Ana Sayfa Blog Sayfa 3298

Profesör İştar Gözaydın gözaltına alındı

İdam ve şiddete karşı paylaşımları nedeniyle Gediz Üniversitesi’ndeki görevinden açığa alınan Profesör İştar Gözaydın gözaltına alındı.

Gözaydın’ın gözaltına alındığını Twitter’dan duyuran eşi İskender Savaşır, Gözaydın’ın sabah 06.00 sularında evden gözaltına alındığını belirtti.

Gözaydın, Gediz Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı iken 21 Temmuz’da idama ve şiddete karşı paylaşımları nedeniyle üniversitedeki görevinden açığa alınmıştı.

Gediz üniversitesi 22 Temmuz’da yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştı.

Gediz Üniversitesi’nden 14 gözaltı

Anadolu Ajansı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcılığı’nın yürüttüğü “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY)” yönelik operasyon kapsamında İzmir, İstanbul, Manisa ve Adana’da bazı adreslere sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendiğini duyurdu.

Operasyonlarda, kapatılan Gediz Üniversitesinde çalışan ve hakkında yakalama kararı bulunan 33 kişiden 14’ünün gözaltına alındığını belirtti.

Doğan Haber Ajansı, gözaltına alınanlar arasında iki profesör ile kapatılan Gediz Üniversitesi’nde çalışanlar olduğu bilgisini geçti.

Haberlerde isim listesi yer almadı.

İştar Gözaydın hakkında

1959 yılında İstanbul’da doğdu. 1977’de Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nden, 1981’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1982 yılında aynı fakültenin İdare Hukuku Anabilim dalı’nda araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 1986-1987 yıllarında Fulbright Bursu’yla ABD’de lisansüstü çalışmalarına devam etti. 1986’da Georgetown University International Law Institute’da devam ettiği A.B.D. hukuk sistemi üzerine sertifika programından sonra, 1987’de New York Üniversitesi’nden yüksek lisans; 1991’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden doktora derecesini aldı. 1997’de doçent, 2006’da profesör unvanlarını aldı.

Akademik çalışmaları din ve devlet ilişkileri, Türkiye’nin dış politikasında dinin rolü, dinsel ayırımcılık ve hukuk-siyaset ilişkileri üzerinde yoğunlaştı.

Helsinki Yurttaşlar Derneği kurucu üyesi.

Çok sayıda uluslararası ve ulusal yayını var. Kitaplarından bazıları: Diyanet: Türkiye Cumhuriyeti’nde Dinin Tanzimi, Müslüman Toplum, “Laik” Devlet: Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı, Bir Toplumda Bir arada Yasamak için Akılda Tutulması Gerekenlere Dair El Kitabı

Akademik çalışmaları dışında, kurucularından olduğu Açık Radyo 94.9’ta 1995’ten beri sürdürmekte olduğu programlarında, son yıllarda Johann Sebastian Bach üzerine yoğunlaşan “Mekanlar ve Çağlar içinde Ses” adlı bir müzik programının yapımcı ve sunuculuğunu sürdürüyor.

7 Haziran 2015 seçimleri öncesi cumhurbaşkanının seçimlere gölge düşürdüğünü belirterek siyasi partilere, medyaya, anayasal kurumlara ve hükümete çağrı yapan 76 akademisyen arasındaydı.

Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi dekanlığı görevinde bulundu.

Gediz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı görevini sürdürürken açığa alındı. Sosyal medyadaki açıklamasında gerekçe olarak “Reteweetlediği iki Diken makalesi, idama ve şiddete karşı çıkan paylaşımlar” gösterildiğini belirtmişti.

Diken’de yer alan habere göre Gözaydın, açığa alınmasıyla ilgili: “İdama ve şiddete karşı durmayacaksak, insan onuruna sahip çıkmayacaksak; biz akademisyen ve insan olarak ne için varız ki?” demişti.

Gediz Üniversitesi 23 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayınlanan 667 KHK ile”Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY)”e ait ya da bağlantılı olduğu iddia edildiği” gerekçesiyle kapatılan 15 vakıf üniversitesi arasındaydı.

 

(Bianet)

ABD güneş enerjisi alanında tarihindeki en hızlı büyümeyi yaşıyor

ABD’nin güneş enerjisine dayalı elektrik üretim kapasitesinin yılın üçüncü çeyreğinde rekor kırarak 4.143 MW arttığı bildirildi.

ABD güneş enerjisi birliği SEIA ile araştırma kuruluşu GTM Research ortak çalışmasına göre bu dönemde gerçekleşen kapasite artışı bir önceki çeyreğe göre yüzde 99, bir yıl öncenin aynı dönemine göre ise yüzde 191 oranında daha yüksek oldu.

Çalışmada bu artışın Temmuz-Eylül döneminde ABD’de ortalama olarak her dakikada 260 watt gücünde bir panelin, her 32 dakikada ise 1 MW’lık ek gücün devreye alındığını gösterdiği vurgulandı.

En büyük pay büyük ölçekte

Çalışmadaki verilere göre bu dönemde gerçekleşen toplam artışın yüzde 77’ye denk olan 3,2 GW’lık bölümü büyük ölçekli santral kurulumları alanında oldu.

Konut sektöründeki büyüme ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 10 oranında gerilerken, 2015’in aynı dönemine göre ise yalnızca yüzde 2 oranında büyüme gösterdi.

Konut dışındaki çatı kurulumları alanında ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 15, 2015’in aynı dönemine göre ise yüzde 37 oranında büyüme sağlandı.

Bununla birlikte çalışmada bu dönemde devreye giren güneş enerjisi gücünün yüzde 20’sinin de kooperatif modeli ile gerçekleştirildiğinin de altı çizildi.

Dördüncü çeyrekte büyüme artacak

GTM Research öngörülerine göre ABD’nin güneş elektriği gücü 2016’nın son çeyreğinde geçtiğimiz dönemi de aşarak 4.800 MW’ın üzerinde , yılın tamamında ise 14.1 GW’lık artış gösterecek.

Kuruluşun tespitlerine göre ABD güneş elektriği gücünde Eylül ayı sonu itibari ile 35,8 GW’a ulaşmış durumda.

Türkiye üçüncü çeyrekte 200 MW’ın üzerinde büyümüştü

Aynı dönemde Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü ise 202,51 MW artarak toplamda 708,41 MW’a yükselmişti. Güneş enerjisi bu dönemde Türkiye’de devreye giren 1.552,7 MW’lık kurulu gücün yüzde 13’ünü oluşturmuştu.

 

(Solar.ist)

Beyoğlu KOS mekanda, ‘Yok Eden İnsan’ belgesel fotoğraf gösterimi

İstanbul Beyoğlu’nda bulunan KOS mekanda 21 Aralık Çarşamba günü (yarın) saat 19.00’da, ‘Yok Eden İnsan’ adında Belgesel Fotoğraf Gösterimi gerçekleştirilecek.

Kuzey Ormanları Savunması, doğaya ve çevreye verilen zarara karşı durmanın etkin araçlarından biri de fotoğraflamak. Çevre meselelerine odaklanan, kimi zaman savaş muhabirleri gibi riskli ve çatışmalı bölgelerde çalışmak zorunda kalan fotoğrafçıların işlerini görmek için tüm doğa ve yaşam savunucusu dostlarımızı gösterime davet ediyor.

Yaklaşık 1 saat sürecek gösterimde sırasıyla gösterilecekler:

SOYUNU TÜKETENE KADAR TİCARET (9’43”) – Patrick Brown

SİYAH SU (6’27”) – Thomas Lekfeldt

AMAZON SAVAŞÇILARININ AĞAÇLARI İÇİN MÜCADELESİ (2’42”) – Lunaé Parracho

CERATTEPE (4’59”) – Ümit Oktay Aymelek

GRİ ÇAYIR (4’59”) – Diego Mayon

ZİRAİ İLAÇLARIN İNSANİ BEDELİ (11’13”) – Pablo Ernesto Piovano

TOKSİK SULAR (2’43”) – David Verberckt

MİNAS GERAIS FELAKETİ (4’13”) – Ricardo Moraes

SAKLI ÖLÜM (4’05”) – Tommaso Ausili

TÜKENİŞ : DAĞILMIŞ TABİATI DÖNÜŞTÜRMEK (1’55”) – Alejandro Durán

3. Belgesel Fotoğraf Günleri kapsamında “Yok Eden İnsan” teması altında toplanan çalışmaların gösterim izni Fotoğraf Vakfı tarfından verildi.

Tarih: 21 Aralık Çarşamba
Saat : 19.00
Yer : KOS Mekan
Adres: Atıf Yılmaz Cad. Nane Sok. No 17/3, Beyoğlu (İstiklal Caddesi üzerindeki Ağa Cami yanından girildiğinde sağdan üçüncü sokak)

Facebook etkinlik sayfası için tklynz.

 

(Yeşil Gazete, Kuzey Ormanları.org)

Zürih’te camiye saldırı: 3 kişi yaralı

İsviçre’nin Zürih kentinde dün akşam bir camiye düzenlenen silahlı saldırıda üç kişi yaralandı.

Zürih polisinden yapılan açıklamada, kimliği bilinmeyen bir kişinin dün akşam saat 17:30 sularında tren garı yakınındaki camiye gelerek etrafa ateş açtığı belirtildi. Görgü tanıkları da saldırganın koyu renk bir elbise ve bere takmış olduğunu anlattı.

Polis, saldırganın camidekilere birkaç el ateş açıtığını ve 30, 35 ve 56 yaşlarındaki üç kişiyi yaraladığını duyurdu. Yaralıların durumuna ilişkin açıklama yapılmadı. Olayın ardından camiye giriş çıkışların kapatıldığı öğrenildi.

Kaçan saldırgan aranıyor

Zürih polisi saldırı sonrasında kaçan ve 30 yaşlarında olduğu tahmin edilen saldırganın arandığını, ayrıca saldırı sonrasında bölgeye yakın bir yerde bir ceset bulunduğunu ve olayla bağlantısının araştırıldığını duyurdu.

Saldırının düzenlendiği caminin daha önce Türklerin denetiminde olduğu, son dönemlerde ise camiyi başta Somalililer ve Eritreliler olmak üzere Afrikalı Müslümanların yoğun olarak ibadet için kullandığı belirtildi.

İsviçre’de geçtiğimiz aylarda birden fazla cami saldırılara hedef olmuştu.

 

(Deutsche Welle Türkçe)

Rusya’dan bir heyet Karlov suikastını incelemek için Türkiye’ye geliyor

Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov’un öldürülmesinin ardından Rusya’dan bir heyet Salı günü Türkiye’ye gelecek. Anadolu Ajansı (AA), Karlov’un cenazesinin Adli Tıp Kurumu’na getirildiğini bildirdi.

Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, suikastı incelemek için gelecek heyetin TSİ 11.00’de ülkede olması bekleniyor.

Suikastın ardından Rusya’dan cinayeti birlikte soruşturma talebi gelmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bu talebe yanıt olarak “Sayın Karlov’un cenazesini kendi gönderecekleri uçakla aldırma talebinde bulundular. Bir soruşturmayla ilgili bir operasyon merkezini kendilerinin de göndereceği elemanlarla birlikte yapmanın çok daha isabetli olacağı ifadesini kullandılar. Bizler tüm bunların müşterek olarak yapılmasında bizim açımızdan da herhangi bir sıkıntı yok dedik” açıklamasında bulunmuştu.

İki ülkenin liderleri, açıklamalarında suikastı bir “provokasyon” olarak tanımlamıştı.

 

(BBC Türkçe)

Moskova’da Türkiye, Rusya ve İran buluşması

Türkiye, Rusya ve İran’ın dışişleri ve savunma bakanları bugün ilk kez Rusya’nın başkenti Moskova’da Rus büyükelçiye düzenlenen suikastin gölgesinde biraraya gelecek. Görüşmede Suriye’deki gelişmeler ele alınacak.

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un öldürülmesinin ardından Türkiye, İran ve Rusya arasında yapılacak toplantının ertelenmeyeceği bildirildi. Rus Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Leonid Sluzki, “bu trajediye rağmen yapıcı çalışmalara devam etmeliyiz” dedi. Sluzki, Ankara ile ilişkilerin de sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ev sahipliğinde bugün Moskova’da yapılması planlanan toplantıya Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İranlı mevkîdaşı Cevad Zarif katılacak. Üç ülkenin savunma bakanları ise ayrı bir toplantıda biraraya gelecek. Türkiye, Rusya ve İran arasında ilk kez düzenlenen bu üçlü zirvede, Halep’teki durumun yanı sıra Suriye’deki gelişmeler ele alınacak.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da yaptığı açıklamada, bu toplantıda Suriye’de gerçekten etkili olan ülkelerin biraraya geleceğini ifade etti. Lavrov, toplantıda Türk ve İranlı mevkîdaşları ile ayrıntılı ve somut bir şekilde Suriye’deki durumun iyileşmesi için gerçekten ne yapabileceğini konuşmak istediğini söyledi. Lavrov, sadece konuşan ve propaganda yapan Batılı ortakların bölgede etkili olamadığını savundu.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan açıklamada ise toplantıdan büyük bir beklenti olmadığı işaret edildi. Açıklamada, toplantının farklı tutumları anlamak için iyi bir fırsat olduğu ifade edildi. Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre, Türkiye Suriye konusunda Rusya ile gizli bir anlaşma yapıldığına ilişkin iddiaları da doğrulamadı. Haberde, Beşar Esad’a bağlı birliklerin Rusya’nın desteği ile Halep’i almasına Türkiye’nin kabul etmesi karşılığında Türkiye’ye Kuzey Suriye’de daha fazla hareket alanı mı sağlandı sorusunu Dışişleri Bakanlığı’nın “bu tür pazarlıklar yapmıyoruz” şeklinde yanıtladığı belirtildi.

Putin barış görüşmelerinin başlamasını istiyor

Suriye krizinde, Türkiye ile Rusya ve İran farklı tutumlar izliyor. Rusya ve İran Esad rejimine destek verirken, Türkiye Kürtlere ve IŞİD’e karşı mücadele veren Suriyeli direnişçi grupları destekliyor.

İran gibi Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı destekleyen Putin, Esad hükümeti ile isyancılar arasında yeniden barış görüşmelerine başlanmasını istiyor. Olası görüşmelerin Kazakistan’da gerçekleşmesini isteyen Putin, planları için destek arıyor.

BM Halep’e gözlemci gönderecek

Birleşmiş Milletler Suriye’de barış görüşmelerine yeniden başlanmasını istiyor. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, yaptığı açıklamada, Suriye’de savaşan tarafları 8 Şubat’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde biraraya gelmesinin öngörüldüğünü belirtti.

Mistura, BM Güvenlik Konseyi’nin Halep’in doğusuna gözlemci gönderilmesini öngören tasarıyı oy birliği ile kabul etmiş olmasını da memmuniyetle karşıladı. BM gözlemcileri, Doğu Halep’in tahliye edilmesinin denetiminden sorumlu olacak. Fransa’nın girişimiyle hazırlanan karar tasarısına Rusya da destek verdi. BM Güvenlik Konseyi’nde daha önce bir çok karar tasarısı Rusya’nın veto etmesi nedeniyle kabul edilmemişti.

Bugün kentten en az 7 bin kişinin otobüslerle tahliye edildiği haber verildi. Ancak en az 7 bin kişinin daha kentte kaldığı tahmin ediliyor.

 

(Deutsche Welle Türkçe)

Otizm Aile Danışma ve Eğitim Merkezi için Umut Ek Sevgi Büyüsün sergisi

Otizm Güçlü Aile Derneği (OGAD), düzenlediği yardım sergisiyle otizm konusunda toplumsal duyarlılığı yükseltmeyi hedefliyor. Sergiden elde edilen gelir, otizmli çocukların ve ailelerinin yararlanacağı Aile Danışma ve Eğitim Merkezi’nin kurulması amacıyla kullanılacak.

Küratörlüğünü Işık Gençoğlu’nun üstlendiği “Umut Ek Sevgi Büyüsün” sergisi, Le Meridien Istanbul Etiler sponsorluğunda 20 Aralık 2016 – 20 Ocak 2017 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Sergiye eserleriyle destek veren otizm dostu sanatçılar ise; Ahu Akkan, Beyza Boynudelik, Cansu Tanpolat, Deniz Sağdıç, Genco Gülan, Hakan Kırdar, Hakan Kürklü, Hatice Gökçe, Hayri Karay, Kerem Sanlıman, Meriç Kara, Murat Germen, Mustafa Seven, Nihal Gündüz, Ömür Tokgöz, Sevgi Karay, Taylan Mintaş, Tina Varon, Ümit Ünal, Varol Topaç ve Yılmaz Zenger.

Işık Gençoğlu, sanatçıların değerli destekleriyle şekillenecek serginin bir bağış organizasyonu olduğunu ifade ediyor. Küratör Gençoğlu sözlerinin devamında şöyle diyor; belli ki kabuk bağlamayacak acılarımızı dayanılır kılabilmek için bizi birleştirmiş ortak bir gaye vardır: İhtiyacı olana yardım etmek. İşte bu sergi bu amaçla gerçekleşmekte ve toplumca kararan gönüllerimize biraz umut serpmeyi görev edinmektedir. Umut ekelim, sevgi büyüsün diye…

Otizm Güçlü Aile Derneği (OGAD)

OGAD, otizm spektrum bozukluğundan etkilenmiş çocukları ve ailelerini eğiterek ve koçluk yaparak desteklemeyi, otizmle baş edebilmek için güçlendirmeyi ve kamuda otizm farkındalığı yaratmayı amaçlayan bir dernek. En büyük hayali ise otizmli çocuklar için, normal gelişim gösteren akranlarıyla birlikte eğitim görebilecekleri bir okul açabilmek; ileride de bunu bir yaşam köyüne dönüştürebilmek. 2013 yılında otizmli çocuklarla ailelerini güçlendirmek ve toplumu otizm konusunda bilinçlendirmek için yola çıkan Otizm Güçlü Aile Derneği (OGAD), otizme dikkat çekmek için farklı etkinlikler organize etmeye devam ediyor.

ABD’de yapılan son araştırmaya göre her 68 çocuktan birine otizm (CDC-The Centers for Disease Control and Prevention) teşhisi konuluyor. Geçmişe göre bu oranlar yükseliş eğiliminde. Otizm tanısı almış çocuklar için kanıtlanmış tek tedavi yöntemi ise, yoğun eğitimden geçiyor. Ülkemizde 18 yaşın altında 352 bin otizmli çocuk ve genç olmasına rağmen bunların sadece 21 bini eğitim alabiliyor. Bu alandaki boşluğu bir parça doldurmak amacıyla, OGAD bir Aile Danışma ve Eğitim Merkezi kurmaya karar vermiş durumda. Merkez bünyesinde hem aileler çocuklarının gelişimi için uzmanlardan öneriler ve eğitimler alabilecek hem de otizmli çocuklar ve normal gelişim gösteren kardeşlerinin/ akranlarının kaynaştırma yöntemiyle bir arada çeşitli atölyelere katılarak gelişim sağlayacakları bir ortam yaratılacak.

 

Haber: Emine Mine Bora

(Yeşil Gazete)

 

Berlin’de bir TIR, Noel pazarına girdi: En az 9 kişi yaşamını yitirdi, 50 kişi de yaralandı

Almanya’nın başkenti Berlin’de dorsesi olan bir tırın Noel pazarına girdiği ve insanları altına alarak ilerlediği belirtildi. Berlin polisi olay yerinde 9 ölü ve en az 50 yaralının bulunduğunu belirtti.

Berlin’in ünlü Kurfürstendamm Caddesi’ndeki Noel pazarına bu gece hızla giren bir tır, çok sayıda kişiyi altına aldı. Berlin polisi, olayda şimdiye dek 9 ölünün ve en az 50 yaralının bulunduğunu açıkladı. Polis, saldırının bir terör saldırısı olduğunu ve tüm bulguların bunu gösterdiğini açıkladı.

Şoför olay yerinden kaçtı

Tır şöförünün olay yerinden kaçtığı da belirtildi. Alman medyası çok sayıda ölü ve yaralının olduğunu söyledi. Görgü tanıkları pazarda ayrıca patlama seslerinin de duyulduğunu aktardı.

TIR Polonya plakası 

 

Olay yerinde terkedilen tırın Polonya plakalı olduğu da gelen bilgiler arasında.

Nice saldırısını hatırlattı 

Olay geçtiğimiz temmuz ayında Fransa’nın Nice kentinde yaşanan kamyonlu terör saldırısını hatırlattı.

Tunus doğumlu Muhammed Buhlel, Nice’in kordon boyunda hızla sürdüğü kamyonu Bastille Günü’nü kutlayan kalabalığın içine sokmuş, 86 kişi ölmüştü. Polis Buhlel’i vurarak durdurabilmişti.

 

(T24)

Büyükelçiye saldırıyla ilgili Rusya’dan ilk açıklama

Rusya Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Mariya Zaharova, Ankara’da Rus Büyükelçiye düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili bakanlığın kısa süre içinde açıklama yapacağını bildirdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Mariya Zaharova

Zaharova, “Dışişleri Bakanlığı Rus Büyükelçiye yapılan saldırı sebebiyle açıklamada bulunacaktır. Sadece resmi bilgilerin dikkate alınmasını rica ediyoruz” dedi.

Açıklamada, Türk yetkililerle irtibat halinde olunduğu bildirildi.

Kremlin’den ilk açıklama

Kremlin Basın Sözcüsü Dimitri Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un silahlı saldırıya uğraması konusunda bilgilendirildiğini söyledi.Rus basınına açıklama yapan Peskov, “Başkan Putin’e bilgi verdik. Bilgileri kontrol ediyoruz” dedi.Peskov, “Putin, Dışişleri Bakanı ve istihbarat birimleri başkanlarından rapor almayı planlıyor” ifadelerini kullandı.

 

(Cumhuriyet)

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov silahlı saldırıda öldürüldü

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov’a, Ankara’da silahlı saldırı düzenlendi. Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde bir resim sergisini ziyareti sırasında saldırıya maruz kalan Karlov’un hayatını kaybettiği bildirildi.

Saldırgan,  polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda olay yerinde öldürüldü. Büyükelçi Karlov’un katıldığı serginin açıldığı binaya polis kimliğiyle girdiği belirtilen saldırganın 1994 Aydın Söke doğumlu Ankara Çevik Kuvvet’te görevli polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş olduğu belirtildi ancak bu konuda resmi açıklama yapılmadı.

 

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Devlet Başkanı Vladimir Putin’e saldırıyla ilgili bilgi verildiğini ve Rus liderin kısa süre içerisinde Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ve diğer üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir araya geleceğini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov’a düzenlenen saldırının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) gündemine taşınacağını açıkladı.

Saldırı sırasında olay yerinde bulunan Hürriyet muhabiri Haşim Kılıç, CNNTürk televizyonuna olayı şöyle aktardı:

“Elçinin arkasında duran takım elbiseli bir adam vardı, önce havaya ateş açtı, ardından büyükelçiyi arkadan vurdu. Saldırgan Halep’le ilgili şeyler söyledi. Sonra insanların dışarı çıkmasını istedi, herkes dışarı çıktı. Sonra elçinin yerde yatan bedenine birkaç el daha ateş açtı. İçeriye polis kimliği göstererek girdiği ve Rus büyükelçinin kendi koruması olduğu söyleniyor.”

Andrey Karlov, Temmuz 2013’te Ankara’ya Büyükelçi olarak atanmıştı.

Karlov, 1954 yılında Moskova’da doğdu ve diplomatik kariyerine 1976 yılında başladı. Daha önce hem Kuzey hem Güney Kore’de görev yaptı. Çok iyi düzeyde Korece biliyor.

Türkiye’ye atanmadan önce 6 yıl boyunca Rusya Dışişleri Bakanlığı’nda Konsolosluk İşleri Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuştu.

 

1954 Moskova doğumlu Andrey Karlov, yüksek eğitimini 1976 yılında Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstütüsü’nden, 1992 yılında ise Diplomasi Akademisi’nden mezun olup tamamlamıştı. 1976 yılından itibaren diplomatik alanda çalışıyor. SSCB ve Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Merkez teşkilatının yanı sıra yurtdışı temsilciliklerde görev yaptı. 2001 – 2006 – Rusya Federasyonu Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Büyükelçisi. 2007 – 2013 – Rusya Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdür Yardımcısı, Genel Müdürü. Korece ve İngilizce biliyor. Evli ve bir oğlu var.

(BBC Türkçe, T24)