ManşetDoğa MücadelesiEditörün SeçtikleriYerel

Kömür hırsının nefessiz bıraktığı Ilgınlılar: Sesimizi duyan yok mu?

Konya’nın Ilgın ilçesine bağlı Çavuşçugöl Mahallesi’nde açılan yürütmeyi durdurma davasının sonucu beklenmeden kömür çıkarma işlemlerine başlandı.

3 Ocak tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan acele kamulaştırma kararıyla bölge halkının 200 yıllık ata toprakları elinden alınmıştı. Karşı çıkan köylüler jandarma müdahalesiyle karşılaşmış tarlalar iş makineleri tarafından tahrip edilmişti.

‘Kuraklık var, yer altı suyu boşa akıtılıyor’

Şimdi ise bölgede yağışsız geçen mevsimin ardından yaşanan kuraklığa rağmen 30 adet kuyu açılarak yer altı suları kömür çıkarmak için kurutuluyor.

Yeşil Gazete’ye yaşananlar hakkında bilgi veren Sıtkı Mavuş, “Zaten burada kuraklık var. Yağış yok, ekilen buğdaylar ölüyor. Bunun üzerine bir de kurutma kuyuları açtılar. Yer altı suyu boşa akıtılıyor. Gerçekten sıkıntılı bir durum” dedi.

‘Köy kömür tozuna bulanmış durumda’

Üç dört gündür lodos estiğini belirten Mavuş, “Mahalle külün ve tozun içerisinde kaldı. Nefes almak bile zorlaştı” ifadelerini kullandı.

Ilgın Çevre Platformu tarafından Yeşil Gazete’ye yapılan açıklamada da “Kömür çıkarımına başladılar. Filtre falan hak getire. Bütün köy kömür tozuna bulanmış durumda” denildi.

Daha önce açılan kömür madenleri yüzünden köyde hali hazırda KOAH, astım ve kanserin çok yaygın olduğu belirtilen açıklamada “Bu son açılan maden köyün dibinde. Yani eski ocaklardan daha yakın ve etkisini daha yoğun hissediyorlar” ifadeleri yer aldı.

‘Mahkemeden hala cevap yok’

Köydekiler şu anda Bölge İdare Mahkemesi’ne açılan yürütmeyi durdurma kararının sonuçlanmasını bekliyor. Dava süreci hakkında bilgi veren Sıtkı Mavuş şunları söyledi:

Mahkeme bilirkişi raporu istedi. 11 Aralık’ta rapor hazırlandı. Tarımın kamu yararının kömür madeninden daha fazla olduğu belirtildi. Ancak dava açılalı yedi ay geçmesine rağmen mahkemeden hala cevap yok.”

‘300 kilometre uzağa gönderildim’

Bölgedekiler ise hem şirket hem de devlet tarafından uygulanan bastırma politikası sebebiyle sessizleştirilmiş durumda. Aynı zamanda bir devlet memuru olan Sıtkı Mavuş, kömür madenine karşı çıktığı için daha uzak bölgelere sürgün edildiğini söyledi:

Kamu çalışanıydım. Önce 140 kilometre uzaklıkta bir yere tayinimi çıkardılar. Şimdi ise Ereğli’ye evimden 300 kilometre uzaklıkta bir yere götürdüler. Yol ve yemek parası vermeden her gün bu mesafeyi gidip gelmemi bekliyorlar.”

Görev yerinin değiştirilmesinin yapılacak kömür madeni projesine karşı çıkmasıyla ilgili olduğunu belirten Mavuş, eski çalıştığı yere dönebilmek için dilekçe yazdığını söyledi. Mavuş’a göre kendi yaşadığı olay köylülerin de büyük ölçüde itiraz etmeye çekinmesine yol açtı.

‘Ölmeyi bekliyorlar’

Kömür çıkarma işlemlerinin başlamasıyla birlikte bölgede yaşamlarını sürdüren kişilerin oldukça zor durumda kaldığını belirten Çavuş, köyden göçün başlayıp başlamadığı sorusuna şu cevabı verdi:

Göç etmek için de para gerekiyor. Nereye gidecekler? Onun için de ekonomik imkan gerek. Şu anda köyün yaşlıları evlerinde oturup ölmeyi bekliyor.”

Neler yaşandı?

3 Ocak tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan acele kamulaştırma kararıyla Çavuşcugöl Mahallesi’nde yaşayanların 200 yıllık ata topraklarının Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu tarafından elinden alınması kararlaştırıldı.

İş makinelerinin tarlalara girmesi üzerine halk, 23 Haziran Salı günü köy merkezinde bir araya gelerek yürüyüş yapmak istemiş jandarmanın engeliyle karşılaştı.

12 Temmuz Pazar günü iş makinelerinin çalışmaya başlamasıyla birlikte köylüler kepçelerin önüne geçmiş, köylü kadınlar ise yolun girişini kapattı. Ancak itirazlara rağmen el konulan tarlalarda kömür çıkarma işlemine başlandı.

Kategori: Manşet