veya silahla mukabeleye yeltenilmesi veya güvenlik kuvvetlerinin meşru müdafaa durumuna düşmeleri halinde görevli güvenlik kuvvetleri mensupları doğruca ve duraksamadan hedefe ateş edebilirler.

Sınır ötesi operasyon yetkisi

Anayasanın 121 inci maddesine göre, ‘olağanüstü halin ilanına veya devamına sebep olan hallerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları ve mücavir yurt bölgelerimiz üzerinde cereyan etmesi ve eylemcilerin eylemlerini müteakip komşu ülke topraklarına sığındıklarının tespit edilmesi durumunda, ilgili komşu ülke ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında varılacak mutabakat çerçevesinde, valinin talebi üzerine ilgili komutan, eylemcileri ele geçirmek veya tesirsiz hale getirmek maksadı ile, her defasında Genelkurmay Başkanlığı kanalı ile hükümetin müsaadesi tahtında, ihtiyaca göre, Kara, Hava veya Deniz Kuvvetleri unsurları ile mahdut hedefli sınır ötesi harekat planlayıp icra etmek.’

OHAL yönetimi

Olağanüstü hal ilanında koordinasyon, Başbakanlıkça veya Başbakanın görevlendireceği bakanlıkça sağlanır.

OHAL’in bütün yurtta ilan edilmesi halinde, koordine ve işbirliği Başbakanlıkça sağlanmak suretiyle bölge valilerine aittir.

Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasanın 91’inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnamemeler çıkarabilir. Bu kararnameler Resmi Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.

Anayasa’nın 121’inci maddesi uyarınca, Meclis OHAL süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulu’nun istemi üzerine her defasında dört ayı geçmemek üzere süreyi uzatabilir ya da olağanüstü hali kaldırabilir.

 

(Deutsche Welle Türkçe)

Türkan Elçi: Eşimin katilini gözaltına alırsanız işkence yapmayın

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, mesajında “Bir ihtimal, eşimin katilini gözaltına alırsanız sakın işkence yapmayın. İşkenceye karşı ömrünü adamış birinin katili bile adil yargılanmalı” dedi.

47

Öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, twitter’dan işkenceye dair mesaj yazdı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltına alınanların işkence sonrası servis edilen fotoğrafları yayınlanmaya devam ediyor.

Türkan Elçi, twitter mesajında “Bir ihtimal, eşimin katilini gözaltına alırsanız sakın işkence yapmayın. İşkenceye karşı ömrünü adamış birinin katili bile adil yargılanmalı” dedi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te ölümlerin, çatışmaların, sokağa çıkma yasaklarının son bulması için yaptıkları basın açıklaması sırasında çıkan çatışmada vurularak öldürüldü.

Elçi’nin öldürülmesiyle ilgili soruşturma devam ediyor.

 

(Bianet)

Türkiye’de 3 ay süreyle olağanüstü hal ilanı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra MGK kararlarını açıkladı. Erdoğan, darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi için anayasanın 120. maddesi uyarınca 3 ay süreyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini bildirdi.

62

Cumhurbaşkanı, “Demokrasiden taviz vermedik vermeyeceğiz. Milletime şunu söylüyorum “Eyvah olağanüstü hal ilan edildi. Valiler devreden çıkın TSK mı devreye girecek. Tam aksine valilerimizin yetkisi daha da artacak. TSK valilerimizin emrinde bu süreci sürdürecektir.” diye konuştu.

MGK ve Bakanlar Kurulu sonrasında alınan kararları açıklayan Erdoğan, bir teşekkür konuşması da yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi gecesi hükümete destek verdiklerini açıklayan muhalefet partilerine teşekkür etmezken, “Şu siyasi parti, bu siyasi parti konuşacak değilim. Cumhurun başı olarak milletimizle iftihar ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşması sırasında 3 ay süreyle olağanüstü hal ilanını da açıklayan Cumhurbaşkanı, “MGK olarak yaptığımız kapsamlı değerlendirme kapsamında darbe girişiminde bulunan terör örgütünün bertaraf edilmesi için anayasamızın 120. Maddesi kapsamında olağanüstü hal ilan edilmesi tavsiye kararını aldık. Bakanlar Kurulumuz da 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edilmesini kararlaştırdık.” dedi.

 

(Hürriyet, T24)

UNESCO Dünya Mirası listesine giren yeni alanlar açıklandı

10 Temmuz’da İstanbul’da başlayan UNESCO Dünya Mirası 40.Komitesi son oturumunda Dünya Mirası Listesine 8 yeni yer ekledi.

60

10 Temmuz’da İstanbul Kongre Merkezi’nde başlayan UNESCO toplantısı bitti. Toplantının son oturumunda, dünya çapında 8 yeni yer Dünya Mirası Listesine eklendi ve 2017 Dünya Mirası Komitesinin Polonya’nın Kraków şehrinde gerçekleşmesine karar verildi.

Yeni eklenen 6 doğal alan ve 2 karma (doğal ve kültürel) alan şu şekilde:

SHENNONGJIA ORMANI, ÇİN: Çin’in Hubei eyaletinde bulunan Shennongjia Orman Bölgesi iki bileşenden oluşuyor: Batıya doğru uzanan Shennongding/Badong bölgesi ve doğuya doğru uzanan Laojunshan bölgesi. Orman bölgesi, Çin’in merkezinde yer alan en büyük orman bölgesi olma özelliğini korurken, dev çin Semenderi, altın maymun gibi nadir hayvan çeşitlerine habitat sağlıyor. Bölge botanik araştırmalar tarihi açısından ve 19-20.yüzyılda yapılan uluslararası bitki keşifleri açısından çok büyük önem teşkil ediyor.

MISTAKEN POINT MUTLAK KORUMA ALANI, KANADA: Kanada’nın Newfoundland adasının güney doğusunda bulunan fosil alanı, 17 kilometre uzunluğundaki dar sahil falezini içeriyor. 580-560 milyon yıl öncesinden kalma olan falezler, büyük fosillere ait en eski bölge olma özelliğini taşıyor. Bu fosiller dünyadaki yaşamla ilgili büyük ve biyolojik olarak kompleks organizmaların ortaya çıkması açısından bir dönüm noktası olarak görülüyor.

57

REVILLAGIGEDO TAKIMADALARI, MEKSİKA: Pasifik Okyanusu’nun doğusunda yer alan takımadalar dört uzak adadan oluşuyor: San Benedicto, Socorro, Roca Partida ve Clarión Adaları. Bu adalar, batık sıraağların volkanik zirvelerini temsil eder. Nadir deniz kuşları ve yaban hayatı için kritik bir habitat sağlar. Adaları çevreleyen sular da balinalar, yunuslar ve çeşitli deniz canlılarına ev sahipliği yapar.

SANGANEB MİLLİ PARKI VE DUNGONAB KOYU, SUDAN: alan iki ayrı bölgeden oluşmaktadır: Sanganeb Kızıldeniz’in merkezinde yer alan ve Sudan’ın 25 km açığında bulunan mercan kayalığı alanıyken, Dungonab Koyu ve Mukkawar Adası, Sudan Limanı’nın 125 km kuzeyinde yer alır. Bölge oldukça çeşitli mercan resifi, rizofora, deniz çayırı yatakları, kumsallar ve adacıklardan oluşur. Bunun yanında deniz kuşları, deniz memelileri, balık çeşitleri, kaplumbağalar gibi çeşitli deniz hayvanları için habitat sağlar.

61

LUT ÇÖLÜ, İRAN: İran’ın güneydoğusunda yer alan bu kurak subtropikal alan Haziran ve Ekim arası dönemde oldukça şiddetli rüzgarlara maruz kalır. Sonuç olarak bu alan, rüzgarla oluşan yardang arazi şekillerinin (hakim rüzgar yönüne paralel olarak uzanan, birbirlerinden keskin sırtlarla ayrılmış ve ana çizgileriyle “U” profil gösteren oluklar) eşsiz örneklerine sahiptir. Bu arazi halihazırda devam eden jeolojik sürece eşsiz bir örnek olarak gösterilebilir.

BATI TANRI DAĞLARI, KAZAKİSTAN – KIRGIZİSTAN – ÖZBEKİSTAN: Üç ülke arasında yer alan bu bölge dünyadaki en büyük sıradağlar arasında yer alır. 700 – 4503 metre yüksekliğinde yer alan Batı Tanrı Dağları, zengin biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Muhteşem orman çeşitliliği ve işlenmiş meyve ekinleri ile bitkiler açısından eşsiz çeşitliliğe sahiptir.

56

ENNEDI MASSIF TABİAT VE KÜLTÜR ALANI, ÇAD: Ülkenin kuzeydoğusunda yer alan bölge, zaman içinde vadiler ve kanyonlar içeren platoda, su ve rüzgar tarafından şekillenen kumtaşı Ennedi Massif’ten oluşur. Eşsiz manzarası falezler ve doğal oluşan kemerle süslenmiştir. Ayrıca, mağazaların kaya yüzeylerine ve kanyonlara çizilen ve oyulan resimler Sahra’nın en büyük kaya sanatı örneklerini oluşturur.

AHWAR, IRAK: Güney Irak’ta yer alan Ahwar yedi alandan oluşuyor. Bunların üçü arkeolojik bölge iken dördü sulak alandaki bataklık alanlardan meydana gelir. Arkeolojik alan, Fırat ve Dicle Nehirlerinin deltalarında, Güney Mezopotamya’da, MÖ 4 ve 3.milenyumlarda gelişen Sümer şehirlerinin ve yerleşkelerinin  kalıntılarını oluşturan Uruk ve Ur antik şehirleri ile Tell Eridu arkeolojik alanını kapsar. Mezopotamya Bataklıkları olarak da bilinen bölge dünyanın en geniş denizden uzak delta sistemini oluşturur.

whc.unesco.org

 

(Aktüel Arkeoloji.com)

Datça’da bu haftasonu 1. Uluslararası Üç Badem Masal Festivali var

1. Uluslararası Datça Üç Badem Masal Festivali,  22-24 Temmuz 2016 yani bu haftasonunda doğası, anaforlu havası ile başlıbaşına bir masal diyarı olan Datça’da kalplere iyilik ve şifa tohumları ekmeyi amaçlıyor.

52

SEİBA Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı Merkezi’nin desteğiyle, gerçekleşecek bu festival;  Türkiye’den ve dünyadan hikaye anlatıcılarını ağırlayacak.

Yaşanan son gelişmeler sonrası acaba iptal edilecek mi kuşkularının artması üzerine sosyal medya hesapları üzerinden bir açıklama yayınlayan festival komitesi, “Festivalimizi iptal etmiyoruz. Neden masallara, birbirimizin hikayelerine, göz göze muhabbete yer vermeyelim?” şeklinde açıklama yaptı.

Herkese açık ve Ücretsiz

Festival bünyesinde çocuklara ve yetişkinlere özel performanslar ve masal atölyeleri düzenlenecek. Festival etkinlikleri halka açık ve ücretsiz olacak. Festivalin sanat yönetmenliğini Seiba kurucularından Nazlı Çevik Azazi, genel koordinatörlüğüAyşegül Aksel Kamacı üstleniyor. Müziklerde Şafak Velioğlu ve danslarıyla Burcu Yılmaz masallara eşlik ediyor.

Festival, unutulmaya yüz tutmuş olan “Hikâye Anlatma Sanatı”nı hatırlatmak, Türkiye’de ve dünyada bu alanda bir çekim merkezi yaratmak üzere anlatıcıları Datça’da buluşturuyor.

Eski Datça sokaklarında üç elma üç bademe dönüşürken Güler Yücel’in dokunuşuyla  kanatlanıp yeni bir ruh buluyor.  Eski Datça’nın mekanları ve sokakları, kendi  zamansızlıklarının ruhuyla festivale ev sahipliği yapacak.

Açılış ve kapanış Eski Datça’da, festivalin ana mekanı olan “Eski Meydan”’da düzenlenecek. Festivale destek veren diğer mekanlar; Eski Datça Kooperatif Art&Retreat, AlTüst Mekan, Evvel Sanat, Palamutbükü Nostalgia, Yazı Köyü Kahvesi.

Hikâyelerin rehberliğine inanan herkes, festivalin kollarında hayal âlemlerine dalmaya, SEİBA ağacının gölgesinde serinlemeye davetli.

Festival organizatörleri imkanı olaran herkesi, “Bu çağrı size, hadi gelin hep beraber Datça’nın sarıp sarmalayan melteminde gökten üç badem düşürelim; anlatalım, dinleyelim, hikâyelerde hemhâl olalım…” sözleri ile Datça’ya davet ediyor.

53

1. Uluslararası Datça Üç Badem Masal Festivali Programı için tklynz.

Üç Badem Masal Festivali’nin web adresi için tklynz.

İlk festivalin facebook etkinlik sayfası için tklynz.

 

(Eğitim Pedia.com, Yeşil Gazete)

Fuat Avni, ‘yakalandı’ iddiasına twitterdan yanıt verdi: Görevimin başındayım!

Başbakanlık ek binasındaki Veri Toplama Merkezi’nin İstihbarat Şefi Akif Mustafa Koçyiğit olduğu ve deşifre olduğu iddia edilen twitter fenomeni Fuat Avni, iddiaların asılsız olduğunu gene twitter üzerinden açıkladı.

51

Başbakanlık Ek Binası’nda Twitter fenomeni Fuat Avni’nin hesabını yönetenlere yönelik İstanbul polisi tarafından operasyon düzenlendiği iddia edilmişti. Fuat Avni ise, operasyonun ardından @fuatavni_f twitter hesabı üzerinden attığı mesaj ile, “Yine mi yakaladınız beni. Görevimin başındayım” dedi.

Fuat Avni’nin operasyondan sonra attığı tweetler ise şöyle:

484950

Fuat Avni’nin Başbakanlık ek binasında çalışan ve bilişim grubunun en önemli koltuğunda oturan, Veri Toplama Merkezinin İstihbarat Şefi Akif Mustafa Koçyiğit olduğu iddia ediliyor.

Akif Mustafa Koçyiğit’in, İstihbarat Daire Başkanlığı Bilgi İşlem Merkezi’nde yer alan 9 kişilik uzman bir mühendis kadrosuyla çalıştığı ve Fuat Avni’ye yapılan operasyonla birlikte bu 9 bilgisayar mühendisinin de gece yarısı operasyonuyla gözaltına alındığı belirtildi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamuda 20 binden fazla kamu görevlisi açığa alınmıştı.

 

(T24)