ManşetTürkiye

DİSK Basın-İş ve Haber-Sen’den Fatih Portakal’a destek mesajı

0

DİSK Basın-İş, hem iktidar hem de yandaş medya tarafından hedef alınan Fatih Portakal’la ilgili bir destek açıklaması yayımlayarak, “Gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz, dostlarımızı yalnız bırakmayacağız” dedi. Haber-Sen ise tehdit ve baskıların güç değil acizlik göstergesi olduğuna dikkat çekti.

Geçtiğimiz günlerde Fox Tv’deki ana haber programında “Türkiye’de barışçıl protestolar olamaz, hadi bakalım, barışçıl bir eylem için zamları protesto edelim. Doğalgaz zamlarını… Hadi bakalım, yapabilecek miyiz?” sözleriyle demokratik hakların engellenmesine dikkat çeken gazeteci Fatih Portakal hem iktidar hem de yandaş medya tarafından hedef alınmıştı.

Erdoğan iki miting programında da Portakal’ı hedef göstererek, “Haddini bil haddini, haddini bilmezsen millet patlatır enseni” diye tehdit savurmuştu.

Portakal’a destek de meslektaşlarından geldi. Birçok gazeteci sosyal medya hesaplarından Portakal’a destek mesajları yayımladı. DİSK Basın-İş Sendikası da yazılı bir açıklamayla, Fatih Portakal’ı yalnız bırakmayacaklarını ve gazeteciliği savunmaya devam edeceklerini söyledi.

Açıklamanın tamamı:

İlk değil, belli ki son da olmayacak. Başbakan olduğu dönemde de hedef aldı, gücünü pekiştirdiğinde ise işi “enseyi patlatmaya” kadar vardırdı.

Hatırlayalım, Gazeteci Amberin Zaman için “gazeteci kılıklı militan”, “edepsiz kadın” dedi. Köşe yazarı Nuray Mert hakkında “Bu mertlik değil namertliktir” ifadelerini kullandı.

Can Dündar’ın  gazetecilik faaliyetini “ajanlıkla” itham etti. Ahmet Şık’ın kitabını “bazı kitaplar vardır ki bombadan daha  tesirlidir” cümleleriyle hedef aldı. Son olarak gazeteci Fatih Portakal’ın kimliğinin bir parçası soyadı ile alay edip, linç kültürünün canlı tutulduğu bir iklimde “hassas” kıtaları göreve çağırdı: “Haddini bil, bilemezsen bu millet patlatır enseni.”

Farklı bir mizah anlayışı olabilir, bu taraftan bakıldığında ortada bir mizah görünmüyor zira.Tek görünen, memleket ahvali gazeteciler için artık cehennem. Gazetecileri ya tutukluyor ya da mahkemelerde süründürüyorlar. Bakanından bürokratına belediye başkanından polisine bütün iktidar aparatları, gazetecileri ezilecek bir böcek gibi görüyor.

Faşizan yönetimlerin bir özelliği de yalanla “gerçek” inşa etmek. Ancak Türkiye’de iktidara oy veren vermeyen herkes bu tehlike ile karşı karşıya.  İktidar olmanın gücü ile inşa edilen “gerçek”, yalanın rehaveti ile inşa edilen “gerçek” sınırlarına dayandı artık. Eskiden gerçeklerin bir kısmının ya da tümünün gizlenmesi ile üretilen yalan haberden şikayet ederdik. Artık yeni bir terim var hayatımızda; sahte haber yüzde 90 medya iktidarın elinde… Soru soran, sorgulayan gazeteciler yaygın medyadan tasfiye edildi. Ancak bu bile yetmiyor, özgüven yaratmıyor.İzlenme oranlarında açık ara önde olan Fatih Portakal’ın hedef alınması gazetecilere yönelik her tür baskının örneklerinden sadece biri.

Mesleğin mevzilerinde gazeteciliği savunmaya çalışanlar bir avuç kaldı. Oysa gazetecilik memleket meselesi… Tarih karanlıkların nasıl aydınlığa döndüğünü anlatan çok sayıda örneği yazdı. Yılmayacağız, her şeye rağmen gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz, yalnız değiliz, dostlarımızı da yalnız bırakmayacağız.

“Fatih Portakal yalnız değildir”

Haber-Sen’den yapılan yazılı açıklamada ise “Tehditle, şiddetle gazetecileri ve toplumu baskı altına almaya çalışmak güç değil acizlik göstergesidir” ifadelerini kullandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Basın mensuplarını ve tüm emekçileri hedef tahtasına koymak hiç kimseye bir yarar sağlamaz. Bu nasıl bir yönetimdir ki gün geçmiyor, iş koşullarını eleştirenler “Ülkede kriz” var diyenler, “Kredimi ödeyemedim, işsizim” diyenler hedef tahtasına konuluyor ve bu yaşananları haber yapanlarsa cezalandırılıyor. Bu ülkeyi bu halkı o söylemlerinizle kutuplaştıramazsınız. Her seçim öncesi bu şiddet ve tehditlere maruz kalmaktayız.

Bu saldırı politikalarını fırsat bilen bazı sözde gazeteciler de “Başları kesilmelidir” söylemleriyle bilhassa halkı tehdit etmektedir.

Buradan bir daha bildiriyoruz ki, özgür toplumun koşulu özgür basındır. Halkın haber alma hakkının engellenmemesi için basına yönelik saldırı, baskı ve şiddet politikalarından derhal vazgeçilmesi hususunu  kamuoyuyla paylaşıyoruz ve diyoruz ki!… Fatih Portakal yalnız değildir.  Fatih Portakal’ın yanında olduğumuzu bildiriyor, yapılan saldırı politikalarını protesto ediyor tüm kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz.

.

(Sendika.org)

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.