Hafta SonuKöşe YazılarıKültür-SanatManşetYazarlar

[Bir şarkının hikayesi] Chiquitita/ ABBA*

1970 yazında Güney Kıbrıs’ın plajlarından birinde Birleşmiş Milletler askerleri İsveçli iki çiftin doğaçlama canlı müzik performansına şahit oldular. Tatil yaptıkları sırada sadece eğlenmek amacı ile ilk olarak yeteneklerini birleştirme girişiminde bulunan bu dörtlü birkaç yıl sonra Dünya müzik listelerine üst sıralardan girecek olan ABBA grubundan başkası değildi.

Björn Ulvaeus ve Benny Andersson o sıralar 1970 Eylül’ünde yayınlanacak olan Lycka adıyla ilk albümlerini kaydediyorlardı. İkili Björn & Benny olarak biliniyordu.

Eşleri Agnetha Faltskog ve Anni-Frid (Frida) Lyngstad’ın her birinin solo kariyerleri çok başarılı idi. Agnetha 1968-1971 arasında dört solo albüm çıkarmıştı. Frida ise 1967 yılında kazandığı bir yarışmadan sonra İsveç EMI plak şirketi ile kontrat imzalamıştı.

1971 yılından itibaren dört sanatçı beraber çalışmaya başladılar ve birbirlerinin çalışmalarına vokal yaptılar. Menajerleri Stig Anderson uluslararası başarının İngiltere ve Amerika listelerine girmekten geçtiğini çok iyi biliyordu ve dörtlü için akılda kalan bir isim arayışına girdi. Grup üyelerinin her birinin isimlerinin baş harflerinden oluşan (acronym) ABBA ismini, 1973 yılında aldılar. Fakat küçük bir sorun vardı. ABBA aynı zamanda İsveç’li bir balık konservesi markası idi. Fabrika sahipleri “yaptıkları ile onları utandırmayacakları “sürece isimlerini kullanmalarına izin verdiler.

Eurovision’da Waterloo ile başlayan çıkış

Kaderlerini değiştirecek olan Eurovision şarkı yarışmasına katılabilmek için bir kez 1972’de bir kez de 1973’te iki kez İsveç elemelerinden geçemeyen grup, 1974 Şubat’ında bu kez daha deneyimli ve daha iyi hazırlanmış olarak “Waterloo” ile İsveç halkının gönlünü kazandı 6 Nisan 1974’te İngilizce olarak seslendirdikleri bu şarkı ile birinciliği alan ABBA üyeleri yarışma sonrasında başarılarını, gecenin anlam ve önemine uygun olarak Londra’daki Grand Brighton otelinin “Napoleon” süitinde bir parti vererek kutladılar. İronik olan ise İngiltere jürisinin yarışmada şarkıya “0” puan vermesi idi.

Jüriye inat “Waterloo”, başta İngiltere olmak üzere dokuz Avrupa ülkesinde listelerde birinci sıraya yükseldi ve ABD’de Bilboard Hot 100’de altıncı sıraya kadar tırmandı. 2005 yılında, EBU tarafından düzenlenen ve Eurovision’un 50’inci yılının kutlandığı televizyon programında da Waterloo, 50 yılın en iyi Eurovision şarkısı seçildi.

Dört versiyon, beş isimden sonra…

1974 ile 1978 yılları arasında dört albüm çıkaran grup üyeleri bir sonraki albümleri “Voulez-Vous” için 78 Mart’ında stüdyoya girdiler. Albüm çalışması bekledikleri hızda gitmiyordu. Aralık ayına geldiklerinde, yani altı ay sonra hala albümün yarısını dahi bitirememişlerdi. Albüm öncesinde bir single çıkarmak istiyorlardı ve acele etmelerinin de özel bir nedeni vardı. 9 Ocak 1979’da UNICEF yararına düzenlenecek bir konser için bir şarkı yapmaları gerekiyordu ve bu şarkının plak gelirlerinin yarısı UNICEF’e gidecekti.

Projenin öncüsü The Bee Gees grubu olmuştu ve ABBA dışında Andy Gibb, Olivia Newton-John, John Denver, Donna Summer, Rita Coolidge, Kris Kristofferson, Rod Stewart ve Earth Wind and Fire projeye katılmışlardı. 4 Aralık günü Björn stüdyoya yeni bir şarkı ile geldi. Şarkının “Tüy Kuşları” olarak tercüme edilebilecek “Kalsupare” gibi komik bir ismi vardı ve daha sonra ortaya çıkacak şarkı ile yakından uzaktan alakası yoktu. Şarkının geri plan müziği oldukça iyileştirildi ve Björn şarkı sözleri için, kahramanının başka bir kadını tercih eden sevgilisine hitap ettiği yeni bir hikaye buldu. Bu yeni şarkının adı “In the Arms of Rosalita” oldu. Vokalleri Agneta ve Frida kaydettiler ve mısraları sırayla söyleyerek her ikisi de terk edilen kadını seslendirdiler.

 

Bu kayıt yeterince iyi gibi gözükse de grup bir şeylerin tam oturmadığını hissetmişti. Geri plandaki müziğin istediklerinden yavaş olduğunu ve melodinin potansiyelini ortaya çıkarmadığını düşündüler ama ikinci bir kayıt için vakitleri yoktu ve bir TV programına katılmak için Londra’ya uçtular.

İsveç’e döner dönmez tekrar stüdyoya girdiler ve bu kez kayıtta en güvendikleri müzisyenler vardı. Bu sefer de şarkının adını “Three Wise Guys” olarak değiştirdiler. Lasse Wellander tarafından çalınan gitar introsu bu versiyonda biraz daha uzatıldı ama şarkı hala istedikleri gibi olmamıştı.

El Condor Pasa’nın ‘sihirli dokunuşu’

En kritik değişiklik şarkıya Latin Amerika havası vermeye karar verdiklerinde oldu ve Simon & Garfunkel’ın “El Condor Pasa”sını referans aldılar. Benny şarkının sonuna tamamen yeni bir piyano partisyonu ilave etti. Yeni kayıt kesinlikle daha yumuşak olmuştu ve ritm gerçekten El Condor Pasa’nın ritmine büyük benzerlik gösteriyordu.

Björn bu yeni versiyona yeni sözler yazdı ve şarkının adını önce “Chiquitita Angelina” sonra da “Chiquitita” olarak değiştirdi. Agnetha ilk kıtayı tek başına söylerken Frida ona ikinci kıtadan itibaren katılıyordu. Sözler kalp acısı çeken arkadaşını teselli eden ve ona daha iyi günlerin geleceğini vaat eden bir dostun mesajına dönüşmüştü.

 

Chiquitita’nın , önce “Kalsupare” olarak başlayan sonra da ”In The Arms of Rosalita” olarak devam eden  uzun yolculuğu “El Condor Pasa” esintilerinin sihirli dokunuşları sayesinde artık tamamlanmıştı.

Dev kardan adam önünde ‘resmi klip’

Umut mesajları içeren bu balad UNICEF projesi için çok uygun olmuştu. Şarkı 9 Ocak 1979’da ilk olarak UNICEF konserinde dinleyici ile tanıştı ve 16 Ocak’ta yayınlanan single kısa sürede en az 10 ülkede liste başı oldu. Şarkı, stüdyo kaydından sadece bir  ay sonra yayınlandığı için klip çekmeye vakitleri olmamıştı. Bu nedenle BBC için İsviçre’de dev bir kardan adam önünde yaptıkları çekim, şarkının resmi klibi oldu.

Arjantin’de RCA Plak Şirketi‘nin çalışanlarından birinin eşinin yardımı ile yazdığı İspanyolca sözlerle şarkıyı, kendi ana dillerinde söylermişçesine mükemmel bir telaffuzla yorumlayan İsveçli kızlar, Güney Amerikalıların da kalbini fethetti. Chiquitita’nın İspanyolca versiyonu çok kısa bir sürede sadece Arjantin’de yarım milyon kopya satarak Güney Amerika’da son 25 yılın en büyük hiti olmayı başardı.

 

Kaynaklara göre rakamlar farklılık gösterse de müzik endüstrisi uzmanları ABBA’nın, Rolling Stones ile benzer sayıda, en az 200 milyon civarında single ve albüm sattığını teyit ediyor. Bazı kaynaklara göre de bu rakam 380 milyon. Bu başarıda “Waterloo”nun olduğu kadar, Latin dünyasında da grubu listelerin üst sıralarına taşıyan Chiquitita’nın önemi yadsınamaz.

Björn Ulvaeus ABBA hayranlarına grubun 2021 yılında yeni bir albüm yayınlayacağını müjdelemiştir. Şimdiden beş tane yeni parçanın kaydedildiği açıklandı. Detayları sır gibi saklanan projeye göre 2022 yılında ABBA’nın turneye de çıkacağı söyleniyor ama bu kez kendileri yerine Holografik Avatarları sahne alacakmış ve turun adı da “ABBAtar” olacakmış. Bu avangard projeyi merakla bekleyeceğiz elbette.

Single: 16 Ocak 1979
Albüm: Voulez-Vous, 23 Nisan 1979

Kaynakça

  • ABBA The Official Site, In Focus : The Chiquitita Story
  • Wikipedia, ABBA,Voulez-Vous,Agnetha Faltskog,Anni-Frid Lyngstad (Frida)
  • Songfacts, Chiquitita
  • ABBA reunite in London to film their 2022 hologram tour,22 September 2020
  • Beech M. , ABBA’s Money Machine Is Back In Service With First New Music Since 1982, April 2018.

 

Kategori: Hafta Sonu