Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Mart 2019
enflasyon verilerinin odağında yine gıda enflasyonu var. Mart’ta, Tüketici
Fiyat Endeksi yani enflasyon, aylık bazda yüzde 1.03 arttı. Bir önceki yılın
Aralık ayına göre yüzde 2.27, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.71
artış gerçekleşti.
Aynı dönemde gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık fiyat
artışı yüzde 2.44 oldu. Gıdada aylık enflasyonun iki katıdan fazla bir artış
var.
Yıllık bazda da en yüksek artış yüzde 29.77 ile gıda
ve alkolsüz içecekler grubunda gerçekleşti. Sadece yaş meyve ve sebzeye
bakıldığında yıllık bazda fiyat artışı yüzde 70.69 olurken,b u yılın ilk 3
ayındaki artış yüzde 44.03 oldu.
Tüketici Fiyat Endeksi’nde Mart ayında, fiyatı en çok
artan ürünler sıralamasında ilk 7 ürün yaş meyve ve sebze olması dikkat
çekiyor. Mart 2019’da çarliston biberin fiyatı yüzde 43.81,sivri biberin yüzde
36.04,patlıcanın yüzde 19.94,karnabaharın yüzde 19.19, portakalda 16.06, narda
yüzde 16.05,muzda yüzde 15.85, fındık içinin fiyatı yüzde 11.89,ayvanın
10.53,domatesin 8.46 ve patatesin ise yüzde 8.04 oranında artış kaydetti.
Fiyatı en çok düşen sebze meyve ürünlerinde ise ilk
sırada yüzde 18.47 düşüşle ıspanak yer aldı. Maydanozda Mart 2019’da fiyat
düşüşü yüzde 18.30,yeşil soğanda yüzde 16.15 ve salatalıkta ise yüzde 12.91 düşüş
gerçekleşti.
Merkez Bankası ne diyor?
Her ay enflasyon verileri açıklandıktan sonra, Merkez
Bankası, alışılmış(mutat) açıklamasını yapar. Banka, aylardır yaş meyve ve
sebze fiyatlarındaki artışa bağlı olarak gıda fiyatlarının arttığını ve bunun
da enflasyonun temel nedeni olduğuna dikkat çekiyor. Bizim yazdıklarımızı pek
dikkate almayanlar, Merkez Bankası’nı hiç dikkate almıyor.
Merkez Bankası,Mart 2019 “Aylık Fiyat Değerlendirme
Raporu” nda enflasyonun en önemli nedenlerinden birisinin yaş meyve ve sebze
fiyatlarındaki artış olduğuna bir kez daha dikkat çekti.
Bankadan yapılan değerlendirme özetle şöyle: ” Gıda ve
alkolsüz içecekler yıllık enflasyonu Mart ayında 0,52 puan artarak yüzde
29,77’ye yükselmiştir. Bu gelişmede, taze meyve ve sebze fiyatlarına bağlı
olarak yüzde 41,71’e yükselen işlenmemiş gıda enflasyonu belirleyici olmuştur.
Taze meyve-sebze grubunda yıllık enflasyonun yüzde 70,69’a ulaşması dikkat
çekmiştir.Diğer işlenmemiş gıda grubunda ise kırmızı et fiyatlarında artış
gözlenmiştir. Mart ayında işlenmiş gıda fiyatları yüzde 0,25 ile ılımlı bir
oranda artmış; grup yıllık enflasyonu yüzde 18,69’a gerilemiştir. Özetle, bu
dönemde enflasyon taze meyve-sebze grubunda yükselirken, taze meyve-sebze dışı
gıdada gerilemiştir.”
Dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye’de neden
yükseliyor?
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda
Fiyat Endeksi 2018 Mart ayına göre yüzde 3.6 düşüş kaydetti. Birleşmiş
Milletler’ in açıkladığı FAO Raporu’na göre, süt fiyatlarındaki fiyat artışının
tahıl, bitkisel yağ ve şeker fiyat kotasyonlarındaki düşüş ile dengelenmesiyle
Gıda Fiyat Endeksi, Mart ayında genel olarak sabit kaldı.
Gıda ürünleri sepetinin uluslararası fiyatlardaki
aylık değişimlerinin göstergesi olan endeks, Şubat ayından itibaren 2 puanlık
ve 2018 Mart ayına göre de yüzde 3.6’lık bir düşüş göstererek ortalama 167 puan
kaydetti.
Sütte yüzde 6.2 artış, bitkisel yağda yüzde
4.4,tahılda 2.2 düşüş var
FAO Süt Fiyat Endeksi, Okyanusya ülkelerinden beklenen
ihracat elverişliliğindeki daralma öncesinde, tereyağı, peynir ve yağlı süt
tozuna olan güçlü ithalat talebiyle, üçüncü ardışık yükselişini yaparak ay
süresince yüzde 6.2’lik artış gösterdi.
Buna karşın, FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, yüzde
4.4,Tahıl Fiyat Endeksi, yüzde 2.2’lik düşüş kaydetti. Şeker Fiyat Endeksi
kilit üretici ülkelerdeki hasatların beklenenden fazla olmasıyla yüzde 2.1’lik
düşüş gösterdi.
Bu politikayla gıda enflasyonu düşürülemez
Yıllardır yazıyoruz. Fırsatını buldukça anlatıyoruz.
Gıda fiyatları,gıda enflasyonunu düşürmenin bir tek yolu var. Tarımın
sorunlarını, özellikle üretimde yaşanan sorunları çözmeden gıda fiyatları
düşmez,düşürülemez. Üretmeden ve üreten çiftçi para kazanmadan gıda
enflasyonuna çözüm bulunamaz.
Biz bunları söyledikçe günübirlik politikalarla çözüm
arayanlar her seferinde enflasyona tosladılar.
“Fiyatı artan her ürünü ithal eder,fiyatı düşürürüz ve
enflasyon düşer” dediler. Fiyatı düşüremedikleri gibi, ithal edilen ürünlerde
üretim azaldı ve fiyat daha da arttı.Dışa bağımlılık arttı.
“Hal Yasası çıkarır, fiyatı en az yüzde 25 düşürürüz”
dediler. Yasa çıktı, fiyatlar düşmedi.Şimdi herkes yasadan şikayetçi.Yeni bir
Hal Yasası hazırlandı. Yeni yasa da bugün yarın çıkacak ama fiyatlar yine
düşmeyecek.
Soğan depolarına,patates depolarına baskınlar yapıldı.
Soğan ve patates ithalatına sıfır gümrükle izin verildi. Daha yeni soğan
ithalatındaki süre uzatıldı. İthalatla fiyat düştü mü? Düşmedi.Daha da arttı.
Soğan 10 lirayı gördü.
Tanzim satış çadırları kuruldu. Halka ucuz meyve ve
sebze sunulacaktı. Fiyatlar düştü mü, yine düşmedi.
Dünyanın en büyük havalimanlarından birine sahibiz
diye övünürken, domatesi,soğanı ithal ediyorsanız gıda enflasyonunu
düşüremezsiniz.
Gıda enflasyonu; ithalatla,tanzim satışla,Hal Yasası
ile düşmez,düşürülemez. Tek yolu tarımın sorunlarını çözmektir. Çiftçiye dünya
şartlarında girdi temin edilecek,dünya şartlarında destek verilecek.Çiftçi
üretecek,para kazanacak. Çiftçinin ürettiği ürün tüketiciye uygun şartlarda
sunulacak.
Hiç kimsenin çiftçinin cebinden,tüketicinin cebinden haksız kazanç elde edemeyeceği bir sistem kurulursa gıda enflasyonu düşer. Herkes rahat bir nefes alır. Yoksa biz her ay enflasyonu konuşmaya devam ederiz.
(tarimdunyasi.net sitesinden alınmıştır)