Manşetİklim Krizi

Finans sektörü Paris karbon bütçesini nasıl şişiriyor?

Arjantin'in Vaca Muerta bölgesinde petrol ve doğal gaz çıkarma projesi

Paris Anlaşması’nın beşinci yıldönümünden iki gün önce, 18 STK birleşerek şu anda planlanan veya geliştirilmekte olan en yıkıcı fosil yakıt projelerinden 12’sini ortaya koyan ortak bir rapor yayınladı.

Rapora göre küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlama olasılığımızı yüzde 66’da tutmak isterken, bu geliştirilen projeler hedefe ulaşmak için kalan karbon bütçesinin dörtte üçünü tüketecek.

Raporda neler var?

Rapor, büyük ölçekli kömür, petrol ve doğal gaz kapasite genişletme projeleri geliştiren fosil yakıt şirketlerine finansman sağlayan banka ve yatırımcıları ortaya koyuyor.

12 vaka çalışması, her bir projenin neden olduğu muazzam çevresel yıkımı, yerel toplulukların haklarına yapılan müdahaleleri, olumsuz sağlık etkilerini, insan hakları ihlallerini ve öngörülen CO2 emisyonlarını gözler önüne seriyor.

Raporu hazırlayan kuruluşlar, finans sektörü için somut politika önerileri sunuyor: Finans sektörü fosil yakıt endüstrisine sağladığı maddi desteği ve sigortalama gibi hizmetleri hızla kapsam dışına taşımalı. Önceliği de raporda işaret edilenler gibi kömür, petrol ve doğal gaz projeleri olmalı.

12 proje

Raporda ele alınan vaka çalışmaları, yerel ve küresel etkileri temel alınarak seçildi. Yerel direnişe karşı ve bilim adamlarının, siyasi liderlerin fosil yakıtları kullanımdan kaldırma çağrılarına rağmen yaşanan vakalardan bazıları şunlar:

Mozambik’te doğal gaz çıkarma projesi; Surinam’da petrol ve doğal gaz kapasite artırımları; ABD Permiyen Havzası’nda petrol ve doğal gaz sondajı; Arjantin’in Vaca Muerta bölgesinde petrol ve doğal gaz çıkarma projesi; Bangladeş’in Payra Merkezi’nde kömür ve doğal gaz projesi; Çin’in yeni kömür santralleri; Hindistan’ın kömür madenleri; Filipinler’de kömür kapasite artırımı; Avustralya’nın Burrup Merkezi’nde doğal gaz çıkarma projesi; Norveç Barents Denizi’nde petrol ve doğal gaz sondajı; Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz projeleri ve boru hattı inşaatı; ve Birleşik Krallık‘ta açık deniz petrol ve doğal gaz sondajı.

Karbon bütçesinin neredeyse yarısı

Bu 12 projenin şirketlerin hedeflediği şekilde ilerlemesi halinde en az 175 gigaton ek CO2 eşdeğeri emisyona neden olacağı tahmin ediliyor. Bu, küresel ısınmayı yüzde 50 ihtimalle 1,5°C ile sınırlandırmak için kalan 395 Gt’luk karbon bütçesinden neredeyse yarısına denk geliyor.

Küresel ısınmayı yüzde 66 ihtimalle 1,5°C ile sınırlandırmak için kalan 235 Gt karbon bütçesinin ise yüzde 75’i anlamına geliyor.

Petrol devleri her yerde

Örnek vaka incelemelerinin bir çoğunda bahsi geçen şirketler şunlardır: ExxonMobil, BP ve Total. Bu şirketler raporda bahsi geçen sekiz petrol ve doğal gaz projelesinin altısına dahil olmuş durumda.

Shell, sekiz petrol ve doğal gaz projesinin beşinde yer alırken, Chevron ve Equinor dört projede, Repsol ve Eni ise üç projede yer alıyor.

Fosil finansmanı canlı ve iyi durumda

Raporda, finansal kuruluşların Ocak 2016’dan bu yana 1,6 trilyon dolar tutarında kredi ve sigorta ile 12 fosil yakıt projesini yürüten 133 şirketin tahvil ve hisselerine 1,1 trilyon dolar yatırım sağladığı tespit edildiParis Anlaşması’ndan bu yana en fazla finansman alan BP, ExxonMobil, Petrobras, State Grid Corporation of China ve Occidental Petroleum, Ocak 2016’dan Ağustos 2020’ye kadar toplam 358 milyar dolar kredi ve sigortaya erişim sağlamış durumda.

Rapordaki en yüksek yatırım değerine sahip şirketler ise Chevron, ExxonMobil, Royal Dutch Shell, Total ve BP. Ağustos 2020 itibarıyla, yatırımcıları ile birlikte bu beş şirket yaklaşık 394 milyar dolar değerinde tahvil ve hisse senedi bulunduruyor.

En büyük yatırımcılar

 Raporda tanımlanan toplam yatırımların neredeyse yarısını – toplam 1,1 trilyon doların 535 milyar doları – 20 yatırımcı sağladı. En büyük yatırımcılar arasında ABD finans kurumları var. BlackRock (ABD), 110 milyar dolarlık tahvil ve hisseyle rapordaki kömür, petrol ve doğal gaz şirketlerinin en büyük yatırımcısı.

Vanguard (ABD), 104 milyar dolarlık tahvil ve hisse senedi ile onu takip ediyor. State Street (ABD) 50,8 milyar dolarla üçüncü sırada yer alırken, onu 48,4 milyar dolarla Capital Group (ABD) izliyor.

En büyük 20 yatırımcıdan sadece dördü ABD kurumlarından ibaret değil: Beşinci sırada 31,9 milyar dolar ile Norveç Devlet Emeklilik Fonu, 11,8 milyar dolar ile UBS (İsviçre), 19’uncu sırada 10,4 milyar dolar ile Deutsche Bank (Almanya) ve Legal & General (İngiltere) 9,8 milyar dolarla 20’nci sırada yer alıyor.

En büyük bankalar

Bahsi geçen 12 projede yer alan en büyük 20 banka, toplam 1,6 trilyon doların 949 milyar doları olmak üzere fosil yakıt şirketlerine toplam finansmanın yarısından fazlasını sağladı.

ABD bankaları CitiGroup, Bank of America ve JPMorgan Chase, toplam 295 milyar dolar ile en büyük finansörler olarak öne çıkıyor. İlk 20 arasında dokuz Avrupa bankası da bulunuyor: Sırasıyla Barclays (66,4 milyar dolar) ve HSBC (55,2 milyar dolar), devamında BNP Paribas (52,7 milyar dolar), Deutsche Bank (27,6 milyar dolar), Credit Suisse (22,5 milyar dolar) ve Santander (21,1 milyar dolar) gibi oyuncuların liderliğinde toplam 327 milyar dolar kaynak sağladılar. 

İlk 20’de yer alan Japon bankaları, Mitsubishi, Mizuho ve SMBC 149 milyar dolarlık finansman sağladı. Ayrıca ilk 20 finansör arasında Bank of China (26,5 milyar dolar), ICBC – Çin Sanayi ve Ticaret Bankası (24,9 milyar dolar) ve Kanada Kraliyet Bankası (24,7 milyar dolar) da yer alıyor. 

Bankaların başarısızlığını gösteriyor

Bu 12 vaka çalışmasının, bankaların iklim krizinin aciliyetine yanıt vermedeki başarısızlığını gösterdiğini belirten Reclaim Finance Genel Müdürü Lucie Pinson şunları söyledi:

Küresel bankalar, fosil yakıtların geliştirilmesini önleyecek ve kullanımdan kalkmasını sağlayacak somut adımlar benimsemek yerine, fosil yakıt arama-çıkarma faaliyetlerinden kopmayı reddediyor. BNP Paribas, JPMorgan Chase ve Mitsubishi hepsi çok farklı kömür, petrol ve doğal gaz kaynaklarından uzaklaşan politikalara sahip kurumlar. Oysa, bu rapor açıkça onların bir ortak yönü olduğunu gösteriyor: Hepsi, petrol ve doğal gaz sektörlerine düzenli finansman sağlamalarıyla gezegenin en zararlı projelerinden bazılarını desteklemeye devam ediyor.

 Finans sektörü için turnusol testi

Son zamanlarda bankalar ve yatırımcılar tarafından çok sayıda yeni kısıtlama getirilerek sürdürülebilirlik taahhütleri verildi. Ancak “Kaybedilen Beş Yıl” raporunda özetlenen bulgular, finans sektörünün iş modelini Paris Anlaşması ile uyumlu hale getirmekte başarısız olduğunu ortaya koyuyor.

Raporda “12 vaka çalışması fosil yakıt odaklı geliştirilen projelerin tek örneği olmasa da, raporun bulguları sektör için bir turnusol testi olarak görülmelidir” deniliyor. Rapor şu sonuca varıyor:

Finansman sağlayıcılar yatırımlarını bu fosil yakıt projelerini yürüten şirketlerden çekmedikleri sürece, sürdürülebilirlik taahhütlerinin içi boşalıyor. Finans kuruluşlarının, fosil yakıtları geliştirme planları devam eden şirketleri dışlayan politikalar benimsemesinin tam zamanı. Aksi takdirde, iklim kriziyle mücadeleye yönelik küresel çabalar başarısız olacaktır.

‘Kurumlar geleceğimizi riske atıyor’

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Urgewald Finans Kampanyası Uzmanı Katrin Ganswindt, ise Zaten iklim değişikliğinin en yıkıcı etkilerini yaşarken, yeni kömür, petrol ve doğal gaz kaynaklarına yönelik projeleri geliştirmek çılgınlık. Beş yıl önce Paris’te kararlaştırılan CO2 emisyonlarını azaltmanın tam tersine bir hareket bu” ifadelerini kullandı.

Ganswindt konuşmasına “Bu raporda gösterilen mega karbon projelerinden yalnızca biri bile ilerlerse, küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırma hedefini aşacağız. Bu projelerin arkasındaki şirketlerin yatırımcıları olarak BlackRock, Vanguard ve StateStreet öne çıkıyor. Bu kurumlar geleceğimizi riske atıyor ve atıl kalacak projelere yatırım yaparak kendilerini yüksek riske maruz bırakıyor. Bu durumda yatırımcılar için tek mantıklı yönetim şekli portföylerini yeşillendirmek ve fosil yatırım planlayan şirketleri hemen terk etmektir” sözleriyle devam etti.

Kategori: Manşet