Ekolojik YaşamHafta SonuManşet

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi

0
Bazı bitkilerin tabelaları yoktu. Bazı tabelalardaki isimlerin de ağaç/bitki ismiyle örtüşmediğini keşfettik maalesef. Yine de okuduğum kadarıyla ortadaki ‘Oya ağacı”.

Doğayla ilişkim 14 yaşında kesildi. Svagito, Aile Dizimi seansında bize bir soru sormuştu: “Oyun oynamayı ne zaman bıraktınız?
Cevabı alt paragrafta…

İçinde çeşit çeşit ağacın olduğu, okuldan geldiğimde çantamı fırlatıp koştuğum, ağaçlarında sallandığım, dut, elma, ayva, erik, ceviz yediğim, Balmumcu’daki harika bahçeli evimizden Gayrettepe’deki apartman dairesine taşınmamızla doğayla temasım bitti. O vakitten sonra ne zaman o evi düşünsem, burnumun direği sızlar oldu.

Gel gör ki, geçtiğimiz temmuz ayında Buğday Derneği’nin Çamtepe Ekolojik Yaşam Kültürü Merkezi’nde düzenlediği Yaşam Okulu’nun Doğa Gözlem haftasına katıldım. Tanışma çemberinde “Doğayla yeniden arkadaş olmak istediğim için” katıldığımı söylemiştim. Eğitmenimiz Burcu’nun (Meltem Arık) bir kazma sapını bile yeşillendiren doğa gözlem ve anlatım tutkusu, bendeki kurumaya yüz tutmuş ilgiyi canlandırdı, etrafıma daha alıcı gözle, daha kulak kabartarak bakmaya başladım.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’ne gitmem de bu sebeptendir. Yoksa hayatımda kalkıp otobüsle yeşil görmek için ta Ataşehir’e gitmişliğim yoktu…

Bazı bitkilerin tabelaları yoktu. Bazı tabelalardaki isimlerin de ağaç/bitki ismiyle örtüşmediğini keşfettik maalesef. Yine de okuduğum kadarıyla ortadaki ‘Oya ağacı”.

Bazı bitkilerin tabelaları yoktu. Bazı tabelalardaki isimlerin de ağaç/bitki ismiyle
örtüşmediğini keşfettik maalesef. Yine de okuduğum kadarıyla ortadaki ‘Oya ağacı”.

Burası 1995 yılında, Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit adına hatıra parkı oluşturmak amacıyla kurulmuş, daha sonra yol inşaatı sebebiyle bozulan toprak ıslah edilerek botanik bahçesine çevrilerek 2002’de ziyarete açılmış.

Botanik bahçesi 7 adaya ayrılmış; Ertuğrul, Mesire, İstanbul, Arboretum, Meşe, Anadolu Adası ve Merkez Ada. Her biri de kendi içinde anıt zeytin ağacı, sakura ağaçları, ortanca koleksiyonu, kaya bahçesi, soğanlı bitkiler koleksiyonu, nilüfer havuzları, sergi limonluğu gibi bölümlere ayrılıyor. Ben daha çok çiçek şekillerine tav olduğum için genelde onları kaydetmişim, ama siz hangi adada ne var bakmak isterseniz, ngbb.org.tr linkinden detaylara ulaşabilirsiniz.

Üst ortadaki “Ateşdikeni”, gülgillerden. Türkiye’de doğal yetişen türlerdenmiş.

Üst ortadaki “Ateşdikeni”, gülgillerden. Türkiye’de doğal yetişen türlerdenmiş.

İsmi bende olmayan güzeller.

İsmi bende olmayan güzeller.

Daha çok ilk ve ortaokullar geziler düzenliyor buraya. Bahçe sadece seyirlik değil, birçok atölye ve rehberli eğitim de yapılıyor çocuklar ve yetişkinler için. Çocukların bitkiler dünyasını tanıyabileceği, doğa ile sürdürülebilir ilişkiler kurmalarını sağlayacak Faydalı Bitkiler Atölyesi, geri dönüşümü ve yeniden kullanımın önemini kavrayacakları Organik Sanat, toprağın içindeki yaşamı tanıyacakları Toprağın Dili, yaprakların ömürlerini nasıl geçirdiklerini keşfedecekleri Yaprakla Sohbet, tohumların yayılma yollarını öğrenecekleri Mucit Tohumların Yolculuğu gibi, daha birçok eğitim mevcut.

İleri Seviye Suluboya Atölyesi-Bahçe Çiçekleri, Uygulamalı Bahçıvanlık Kursu, Bitki Teşhis Atölyesi, Şifalı Orman Bitkileri ise yetişkinler için düşünülmüş mayıs ayı eğitimlerinden bazıları.

Bodur çam koleksiyonu

Bodur çam koleksiyonu

Mesire alanının yakınında bir anne kazı, yumurtalarının üzerine yerleşirken izledik. Oturup oturup kalktı, ayaklarıyla ittirdi kaktırdı yumurtaları, bir daha oturdu, öne arkaya yaylandı, beğenmedi tekrar kalktı, bir tur döndü tekrar oturdu. Bir canlıyı uzun süre gözlemlemek acayip keyifli bir şey.

Bahçenin bir köşesinde arı kovanları da var, bu işe en çok sevinen Işıl (Kayagül) oldu. Kendine yeni bir arıcılık kursu bulmuş olabilir. Arılar polenleme için oradalar, ama yine de üretilen az miktarda bal botanik bahçesinin çalışanlarına dağıtılıyor.

Işıl ve arıları. Yumurtaları üstünde dönüp duran kaz. Nilüfer elbiseli kaplumbağalar.

Işıl ve arıları. Yumurtaları üstünde dönüp duran kaz.
Nilüfer elbiseli kaplumbağalar.

En sevdiğim ağaçlardan biri Okaliptüs oldu. Gölgesinde vakit geçirmek isterim. Kabukları büyük plakalar halinde soyulmuş, altında pürüzsüz bir gövde belirmiş. Yaprakları ok gibi, çok muntazam. Işıl bu arada Doğa Arkadaşımın Kutusu oyunu için dökülen yaprak, çiçek, meyvelerle kutusunu hazırlıyor.

25

Okaliptüs (Mersingiller ailesi üyesi). Vatanı Avustralya. Türkiye’ye, Çukurova bölgesindeki bataklıkları kurutmak üzere farklı türleri getirilmiş. Bataklık kurutmada kullanıldığı için ‘Sıtma Ağacı’ da deniyormuş.

Bir de Mabed Ağacı var ki, yapraklarına hayranlığım baki. Özene bezene, boş vakitlerde yaratılmış. ‘Gingko biloba’ diye de biliriz kendisini. Yaşayan tohumlu bitkilerin en eskisi ve en ilkeli olduğu, bu sebeple ‘canlı fosil’ olarak adlandırıldığı yazıyordu tabelasında.

26

Bir de bilenle gitmek lazım bir dahaki sefere. Tabelaların hepsini hatmederek, yanlış konmuş isim varsa doğrusunu öğrenerek. Analar babalar, çocuklarınızı alıp gidiniz. Hem geziniz, hem atölyelere katılınız.

27-Ceylan-Yurdakuler

 

 

Ceylan Yurdakuler

Kategori: Ekolojik Yaşam

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.