Hafta SonuKöşe YazılarıKültür-SanatManşetYazarlar

[Bir şarkının hikayesi] Back To Black/ Amy Winehouse

0

14 yaşında iken aldığı ilk gitarı ile kendi bestelerini yapmaya başlayan Amy Winehouse, 1891 yılında Minsk’ten Londra’ya göç eden Musevi bir ailenin dördüncü kuşağını temsil ediyordu. Anne tarafından dayılarının birçoğu caz müzisyeni idi ve kendisi de bir şarkıcı olan babaannesi Cynthia, Amy’yi caz müziğe yönlendirmişti. Sara Vaughan, Dinah Washington, Tony Benett gibi şarkıcılardan etkilenmiş ve kendi ifadesi ile şarkı söylemeyi onları dinleyerek öğrenmişti. Londra’daki Cobden Club’de caz söylerken onu dinleyen Island Records temsilcisi, kontralto sesli bu sıra dışı şarkıcıyı kendi plak şirketine kazandırmak için aylarca uğraşmıştı.

2003 yılında çıkan ilk albümü “Frank”, iki cover şarkı dışında Amy Winehouse’un caz müziğinden etkiler taşıyan kendi şarkılarından oluşuyordu.

2004’te “Stronger then Me” şarkısı ile “En İyi Çağdaş Şarkı” ödülünü aldığında, prodüktörü Salaam için “İnsandan Sanat Çıkarma gibi özgün becerilere sahip “diye bahsetmişti.

18’inde 65 yaşındaki usta bir caz şarkıcısı gibi…

Tüm şarkıları Amy ile beraber yazan ve albümün prodüktörü olan Salaam Remi ise onun hakkında, “Karşımda onu dinlerken tam bir caz sanatçısı var diyebilirdim. Sesiyle oynamayı bilen 65 yaşındaki usta bir caz şarkıcısı gibi idi. 18 yaşında böyle ise, kim bilir 25 yaşında nasıl olacaktır” ifadesini kullanmıştı. 

Felder ve Winehouse.

Halbuki Amy, hiçbir zaman meşhur olamayacağını, müziğinin o skalada olmadığını düşünüyordu. “Meşhur olursam bunu kaldıramam, muhtemelen deliye dönerim” dediğinde daha yolun çok başındaydı ama sanki olacakları önceden görmüştü.

Blake Felder’la tanıştığında kendi ifadesi ile “uğruna ölebileceği” birine aşık olmuştu. Artık hayatında Blake vardı ve tüm zamanını onunla geçiriyordu. Ancak kısa bir süre sonra Blake eski sevgilisine döndüğünde Amy bu ani ayrılığı kaldıramayarak tamamen kontrolden çıktı. İçkiye başlamıştı ve çok düzensiz bir hayat sürüyordu. Menajeri ve arkadaşı Nick Shymansky onu rehabilitasyona gitmesi için ikna etmişti. Amy babası da isterse gideceğini söylemiş ama Mitchell Winehouse buna gerek görmemişti.

They tried to make me go to Rehab
But I said no, no, no”

Nick Shymansky, 2015 yapımı “Amy” belgeselinde, o kararla önemli bir fırsatın kaçırıldığını ifade etmiş ve “Amy henüz star değildi, etrafı paparazzilerle çevrilmemişti, belki Back to Black de olmazdı ama tüm dünyayla uğraşmadan önce profesyonel yardım alabilmiş olurdu” yorumunu yapmıştı.

2005 yılının Aralık ayında Sallam’ın Miami’deki evine giden Amy Winehouse, yeni albümü için şarkı yazmaya başladı. Ayrılığın kalp kırıklığı ile küçük defterine duygularını aktarıyor, sözler yazıyor, gitarını elinden bırakmıyordu. Orada kaldığı sürece ağzına içki sürmemişti.

‘Soul müziğin tehlikeli yeni kraliçesi’

Albümünün prodüksiyonunda Salaam ile beraber çalışacak olan İngiliz DJ ve şarkı yazarı Mark Ronson ile New York’ta tanıştığında, ona Blake ile olan ilişkisini ve yaşadığı kalp kırıklığını anlattı. Ronson, onun bu yeni albümde ne tarz bir müzik istediği ile ilgileniyordu. Amy Winehouse ilk albümünde çok fazla caz müziğin etkisinde kaldığını, cazın çok fazla elitist bir müzik olduğunu ve bu albümde Soul ve R&B müzik yapmak istediğini söyledi ve ona 60’ların kız müzik gruplarından biri olan Shangris Las’nın şarkılarını dinletti.

Ertesi gün Ronson, Amy’nin yanına “Back to Black”in akorlarının temeli olacak olan bir piyano riff’i ile geldi. Amy Winehouse melodiyi duyar duymaz şarkının içine girmişti ve birkaç saat içinde “Back to Black” i bitirmişlerdi.

 

Ronson, Amy’nin kendisine dinlettiği, Shangris Las’nın “Remember” (Walking In The Sand) adlı şarkısından çok etkilendiğini ve ondan ilham aldığını söylemişti. Back to Black, 60’ların soul müziğinin ritmlerini taşıyordu ve o yıllardaki kız müzik gruplarının müziklerine bir geri dönüş havasındaydı.

2006 yılının ekim ayında “Back to Black” albüm olarak piyasaya çıktı. Albümün ilk single’ı “Rehab” çok büyük bir ilgi gördü. Nisan 2007’de de “Back to Black” single olarak çıkarıldı.

Bu albüm, Amy Winehouse’u star mertebesine taşımıştı. Arı kovanını andıran kendine has saç stili, hayranı olduğu 60’ların soul grubu Ronettes’ten esinlendiği “Kleopatra”makyajı ile artık müzik dergilerinin kapaklarını süslüyordu ve Spin dergisi “Soul Müziğin Tehlikeli Yeni Kraliçesi” diye başlık atmıştı.

Hayat, nasıl yaşanacağı öğretemeden…

2007’de Amy Winehouse, CNN ile yaptığı söyleşide şarkının anlamını şöyle anlatmıştı:

Back to Black biten bir ilişkiden çıktığınızda, bildiğinize ve eskiden olduğunuza geri dönmeyi anlatır. Ben de çalışmadığım için işime dönüp kendimi işime veremezdim. O, eski küçük sevgilisine geri döndüğünde benim dönebileceğim bir şey yoktu ve herhalde bir karanlığa düştüm. 22 yaşında genç ve aşık bir kızın yapabileceği salaklıkları yaptım.”

“You go back to her
And I go back to
Black”

Şarkının videosu siyah beyaz olarak Abney Park mezarlığında ve çeşitli Londra mekanlarında çekilmişti. Cenaze arabası, temsili arkadaşları ve müzisyenlerden oluşan kalabalık bir cenaze korteji ve zambaklar ile kusuruz bir cenaze töreninin resmedildiği videoda, Amy ölen ilişkisi için yas tutuyor ve sembolik küçük bir tabut içinde onu toprağa veriyordu.

Amy Winhouse, Blake’le ilişkisine şarkısında veda etmiş olsa da iki sevgili tekrar bir araya geldiler ve 2007 yılında evlendiler. Evlilikleri iki sene sürdü ve bu süre içerisinde Blake onu uyuşturucu ile tanıştırdı.

Back to Black albümü 2008 yılında En İyi Pop Albüm ödülünü aldı ve Yılın Albümü seçildi. Aynı gece Winehouse dört ayrı ödül daha almıştı.

23 Temmuz 2011’ de, 27 yaşında iken düzensiz beslenme ve bulimiadan zayıf düşen vücudu, aşırı alkol kullanımını kaldıramadı ve genç sanatçı alkol zehirlenmesinden hayatını kaybetti. Ailesi ölümünden sonra bağımlı ve aynı zamanda savunmasız ve dezavantajlı gençlere destek olmak için “Amy Winehouse Vakfı”nı kurdu. Kardeşi Alex, gazetecilik kariyerini bırakıp tüm vaktini bu vakfa ayırdı.

Sanatçının trajik ölümünden sonra “Back to Black” İngiltere’de tekrar listeye girip sekizinci sıraya kadar yükseldi. Rolling Stone dergisi tüm zamanların en iyi 500 şarkısı listesinde Amy Winehouse’un imza şarkısı “Back to Black”i 79.sırada gösterdi.

Amy Winehouse, idolü Tony Benett ile düet yapma şansı elde edebilmişti.

Benett, Amy Winehouse için şunları söylemiştir:

“Duyduğum en iyi caz sanatçılarından biriydi. Ella Fitzgerald ve Billie Holiday mertebesinde, saf bir yetenekti. Yaşasaydı ona ‘Biraz yavaşla, sen çok önemlisin. Yeterince uzun yaşarsan, hayat sana nasıl yaşanacağını öğretir’ derdim”

Kaynakça

  • Radio X, Is Back to Black Amy Winehouse’s most poignant song, 23.07.2021
  • Waring C., Back to Black, The Story Behind Amy Winehouse’s Hit Song, 15.10.2021
  • “Amy”, Documentary movie, 2015, Asif Kapadia
  • Sonfacts, Back to Black
  • Wikipedia, Back to Black, Amy Winehouse,

Kategori: Hafta Sonu

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.