Bilim-TeknolojiEnerjiManşetTürkiye

Öğrenciler bitkinin fotosentez sırasında çıkardığı enerjiden elektrik üretti

İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü ile Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü ortak çalışması, bitki gelişimini sürdürülebilir elektrik enerjisine dönüştürdü.

Proje çerçevesinde bitkilerin büyürken elektrik enerjisi üretimine de imkan sağlanıyor. Elektrik üretimi için özel alana, tesis veya üretim ünitesi kurulmasına gerek duyulmuyor.

Ev ve ofislerde de kullanılabilir

Çalışma İstanbul Bilgi Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü mezunu Ömer Yıldız ile Bilgi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Ege Uras’ın ortak çabalarının ürünü.

Proje Bilgi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi ve Yüksek Enerji Fiziği Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ile Bilgi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hatice Gülen’in yürütücülüğünde gerçekleştirildi.

Ekip, bitkilerin büyürken enerji üretmesinden, geniş çaplı tarımsal üretim yapılan alanlarında da küçük ev veya çiftlik bahçelerinde de yararlanılabileceğini ifade ediyor. Bu prensip, endüstriyel kirliliği önlemenin yanı sıra verimsizlik gibi olumsuzluklar sebebiyle tarımsal üretimin yapılamadığı topraklarda gıda dışındaki amaçlarla (süs bitkisi, park/bahçe/çim gibi) bitki yetiştirilerek ıslah edilmesi sürecinde elektrik enerjisi üretilmesi için kullanılabilir. Bununla birlikte bir saksı boyutunda kullanıma hazır bitkiler ticari bir ürüne dönüştürüldüğü durumlarda ev veya ofislerde de kullanım potansiyeline sahip.

Yaşama zarar vermeme ilkesi

Toplam enerji ihtiyacının yüzde 80’inin kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılandığı bir dünyada proje kapsamında bitkinin yakıt hücreleri enerjiyi, kristal yapıda olan karbon paneller ile toplaması “yaşamın kendisine zarar vermeme” olarak tanımlanıyor. 

Mühendislik bilgisini temel bilimlerden gelen bilgiyle birleştirerek bir tasarım ortaya koymayı önemsediklerini söyleyen Prof. Gülen projenin iki yönüyle öne çıktığını söylüyor:

Birincisi farklı mühendislik bölümlerinden öğrencileri bir araya getirerek çok disiplinli takımlarda çalışabilme becerisini kazandırıyoruz. İkincisi ise öğrencilerin mühendislik tasarımlarında doğayla dost teknolojiler geliştirmelerini ve sürdürülebilir biyo-çözümler üretmelerini özendiriyoruz.

Bu durumla öğrenciler karmaşık mühendislik problemlerine bütünsel bakış açısı ve bütünleşik yaklaşım geliştirebiliyorlar.

‘Öğrencilerin merakı ve sorusuyla ortaya çıktı’

Bağımsız gözlem yapabilen, problem belirleyebilen ve çözüm üretebilen mühendisler yetiştirmek hedefliyoruz diyen Prof. Çetin ise projenin, öğrencilerin merakı ve soruyu ortaya koymalarıyla ortaya çıktığını anlatıyor:

İki farklı programdan öğrencilerin birlikte çalışması da projenin önemli bir unsuru. Aslında gerek Enerji Sistemleri Mühendisliği gerekse Genetik ve Biyomühendislik programları doğaları gereği disiplinlerarası alanlar. Bu proje ile bu çok disiplinliliğin daha da genişletilmiş çok güzel bir örneği oluştu. Her iki programdaki danışmanlar olarak, bizim de kendi araştırmalarımızda deneysel çalışmalar yapmamız öğrencilerimize deneysel metodoloji hakkında geniş bir bilgi aktarımını sağladı.

Kategori: Bilim-Teknoloji