İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

Helikopterden atılan köylüler haberini yapan gazeteciler için tahliye kararı

Van’da askeri helikopterden atılan ve işkenceye uğrayan Servet Turgut ve Osman Şiban‘ın haberini yaptığı için 9 Ekim 2020’de tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen, Cemil Uğur, Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala ile tutuksuz yargılanan Zeynep Durgut hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Gazeteciler tahliye edildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı‘nca hazırlanan iddianamede, gazetecilere “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 7,5 yılda 15 yıla kadar hapis cezası almaları istenmişti.

Bir sonraki dava 2 Temmuz’da

Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, gazeteciler koronavirüs salgını nedeniyle Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılabildi. Gazeteci ve avukat savunmalarının ardından karar açıklanırken, mahkeme dört gazetecinin “adli kontrol şartı” ile tahliyesine karar verdi. Bir sonraki duruşma ise 2 Temmuz’a ertelendi.

‘Yargılanan gazetecilikti’

Karar sonrası adliye binası önünde açıklama yapan isimlerden Van Barosu Başkanı Zülküf Uçar, birlikte mücadele çağrısı yaptı:

Çok net şekilde bugün yargılanan gazetecilik faaliyetiydi. Tam bir hukuk devletine ulaşacağımız günlere umarım ulaşabiliriz. Ancak birlikte mücadele edebilirsek kazanırız.”

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise “Her yerde gazeteciliği yapmaya devam edeceğiz. Umarım tüm meslektaşlarımız tahliye olurlar. Basın özgürlüğünü konuşuruz” dedi.

‘Dayanışma çok önemliydi’

Davayı takip eden isimlerden biri olan Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, tahliye kararıyla ilgili şu açıklamaları yaptı:

Bugün burada gazeteci olarak bulunuyorum. Burada yargılananın gazetecilik olduğundan kimsenin şüphesi yok. Gazeteciler duruşmada beyanlarında ‘Bizim mesleki faaliyetlerimiz suçlama konusu yapılıyor. Eğer suç olarak görüyorsanız bu suçu işlemeye devam edeceğiz’ dediler. Bugün dayanışma çok önemliydi. Bu dayanışmanın her zaman içinde olacağız.”