Ana Sayfa Blog Sayfa 2277

Türkiye’de 19 ayda 4132 orman yangını yaşandı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye yönelttiği, orman yangınları ile ilgili sorulara Bakan yanıt verdi. Gürer’in  “Ülkemizde 2018 ve 2019 yıllarında meydana gelen orman yangını sayısı ne kadardır? Bu yangınların tahrip olan yeşil alan miktarı ve ağaç sayısı ne kadardır?” sorusuna cevap veren Bakan yanan ağaç sayısını söylemezken, çıkan yangınların sayısı hakkında şu cevabı verdi:

 01.01.2018-27.09.2019 tarihleri arasında 4132 orman yangını meydana gelmiştir. Bu yangınlarda zarar gören orman alanı 9636 hektardır. Orman yangınlarının tespiti ve müdahalede teknolojiden yararlanılmaktadır. İHA’lardan deneme amaçlı çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca ormanların insansız otomatik yangın tespit yapabilen kameralar yerleştirilmektedir.

‘Zorunlu olmadıkça kimyasal mücadele yapmıyoruz’

CHP Milletvekili’nin “Ülkemizde son beş yılda orman yangınları başta olmak üzere orman bitkilerindeki hastalık ve zararlılara karşı mücadele metotlarında ne gibi değişiklikler yapılmıştır?” sorusunu da yanıtlayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli “Doğaya en yakın mücadele türü olan biyolojik mücadeleye önem verilerek, Orman Genel Müdürlüğünde son beş yılda 11 adet yeni laboratuvar kurulmuş olup, ülke genelinde 46 adet laboratuvarda zararlı organizmalarla mücadele amaçlı faydalı böcek ve parazitoit üretilmektedir. Üretilen faydalı böcek ve parazitler zararlıların bulunduğu ormana bırakılarak biyolojik mücadele yapılmaktadır. Ormanlarımızda zorunlu olmadıkça kimyasal mücadele yapılmamaktadır.” dedi.

‘291 milyon 332 bin ağaçlandırma yapıldı’

Bakana yöneltilen “Ülkemizde son iki yılda yapılan ağaçlandırma ve rehabilitasyon faaliyetleri hangi aşamadadır?” sorusuna da Bakan Pakdemirli tarafından yanıt verildi.

Pakdemirli “Türkiye genelinde 2018 ve 2019 yıllarında toplam; 334.600 hektar alanda çalışma yapılarak 291 milyon 332 bin adet fidan toprakla buluşturulmuş olup bu fidanların çoğunluğu ormanların geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik {Ağaçlandırma, erozyonla mücadele, bozuk orman alanlarının iyileştirilmesi, özel ağaçlandırma ve suni tensil) ormancılık tesis çalışmalarda olmak üzere bir kısmı da karayolu/köy yolu kenarı, okul/hastane/ibadethane/ üniversite bahçesi ve mezarlık ağaçlandırmalarında (boylu fidanlar) kullanılmıştır.” dedi.

465 kişiye idari yaptırım

Ömer Fethi Gürer, Anız yangınları ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a yönelik de  “2017 ve 2018 yılında bu bağlamda idari para cezası verilen kişi sayısı ve idari para tutarı ne kadar olmuştur? Anız yakılması sonucu meydana gelen orman yangını var mıdır? Yanan alan, ağaç sayısı ve ekonomik zarar ne kadardır? Bu bağlamda görevini yapmadığı için kamuda görevli ya da muhtar olarak ceza alan var mıdır?” sorusunu iletti.

Bakan Kurum, 2017 yılı anız yangını nedeniyle 609 kişiye, 2018 yılında 679 kişiye, 27.11.2019 tarihi itibari ile 2019 yılında anız yangını nedeniyle 465 kişiye idari yaptırım uygulanması yapıldığını belirtti. Diğer sorular yanıtsız kaldı.

Avam Kamarası Brexit anlaşmasını onayladı

Birleşik Krallık‘ta parlamentonun alt kanadı olan Avam Kamarası, ülkenin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden ayrılmasının (Brexit) koşullarını düzenleyen anlaşmayı onayladı.

BBC’nin haberine göre, Avam Kamarası’nın 231’e karşı 330 oyla onayladığı anlaşma, önümüzdeki hafta Lordlar Kamarası’nda görüşülecek. Anlaşma Lordlar Kamarası’ndan da geçerse, Kraliçe İkinci Elizabeth‘in de onayıyla yasalaşacak.

Lordlar Kamarası anlaşma metninde herhangi bir değişiklik yaparsa, anlaşma tekrar oylanmak üzere yeniden Avam Kamarası’na gelecek.

11 aylık geçiş süreci

Anlaşma; ülkenin AB’den ayrılmasının ardından öngörülen 11 aylık geçiş sürecinde gümrük birliğinin devam etmesini ve ülkedeki AB vatandaşlarının mevcut haklarının korunmasını da öngörüyor.

AB ve Birleşik Krallık, Brexit sonrası, geçiş döneminin ardından kuracakları ilişki düzeyini belirleyecek bir anlaşmaya varmaya çalışacak.

Birleşik Krallık’ta 12 Aralık’ta yapılan erken genel seçimi, Brexit’i 31 Ocak’ta gerçekleştirme vaadiyle seçime giren Başbakan Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti açık farkla kazanmıştı.

Hafter ateşkes çağrısını reddetti

Libya‘nın doğusunu kontrol altında tutan ve Tobruk merkezli Libya Ulusal Ordusu‘na liderlik eden General Hafter, Türkiye ve Rusya‘nın ateşkes çağrısını reddettiklerini duyurdu. Ordu kaynakları, Rusya ve Türkiye’nin Libya’da ateşkes çağrısını memnuniyetle karşılandığını, ancak Trablus için savaşmaya devam edileceğini; kontrol alanlarının  Sirte ve Misrata‘yı da dahil edecek şekilde genişletmeyi planladıkları belirtti.

General Hafter, Türkiye’nin Libya’ya asker gönderme kararına karşı halkı silahlı direnişe de çağırmıştı.

Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti lideri Feyiz Serrac ise 12 Ocak’ta başlaması öngörülen ateşkes çağrısını kabul ettiklerini duyurmuştu.

 

 

Kömürden çıkış beklenildiği gibi zor değil

Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal) girişimi ile iklim çalışmalarıyla tanınan Londra merkezli düşünce kuruluşu Sandbag Kömür Bulmacasını Çözmek” isimli bir rapor yayınladı.

Rapor, 15 Avrupa ülkesinin kömürden çıkış politikasının dört yılından çıkarılan dersleri derliyor ve kömürden çıkmayı planlayan diğer ülkeler için bir yol haritası işlevi görüyor.

Rapora göre son dört yılda Avrupa’da kömürden çıkacağını duyuran ülke sayısı 15; Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Portekiz, Slovakya, Hollanda, İsveç, İngiltere. Bunlardan Finlandiya, Fransa ve Hollanda bu planlarını yasalaştıran ülkelerden.

Kömürden çıkış beklenildiği gibi zor değil

Giderek katılaşan hava kirliliği standartları, artan karbon fiyatları ve güneş/rüzgar gibi yenilenebilir enerji teknolojilerinin ucuzlaması nedeniyle kömürden çıkacağını duyuran ülke sayısının artmaya devam etmesi bekleniyor.

Ayrıca kömürden çıkış deneyiminin beklendiği gibi zor olmaması, Portekiz gibi kömürden çıkış tarihini erkene alan ülkelerin (geçtiğimiz yıl Portekiz bu tarihi 2030’dan 2023’e çekmişti) de artacağı beklentisini doğuruyor.

Sorunların sebebi yenilenebilir enerjiye yönelmemek

Raporun ortaya koyduğu verilere göre, bu süreçte yanlış deneyimler genelde kömürden çıkış sürecinde ara yakıt olarak doğalgaz ve biyokütle yatırımlarına desteklerden kaynaklanıyor. Bu yatırımlar, güneş ve rüzgar gibi temiz teknolojilerdeki verimin artışı ve maliyetlerin düşüşü nedeniyle atıl kalma tehlikesiyle karşı karşıya.

Ülkelere göre kömürden çıkış deneyimleri

Raporda ülkelerin kömürden çıkma taahütlerinin detaylarına yer verildiği gibi, süreci nasıl yönettiklerine dair bilgi de sağlanıyor. Ülkelere göre kömürden çıkma taahhütleri ve süreci nasıl yönettikleri ise şu şekilde veriliyor:

 

Yunanistan

Toplam elektrik üretiminin yüzde 33’ünü kömürden sağlayan Yunanistan, 2028 yılında kömürden çıkacağını duyurdu. Bu kararın önemli bir özelliği de linyit ürettiği halde kömürden çıkacağını duyuran ilk AB ülkesi olması.

Hollanda

Hollanda iklim anlaşması, sadece 12 yılda yenilenebilir enerji üretimini yüzde 15’ten yüzde 75’e yükseltmeyi hedefliyor ve kömürden temiz enerjiye kesin geçiş öngörüyor.

İngiltere

İngiltere 2015 yılında, dünyada kesin bir şekilde kömürden çıkacağını açıklayan ilk ülke oldu. İngiltere yenilenebilir enerji alanında yaptığı yatırımlarla, 2025’e kadar çoktan rüzgar, güneş ve biyokütleden tarihi boyunca kömürden ürettiğinden daha fazla elektrik üretecek.

İrlanda

İrlanda elektrik üretiminde kömür kullanımını 2025’e kadar sona erdireceğini duyurdu. Ayrıca 2019 yılından itibaren ısınmada kömür kullanımı da yasaklandı.

İsveç

İsveç ise, fosil yakıt kullanımını tamamen sonlandıran ilk sanayileşmiş ülke olmayı hedefliyor. Son kömür santrali 2022 yılına kadar kapatılacak.

Portekiz

Portekiz iki yıldan fazla süren tartışmaların ardından, 2019 yılında ülkenin 2023 yılında kömürden çıkacağını açıkladı.

İşçilere yönelik politikalar

Raporda, kömürden çıkışta mağduriyet yaratmayacak politikalara da örnekler veriliyor;

Hollanda

Rapora göre Hollanda’da, kömür santrallerinin kapatılmasından etkilenecek işçilere yönelik 22 milyon Avro’luk bir fon bulunuyor. Bu fon, ülkede kalan beş kömürlü termik santralde çalışan ve yeni bir iş bulmak ya da yeniden eğitim almak isteyen personelin kullanımına açık.

Avrupa Birliği

Avrupa Birliği, 550gCO2/ KWh emisyon performans standardını kullanarak – 2025’ten itibaren kömür santrallerine kapasite sözleşmelerinden ödenek ayrılmasını imkansız hale getiriyor.

Almanya

Almanya yapısal geçiş yasa taslağında, işçilere yönelik sosyal güvenlik ağı, altyapı, eğitim, teknoloji ve ekonomik yapılandırma yatırımları için kömür bölgelerine 40 milyar Avro yatırım yapmayı taahhüt etti.

İspanya

İspanya hükümeti kömür madenlerini kapatırken sektördeki işçileri zor durumda bırakmamak için sendikalarla 250 milyon Avro tutarında tarihi bir anlaşmaya imza attı.

 

Hatalı politikalar

Öte yandan raporda, Avrupa’da işe yaramayan hatalı politikalara da ışık tutuluyor. Bu hatalı politikalara imza atan ülkelerden birisi olan Almanya’da planlama yasasında önerilen bir değişikliğin, kara üstü rüzgar santrallerinin onay sürecini oldukça zorlaştırdığı ve ülkenin kömürden çıkış için koyduğu 2038 hedefinin yeterli olmadığı belirtiliyor.

İtalya ve Yunanistan’da doğalgazın bir geçiş kaynağı olarak görülmesinin problem yaratacağı vurgulanırken, İtalya’da gaz santrallerini teşvik edecek şekilde tasarlanan düzenlemenin depolama ve diğer teknolojiler için yeterince fırsat sunmadığı ortaya konuyor. İngiltere ve Hollanda’nın biyokütle konusunda hızlı davrandığını belirten raporda; İngiltere’de rüzgâr-güneş maliyetlerinin sözleşmeler imzalandığından beri çok düştüğü ve biyokütlenin de pahalı bir hataya dönüştüğüne dikkat çekiliyor.

NY Times: Düşen Ukrayna uçağı havada vuruldu

New York Times‘ın ulaştığı bir video İran‘ın Irak’taki ABD üslerini bombaladığı gece düşen ve 176 kişinin ölümüne sebep olan Ukrayna Havayolları‘na ait uçağın havada bir füze tarafından vurulduğunu gösteriyor

Çoğu Batı ülkesi 22 füzenin atıldığı saldırıdan saatler sonra meydana gelen uçak kazasına “yanlışlıkla” bir İran füzesinin sebep olduğunu düşünüyor.

 

Görüntülerde füzenin uçağa isabet ettiği anda küçük bir patlamanın meydana geldiği ancak uçağın direkt olarak düşmediği görülüyor. Ukrayna Havayolları’na ait uçak bir süre daha havada kalmaya çalışıyor ve Times’ın tespitlerine göre Tahran’da havalandığı havalimanına dönüş yapmaya çalışıyor. Rotasını havalimanına çeviren uçak kısa süre çakılıyor ve büyük bir patlama meydana geliyor.

 

Meksika’daki Popocatepetl Yanardağı’nda patlama

Meksika Sivil Savunma Birimi, başkent Meksiko’ya yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Popocatepetl Yanardağı’nın kül ve lav püskürttüğünü duyurdu.

Yanardağdaki patlama sırasında küllerin 3 kilometre yüksekliğe çıktığı belirtilen açıklamada, küllerin yanardağ yakınındaki yerleşim yerlerine ulaştığı kaydedildi.

Yasal boyutun altındaki 53 ton balığa el kondu

Marmara Denizi’nde avlanan balıkçı teknelerine dün gece saatlerinde denetim yapıldı. Denetimlere, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubesi ekipleri ile sahil güvenlik, deniz polisi ve Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri katıldı. Ekipler avlanan teknelerin ve balıkçıların evrakını inceledi, ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gürpınar Su Hali’ne giderek, balık boylarını ölçtü, avlanmanın yasal koşullara uygunluğunu kontrol etti.

Cezalar arttı

İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca denetimlerle ilgili şunları söyledi:

 “Evrak kontrollerinde yeşil ruhsat dediğimiz ruhsatlarına bakıyoruz. Balıkçı teknelerinin geçerlilik süresi var mı yok mu ona bakıyoruz. Su ürünleri faaliyetlerinde bulunanların sarı ruhsat dediğimiz profesyonel balıkçılık yaptıklarına dair onlara bakıyoruz. Evraklarının geçerlilik sürelerine bakıyoruz. Bir de elektronik seyir defterlerine baktık. Sahil Güvenlik komutanlığı ekipleri de kendi denetimlerini gerçekleştirdi.  Yeni su ürünleri kanunuyla birlikte bundan sonra el konulan balıklara piyasaya arz edilmiyor. Yem fabrikalarına satılamazsa hayır kurumlarına bağışlanıyor. Sürdürebilir balıkçılığı sağlamak için geçmişte bin 635 lira ile 5 bin lira arasında olan cezalar 5 bin ile 50 bin lira arasına çıkartıldı” dedi.

53 ton balığa el konuldu

Denetimlerde, 3750 kasa istavrit, 31 kasa mezgit, 32 kasa hamsi, 99 kasa kefal, 21 kasa lüfer, 30 kilogram köpek balığı ve 1 tane vatoz balığı olmak üzere toplamda 53 ton balığa el konuldu.

16. Yeşil Diyalog’da yükselen yeşil hareket konuşulacak

Yeşil Düşünce Derneği ve Yeşiller Meclisi tarafından organize edilen 16. Yeşil Diyalog’da Türkiye ve Avrupa yeşil hareketinden aktivistler, bu harekete ilgi duyan herkesi 18 Ocak Cumartesi günü Taksim Hill Otel’de diyalog kurmaya çağırıyor.

Her sene farklı bir tema çerçevesinde yeşil politikalar üzerine tartışmak, fikir alışverişi yapmak, deneyim paylaşmak ve politikaların yeniden üretim süreçlerini desteklemek üzere harekete ilgi duyan herkesi bir araya getiren Yeşil Diyalog toplantılarının bu seneki konusu Yükselen Yeşil Hareket.

Son yıllarda özellikle Avrupa’da Yeşillerin yakaladığı siyasi başarıların değerlendirileceği birinci oturumda yeşil hareketin dünya politik gündemi içindeki yeri, gittikçe ağırlaşan iklim krizi ve buna karşı gelişen hareketlerin sosyal ve siyasal etkileri, Avrupa’daki Yeşillerin yükselen iklim adaleti ve sosyal adalet taleplerine verdikleri yanıtlar ve çözümlerin politik düzlemde kazandırdığı başarılar konuşulacak.

Sağ popülizme karşı yükselen yeşil hareket

Toplantının ikinci kısmında ise Yeşillerin, bir süredir yükselişte olan sağ popülizm ile çatıştığı sosyal, ekonomik ve ekolojik alanlar ele alınacak. Yeşil hareketin, özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi konularda ortaya koyduğu politikalar ile sağ popülizm karşısında oluşturduğu alternatifler ve özellikle iklim krizi, temiz suya erişim hakkı, temiz hava hakkı gibi konularda yükselen taleplerin, yeşil politikalar etrafında yarattığı dayanışma imkanları incelenecek.

Toplantı program detayları ise aşağıdaki şekilde:

16. Yeşil Diyalog – Yükselen Yeşil Hareket

Tarih: 18 Ocak 2020,

Yer: Taxim Hill Hotel, İstanbul

09:30 – 10:00 – Kayıt

10:00 – 11:30 – Birinci Oturum (Moderatör: Işıl Sarıyüce, Gazeteci)

Küresel Siyaset ve Avrupa’daki Yeşil Hareketler 

Yükselen Yeşil Hareket: Avrupa’da Yeşillerin 2019 yılı seçim başarıları/ Avrupa’da Yeşil ve Sosyal Politikalar

Evelyne Huytebroeck, Avrupa Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü

İklim Aktivizmi Ve Sosyal Hareketlerin Siyasete Etkisi

Ümit Şahin, Sabancı Üniversitesi, İstanbul Politika Merkezi, İkinci Yeşiller Partisi dönem Eş Sözcüsü (2008-2012).

Avrupa’daki Sağ Popülizm

Senem Aydın Düzgit, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Sabancı Üniversitesi

11:30 – 11:50 Kahve Arası

11:50 – 13:20 – İkinci Oturum ( Moderatör: Pelin Cengiz, Gazeteci)

Sağ Popülizm ve Kutuplaşma Karşısında Yeşil Hareket

Sağ Popülizm ve Yeşil Hareketin Çatıştığı Alanlar

Sezin Öney, Araştırmacı Gazeteci 

Yeşil Yeni Düzen

Ahmet Atıl Aşıcı, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü, Yeşiller Meclisi Üyesi

13:20 – 14:20 Öğle Yemeği

14:20 – 16:00 – Üçüncü Oturum -Yerel ve Küresel Politik Gündeme Dair Açık Tartışma

 

Hayvan sahiplerine iyi haber: Yolculukta bagaj zorunluluğu kalktı

Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde yapılan düzenleme ile evcil hayvanlar ulaşım araçlarında, sahipleriyle birlikte kilitli kafeste olmak şartı ile sahiplerinin yanında seyahat edebilecek.

Bugünkü (10 Ocak) Resmi Gazete‘de yer alan yönetmelik maddesine göre, aşı karneli kedi ve köpekler, kuş gibi evcil hayvanlar, hayvan sahibi yolcunun kucağında veya oturduğu koltuğun önünde de taşınabilecek.

Düzenlemeden önce hayvanların araç içerisinde değil, bagajda yolculuk yapması gerekiyordu. Havasızlık veya kötü taşıma koşulları yüzünden çok sayıda hayvan hayatını kaybetmişti.

İlgili maddede şu ifadeler yer aldı,

”MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 38 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(6) Aşı karneli kedi, köpek (tehlike arz edenler hariç) ve kuş (saka, muhabbet kuşu veya kanarya) gibi evcil hayvanlar, özel kafesleri kilitli olmak şartıyla bagaj taşımaya mahsus bölümün dışında hayvan sahibi yolcunun kucağında veya oturduğu koltuğun önünde de taşınabilir. Gerekli hallerde, yolcu alınmaksızın evcil hayvanların taşıtın içinde taşınabileceği özel sefer düzenlenebilir. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 2 uyarma verilir.”

Kanal İstanbul Çalıştayı başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından İstanbul Kongre Merkezi‘nde düzenlenen Kanal İstanbul Çalıştayı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açılış konuşması ile başladı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti lideri Meral Akşener’in de katıldığı çalıştayda Kanal İstanbul Projesi, sekiz başlıkta 40 uzman tarafından ele alınacak ve detaylı sunumlar yapılacak.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İmamoğlu “Bu çalıştay İstanbul’a saplanacak hançerin risklerini, Kanal İstanbul’un risklerini konuşmak için yapılıyor. Her şeyi konuşacağız, riskleri değerlendireceğiz ve bu risklere rağmen bunu yapmaya mecbur muyuz diye soracağız” dedi.

İmamoğlu: Kanal İstanbul çok riskli bir ameliyat

Kanal İstanbul’un İstanbul coğrafyasını değiştirecek, doğal hayatın ve şehir hayatının bütün boyutlarını ciddi biçimde etkileyecek bir proje olduğunu söyleyen İmamoğlu “Bu projeyi gündeme getirenlerin, buna neden mecbur olduğumuzu anlatmak ve toplumu ikna etmek zorunlulukları vardır” dedi. İmamoğlu açılış konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

Kanal İstanbul, mecbur olmadıkça hiç kimsenin asla evet demeyeceği, çok büyük ve çok riskli bir ameliyat. Tamamıyla yanlış bir ameliyat. İstanbul kesip biçilecek. İstanbul’un hayati sistemleri zarar görecek. İstanbul’un bazı bölgeleri felç olacak. Kimi yerleri sakat kalacak. Bir şehri böyle riskli, böyle ölümcül bir ameliyata sevk edenler, ‘Siz ne derseniz deyin, bu ameliyat yapılacaktır’ diyemezler. Bunu yapmayı kafalarını koymuş olanlar, bu ameliyata neden mecbur olduğumuzu mutlaka anlatmak zorundalar.

‘Her detayı öğrenmek zorundayız’

Hepimiz ama hepimiz, İstanbul’un neden kesilip biçilmek zorunda olduğunu anlamak zorundayız. Bu mecburiyetin sebepleri konusunda, hep birlikte, 16 milyon hatta 82 milyon vatandaşımızla ikna olmalıyız. Hepimiz, İstanbul’a dayatılan bu büyük ameliyatın riskleri konusunda her şeyi bilmek ve her detayı öğrenmek zorundayız. Önce öğreneceğiz. Öğrenmeliyiz. Ondan sonra hep birlikte kararımızı veririz. Bütün bunlar, sağlıklı bir öğrenme ve düşünme süreciyle ortaya çıkabilir ancak. Bu çalıştay, İstanbul’un bağrına batırılacak bıçağın, yani Kanal İstanbul’un bütün risklerini bilimsel olarak ortaya koymayı amaçlıyor.

Akşener: İstanbulluya ders verme eylemi

İmamoğlu’nun ardından konuşma yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Kanal İstanbul’un İstanbulluya herhangi bir faydası olmayacağını söyledi. Dokuz yıl boyunca ilerlenmeyen projenin şu anda gündeme gelmesini değerlendiren Akşener, “Bunlar niye oluyor biliyor musunuz? İstanbullu 31 Mart’ta Ekrem başkanı seçtin, Beyefendinin sinirimi bozdun. Haziran’da bütün İstanbullu 804 bin oy farkıyla yeniden seçti, iki kere sinirini bozdunuz. Bu bir İstanbul’u ya ders verme eylemidir” dedi.

Projenin sebep olacağı yıkımlardan bahseden Akşener “Sonuç olarak çılgın proje karşımızda buna geçit vermeyeceğiz, buna İstanbullular olarak geçit vermeyeceğiz. Eğer İstanbullu İstanbullu ise gereğini yapacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Kılıçdaroğlu: Bir kişinin dayatmasından başka bir şey değil

Akşener’in ardından ise sahneye CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu çıktı. Kılıçdaroğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Türkiye açısından büyük sorunlar doğuracak bir olayı tartışıyoruz. Bir kişinin dayatması üzerine tartışıyoruz. Ailelerin öncelikleri vardır. Bir toplumun öncelikleri vardır. Bir devletin öncelikleri vardır. Bunlar planlamayla olur. Planı kim yapar o toplumun insanları, mühendisleri, ekonomistleri ayni liyakat erbabı olan kişiler bir toplumun önceliklerini belirlerler. Peki bu projenin önceliklerini kim belirliyor? Hayır ben bunu yapacağım diyenler belirliyor. Kusura bakma yapamazsın. Bu ameliyat mutlaka yapılacaktır diyen adamın önce doktor olması lazım. Hani uzmanı olsa bu işi biliyor deriz. O işi de bilmiyor. Bilmemesi de gayet doğaldır. Çünkü o işin eğitimini almadı.