Koronavirüs SalgınıManşetSağlıkTürkiye

Bilim Kurulu üyeleri: Veriler bize de verilmiyor, vaka artışından kaygılıyız

Sağlık Bakanlığı bünyesinde koronavirüs COVID-19 salgınıyla mücadele amacıyla kurulan Bilim Danışma Kurulu’nun üyesi olan Prof. Dr. Alpay Azap, “Ankara’da takip ettiğimiz vakalarda ciddi bir artış söz konusu” dedi. 

Hürriyet’ten Sedat Ergin‘e konuşan Azap, yalnızca vakalarda meydana gelen artışlar yüzünden değil, yeni vakaların ortaya çıkış şeklinden de kaygılı olduğunu kaydetti:

Artışlar belli odaklardan kaynaklanmıyor. Belli bir odakta kümelenme, yaygınlığa işaret etmediği için mücadele açısından daha tercih edilir bir durumdur. Oysa karşılaştığımız vakalar çok sayıda farklı odakta ortaya çıkıyor. Dolayısıyla vakalarda bir yaygınlıkla karşı karşıyayız. Bu, salgının yönetimi açısından daha sıkıntılı bir durum.”

‘Tahminler alt üst oldu’

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Azap, AÜ Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nden istatistikçi Prof. Fatih Tank ile hazırladıkları makale için yaptıkları modellemeye gönderme yaparak, yeni tanı konan 1.500 hastanın nerelerde yoğunlaştıklarını bilmeleri halinde daha iyi tahminler yapabileceklerine vurgu yaptı. 

Bakanlığın kendilerine verdiği verilere göre yapılan modellemelere göre, haziran ayının ortalarında vaka sayısının 500’ün altına inebileceği ve iniş yönünün korunacağı öngörüsüne dayandığını belirten Azap, bütün tahminlerin alt üst olduğunu kaydetti.  

Halk Sağlığı uzmanları da uyarıyor

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin salgının üçüncü ayının geride kalması dolayısıyla yaptığı değerlendirme de aynı paralelde. Dernekten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:   

“Olgularımızın (vakalar) mayıs ayının son haftalarında üç basamaklı sayılara düşmesini ve sonrasında bu düşüşün düzenli olarak devam etmesini bekliyorduk. Haziran ortalarında ise basamaklandırılmış bir yeni normalleşme sürecinin başlatılabileceğini düşünüyorduk. Oysa öyle olmadı, hızlı ve erken normalleşme adımları atıldı.”

Binlerde seyreden ve aşağıya çekilemeyen olgu sayısı varken 11 Mayıs’ta AVM ve berber salonlarının açılması ve bunun etkisi izlenemeden peş peşe yeni normale geçiş ve serbestleşme adımlarının, yeni vaya ve yoğun bakıma yatışlardaki artışı getirdiğine dikkat çeken Dernek,  sonuçta 14 Haziran Pazar akşamı 1.562 vaka ile mayıs ayının başındaki sayılara dönüldüğüne işaret etti:

Bu bir yeni dalga değildir ama içinde bulunduğumuz dalgada kontrolü kaybetmiş görünüyoruz. Oysa binin altına inmek için çok emek verilmişti.” 

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin başkanlığı yapan Prof. Pınar Okyay aynı zamanda Bilim Kurulu’nun ve Kurul içinde oluşturulan Halk Sağlığı Alt Kurul’un üyesi. 

Ortak şikayet: Verilere biz de ulaşamıyoruz

Dernek, Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilerin uzman ve akademisyenlerin salgının epidemiyolojik analizini yapabilmeleri bakımından yeterli olmadığına, vaka ve ölümlere ilişkin yaş ve cinsiyet grupları ile hangi il, ilçe ya da mahallede meydana geldikleri gibi temel epidemiyolojik verilerin yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından bilindiğine dikkat çekti. 

Halk Sağlığı uzmanlarının duyurusunda Kurul’da görevli bilim insanlarının da bu verilere ulaşamadıkları belirtilerek, Sağlık Bakanlığı’nın verileri bilim insanları ile “gerektiği şekilde analiz edip, yorumlayıp katkı sunabilecekleri bir detayda paylaşması” beklentisi vurgulandı. 

Bazı geri adımlar gündeme gelebilir

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer de 1 Haziran itibarıyla başlayan normalleşme döneminde, binin altına düşmüş olan vaka sayılarının bin 500’lere yükselmesinin bir alarm niteliğinde olduğunu kaydetti:   

Vaka sayılarında beş gün üst üste artış görürseniz aslında bu işlerin bir yerde ters gittiği anlamına gelir. Bizim için bir alarm diye düşünün, bin 500’lü rakamlar, kurallardan uzaklaşıyorsunuz anlamına gelen bir rakam. Bu, ‘alarm, zil çalıyor, dikkat edin, bakın daha fazla kurallara uymazsanız rakamlar artabilir’ demek.

2 binleri bulursa kısıtlama gelebilir

Tezer, vaka sayılarındaki söz konusu artışın sürmesi ve 2 binlere ulaşması durumunda yeniden kısıtlamaların gündeme alınabileceğini söyledi:

Bildiğimiz gibi şu an gizli yapılan nişan ya da asker uğurlama törenleri, belki de düğünler, bu bağlamda insanların toplu halde bir araya geldiği yerlerde bulaşın en fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğuda da maalesef son haftalarda bu şekilde artışlar oldu. Temas çok önemli burada, teması kesmeniz gerekiyor. Kaldı ki şu an 65 yaş üstü de belli saatlerde dışarıda, çocuklarımız dışarıda. Tekrardan toplu halde insanların bir araya geldiği alanlarda kısıtlamalar gelir mi, vaka artışları olursa elbette ki oturulup tekrar değerlendirilebilir.

LGS ile ilgili de uyarılarda bulunan Tezer, hafta sonu sınava girecek öğrencilerin velilerinin, rehberde yazıldığı biçimde, okul bahçesinden içeri girmemeleri ve okula maskeyle gelmeleri gerektiğini belirtti.