ManşetTürkiye

Kobane Davası: HDP illegal toplantı organize ediyormuş algısı oluşturuluyor

Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

Aralarında HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş‘ın bulunduğu 108 kişinin yargılandığı Kobane Davası bugün de devam ediyor.

26 Nisan günü gerçekleşen ilk duruşmada mahkeme heyeti savunma avukatlarının salona girişini engellemiş ve bu durum protesto ile karşılanmıştı. Avukatlar is UYAP üzerinden reddi hakim talebinde bulunmuştu.

İkinci duruşmada mahkeme heyeti bu kez de basın mensuplarının ve milletvekili danışmanlarının salona alınmasına engel olmuştu. Dün gerçekleşen üçüncü duruşmada ise Ayhan BilgenBerfin Özgü KöseCan Memiş ve Cihan Erdal’ın yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliyesine karar verilmişti.

‘Burada HDP yargılanıyor’

Dün tahliye olan Berfin Özgü Köse, Cihan Erdal ve Can Memiş duruşmaya İstanbul’dan SEGBİS ile bağlanırken Ayhan Bilgen duruşmada hazır bulundu. Duruşma sanıkların ve avukatlarının savunmalarıyla devam etti.

Sanık Bircan Yorulmaz “Sanık sıfatıyla ilk kez bulunduğum davada 38 kez ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyorum. Burada kendimi anlatmayı zul sayıyorum. Tamamen anayasal haklar çerçevesinde yürüttüğüm çalışmaların yargılanmasını bir hakaret olarak değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: 6-8 Ekim Gerçekleri

‘IŞİD yok sayılıyor’

AİHM kararı sonrası söz konusu tweetlerin iddianameden çıkması gerektiğini belirten Yorulmaz, “Ama burada HDP yargılanıyor. Savcılık nasıl göstermek isterse istesin, bazı gerçekler değişmez. HDP’nin Meclis’in üçüncü partisi olduğu gerçeği değişmez” dedi.

İddianamede IŞİD’in yer almamasını eleştiren Yorulmaz, “IŞİD’in yaptığı katliam, tecavüz için tek olumsuz bir ifade yok. Yüzbinlerce insan IŞİD vahşetine dur demek için sokak eylemleri gerçekleştirdi. AB, duyarlılık çağrısında bulundu. Sanki Suriye’de bir insanlık vahşeti yaşanmıyorken HDP çağrı yapmış, ondan önce insanlar eylem yapmıyormuş algısı oluşturuluyor” tepkisini gösterdi.

Sonrasında söz alan Avukat Hürrem Sönmez ise “Nihayi hedef maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır. Bu iddianamede görünür bir gerçeklik bile ortaya konulmuş değil. 2 tweet, 1 mail, bir sosyal medya paylaşımı… Bütün bunlar düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Mahkeme salonunda provokasyon

Sanık beyanları sırasında duruşma salonuna ellerinde bayrak bulunan bir grup katıldı. Kitle, HDP ve Kürtleri hedef alan sloganlar attı. Grup slogan atmaya duruşma salonu dışında da devam etti.

6-8 Ekim Gerçekleri hesabının yaptığı paylaşıma göre Milletvekili Garo Paylan “Burada bir güvenlik yok, mahkeme koridorlarında milletvekillerine saldırılıyor. Böyle mi yargılama yapacaksınız? Biz bir açıklama dahi yapamıyoruz!” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Aradan sonra söz alan Günay Kubilay, “Biz gözaltına alındığımız andan itibaren ‘MYK toplantısına katılanlar-katılmayanlar’ denilerek psikolojik savaş ile karşı karşıya kaldık. Sanki HDP illegal bir toplantı organize ediyormuş algısı oluşturuluyor. HDP MYK yasal ve meşru bir organdır” ifadelerini kullandı.

‘Hükümet radikal İslamcıları destekledi’

“IŞİD, artık elindeki ağır silahlarla, yalnızca Irak’ta ve Suriye’de değil, Türkiye’yi de içine alacak şekilde bölge ölçeğinde yıkıcı ve öldürücü barbar bir güç olarak öne çıkıyor, IŞİD karşıtı dünyanın öncelikli gündemi haline geliyordu” ifadelerini kullanan Kubilay sözlerine şöyle devam etti:

IŞİD saldırılarından doğrudan etkilenen Türkiye’de AKP hükümeti Suriye iç savaşının doğrudan bir tarafıydı. Esad’ın devrilmesini istiyor, Esad rejiminin yıkılması için ÖSO adı altında savaşan radikal İslamcı grupları destekliyordu.

Kaotik bir ortamda Kobanî’den yükselen çığlığı duymak, sadece büyük bir trajediyle yüz yüze kalmış Kobane’li Kürtlere elini uzatmak, yüreğini açmak değildi. IŞİD karşısında “ya insanlık, ya barbarlık” ikilemi arasına sıkışmış herkesin insanlığı seçmesiydi.

Fotoğraf: 6-8 Ekim Gerçekleri

‘Devlet kağıttan şato mu?’

“İnsanları sokağa HDP’nin çağrısı mı dökmüştür, Erdoğan’ın ‘Kobanî düştü düşecek’ sözü mü?” diye soran Kubilay, “Cevap ‘HDP çağrısı’ çıkarsa ben alacağım cezaya razıyım” dedi.

Kubilay, “Çağrıda bırakınız şiddeti, şiddetin iması dahi yokken, barışçıl eylemlere ve demokratik protestolara şiddet bulaşmış olmasının sorumlusu sokağa çıkan insanların güvenliğini sağlamayan siyasi iktidardır. HDP iktidar değil ki sorumlu tutuyorsunuz!” ifadelerini kullandı ve şu soruyu sordu:

“Şiddetin iması dahi bulunmayan bir çağrı söz konusuyken, devlet “kağıttan bir şato mu”dur ki, politik bir eleştiri yapıldığında, demokratik bir protesto rüzgarı estirildiğinde birliği ve bütünlüğü bozulsun?”

Kobanî Kumpas Davası 3’üncü duruşma 3’üncü oturum sona erdi. Mahkeme salonunda sloganlar atan grup hakkında suç duyurusu talebi reddedildi. Duruşma yarın 09.30’da devam edecek.

Kategori: Manşet