Yeşeriyorum

Dindar ve sağlıksız nesiller yetiştirmek – Umur Gürsoy

Başbakan ve cumhurbaşkanımızın “dindar nesiller yetiştirmek” amacını ben de sorgulamak istiyorum. Aralarında sadece İhsan Eliaçık’ın büyük ölçüde katıldığım bu değerlendirmesini okuyabildim. Pek çok yazarımızın da değindiği gibi, inançsızlığın (ateizm), sadece tanrıya inanırcılığın (deizm) ve deizmin bir formu olan doğatanrıya inanmanın (panteizm) da v.b. bir seçenek olduğu pek çok dinden yani inançlar ve ibadetler bütününün hangisinden ‘dindar nesiller’ yetiştireceklerini ve pek tabii bunun sonuçlarını, Türkiye toplumunun değerlendirmesine bırakarak uzmanı olduğum çevre ve halk sağlığı konulara geçmek istiyorum. Uzun fakat, ağır bir metin yazmaktansa, bu kez şiirli bir dil kullanayım diyorum:

Her ne kadar hepsinin müsebbibi AKP iktidarı değilse de, başbakanımızın bir rekora giden tek partili iktidarında,

başta çok çocuk doğurmak ve doğayı kirleten enerji üretim biçimleri ve kirli teknolojilere dayalı kalkınma ve ulaşım vb modelleri seçimi gibi diğer amaçladığı pek çok şey ve yaptığı yasal ve anayasal değişiklikler nedeniyle; ne AKP’nin yetiştireceği dindar ne de bir başka iktidar partisinin yetiştireceği başka özelliğe sahip (örn: Atatürkçü, laik, sosyalist vb) bir nesil, aynı zamanda artık:

Aşıları tam, ama şişman; köy ve beldelerdeki ölüm sayısı ve nedenleri hâlâ kayıtlara geçmeyen (bu nedenle de ölüm oranlarını, ölüme neden olan hastalıklarını sadece il ve ilçe merkezleri için bilebilen), ama % 30’u köyde ve beldelerde doğan;

Dedeleri-büyükanneleri, anaları-babaları atom bombası veya Çernobil kuşağı;

Yaz-kış yaşadıkları açık hava sahası, denizi ve suyu kirli;

Dereleri ve ırmakları yatağında akmayan;

Köylüsü, kentlisi, çiftçisi bedava bir damla temiz suya hasret;

İşsizi bol, her işçi gibi hekimlerinin bile iş ve iş sağlığı güvencesi olmayan;

Kur’an ve hadislerle onlara atıf yapanlardan başka kitap okumayan;

Her şeyi bilen, bir şeyden anlamayan;

Kendine değil, kitaplarına güvenen;

Yazarları, savcıları ve Amerikan’ın ‘bizim çocukları’ tutuklu;

Yediği içtiği belki mikropsuz, ama içi kimyasal madde dolu;

Ekecek tohumu, yiyecek mısırı GDOlu;

Hekimi her ölüye kalp-solunum durması tanısı koyan;

Hastasına uzman hekimin reçetesi sekreteri gibi tekrarlayan;

Okulunda ilahiyatçısı, imamı, imam hatiplisi Arapça üniversitelisi İngilizce vb öğrenen,

Ama Arabı, İngilizi; bırak bir turistle konuşmayı, eski cami kitabesi ya da bilgisayar dili bile okuyamayan;

sağlıksız ve farkında olmasa da kara cahil bir nesil olarak yetişecektir.

Çünkü insan da bir tohum gibidir. Aynı zamanda hangi tarlaya ektiğine, nasıl ve nerede bakım yaptığına da çok bağlı olarak; ne ekersen onu biçersin!

…/.

 

Uz. Dr. Umur Gürsoy, Halk Sağlığı Uzmanı

 

Kategori: Yeşeriyorum