Hafta SonuKöşe YazılarıKültür-SanatManşetYazarlar

[Bir şarkının hikayesi] Fool’s Overture/ Supertramp

0
şarkı

En büyük başarılarını 1979 yılında çıkardıkları Breakfast in America albümü ile kazanan Supertramp, 1970 yılında kurulmuş bir İngiliz rock grubu idi. Başlangıçta progresif rock türünde müzik yapan grup, zaman içerisinde pop ağırlıklı albümler çıkarmaya başlamıştı.

1977 yılında yayınlanan Even In the Quietes Moments albümünün single’ı olarak çıkarılan Give a Little Bit, grubun “Dreamer”dan sonra bilboard listesine giren ikinci “hit” parçası olmuştu. Şarkı grubun kurucularından ve itici gücü olan Roger Hodgson tarafından 19 yaşında iken yazılmış ve ancak yedi yıl sonra grubun repertuarına girmişti. Albümde, “Even In the Quietest Moments”, “Babaji” gibi hit parçalar da bulunuyordu ancak albümün final şarkısı diğerlerinden oldukça farklı idi.

10,5 dakikalık “Fool’s Overture”un kompozisyonu Roger Hudgson’un tam beş yılını almıştı ve sanatçının deyimiyle “üç farklı müzik parçasının mucizevi ve mükemmel bir şekilde bir araya getirilmesi” ile ortaya çıkan bu epik şarkı tam bir sanat şahaseriydi.

“Fool’s Overture”, progresif enstrümantasyon, ses örneklerinin kolajı ve kayıt tekniği ile diğer Supertramp parçalarından ayrışıyor ve Rodger Hodgson’u müzikal anlamda virtüözlük mertebesine taşıyordu.

Parça duygusal bir piyano girişi açılıyor, sonrasında İngiliz besteci Gustav Holst’un Venüs’ünden “sample”lanan bir flüt sesi yavaşça yükseliyordu. Bu huzurlu melodi, polis sirenleri ve Londra’daki ünlü saat kulesi Big Ben‘in sesi arasında kayboluyor ve arka planda Birleşik Krallık Başbakanı Winston Churchill’in 1940’taki meşhur konuşması “Asla Teslim Olmayacağız”ın bir bölümü duyuluyordu: “Sonuna kadar gideceğiz, denizlerde ve okyanuslarda savaşacağız, adamızı koruyacağız, bedeli ne olursa olsun asla teslim olmayacağız.”

İngilizlerin ‘gayriresmi milli marşı’na selam!

Şarkıda ünlü İngiliz Şair William Blake’in şiiri “And Did Those Feet in Ancient Times”tan bir bölüm de örneklenmişti. Hubert Pary’nin müziği ile bir ilahiye dönüşen ve “Jerusalem” olarak bilinen bu şiirin, İngilizlerin gayrıresmi milli marşı gibi kabul edildiğini de not düşmek gerekiyor.

Hodgson’un 2004 yılında Paris’teki Night Of The Proms konserlerinde, Antwerp Filarmoni Orkestrası ve koro eşliğindeki yorumu, parçanın en iyi yorumlarından biri olarak biliniyor.

 

Birçok tarihsel öğeyi müziğine kolajlayan Hudgson, elbette bir veya birkaç mesaj vermek istiyordu ancak bunlar o kadar da net değildi. Sanatçı, bilinçli olarak sözlerin manasını dinleyicinin hayal gücüne bırakmıştı. Şarkının ilk mısralarında sanatçı, 2. Dünya Savaşı‘na ve insanlığın düşüşüne değiniyordu:

“Tarih hatırlıyor, düşüşün ne kadar büyük olabileceğini
Herkes uyurken tekneler denize açılıyor.”

Kimi yorumcuların iddia ettiği gibi şarkıda, Winston Churchill’den önce başbakan olan Neville Chamberlain’a bir gönderme yapılıp yapılmadığını tartışabilmek için 2. Dünya Savaşı öncesindeki Münih Anlaşması’na göz atmakta fayda var.

Hitler’i taviz vererek ‘yatıştırmak’

1938 yılında Adolf Hitler’in liderliğindeki Nazi Almanyası, 2.5 Milyon Almanca konuşan nüfusa sahip olan Südet bölgesini topraklarına katmak istiyordu. Ülkesinin yeni bir savaşa hazır olmadığının farkında olan İngiliz Başbakanı Neville Chamberlain, geleceğin başbakanı Winston Churcill’in ve İşçi Partisi‘nin sert muhalefetine rağmen “Yatıştırma” politikasını izleyerek Hitler’le bir anlaşmaya varabileceğini düşünüyordu.

29 Eylül 1938 ‘de Münih’te, Hitler, Mussolini, Fransa başbakanı Edouard Daladier ve Birleşik Krallık Başbakanı Neville Chamberlain bir anlaşmaya vararak Südetlerin kontrolünü Almanya’ya verdi. Çeklere göre bu bir anlaşma değil bir “ihanet” idi.

Kimi akademisyenler ve politikacılar bu anlaşmayı “Münih Dersi” olarak adlandırarak, Hitler’in güçlenmesine müsaade edildiği şeklinde eleştirdi.  Anlaşma sadece bir yıl sürmüş ve İngiltere, Almanya ile savaşa girmişti. Ağır eleştiriler karşısında Chamberlain başbakanlık görevinden istifa etmiş ve birkaç ay sonra da ölmüştü.

Netflix’te gösterimde olan ve yarı belgesel tadındaki Munich The Edge Of War‘da bu tarihi anlaşma süreci çok iyi anlatılmış. Filmde de Hitler’e güvenmekle yanılmış olabileceğini düşünen Chamberlain, İngiltere’ye dönerken ”Aptal konumuna düşmem, ödenecek en küçük bedeldir” diyor.

Şarkıya dönersek, ikinci kıtadaki sözlerle Hudgson, sanki savaştan kaçınmaya çalışan Chamberlain’in bu açmazını anlatıyordu.

“Aptal yerine koyduğu adamın gururunu elinden aldı,
Öldüğü güne kadar herkes ona gülüyordu”

“Fool’s Overture”ün üç müzik parçasının bir araya getirilmesi ile oluşan kompozisyonu gibi, farklı olaylardan esinlenerek yazıldığı anlaşılan sözlerini de bir “kolaj” olarak yorumlayabiliriz. Sonraki kıtalarda sanatçı belki de insanlığa hitaben, barışı elde etmenin ne kadar zor olduğunu bildiğini anlatıyor ve bunun için bizleri tembel olmayarak aksiyon almaya ve katkıda bulunmaya davet ediyor.

“Bana onu büyütmenin ne kadar zor olduğunu söylüyorsun,
Evet biliyorum, biliyorum, biliyorum
Ve bana ekecek çok tohum olduğunu söylüyorsun
Evet biliyorum, biliyorum, biliyorum”

Roger Hodgson “Fool’s Overture”ün yazdığı en iyi parçalardan biri olduğunu söylemişti. Şarkıyı yazdığında, bir orkestra ile çalmayı hayal eden sanatçı, 90’lardan itibaren konserlerinde orkestralarla çalmaya başlayınca, bunun onu çok heyecanlandırdığını ve her seferinde tüylerinin diken diken olduğunu ifade etmişti.

Covid-19 nedeniyle 2021’deki “Breakfast In America” konserlerini iptal etmek zorunda kalan sanatçının 2024 yılında konserlerine devam etmesi bekleniyor.

Kaynakça:

  • Lindsay T.,Fool’s Overture, A Musical Masterpeace, 21.03.2020
  • Songfacts, Fool’s Overture
  • Doug Helvering, Classical Composer Reacts To Fool’s Overture, 10.11.2021
  • Wikipedia, Supertramp, Roger Hodgson, Münih Antlaşması,

More in Hafta Sonu

You may also like

Comments

Comments are closed.