EkolojiManşet

Kazdağları’nda üçüncü yıl: Maden mafyalarına karşı sonuna kadar mücadele!

0

Kazdağları Ekoloji Platformu çağrısıyla Kazdağları’nda Alamos Gold‘a karşı oluşturulan direnişin üçüncü yıl dönümünü kutlamak üzere Kazdağları’nda bir araya gelen ekoloji aktivistleri “Alamos Gold’u nasıl kovduysak Cengiz Holding’i, Nurol Holding’i, Bahar Madencilik’i, CVK’yı, Koza’yı, MTA’yı ve yörede yeni yıkımlar planlayan diğer şirketleri de Kazdağları’na sokmaya niyetimiz yok” açıklamasında bulundu.

‣Kazdağları direnişinin üçüncü yılı: Her köyün tepesinde bir maden projesi

30 Temmuz’da Çanakkale’de bir araya gelen aktivistler geçmiş mücadeleye ilişkin şunları söyledi:

“350 bin ağacı katledip, kurdu, kuşu, sincabı yuvasından eden, bir orman ekosistemini ortadan kaldıran Alamos Gold’un Kirazlı Altın Madeni Projesi’ne karşı, gözümüz gibi koruduğumuz Kazdağları’nın yamacında 4 mevsim geçirdik, kar kış, yağmur fırtına demeden 425 gün nöbet tuttuk. Alamos Gold’un patlatıp yok etmek istediği Balaban Tepesi’nin eteklerinde çadırlarımızda geceledik. İçme suyumuz zehirlenmesin, daha fazla ağaç kesilmesin diye her türlü zorluğa rağmen mücadelemizden vazgeçmedik. Maden işletmesi kapanana ve haklı mücadelemizi kazanana kadar direneceğimize, her ağacı tek tek savunacağımıza söz verdik.”

‘Alamos Gold haklı mücadele sayesinde kovuldu’

Tüm baskılara, zorluklara, para cezalarına ve gözaltılara rağmen, yaşamdan yana olan herkes için bir umut olan, ağacın, sincabın, karacanın hakkını savunanların desteğiyle büyüyen ve tüm ülkenin sahiplendiği bu haklı mücadele sayesinde altın madeni şirketi Alamos Gold’un Kirazlı’dan kovulduğunun altının çizildiği açıklamada şunlara yer verildi:

“Alamos Gold’un Kazdağları’nda Ağı Dağı ve Çamyurt projeleri de hiç başlamadan, tek bir ağacı bile zarar görmeden iptal edildi. Kirazlı’da cehennem çukurları, siyanürlü atık barajlarını açtırmadık. Ne güzeldir ki bitkisel toprağın sıyrılmadığı alan tekrar yeşermeye, kesilen ağaçlar köklerinden filizlenmeye, ekosistem kendini onarmaya başladı. Ama 350 bin ağacın kesildiği ve üst toprağın sıyrılarak yok edildiği alan hala adeta bir çöl gibi ve hala rehabilite edilmeden duruyor. Ağaçların kesilmesi için şirketin Orman Genel Müdürlüğü‘ne 5 milyon dolar ödeme yaptığını ve bu ödeme karşılığı kesimin OGM tarafından gerçekleştirildiği açıklamasını da unutmadık. Rehabilitasyon için verilen sözleri de unutmadık.”

‘Verdiğiniz sözü tutun’

Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen aktivistler Kirazlı için verilen sözlerin tutulması gerektiğini belirterek “Verdiğiniz sözü tutun, Kirazlı’nın rehabilitasyonunu artık başlatın” dedi ve ekledi:

“Kirazlı’nın rehabilitasyonun gerçek uzmanlardan oluşan ekiplerle ekolojik yöntemlerle yapılması, halkın ve ekoloji örgütlerinin katılımına ve denetimine açık, şeffaf bir şekilde yürütülmesi için sürecin takipçisi olacağız. Kirazlı’nın bunca zamandır yaşadığı bu ekolojik tahribattan sorumlu olanların, tahribatı gerçekleştirenlerin, buna yol verenlerin ve aracı olanların yargılaması ve cezalandırılması için mücadeleye devam edeceğiz.”

Ayrıca ülke çapında halihazırda devam eden ekoloji mücadelelerine de değinilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

‘Birbirimizden umutlanıyor, öğreniyor ve dayanışıyoruz’

“Muğla İkizköy’de termik santrallere karşı Akbelen Ormanı’nı savunma mücadelesi, İkizdere’de Cengiz Holding’in taş ocağına karşı direniş, İstanbul’da Kanal İstanbul’a karşı mücadele, Şırnak’ta güvenlik nedeniyle ağaç kesimlerine karşı mücadele, orman yangınlarına karşı halkın seferber olması, İliç’teki altın madenine karşı tüm Fırat havzasında yaşam alanlarını koruma mücadelesi hep birlikte ekoloji hareketinin kazanımlarını arttırmaya yönelik devam ediyor. Birbirimizden umutlanıyor, öğreniyor ve dayanışıyoruz.

‘Alamos Gold gitmesine rağmen Kazdağları’ndaki tehlike geçmedi’

Tüm Türkiye’de süren mücadelelerden aldığımız güçle Kazdağları’nda mücadelemize devam ediyoruz çünkü Alamos Gold gitmesine rağmen Kazdağları’ndaki tehlike geçmedi. Yüzde 79’u metalik madencilik ruhsatları ile kaplanmış Biga Yarımadası’nda yerli ve yabancı birçok maden ve enerji şirketi sırada bekliyor, tarım alanları organize sanayi bölgesi kurularak yok edilmeye çalışılıyor, Marmara ve Kuzey Ege denizleri kıyı planlarıyla, yeraltı ve yerüstü suları sanayi atıklarıyla, havası ve taş ocakları ve çalışmaya devam eden termik santrallerle kirletiliyor.

Cengiz Holding, Kazdağları’nda 3 köyü haritadan silecek bakır madeni projesinde ısrar ediyor. 81 yurttaş ve 6 kurum ile açtığımız davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ancak buna rağmen şirket yine zorbalığa başvurarak tarlalarını satması için halka baskı kuruyor ve bölgenin sularına el koymaya çalışıyor.

‘Çataltepe yok edilmek isteniyor’

Nurol Holding‘e ait TÜMAD Madencilik ise Lapseki‘de ikinci altın madeni projesiyle Lapseki’yi yaşanmaz hale getirmek istiyor. Oysa ki burası, nesli tehlike altındaki şah kartallarının, boz ayıların, karacaların, bakmaya kıyamayacağımız güzellikteki yüzlerce kuş türünün yuvası.

Kirazı, şeftalisi gibi coğrafi işaret almış ürünleriyle Türkiye için en önemli tarım bölgelerinden biri olan Lapseki bölgesi hiçbir kamu yararı olmayan, sadece şirketlerin kasasını dolduran altın madenciliği ile, Marmotek şirketinin kapasite arttırımı ve zenginleştirme yapmaya çalıştığı Çataltepe Kurşun Madeni Projesi ile yok edilmek isteniyor.

Fatsa’da yüzey sularını zehirlediği raporlarla ortaya çıkan Bahar Madencilik, şimdi de Havran’da Demirtepe Altın Madeni Projesi ile karşımızda. İvrindi’de Park Holding’e ait CVK Madencilik de Sarıalan Altın Madeni Projesi’nin ÇED sürecinde sona geldi. Her iki projede ÇED Nihai kararı verildi. Koza Madencilik ise Serçiler’de yeniden ÇED sürecini başlattı.

Uranyum madenciliği

Ayvalık’ta Karaayıt’ta bir yılda arka arkaya iki maden felaketinin yaşandığı Bilfer Madencilik sürekli alanını büyütmeye çalışıyor.

Kamu bir yandan şirketlere yeni rant olanakları sağlamak için tüm olanaklarını seferber ediyor.

MTA tarafından Kazdağları’nın birçok noktasında uranyum toryum madenleri aranıyor. Halihazırda Ayvacık İlçesi Arıklı Köyü’nde tüm tepkilere rağmen sondajlar devam ediyor. Sadece sondajı bile ölüm saçan bu madenleri işletmek demek Kazdağları’nda yaşayan tüm canları kansere, ölüme mahkum etmek demek.

Her türlü baskıya rağmen, maden mafyalarına karşı Kazdağları’nda verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Alamos Gold’u nasıl kovduysak Cengiz Holding’i, Nurol Holding’i, Bahar Madencilik’i, CVK’yı, Koza’yı, MTA’yı ve yörede yeni yıkımlar planlayan diğer şirketleri de Kazdağları’na sokmaya niyetimiz yok.

Sıcak dalgalarını yaşadığımız bugünlerde bir ağacın bile iklim için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz, tüm gezegenimiz için ormansızlaştırmaya karşı durmaya, her ağacı tek tek savunmaya devam edeceğiz, Kazdağları kurtulacak. Yaşamı savunanlar kazanacak.”

 

Kategori: Ekoloji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.