ManşetTürkiyeYazarlar

İzmir’de deprem konutları için emsal artışına meslek odalarından sert tepki

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi‘nin birkaç gün önce aldığı bir kararla İzmir’de 30 Ekim 2020 depreminden en çok zarar gören Bayraklı ilçesinde yüzde 30 oranında emsal artışına gidilmesi kararına Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği‘ne (TMMOB) bağlı meslek odalarının İzmir şubelerince sert tepki gösterildi.
Odaların yaptıkları ortak basın açıklamasında, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin piyasa
koşullarına teslim olarak kenti betonlaştırdığı vurgulandı.

‘Karar açıkça bir kent suçudur’

Odalar tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Piyasanın karlılığını merkeze koyan kentsel politikaların yarattığı ve neredeyse her doğa olayının afete dönüştüğü kentlerde, kaybedilen canlarımız hiçe sayılarak deprem sonrasında da ortaya çıkan sorunun çözümü için bugün yine piyasanın karlılığı referans alınmaktadır.

Öyle bir kamu iradesi ki; müteahhit karı gözetmeksizin, depremzedelerin sorunlarına
çözüm bulmak istemiyor. Öyle bir kamu iradesi ki; bugün yaşanan barınma sorununun, konut fiyatları ve kira bedellerindeki artışın temelinde yatan nedeni, aldığı kararla yeniden üretiyor. Öyle bir kamu iradesi ki; sosyal devlet sorumluluğunu, topladığı deprem vergilerini yok sayarak depremzedeleri yüksek miktarda ödemelere ile mahkum ediyor.

Tamamen mali koşullara dayalı, kent bütününü ve kentin uzun vadeli çıkarlarını gözetmeden yapılan emsal artışı ile deprem bölgesinde konut problemini çözmeye çalışan yaklaşımın bilimsellikle, kamucu yaklaşımla uzaktan yakından ilişkisinin olmadığı açıktır. İzmir bugün için yoğun trafik problemine ilave olarak küresel iklim değişimine bağlı su ve enerji gibi problemleri yakın gelecekte yaşayacak illerimizin başında gelmektedir. Hal böyle iken emsal artışları ile planlama, mimarlık, mühendislik disiplinlerinin her birini göz ardı eden kendini ana aktörün müteahhit olduğu piyasa koşullarına teslim eden Belediye Başkanları ve Meclis Üyelerinin 11.10.2021 tarihinde Büyükşehir Belediye Meclisinde almış oldukları karar açıkça
bir kent suçudur. Bu karar açık şekilde piyasacı bir yaklaşımdır ve iktidar partisinin 20 yıldır kentsel alanda uyguladığı politikalarından hiçbir farkı bulunmamaktadır.”

Meslek odalarının çözüm önerileri

Açıklamanın ikinci bölümünde ise, TMMOB’a bağlı meslek odalarının İzmir şubelerince 8 Ekim’de kamuoyuna duyurulan çözüm önerileri hatırlatıldı:

Kentsel yaşam kurgulanırken, kent planlamanın yararlandığı mühendislik bilimleri
üzerinden üretilen verilerden uzak düşerek ve yeni sorunlar yaratarak barınma sorunu
çözülemez!
Barınma anayasal bir haktır ve gerekirse kamu kaynakları kullanılarak, bilim ve teknikten kopmadan çözüm üretilmelidir!
Bugüne kadar uygulanan yanlış politikalarla yaşam standartları düşen kentlerimizin, artık artan yoğunlukları kaldıracak durumu kalmamıştır!
Bu noktada vatandaşlarımızın yaşadığı barınma mağduriyetlerini gidermek adına, merkezi ve yerel otoriteleri mevcut kaynaklarını seferber etmeye çağırıyoruz!
Ülkemiz bütçesinden kamusal yararı tartışmalı büyük projelere, lüks konut projelerine, doğayı tahrip eden projelere hem yerel hem de merkezi yönetimlerce milyarlarca lira para aktarılırken, bu mali kaynakların afet bölgelerinde aylardır barınma sorunu yaşayan vatandaşlarımız için neden devreye sokulmadığını kamuoyunun takdirine sunuyoruz!”

‘Yeni afetlere kapı aralayan karardan acilen vazgeçilmeli’

Ortak açıklamanın son bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

Sonuç olarak; meslek odası sorumluluğu çerçevesinde, depremden zarar gören
vatandaşların kayıplarının devletin sorumluluğunda gerçekçi bir şekilde giderilmesi
çağrısında bulunmak ve yaşanan bu felaketten dersler çıkararak, bir sonraki depremde veya başka doğal afette muhtemel can ve mal kayıplarını önlemeye yönelik işlemler tesis edilmesinin sağlamak olduğunu vurguluyoruz. Alınan kararı çözüm olarak pazarlayan, reklamını yapanlar da gayet bilmektedirler ki; bilimsellikten uzak alınan bu karar yargı eliyle bozulacaktır. Bu, sadece ‘biz çözümü ürettik ama…’ ile başlayan, sorumluluğu kendisi almak yerine bu ihanete karşı çıkanların üzerine atan, onları hedef gösteren beylik cümlelerine temel oluşturmak için yapılan bir gösteridir.

TMMOB’a bağlı meslek odaları olarak bugün İzmir’de hayata geçirilmeye çalışılan ve yarın başka kentlere örnek olacak olması muhtemel olan, mühendislik, mimarlık ve şehircilik disiplinlerinin varlık nedenini ortadan kaldıran, yeni afetlere kapı aralayan karardan acilen vazgeçmelerini bekliyoruz. Aksi halde bilimsel dayanaktan yoksun kararlara karşı her türlü hukuki girişimde bulunacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.”

Kategori: Manşet