İklim Krizi

İklim Değişikliği ve Göç – Zeynep Pelin Çeber

0

İnsan kaynaklı iklim değişikliği önümüzdeki yıllarda insan göçüne neden olacaktır. Yapılan tahminlere göre yüzyılın ortalarına doğru iklim değişikliği nedeniyle 200 milyon kişi göç edecek. Bilim adamlarına göre göç, insanların iklim değişikliğine adapte olabilmesinin yollarından biridir. Araştırmalara göre iklim değişikliğinden dolayı su kaynakları tükenecek, tarım verimliliği azalacak, aşırı hava olayları artacak ve dünyanın birçok bölgesinde biyoçeşitlilik azalacak, buna bağlı olarak insan hassasiyeti artacak ve bu durum insanların kötü durumda oldukları yerlerden daha iyi yaşayabilecekleri yerlere gitmelerine neden olacaktır. Bu nedenle yüzyılın ortalarına yaklaştıkça “çevre mültecisi” kavramını sıklıkla duymaya başlayacağız.

 

Göçe neden olacak başlıca etkiler şunlardır:

-Buzulların erimesiyle deniz seviyesi artacak ve bu nedenle kıyı bölgeleri su baskını ve erozyonla karşılaşacaktır. Yapılan araştırmaya göre dünya nüfusunun %10’u deniz seviyesine 10 metre mesafede yaşamaktadır. Bu insanların çoğunun yaşam yerlerinin sular altında kalması bekleniyor.

– Tarım ürünlerinin büyük çoğunluğu kuraklık nedeniyle azalacaktır. İnsanlar açlıkla mücadele ederken, kıtlık birçok bölgede insanları olumsuz etkileyecek. Artan beslenme bozuklukları yüzünden hastalıklar artacak ve buna bağlı insan ölümleri meydana gelecektir.

-Artan sıcaklık insan sağlığını olumsuz derecede etkileyecektir. Sıcaklık artışı nedeniyle sıtma ve henüz karşılaşmadığımız salgın hastalıklar baş gösterecek ve çoğalacaktır.

-Seller ve kuraklıkla ilişkili olarak ishale bağlı endemik hastalıklar ve ölümler artacaktır.

-Yüksek kesimlerdeki buzulların erimesi nedeniyle su kaynakları azalacaktır.

-Yağışların şiddeti artması ile kasırgalar, fırtınalar, seller gibi aşırı hava olayları meydana gelecektir.

Sıralamış olduğum durumların meydana gelmesi, insanların yaşamakta oldukları bölgelerden daha yaşanabilir bölgelere göç etmelerini tetikleyecektir. Bu göçlere neden olacak en büyük etken iklim değişikliğine neden olan atmosferdeki sera gazı konsantrasyonunun artmaya devam etmesidir. Sera gazı emisyonlarının artması aynen devam edecek olursa göçlerin olması kaçınılmazdır. Bu tür göçler olasılıkla yirmi yıl içinde başlayacak ve çoğu göçmenler kendi ülkelerinde ya da kendi coğrafi bölgeleri içinde hareket edeceklerdir.

Önümüzdeki yıllarda yaşanacak ilk göç hareketlerinin, buzulların erimesiyle deniz seviyesinin artmasının beklendiği gelişmiş ülkelerde görülmesi beklenmektedir.  Uzun vadede ise göçlerin iklim değişikliğinden fiziksel olarak etkilenen ve nüfus artış oranlarının yüksek olduğu kurak ve kıyı bölgelerde ortaya çıkması bekleniyor.

Dünyada göçlerin yaşanacağı bölgeler ve bunların sebepleri temelde şunlardır:

  • Meksika’da su kesintisinin yaşanması,
  • Bombay’da su arzının diğer muson sezonuna kadar bölge için yeterli olmaması,
  • Bangladeş’te ise nüfusun ve şehirleşmenin alçak deltalarda artması,
  • Güney Batı Asya ve Çin’de tropik fırtınalar, seller ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi sorunların ortaya çıkması,
  • Afrika’nın Çad Gölü bölgesinde ise kuraklığın yaşanması,
  • Amerika’da ise güneş kuşağında kalan bölgelerde su kıtlığının yaşanmasının yanı sıra orman yangınlarının meydana gelmesi

Bu olaylar şu anda günümüzde de meydana gelmektedir ve olayların hızından dolayı insanların bunlara adapte olmaları zorlaşmaktadır. Buna bağlı olarak daha iyi yaşam koşulları sağlanamadığından çevreci mültecilerin sayısı giderek artacak ve yüzyılın ortalarına doğru hızlanacaktır.

İnsan göçünün yaşanması birtakım sorunları da beraberinde getirecektir. Örneğin; kalabalık olan kent merkezleri göçler ile daha da kalabalıklaşacak, köyden kente göç, gelişmekte olan şehirlerde işsiz ve yoksullar ile yönetilmeleri açısından zorluk çıkaracak insanların sayısını arttırmış olacaktır. Sosyoekonomik yelpaze incelendiğinde, özellikle de kolay yer değiştiren, topraksız işçi ve kiracı çiftçilerin göçlere karşı çıkmayacağı düşünülmektedir. Bunların aksine arazi sahipleri, arazi işletmecileri ve sakinleri; arazileri, sermayeleri ve taşınabilir olmayan diğer varlıklarına bağlı olarak göçe karşı çıkabilecek gruplardır.

Sonuç olarak; iklim değişikliği, hızlı veya yavaş bir şekilde insan göçünü ve yaşama düzenini etkileyecek. Bu, açık bir gerçektir. Bu sebeple gelecekte iklime bağlı olarak gerçekleşmesi beklenen göçlerden korunmak, etkilenmesi beklenen bölgelerde savunma kapasitesini geliştirmek ve sera gazı emisyonlarını azaltmak için uluslar arası bir çaba gerekmektedir.

 

Zeynep Pelin Çeber

Boğaziçi Üniversitesi
İklim Değişikliği Çalışma Grubu

Kategori: İklim Krizi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.