ManşetDoğa MücadelesiYerel

Kelkit Havzası ve Boğalı Yaylaları’na altın-bakır madeni tehditi

Tokat ve Amasya illerinde bulunan mikro iklim ve habitat özellikleri bakımından eşsiz Kelkit Havzası ve Boğalı Yaylaları‘nda Verusa Madencilik ile ona bağlı olarak kurulan Galata Altın İşletmeciliği tarafından altın-bakır madeni açılmak isteniyor.

Yeşil Erbaa Çevre Platformu ise bu projenin derhal durdurulması gerektiğinin altını çizerek herkesi bu projeye hayır demeye çağırıyor. 

20 bin dönümlük ruhsat aldılar

Yükseklikleri 1500-2000 metre arasında değişen Boğalı ve civarındaki yaylalar, Tokat ve Amasya illeri arasındaki yer altı ve yerüstü sularını besliyor. Etrafında kurulu yüze yakın köy, belde ve kasabanın içme sularını sağlayan yaylaların eteklerinde yer alan vadilerden, meralardan oluşan söz konusu alan  Tokat ve Amasya illerinin can damarını oluşturuyor.

Bölgenin tam kalbinde ladin, gürgen, çam ormanları ile yemyeşil bir vaha olan ve çeşitli yaban hayatının muhafaza edildiği, organik ürünlerin yetiştirildiği Çerkezfındıcak Köyü ile Tanoba Beldesi arasında bir altın bakır madeni açılmak isteniyor.

Beş bin yıl önceden kalma Gümüşlük Bölgesi diye adlandırılan alanda tarihi bir maden kalıntısı bulunuyor. Şirket ise bu kalıntılar üzerinde altın ve gümüş aramak istiyor. Şirketin elindeki 20 bin dönümlük ruhsat alanı Tanoba Beldesi’yle Çerkezfındıcak Köyü arasında 10 kilometre uzunluğunda, 2 kilometre genişliğinde bir alanı kapsıyor.

Amasya Havzası.

Şirket üçüncü aşamada

Galata Altın İşletmeciliği, şu anda madeni açabilmek için üçüncü aşamada. Birinci aşama olarak bu bölgede ruhsatını aldı. Daha sonra ön keşifler yapıldı. Şu sıralarda da jeolojik e hemen arkasından başlanılacak olan sondaj çalışmaları için hazırlık yapılıyor.

Şirket önümüzdeki haftalar şantiye kurmak için de bildirimini yapmış.

Yeşil Gazete’ye konuşan Yeşil Erbaa Çevre Platformu Başkanı Saffet Akkaya’nın aktarımına göre, son bir yıl içerisinde Tokat ve Amasya illerinin coğrafyası üzerinde 10’a yakın maden ruhsatı alındı ve  bir kısmında da çalışma başladı.

‘Fatsa’ya dönsün istemiyoruz’

Akkaya, bu bölgede yapılması planlanan altın-bakır madeninin ne tür zararlara sebep olacağını anlamak için beş yıl önce Ordu – Fatsa ormanlarında açılan siyanürlü altın madenine bakmanın yeterli olacağını söylüyor.

Bu bölgede açılan altın madeni nedeniyle sular içilemiyor, meyve sebze ürünleri tüketilemiyor. 2018 yılında Sağlık Bakanlığı’ndan alınan su analiz raporlarına göre sudaki alüminyum oranı normalden 8 kat fazla ve demir de olması gereken değerlerin üzerinde. 

Boğalı Yaylası.

‘Beş yıla kalmadan etkilerini göreceğiz’

Saffet Akkaya, yörede bir altın-bakır madeninin açılması durumunda çok kısa bir süre zarfında bölge halkının sosyo-ekonomik durumuyla sebze ve meyvelerin kalitesinin olumsuz etkileneceğini hatırlatarak şunları söylüyor:

Altın-bakır madeni açılırsa çok kısa bir süre içerisinde beş yılı bile bulmadan bu alandaki insanların sosyo-ekonomik durumları, yaşam imkanları, ürettikleri sebze-meyve ve endemik bitkilerin kalitesi son derece olumsuz etkilenecektir. Çünkü firmalar altın için siyanür, bakır için sülfürik asit kullanıyor. Her ne kadar altın firmaları biz bunu çevreye zarar vermeden yapıyoruz deseler de elimizdeki raporlar bunun tam tersini söylüyor.

Şirket BM Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne uymuyor

Madeni açmak isteyen Verusa Holding’in internet sitesinde ise holdingin Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Platformu‘na imzacı şirket olarak kabul edildiği yazıyor. Fakat, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi‘nin en önemli maddelerinden biri çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması.

 

‘Bu hatadan dönün’

Platform başkanı Akkaya, madenin derhal iptal edilmesinin altını çizerek şunları söylüyor:

Biz Yeşil Erbaa Çevre Platformu olarak bu madenin derhal iptal edilmesini, çalışmalarının durdurulmasını talep ediyoruz. Vicdan ve akıl sahibi herkesi bu hatadan dönmeye davet ediyoruz. Başta siyasi partilerimizin liderleri olmak üzere bütün bürokratlarımızı bu konuya acilen eğilmelerini talep ediyoruz. Sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin olduğu gibi Tokalıların, Erbaalıların, Amasyalıların da hakkıdır. Herkesi bu projeye hayır demeye çağırıyoruz. Bize destek verecek olan bütün kurumlara, devlet büyüklerimize şimdiden şükranlarımızı sunuyoruz.

Kategori: Manşet