ManşetEnerjiİklim Krizi

‘Biyoyakıt için tarım arazilerinin genişletilmesi, küresel gıda kıtlığına yol açabilir’

0

Rusya‘nın Ukrayna‘yı işgal etmesinden bu yana geçen haftalar içinde büyüyen savaş, sadece enerji fiyatlarını yükseltmekle kalmadı, gıda üretimini de kesintiye uğrattı, maliyetleri yukarı çekti ve küresel gıda kıtlığı korkularını körükledi.

Birleşmiş Milletler, kritik ve büyük bir “ekmek sepeti” olan Ukrayna’dan gelen buğdaya bağımlı ülkelerde artan gıda güvensizliği konusunda uyarı üzerine uyarı yapıyor. Bu ülkelerin birçoğu krizden önce zaten açlığın eşiğindeydi.

Çatışmanın bu etkileri dünya çapında dalgalanırken, dünya enerji ve gıda piyasalarının nasıl hayati bir şekilde bağlantılı olduğunu görüyor. Birkaç örnek vermek gerekirse, dünyanın her yerindeki çiftçiler, doğal gazın fiyatlarının artmasıyla birlikte aşırı pahalı ve kıt hale gelen gübre satın almak için çabalıyor . Türkiye dahil pek çok ülkedeki meyve ve sebze yetiştiricileri, enerji fiyatlarının çok yüksek olduğunu ve seralarını ısıtmaya paralarının yetmediğini, bunun da önümüzdeki aylarda daha az taze ürün anlamına geldiğini söylüyor.

ABD’deki Joe Biden yönetimi ise akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla mısırdan yapılan etanol kullanımını genişletmeyi düşünüyor. Ancak bu, gıda fiyatlarını da yükseltme riski taşıyor.

İnside Climate News‘den Georgina Gustin‘in aktardığına göre, Birleşik Krallık  merkezli düşünce kuruluşu Chatham House‘da Çevre ve Toplum Programı direktörü Tim Benton, “Gıda ve enerji piyasaları şu anda en yüksek sınırlarda” dedi: “Sürdürülebilirlikle ilgilenen bizler için kilit soru, gıda üretimini artırmak için doğanın mı yoksa enerji üretimini artırmak için iklimin mi feda edileceğidir.”

‘Ürünlere talepten daha az toprak var’

Rusya-Ukrayna çatışması, enerji ve tarım arasındaki ilişkiyi keskin bir şekilde ortaya çıkarırken, aynı zamanda biyoyakıtlarla ilgili uzun süredir devam eden bir sorunu da yeniden gündeme getiriyor: “Dünyanın sınırlı tarım arazileri, artan açlık ve iklim değişikliğinin iç içe geçmiş krizleri ortadayken gıda yerine yakıt yetiştirmek için mi kullanılmalı?”

Benton, “Topraktan gelen mallara olan talepten daha az toprak var” diye konuştu.

Bugün ABD ve Avrupa’nın biyoyakıt üretmek için tükettiği tahıl, Ukrayna’nın bir yılda ihraç ettiği miktarın iki katı. Araştırmacılar, artan küresel nüfusun gıda ihtiyaçlarını destekleyecek ve orman veya doğal bitki örtüsü olarak bırakılması gereken ve daha fazla karbon depolamasını sağlayan arazileri tüketmeden biyoyakıt yetiştirmek için yeterli ekili alan olmadığını söylüyor .

Princeton Kamu ve Uluslararası İlişkiler Okulu‘nda kıdemli araştırma görevlisi ve Dünya Kaynakları Enstitüsü‘nde kıdemli araştırmacı olan Tim Searchinger, “Her iklim stratejisi, tarım arazilerini genişletmeyi bırakmamızı gerektiriyor. Ama dünya, bunun aksine tarım arazilerini rekor bir oranda genişletiyor” değerlendirmesini yaptı.

Avrupa Birliği’nde, ekili alanların kabaca yüzde 10’u zaten biyoyakıtlar için kullanılıyor. Ancak Searchinger yeni bir analizde , AB’nin Avrupa’da daha fazla karbon ve biyoçeşitliliği eski haline getirme planının (Fit for 55 olarak bilinen ve şu anda tartışılmakta olan bir plan) biyoyakıtların ve bunları yetiştirmek için ekili alanların genişletilmesine bağlı olduğunu söylüyor:  “Toprak taleplerini azaltmak için Avrupa’ya güveniyoruz ancak aksine bu talepleri artıracak gibi görünüyorlar.”

Daha çok tarım arazisi değil, orman gerekiyor

Searchinger, AB modellerinin 2050 yılına kadar biyoyakıt yetiştirmek için yaklaşık 55 milyon dönüm daha fazla alana -veya Avrupa’nın ekili arazisinin yaklaşık beşte birine – ihtiyaç duyulacağını tahmin ettiğini belirtti.

Politik kararların yalnızca karbon depolayan ormanlara dönüştürülmesi gereken Avrupa topraklarını tüketmekle kalmayıp Avrupa dışındaki ülkelerde de ormansızlaşmayı hızlandırabileceğini kaydeden Searchinger, bunun nedenini ise, Avrupa’nın halihazırda yaklaşık 60 milyon dönümlük yabancı arazide üretilen gıdaları ithal etmesi ve her yıl yaklaşık 400 milyon ton karbondioksit emisyonuna neden olması olarak açıkladı.

Searchinger’e göre sorun, AB hesaplamalarında arazinin bir “karbon fırsat maliyeti” olduğunu kabul etmemesinde yatıyor. Biyoyakıtlar tek bir yerde üretilip yakılırsa, toprağı ve karbonu başka bir yere götürmediğini varsayıyorlar:

“Toprağı dünyayı beslemeye yardım etmek için kullanmak veya en azından dünyanın geri kalanına baskı yapmaktan kaçınmak yerine, fazlalıkları varmış gibi davranıp topraklarını biyoenerji için kullanmayı planlıyorlar. Bu, çelik fabrikalarınızı Çin’e göndermekten ve sonra da sera gazı emisyonlarınızı azalttığınızı söylemekten çok da farklı değil.”

Tüketimin azaltılması şart

Son on yılda, küresel ekili alanlar yaklaşık 122 milyon hektar genişledi. Bu hızla, 2050 yılına kadar Hindistan büyüklüğünde bir alan ormanlardan ve savanlardan tarım arazilerine dönüştürülecek. Bu öngörülen dönüşümün çoğu, gelişmekte olan ülkelerden gelen yüksek karbonlu gıdalara (süt ve et) yönelik devam eden talep nedeniyle gerçekleşecek.

ABD’de olduğu gibi, AB ülkelerinde de mevcut ekin alanlarının çoğu zaten geliştirildi ve tüm bu ülkeler oldukça sanayileşmiş ve kaynakları tüketen bir gıda sistemine sahip. Searchinger, bu durumun bu ülkelerin tarımdan kaynaklanan karbon ayak izlerini önemli ölçüde azaltma fırsatına sahip olduğu anlamına geldiğini söyledi.

Avrupa’nın süt ve et tüketimini azaltıp mevcut ekili arazilerde üretimi yoğunlaştırması durumunda, yaklaşık 45 milyon hektarlık araziyi tarımdan “kurtarabileceğini ” ve bunun yerine karbon depolamak için doğal kalmasına izin verebileceğini belirten Searchinger, aynı mantığın biyoyakıt yetiştirmek için ekili alanların genişlediği ABD için de geçerli olacağına işaret etti.

Yakın zamanda yapılan bir araştırma , ABD biyoyakıtlarının mısır üretimini yaklaşık üç milyon hektar artırmayı zorunlu kıldığını buldu. Yazarlar, bu arazi dönüşümünün önemli sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu ve mısır bazlı etanolü benzinden daha fazla karbon yoğun hale getirdiğine vurgu yaptı.

California Üniversitesi‘nde kamu politikası profesörü ve biyoyakıt uzmanı Bruce Babcock, söz konusu arazilerin biyoyakıtlar için kullanılmasa bile ne için kullanılacağının çok önemli olduğunu belirtmekle birlikte, gidişatın iyi olmadığına da dikkat çekti:

“Çiftçiler biyoyakıtlar için soyaya geçecekler. Gıdadan yön değiştirecekler çünkü emtia piyasaları böyle işliyor. En yüksek teklifi verene gidecekler.”

Avrupa’da en azından şimdilik, yeterli tahıl depoları nedeniyle acil bir kıtlık yok. Ancak kritik olan konu, var olanın gıda güvenliğini sağlayacak şekilde nasıl kullanılacağı ve dağıtılacağı.

 

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.