Yeşeriyorum

Ekolojik Tarım Dünyayı Besler mi?

Birçok kişi ve kurum, ekolojik (organik) tarımın dünya nüfusunu besleyemeyeceğini; artık tarımın kimyasallardan bağımsız olarak yapılamayacağını tezini şiddetle savunuyor.
Ben bu yazımda bu tezin gerçek olup olmadığını sorgulamaya çalışacağım.

Öncelikle ekolojik tarımın bugünkü nüfusunu doyuramayacağı tezini savunmak için sanırım günümüz endüstriyel-konvansiyonel tarımının dünyayı bir güzel doyurabiliyor olduğunu düşünmemiz lazım. Yani ekolojik tarım dünyayı besleyemez diyorsanız konvansiyonel tarım dünyayı besler diyor olmak zorunlu görünüyor.

(Konvansiyonel tarım: Tarım kimyasalları  dahil yoğun girdili tarımsal üretim. Bir başka deyişle “sentetik kimyasal tarım”)

Konvansiyonel Tarım Dünyayı Besleyebiliyor mu?

2009 yılı Haziran ayı FAO (Tarım ve Gıda Örgütü) verilerine göre dünyada bir milyar yirmi milyon insan aç. (Kaynak: http://www.fao.org/news/story/en/item/20568/icode/)

Geçen sene yazdığım bir makalemde belirttiğim gibi 2008′ de 963 milyon insan açtı. Bunları araştırırken gördüm ki 2006′ da 820 milyon aç varmış.

Tüm bu verileri dünya nüfusu ile oranladığım zaman açlık konusunda tehlike çanlarının çaldığını  görüyoruz:


Yıl
Dünya Nüfusu Aç  İnsan Nüfusu Açların Oranı
2006     6.600.000.000                 820.000.000            % 12,42
2007     6.625.000.000                 923.000.000             % 13,93
2008     6.700.000.000                963.000.000            % 14,37
2009     6.800.000.000                1.020.000.000        % 15,00

Tablo 1– 2006-2009 yıllarında dünya insan nüfusu, aç insan nüfusu ve oranı (Kaynak: FAO)

Yukarıdaki tablodaki oranlar bu şekilde devam ederse (her yıl açların oranı ortalama % 1 artıyor) 2050 yılında dünyanın yarısından çoğu aç olacak. 2100 yılı ne olur kim bilir?

Zaten yetkililer 2030 yılında gıda ihtiyacının mevcut imkanlarla karşılanamayacağını çoktan kabul etmiş durumdalar. (Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=881549&Date=11.08.2009&CategoryID=100)

Bunun yanı sıra 2009 yılında dünyamızda her gün 16.000 çocuk açlığa bağlı sebeplerden ölüyor.

Kısacası konvansiyonel tarım mevcut şekli ile insanlığı besleyememektedir.

Ve tüm uzmanlar bu sorunu ekonomik bir sorun olarak görmekte, sürekli gıda üretimini arttırmayı  ve gıda fiyatlarının düşmesini önermektedir.

Oysa bu üretim-fiyat sistemi çözüm  üretmek bir yana artan şeklide sorun doğurmaktadır.

Ekolojik Tarım İle Dünyayı Beslemek Mümkün mü?

Açıkçası ilkesel olarak başka türlü beslemek mümkün değil. Gelin bir hesaplayalım:

* Dünya insan nüfusu: 6,8 milyar
* Günlük ortalama kişi başı kalori ihtiyacı: 2400 kcal
* Yıllık ortalama kişi başı kalori ihtiyacı: 2400 x 365 = 876.000 kcal
* Yıllık tüm insanların ihtiyaç duyduğu kalori miktarı: 876.000 x 6.800.000.000= 5.956.800.000.000.000
* Bir dekar (1000 m2) tarım alanından yıllık üretilecek ortalama gıda kuru maddesi: 100 kg
Bir kg gıdada kuru madde olarak ortalama enerji: 4000 kcal
* Dünyada işlenebilir tarım alanları miktarı: 822.228.800.000 dekar
* Dünyadaki tarım alanlarında yılda üretilecek kalori miktarı: 822.228.800.000 x 100 kg x 4000 kcal = 328.891.520.000.000.000 kcal
* Dünyadaki tarım alanlarında yılda üretilecek kalorinin insan nüfusu ihtiyacını karşılama oranı: 328.891.520.000.000.000 / 5.956.800.000.000.000 = 55

Sonuç: Mevcut tarım alanlarda ekolojik tarım ile gıda üretildiğinde insanlığın ihtiyacının 55 katı kalori üretilebilir !

Yani ekolojik tarım ile dünya nüfusunun tamamı beslenebilir. Hem de ihtiyacın 55 katı fazlası ile…

Belki konvansiyonel tarım ile bunun 3 katı fazla gıda üretmek mümkün. Ancak neden yetmiyor. Neden açlık var ve neden insanlar gıdaya ulaşamıyor?

İnsanlar Gıdaya Neden Ulaşamıyor?

En temelinde belirtilmesi gereken bir kaç temel unsur var:

1- Mevcut tarım alanları gıda üretimi dışı amaçlar için de kullanılıyor (örneğin pamuk, tütün üretimi)

2- Mevcut tarım alanlarının tümü kullanılmıyor. Bir kısmı ekonomik olmadığı gerekçesi ile ekilip biçilmiyor. Alanların boş kalıp tarım yapılamamasının önemli bir nedeni yoğun kimyasallı sürdürülemez tarım yöntemlerinin kullanılması ile toprakların katledilmesi.

Geniş tabloya baktığımızda dünyada bir çok aç insan, bir çok işsiz insan ve ekilip biçilmeyen bir çok tarım alanı var.

Bunun yanı sıra zengin ülkelerde gıdaların birçoğu israf oluyor ve tüketilmiyor.

Geniş tablo bize bu şekilde sürecek olan gidişin sürdürülemez olduğunu açıkça gösteriyor.

Ekolojik Tarım Bu Sorunu Nasıl  Çözer?

Ekolojik tarım felsefe olarak “kapalı ekonomi” önerir.

Yani üretim ve tüketim bölgesel bazda olmalıdır. Çok uzaklardan girdi gelmez ve çok uzaklara çıktı  gitmez. Bölgenin işgücü, hayvan gübresi, bilgisi, üretim ve dağıtım imkanları kullanılır.

Gelin mevcut gıda üretim ve tüketim sistemini şematize edelim:

image001

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.

Şekil 1: Mevcut Gıda Üretim Ve Tüketim Sistemi ve Aksaklıklar (Hakan Ozan Erzincanlı, 2009)

Bu sistemin alternatifi olan ekolojik tarımın önerdiği yapıdaki durumu bir şematize edelim:

image002

Şekil 2: Uygun Yapılandırılmış Ekolojik Gıda Üretim Ve Tüketim Sisteminde Süreç (Hakan Ozan Erzincanlı, 2009)

Sonuç  ve Öneriler:

Mevcut gıda üretim ve dağıtım sistemi insanlığı açlık ve savaşlara sürüklemektedir.  Açlar ve toklar arası uçurum her geçen gün artmaktadır.

Bunun önüne geçmek için tarım sadece ekonomik bir etkinlik olarak ele alınmamalı; doğa ve kültür bir arada düşünülmelidir.

Konvansiyonel tarım yerine ekolojik tarım ve hayvancılık, tohumculuk ve ormancılık alanlarında, havza bazında geniş toprak parçalarında, küçük ölçekli arazileri birleştiren kooperatif tipi ortaklık yapıları ve üretici sendikalarıyla, üniversiteler, meslek kuruluşları ve kamu kuruluşları arasında eğitim ve uygulama projeleri geliştirilmelidir. Bu amaçla bölgesel düzeyde kurumsal yapılar oluşturulmak zorundadır.

İnsan sağlığından önce mevcut tarım alanlarının yok olmaması için ekolojik ürünlerin tüketiminin artırılmasına yönelik tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları desteklenmek zorundadır. Böylece ekolojik tarımsal üretim artacak ve mevcut tarım alanlarının kaybı önlenecektir. Ayrıca ekolojik tarım, birim alanda konvansiyonel tarıma göre daha fazla işgücü gerektirdiği için çözümsüz görünen işsizliğin çözümü olacaktır.

Tüketici ile üreticilerin doğrudan ilişki kurmasını sağlayacak yapılar geliştirilmek zorundadır.

Ürünlere çevresel maliyetlerin yansıtılması ile konvansiyonel tarım ürünleri ile ekolojik ürünler arasındaki fiyat farkı kapatılmalıdır. Çevresel maliyetler de konulduğunda kolayca görülecektir ki ekolojik tarım ürünleri daha ucuzdur.

Bu makalenin sonuna uygun olarak, mevcut durumu analiz ederek yapılacaklar konusunda adım atmayı sağlamak için yıldırımsavarın mucidi ve yüz dolarlık banknotun üzerinden bize muzipçe gülümseyen Benjamin Franklin’ in çok güzel bir sözü var:

“Bu günü görmek, geleceği görmekten daha kolaydır.”

Kategori: Yeşeriyorum