Dünyaİklim KriziManşet

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nde tüm delegelere aşı sözü

26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) öncesi 31 Mayıs-17 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UN Climate Change Conference COP26, The Sessions of the Subsidiary Bodies) oturumlarında kayda geçen ifadeler paylaşıldı.

COP26 Başkanı Alok Sharma, 100 milyar dolarlık iklim finansmanı hedefini yükseltme konusundaki ilerlemeyi hızlandırma ve tüm delegelerin kasım ayındaki zirveden önce COVID-19 aşılarını almasını sağlama sözü verdi.

Ülkeler, pozisyonlarını yeniden belirlemek istedi

BM toplantısında karbon piyasaları, şeffaflık ve iklim finansmanı konusundaki müzakereler sürüncemede kalmaya devam ederken, birçok gündem maddesinde de ülkeler, çoğu oturumda pozisyonlarını yeniden belirlemek için uğraştı.

Çin’in itirazları üzerine ise gözlemciler şeffaflık görüşmelerinden men edildi.

Alok Sharma, kendi ülkelerinde aşı olamayan tüm delegelerin kendilerinden destek alabileceklerini ve zengin ülkelerin yıllık 100 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlama taahhüdünü yerine getirmesinin bir güven meselesi olduğunu ifade etti.

‘COP26 eylemlerin testi olacak’

Climate Action Network International (İklim Eylem Ağı) Direktörü Tasneem Essop, oturumla ilgili şu açıklamayı yaptı:

BM İklim oturumu sona ererken, bu ilk sanal oturum deneyimi, iklim müzakerelerini çevrimiçi yapmak için kritik bir sınav oldu. İlerleme derme çatma gerçekleşiyor; Paris Çalışma Programını bitirmek adına somut bir sonuç olarak gösterilebilecek çok az şey var. Şimdi Gerçek sınav Glasgow’daki COP26’ya hazırlanırken, siyasi liderlerin ve müzakerecilerinin, artan iklim etkilerinin ön saflarında yer alan insanların acil ihtiyaçlarını karşılamaya, adaptasyon, kayıp ve hasar ve vaat edilen 100 milyar doları karşılamak ve artırmak için finansmanın sağlanmasına dair nasıl taahhütte bulunacağıdır. COP26, kelimelerin değil eylemlerin bir testi olacak.”

‘En tehlikeli engeller teknik değil siyasi’

E3G Kıdemli Politika Danışmanı Jennifer Tollmann, gelişmekte olan ülkelere vadedilen yılda 100 milyar Dolarlık desteğin sağlanacağına dair güvensizliğin süreci geride bıraktığına dikkat çekti:

Geçtiğimiz üç hafta bir noktayı çok net bir şekilde ortaya koydu: COP26’ya giden yolda en tehlikeli engeller teknik değil siyasidir. Taraflar birbirlerinin pozisyonlarını biliyorlar; çoğu zaman eksik olan şey, daha iddialı hedefler için harekete geçirebilecek uzlaşma seçeneklerini bulma iradesidir. Aynı zamanda, gelişmekte olan ülkelere vaat edilen yılda 100 Milyar Dolarlık desteğin sağlanacağına dair güvensizlik, süreci geride bırakıyor. Öngörülebilir finans, uyum için destek ve kayıp ve hasarla mücadele, özellikle savunmasız ülkeler için yüksek öncelikli meseleler olarak ortaya çıkıyor. G7’den Glasgow’a kadar olan bu sürece gerekli siyasi ilgi gösteriliyor; İngiltere bu ortamı yönetmek ve güveni yeniden inşa etmek zorunda kalacak.”

‘Kayıp ve hasara müdahale kilit önemde’

En az gelişmiş ülkeler grubu Başkanı Sonam Phuntsho Wangdi de savunmasız ülkelerdeki iklim krizi kaynaklı kayıp ve hasarın ilerleyen oturumlarda daha fazla dikkate alınması gerektiğine vurgu yaptı:

İklim değişikliği etkilerinin yoğunlaşması ve bunun neden olduğu kayıp ve hasarın kötüleşmesiyle birlikte, kayıp ve hasara uluslararası müdahale, grubumuz için kilit önemde olmaya devam ediyor ve bu konunun önümüzdeki oturumlarda daha fazla dikkate alınmasını bekliyoruz. Savunmasız ülkelerdeki kayıp ve hasarı ele almak için özel eylemler ve destek, COP26’nın bir çıktısı olarak yer almalıdır.”

Kategori: Dünya