ManşetEditörün SeçtikleriEmekSivil Toplum

‘Hak savunucusu Mavi Kalem kendi çalışanlarının hakkını ihlal ediyor’

Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği bünyesinde çalışan yaklaşık 20 kişiyi pandemiyi ve üzerinde çalışılan projelerin sona ermesini gerekçe göstererek işten çıkardı veya ücretsiz izne ayırdı.

26 Haziran 2020 tarihi itibariyle sendika üyesi sayısında yeterli sayıya ulaşarak toplu iş sözleşmesi yetkisi kazandıklarını belirten Sosyal-İş Sendikası ise yaşanan işçi hakları ihlalinin çalışanların sendika üyeliğine yönelik bir caydırma politikası olduğunu öne sürüyor.

‘İşveren sendika yeterliliğine itiraz etti’

Konuyla ilgili açıklama yayınlayan sendika, iş yerinde yeterlilik için örgütlenmelerini tamamladıktan sonra gerekli başvuruyu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yaptıklarını işverenin ise asılsız gerekçelerle yetkiye itiraz ettiğini belirtti.

İşverenin uyguladığı baskıların bununla sınırlı kalmadığını belirten Sosyal-İş, “Hak temelli çalışan bir STK olduğunu iddia eden Mavi Kalem sendika üyesi çalışanlarına yönelik; çalışmalara dâhil etmeme, ayrımcılık, ötekileştirme, yalnızlaştırma, değersizleştirme, iş yükünü arttırma ve alanı dışında iş verme gibi uygulamalara gitmişti” açıklamasında bulundu.

‘Ücretsiz izin uygulaması etik değil’

Kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olduğunu iddia eden Mavi Kalem’in kâr amacı güden kuruluşlar için yapılan ücretsiz izin düzenlemesini kullanmasının da etik olmadığını belirten sendika şu ifadeleri kullandı:

Pandemi gerekçe gösterilerek işten atılan ya da ücretsiz izne çıkarılan üyelerimizin çalıştığı projeler devam etmektedir. Üstelik ilgili üyelerimizin çalıştığı pozisyonların bir bölümü için yeni personel alımı da yapılmıştır.

Mavi Kalem: İddialar gerçek değil

Mavi Kalem’e yönelik tepkiler sosyal medyada büyürken dernek ise kendilerine yöneltilen suçlamalara karşı bir metin kaleme aldı. Çalışanlarını dönemsel proje bazlı çalıştıkları için işten çıkardıklarını belirten dernek, “Mavi Kalem ile sözleşme bağı olan herkes sözleşmesinin bitiminde tüm yasal haklarını alır ve sözleşme bitimini önceden bilir” dedi.

İşten çıkarmaların sendika üyeliği ile bir ilgisi olmadığını öne süren dernek, “Birlikte devam etmediğimiz ve halen çalışmakta olduğumuz arkadaşlarımız arasında hem sendika üyesi olan hem de olmayanlar vardır” ifadelerine yer verdi. Ancak açıklamada sendikanın toplu iş sözleşmesi yetkisine karşı neden itiraz ettiklerine dair bir bilgi sunulmadı.

Akyüz: Samimiyetsizlik durumu var

Yeşil Gazete’ye değerlendirmede bulunan Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Dr. Alper Akyüz Mavi Kalem’deki çalışanların başlattığı mücadelenin oldukça değerli olduğunu söyledi.

Hak savunuculuğu yapan yerlerin kendi çalışanlarının haklarını görmezden gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Akyüz, “Burada bir samimiyetsizlik durumu var” ifadelerini kullandı.

‘İşverenler oyalama taktiği olarak kullanıyor’

Eğer Mavi Kalem’in söylediği gibi işçilerin sözleşme kapsamındaki yasal haklarını vererek işten çıkardıysa bunda bir sorun olmadığını belirten Akyüz, ancak işverenin hala neden sendikanın kazandığı toplu iş sözleşmesi yetkisini  tanımadığı sorusuna cevap veremediğini belirtti.

Benzer bir durumun Bilgi Üniversitesi yönetimi tarafından da uygulandığını hatırlatan Akyüz, “Biz 2018 yılında sendika yeterliliğine ulaştığımızda yönetim itiraz ederek iş mahkemesinde dava açtı. İki sene geçmesine rağmen hala sonuçlanmadı. İşverenler de bu yüzden bu itirazı bir oyalama taktiği olarak kullanıyorlar” dedi.

‘Sivil toplum kuruluşlarında çok yaygın’

Alper Akyüz, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarında bu tarz olayların oldukça yaygın olduğunu belirtiyor. Birçok STK’da bu ihlallerin gizli kaldığına dikkat çeken Akyüz, doktora tezinde yaptığı bir saha araştırmasından yola çıkarak çalışanların kendilerini çalışandan çok gönüllü olarak gördüklerini ve işverenler tarafından da bu düşüncenin empoze edildiğini söylüyor.

‘Çalışanlar kendilerini yarı gönüllü olarak görüyor’

Araştırmasında kendisini en çok şaşırtan sonucun çalışanların haklarını bilmemesi olduğunu belirten Akyüz, “Çalışanlar kendisini ya yarı gönüllü olarak görüyor ya da kariyer peşinde biri olarak görüyor. Sendikalaşma, toplu iş sözleşmesi için baskı uygulamak gibi hakları olduğunu bilmiyor” ifadelerini kullandı.

Bir kesimin ise sendikaya üye olmaları durumunda işverenlerinin tepkisiyle karşılaşacaklarını düşündüklerini ve bu yüzden çekindiklerini söyleyen Akyüz, bu sebeple bu tarz kurumlarda çıkan mücadelelerin diğer kurumlara örnek olması için yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Hak temelli iş yapan sivil toplum kuruluşları için bu durumun kabul edilemeyeceğini ve önce kendi çalışanlarının güvenliğini sağlamaları gerektiğini belirten Akyüz, “Sözleşme için sendika hakkını bile beklemeden çalışanlarla birlikte masayı oturması ve çalışanlarının taleplerini dikkate alması gerekiyor” dedi.

Bunun dışında başarılı örnekler de bulunduğunu belirten Akyüz, Af Örgütü ve Toplum Gönüllüleri Vakfı gibi kurumların toplu iş sözleşmesi yaptıklarını hatırlattı.

‘Fonlar işçi hakkı gözetmiyor’

Alper Akyüz, sorunların bir kısmının da fon vericiler yüzünden kaynaklandığı görüşünde. Fon verenlerin yaklaşımının mümkün olan en az maliyetle işin yapılması olduğunu söyleyen Akyüz, şunları söyledi:

Bütçe pazarlığına oturduğunda ‘benim çalışanımın şu yan hakları olacak’ diyemiyorsun. Tazminat hakkını bütçeye koyamıyorsun. Bu sadece Türkiye’de değil bütün dünya çapında bir boşluk. Fonlar neoliberal dönemin bir yansıması.

Bu sorunun bireyler veya tek başına kurumlar üzerinden aşılamayacağını belirten Akyüz “Kurumların da bu mücadeleye ayıracak vakti olmuyor. En doğrusu bunu sendikaların başlatması” ifadelerine yer verdi.

Ancak burada da sendikaların az çalışanlı sivil toplum kuruluşlarıyla uğraşmak yerine Migros gibi çok çalışanlı yerlerde masaya oturmayı tercih ettiğini söylüyor.

Mavi kalem hakkında

1999 yılında Düzce’de deprem bölgesinde bir grup gönüllü ile çalışmalarına başladı. 2015’e kadar sadece gönüllülerle çalışan derken 2015 yılında kurumsallaştı.

2018 yılı itibariyle derneğin İstanbul (Fatih/Balat, Zeytinburnu, Esenyurt), Adana (Seyhan), Kocaeli (Gebze) olmak üzere üç ilde ofisi bulunuyor.

Mavi Kalem, kadınlar, çocuklar, afet ve acil durumlar konularında çalışmalar yürütüyor. Derneğin en uzun soluklu projelerinden birisi mülteci çocukların içinde bulundukları risk ve hassasiyetleri azaltmayı amaçlayan Çocuk Koruma Projesi. Bunun dışında kadınların toplumdaki yerini güçlendirmek için çeşitli projeler yürütüyor.

Kategori: Manşet