Ana Sayfa Blog Sayfa 2784

Türkiye’deki baraj projeleri Financial Times gündeminde

İngiliz Financial Times gazetesi sayfalarında bugün, Türkiye’nin güneydoğu Anadolu bölgesindeki baraj projelerinin Irak’ı kaygılandırdığını, Türkiye’nin ise komşusuna güvence vermeye çalıştığını yazdı.

Konuyu tam sayfalık bir haberle ele alan gazete, hem Türkiye hem Irak tarafından yetkililer, yöre sakinleri ve aktivistlerle konuştu.

Haberde Türkiye’nin, Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında Fırat ve Dicle nehirleri üzerine toplam 22 baraj inşa etmeyi hedeflediği, Ilısu Barajı’nın yapımının tamamlandığı aktarılıyor.

FT’ye göre, hava şartları nedeniyle hali hazırda su sorunu yaşayan Irak, bu projeler nedeniyle suyla ilgili daha fazla olumsuzluk yaşayacağına dair kaygılanıyor.

Irak suyunun yüzde 80’i tarım için harcanıyor. Ülkenin nüfusunun üçte biri olan 37 milyon kişi de geçimini tarımdan sağlıyor.

Gazete, Iraklı çevre aktivistlerinin, Orta Doğu’da artan hava sıcaklarının önümüzdeki yıllarda Irak’taki suyun durumunu olumsuz etkileyeceğini, barajların bu olumsuzluğu daha da artıracağını söylediğini aktarıyor.

FT, Türkiye’nin suyun Irak’la “eşit, makul ve en uygun şekilde” paylaşılacağını söylediğini, Irak Su Bakanı Hasan El-Cebani’ninse Ankara’yı, “suyu, üzerine pazarlık yapılan bir meta olarak kullanmakla” eleştirdiğini yazıyor.

“Çözüm modernizasyonda ancak Irak’ın bunun için yeterli bütçesi yok”

Ilısu Barajı Haziran başında su tutmaya başlamış ancak Irak’ın talebi üzerine su tutma işlemi Temmuz ayına ertelenmişti.

Gazete, konuyla ilgili iki ülke arasında görüşmeler yapıldığını, Ankara ve Bağdat’ın sorunun temelli çözümünü ise Irak’ın su sisteminin ve tarım yöntemlerinin modernleştirilmesinde gördükleri konusunda hem fikir olduklarını yazıyor.

Buna göre Irak’taki sulama kanalları damlama sulamaya çevrilmeli, çiftçiler ucuza ithal edilebilecek su temelli ürünler yerine farklı ürünlere yönelmeli.

Ancak FT, borç sorunu bulunan ve yıllardır düşük petrol fiyatlarının sıkıştırdığı Irak’ın buna dair bütçesi olmadığını söylediğini yazıyor.

Haberde ayrıca Türkiye’deki güvenlik uzmanlarının,bu tür yatırım projelerinin, yerel halkın ekonomik olarak zayıflığını sonlandıracağını ve böylece PKK’nın bundan faydalanarak buradan kendisine militan devşirmesinin önüne geçeceğini savunduğu da yazılıyor.

FT, Türk yetkililerin bu projelerle, bölgenin Türkiye’nin kalanıyla arasındaki ekonomik gelişme farkını kapatacağı, birçok kişiye istihdam yaratılacağını söylediğini belirtiyor.

Gazete bununla birlikte Kürt aktivistlerin, Ilısu Barajı’nın olumsuz çevresel, kültürel ve sosyal etkileri olduğunu, insanların bu bölgeden göç etmek zorunda kalacaklarını, uzun vadede de hedeflenenin tersine bölge halkı arasında öfkenin artacağını söylediğini aktarıyor.

 

(BBC Türkçe)

Bolivya Titicaca Gölü’ne su altı müzesi inşa edecek

Bolivya, binlerce arkeolojik eserin bulunduğu Titicaca Gölü’nün altında müze inşa etme kararı aldı.

Bolivya ile Peru arasındaki Titicaca Gölü’nde binlerce arkeolojik eser bulunuyor.

Bolivya hükümeti inşa edeceği su altı müzesinin maliyetinin 10 milyon dolar olacağı açıklandı.

Bolivya Kültür Bakanı Wilma Alanoca, “Hem turistik bir merkez hem de dünyada benzeri olmayan arkeolojik, jeolojik ve biyolojik bir araştırma merkezi olacak” dedi.

Müzenin tasarımı, projenin ortaklarından biri olan Belçikalı kalkınma kurumu Enabel tarafından gerçekleştirilecek.

Gölde yapılan son araştırmalar sırasında 10 bin arkeolojik eser bulunmuştu.

Bunlar arasında Tiwanaku-öncesi, Tiwanaku ve İnka antik uygarlıkları dönemine ait kemikler ve metalden artefaklar, insan ve hayvan kemikleri, mutfak gereçleri yer alıyor.

 

(Karınca)

Beren Saat’ten ebeveynlere çağrı: Feminist çocuklar yetiştirin

Oyuncu Beren Saat, Fransa’da da yayınlanmaya başlayan ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisi için Le Figaro gazetesine röportaj verdi.

Röportajda ‘feminizmden korkulmaması gerektiğini’ vurgulayan Saat, “Mücadelemiz sessizlik yeminini kırmak ve tüm kadınları korumak” dedi.

ABD’de cinsel tacize karşı Twitter üzerinden başlatılan #MeToo (Ben de) kampanyası bağlamında kadınların gösterdiği dayanışmaya hayran olduğunu belirten Saat, “Bundan birkaç yıl önce benzer bir hareketi biz de Özgecan’ın ölümünden sonra yaşadık. Eşi benzeri görülmemiş bu barbarlık sonrasında bu genç kadın konusunda yazmaya ve gösterilere katılmaya karar verdim. Sonunda eşitliği tadacağımızı umuyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de feminizm gibi ‘izm’ ile biten kelimelerden korkulduğunu dile getiren Saat, “Çocuğu olan tüm arkadaşlarıma şunu söylüyorum: Eğer ülkedeki dinginliğe katkıda bulunmak istiyorsanız feminist çocuklar yetiştirin. Feminizmden korkmayın” diye konuştu.

 

(Gazete Karınca)

Erkekler Haziran ayında 39 kadını öldürdü

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2018 Haziran ayı raporunu açıkladı.

Rapora göre Haziran’da erkekler 39 kadını öldürdü.

Bu ay kadın cinayetlerinde 18 kadının ölüm nedeni tespit edilemedi.

Ölümlerden 9’unun şüpheli olduğu belirtildi.

5’i kendi hayatına dair karar almak isterken, 4’ü boşanmak, 2’si ayrılmak istediği ve 1’i başka bir kadını korumak istediği için öldürüldü.

Öldürülen kadınların 9’u 36-65 yaş aralığındayken, 6’sı 26-35 yaş arasında, 6’sı 19-25 yaş arasında.

24 Haziran seçimlerinde ise 12 bin kadın güvenliği sağlanamadığı için oy kullanamadı.

Rapora göre cinsel şiddet ve çocuğa yönelik cinsel istismar artış gösterdi.

Basına yansıyan haberlere göre 24 çocuğun istismara maruz bırakıldığı belirtildi.

Bu ay çocukların 10’u tanımadığı kişiler, 5’i akrabası, 4’ü öğretmeni, 1’i patronu, 4’ü tanıdığı kişiler tarafından istismara uğradı.

Öte yandan Haziran ayında 22 kadın cinsel şiddete maruz bırakıldı.

Kadınların 19’u tanımadığı, 1’i akrabası, 1’i öğretmeni ve 1’i tanıdığı erkekler tarafından cinsel şiddete maruz bırakıldı.

Bu ay içinde kadın cinayetinin en çok işlendiği iller şunlar oldu: İstanbul’da 4, Antalya’da 4, Bursa’da 3, İzmir’de 3, Muğla’da 3.

 

 

(Yeşil Gazete)

Berna Laçin’e twitter paylaşımı nedeniyle soruşturma

Oyuncu Berna Laçin hakkında “halkın dini değerlerini aşağılama” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma için gösterilen delil Laçin’in Twitter hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşım.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, oyuncu Berna Laçin hakkında Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda “halkın dini değerlerini aşağılama” suçunu işlediği gerekçesiyle soruşturma başlattı.

Anadolu Ajansı’nın geçtiği habere göre Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı açıklamada Laçin’in kişisel Twitter hesabı üzerinden dün yaptığı paylaşımın halkın dini değerlerini aşağılayıcı mahiyette olduğu ve bu yazıya karşılık sosyal medya sitelerinde yoğun tepkiler oluştuğunun tespit edildiği belirtildi.

Berna Laçin, soruşturmaya konu olan Twitter paylaşımında Ankara’nın Polatlı ilçesinde kaybolan 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara ile Ağrı’da kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in kaybolmalarından günler sonra ölü olarak bulunmalarından sonra sosyal medyada başlatılan idam çağrılarına karşı görüş bildirmişti. Sosyal medyadaki bu çağrılarda “#idam” ve “#idamİSTİYORUZ” etiketleri kullanılmıştı.

 

(DW Türkçe)

TÜİK: Enflasyon yüzde 15,39 ile Ocak 2004’ten bu yana en yüksek seviyesinde

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon Haziran ayında %15,39’a çıktı ve Ocak 2004’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Tüketici fiyatlarındaki aylık artış ise yüzde 2,61 oldu. Reuters ajansının piyasa anketinde beklenti aylık enflasyonun yüzde 1,40 olacağı yönündeydi.

Merkez Bankası’nın yılsonu için enflasyon hedefi %5 seviyesinde bulunuyor.

Enflasyon verisinin ardından Türk Lirası ABD Doları karşısında bir ara yüzde 1,3 değer kaybetti, Dolar/TL kuru 4,68’i aştı.

Yüksek seyreden petrol fiyatları ve Türk Lirası’ndaki yaşanan değer kaybı enflasyondaki artışta önemli rol oynadı.

Haziran ayında en çok fiyat artışı yaşanan ana harcama grubu ulaştırma sektörü oldu. Ulaştırma grubu enflasyonu yıllık bazda %24,26’ya kadar yükseldi.

Ev eşyası fiyatları yüzde 18,91, enflasyon sepetinde en çok ağırlığı bulunan gıda fiyatları ise yıllık bazda yüzde 18,89 arttı.

Haziran verisiyle birlikte Türkiye enflasyonun en yüksek olduğu ikinci gelişen ülke konumuna yükseldi.

 

(BBC Türkçe)

Kaza süsü

Tüm çocuklar için…

Bir kaza haberi geçiyor Mersin’de.

Sarnıç kazası. 3 Temmuz akşamı Mersin, Sarnıç tesislerinin önünde yaşandı.

Sarnıç’a sorarsanız hız cinayeti.

İki çocuğun ölümüne, arkadaşımızın ağır yaralanmasına sebep olan şoföre sorarsanız görünmez kaza.

Sokaktaki vatandaşa sorarsanız Allah’ın takdiri.

Çocukların annesine sorarsanız tükenmez bir acı,

Babalarına sorarsanız dizleri boşalıyor, yere yığılıyor,

Jandarmaya sorarsanız her gün yaşanan kazalardan biri,

Doktora sorarsanız her şeye hazırlıklı olun,

Adalete sorarsanız şikayetiniz var mı,

Akla sorarsanız o yaya geçidinin bilincinde olan sürücü var mı? Hangi sürücü belli belirsiz yapılmış olan o geçitte yayalar için yavaşlıyor? Jandarma yok, yaya geçidi sembolü yok, yavaşla işareti yok, aydınlatma yok! O yaya geçidinin oradaki maksadı ticari mi? Market ve Sarnıç tesisleri arasındaki kolay ulaşımı sağlamak için mi? Aşağıdan çıkan aracın da, yukarıdan inen aracın da kolay kolay yavaşlamasına müsaade etmeyecek eğimli bir yol üzerinde yapılan bu yaya geçidinin nasıl bir mantığı var?!

Vicdana sorarsanız, kahretsin.

Bana sorarsanız, bu bir cinayet.

Dokuz ve beş yaşlarındaki Ekin’e ve Evrim’e artık soramazsınız.

Yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren İlknur’a soramazsınız.

Olay yerinde İlknur’un elini tuttuk.

Sayıkladı, doğrulmak istedi.

Televizyonlar gösterdi kazayı.

Medya harcadı acımızı.

‘’İki küçük kız çocuğu feci kazada can verdi’’

Bu kaza yaratıldı. Kazaya yol açıldı. Görünüyordu her şey, orada ölüm oldu, yarın da olacak.

Ambulansları bekledik, Sarnıç yolundan altmış-yetmiş km hızla 35 dakikada şehir hastanesine vardık.

Hız yapan sürücü de,

Yaya yolu bilincinin olmadığı bir ülkede, yaya yolunu tüm tehlikelere rağmen oraya yapan da,

Buna kaza süsü veren medya da,

Şehrin dışında ulaşımı güç olan hastane yapanlar da,

Emir büyük yerden diyenler de sorumludur.

Çok üzgünüz…

Olmamalıydı böyle,

Olmamalı artık…

 

 

Gökçe Atik

Greenpeace’den insansız hava aracıyla nükleer santrale karşı sıra dışı eylem

Çevre suçlarına karşı yürüttüğü uluslararası kampanyalar ve dikkat çekici eylemleri ile bilinen küresel çevre örgütü Greenpeace, çizgi roman ve film kahramanı görünümünde tasarlanmış bir insansız hava aracını (drone) Fransa’nın Lyon şehri yakınlarındaki Bugey Nükleer Santrali’ne yönlendirdi.

Greenpeace Fransa aktivistleri uçuşa yasak bölge olarak tanımlanmış hava sahasında uçurmayı başardıkları Süperman şeklinde drone aracı, daha da ileri giderek santralin 2 numaralı reaktörünün yakıt havuzuna temas ettirdi.

Eylemin ardından açıklama yapan Greenpeace yetkilileri bu durumun nükleer santralin güvenliğinin son derece zayıf olduğunu kanıtladığını, santralin işletilmesinden sorumlu Fransa Elektrik Kurumu’nun (EDF) güvenlik önlemlerini gözden geçirmesini ve kendilerine yaptıkları uyarıları göz ardı etmemesi gerektiğini açıkladı.

 

(Enerji Günlüğü)

Uluslararası Göç Örgütü: Akdeniz’de altı ayda 1405 sığınmacı hayatını kaybetti

Avrupa mülteci politikalarında nasıl bir yol izleyeceğini tartışırken, Uluslararası Göç Örgütü (IOM), bu yılın başından itibaren Akdeniz üzerinden Avrupa’ya kaçmak için yola çıkan 1405 mülteci hayatını kaybettiğini açıkladı.

Rakamın şu ana kadar tahmin edilenin yüzde 40 üzerinde olduğu vurgulandı.

Bu rakamlara 19 ve 20 Haziran’da meydana gelen faciaların da dahil olduğu belirtildi.

Berlin’deki IOM veri analiz merkezinden Julia Black, sadece bu iki günde en az 215 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

4 günde 300 ölü

Cuma günü Libya’nın başkenti Trablus’un kuzeyi açıklarında mültecileri taşıyan bir balıkçı teknesinin alabolara olması sonucu 104 kişi hayatını kaybetti.

Pazar günüyse Trablus’un doğusunda benzer bir facia meydana geldi, 114 kişi yaşamını yitirdi.

IOM istatistiğinde yer almayan son trajedideyse Pazartesi günü yaşandı ve yine Libya açıklarında bir şişme bottaki 104 kişiden, 63’ü boğularak öldü.

En çok kayıp Haziran’da

Göçmen örgütleri temsilcilerine göre, İtalya’nın limanlarını özel kurtarma gemilerine kapattığı geçen Haziran, Avrupa’ya kaçışlar sırasında son beş yılda en fazla ölüm vakasının yaşandığı ay oldu.

BM verilerine göre Haziran’da 692 sığınmacı daha, güvenli bölgelere kaçış yolculuğunda hayatını kaybetti.

Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) Libya Sorumlusu Othman Belbeisi, Libya açıklarındaki ölüm vakalarının alarm verici boyuta ulaştığını söyledi.

Libya özellikle Afrika’dan Avrupa’ya deniz yoluyla ulaşmak isteyen mültecilerin kaçış rotası üzerinde bulunuyor.

Othman Belbeisi, insan tacirlerinin, Avrupa’nın Akdeniz’de mültecilere yönelik politikalarını sertleştireceği yönündeki artan söylemleri nedeniyle, sığınmacıların endişelerini kendi çıkarları için kullandığını belirtiyor.

Malta Alman yardım gemisine izin vermedi

Malta’da yetkililer geçen günlerde Sea Watch 3 adlı Alman mültecileri kurtarma gemisinin limandan ayrılmasına izin vermedi. Gemi Kaptanı Pia Klemp, “Bizim limandan çıkışımız engellenirken, pek çok kişinin boğularak hayatını kaybetmesi utanç verici bir suç” dedi.  Bir diğer Alman yardım gemisi Sea Eye Örgütü’ne bağlı Seefuchs’a da limandan çıkış izni verilmedi.

Avrupa’ya Akdeniz üzerinden farklı rotalar kullanarak ulaşan kaçak gömenlerin sayısındaysa ciddi bir düşüş yaşandı. IOM’a göre bu yılın Temmuz ayında Avrupa’ya ayak basan sığınmacıların sayısı 45 bin 808’de kaldı. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 100 bin 923’tü.

İstatistiğe yansıyan verilere göre İtalya’ya ulaşan mültecilerin sayısı da azaldı. Buna karşın Yunanistan ve İspanya’ya ulaşanların sayısında artış gözlendi. Rapora göre İtalya’ya 1 Temmuz’a kadar ulaşan mültecilerin sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 80 azalarak 16 bin 585 oldu. Yunanistan’da ise bu sayı yüzde 50’lik bir artışla 13 bin 507, İspanya’da da yüzde 140’lık bir artışla 15 bin 426’yı buldu.

 

(DW Türkçe)

Nepal sel ve heyelana teslim: 17 ölü

Nepal’de şiddetli muson yağmurları sel ve heyelana yol açtı.

İçişleri Bakanlığı en az 17 kişinin öldüğünü, 3 kişinin de yarandığını açıkladı.

1 Temmuz’dan bu yana etkili olan şiddetli yağışlar 20 eyaleti etkisi altına aldı 169 ev zarar gördü.

Meteorolojiden yapılan açıklamada, yağışların ilerleyen günlerde devam edeceği uyarısı yapıldı.

Temmuz-ekim aylarında görülen muson yağmurları nedeniyle her yıl ülkede yüzlerce insan hayatını kaybediyor.

 

(Sözcü, Floodlist)