Hafta SonuManşet

Balçova Ekolojik Komşu Bahçesi – Başak Altan

0

Balçova Ekolojik Komşu Bahçesi‘nin fikri temeli 2003 yılının Mayıs ayında düzenlenen uluslararası bir seminer sonucu atıldı. Berkeley’de ekolojik evin ve komşu bahçelerinin koordinatorlüğünü yaparken tanıştığım Karl Linn’in bahçelerin insan psikolojisi üzerindeki pozitif etkileri üzerine çalışmalarından çok etkilendim. Organizasyonun Türkiye’deki ayağını oluşturan annem Sema Altan ile birlikte bahçelerin hızla kaybolduğu İzmir’deki ilk ekolojik komşu bahçesinin kuruculuğunu yaptık.

Dünyada ekolojik bahçe oluşumu ve organizasyonu için önemli çalışmalar yapan dostlarımız Avustralyalı bilim insanları Evan Raymond ve Morag Gamble çiftinin teknik ve bilimsel katkıları ile oluşturulan proje, gönüllülerin de katılımı ile 2003 yılında dokuz gün süren seminer sonucu hayata geçirildi.

Bahçenin oluşumunda ABD’de yaşayan benim, eşim Mark Schirmer’in ve İzmir’de ikamet eden annem Sema Altan’ın gayretlerinin yanı sıra bahçeyi meydana getirdiğimiz alan da dönemin Balçova Belediyesi Encümeni tarafından tahsis edildi. Bu bahçe Balçova’da yaşayan doğa severler, bahçesi olmayan apartman sakinleri, bir grup ögrenci, çesitli meslek gruplar ve sosyal ekonomik çevrelerden gelen bireylerden oluşan gönüllülerin tarafından tasarlanıp özverili çabaları ile devam ettirilmektedir.

Konusunda uluslararası literatürde ve elektronik iletişim alanında Türkiyeyi ve Balçovayı temsil eden 13 yaşındaki bahçemiz dünya genelinde sürdürülebilir ekolojik tarim (permakültür) alanında dikkat çekici ulusal bahçe olarak geçmektedir. Üyelik icin sadece Balçova Belediyesine ödediğimiz aylık su parasi toplanır. Ümidimiz sizin gibi doğa severlerin desteğiyle kaybolan bahçelerin İzmir’imizde de yaygınlaştırılmasi ve bahçemizin şimdiki ve gelecek kuşaklar tarafindan sürdürülmesidir.

Balçova Ekolojik Komşu Bahçemiz tehlike altında.  

Özellikle apartmanlara sıkışmış insanları toprakla buluşturma amacıyla, hem insanların hem toprağın nefes alma alanı olarak kurduğumuz bahçemiz bugün rantın hedefinde. Bahçemizi buldozerlerle yıkma tehditlerinde bulunan Balçova Belediye’sini yanlışından dönmeye çağırıyoruz.

Dünya ve ülkemiz çapında vahim sonuçlarını yaşadığımız ekolojik tahribattan ve tüm dengeleri bozacak büyük çaplı betonlaşmadan bolca nasibini alan Balçova”da semt sakinlerinin emekleriyle, kendi imkanlarımızla oluşturduğumuz bu vahayı terk etmeye niyetimiz yok.

Balçova Ekolojik Komşu Bahçesi, yaşamaya değer bir dünya ve gelecek istiyorsak herkesin yapabileceği bir şey vardır diyerek semt sakinlerince kuruldu. 2003 dönemi Balçova Belediye Başkanı Ali Ihsan Ülker’in izniyle ve Belediye Encümeninin aldığı karar ile şu anda yurtdışında yasayan ama çocukluğunu İzmir’de geçirmiş olan benim ve annem Sema Altan öncülüğünde, Ekoloji ve Permakültür dersleri veren Avustralyalı Seed International eğitimcileri Evan ve Morag rehberliğinde bir ekolojik workshopla başlayan süreç sonunda yoktan varedildi ve doğayı seven, önemseyen başka bahçe gönüllüleri ya da dağcılık yapan bir çok insan tarafından da benimsendi. İzmir’de yeşil alanlar hızla yok edilirken bir vaha niteliği taşıyan Bahçe’de sayıları şu an 40’a varan semt sakini katılımcı 13 yıldır sürdürülebilir ekolojik tarım yapıyor.

Kuruluş amacımız 13 yıldır değişmedi. Giderek betonlaşarak nefes almamızı imkansız kılan kent içinde de doğayla ilişki kurulabilecek alanlar oluşturulabileceğini göstermek, apartmanlara sıkışarak kaybolan komşuluk ilişkilerini yeniden kurmak, organik sebze ve meyvenin önemini anlamak, toprağın doğal yöntemlerle yenilenmesini sağlamak ve bunları yaşam tarzı haline getirmek istiyoruz.

Ancak apartmandaki insanları toprakla buluşturan bahçemiz bugün yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Buldozerle yıkma tehditlerinde bulunan Belediye, önce arazinin Ekonomi Üniversitesi’ne kiralanmış olduğunu bildirmişken, şimdi laf değiştirerek yeşili koruyacağını, alana kafeterya yapacaklarını, herkesin bundan yararlanacağını iddia ediyor. Ama bizler, belediye’nin bunları söylerken diğer yandan  ağaç kesimlerine başladığını göz önüne alarak, şu anda yaptıklarını gelecekte yapacaklarının garantisi olarak görüyoruz.

Hiçbir resmi bildirim ya da açıklama yapmadan tehditlerle iş yürütmeye çalışan Belediye yönetimini yaptığı yanlışlardan dönmeye, Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’yı rantı merkezine alan politikalardan vazgeçmeye, semt halkını taleplerini dikkate almaya ve bahçemizi yıkarak, zeytin ağaçlarını sökerek kaybedeceği itibarını düşünmeye davet ediyoruz. Belediye, kamunun isteğine kulak vererek sürdürülen bu tür anlamlı projelere köstek değil tam tersine destek olmalıdır.

Semt ve bahçe sakinleri olarak gerekirse buldozerlerin önüne yatarak direnmeye kararlıyız.

Herkesi, büyük zahmetlerle kurmayı ve korumayı başardığımız bahçemizin ve alanımız içinde bulunan asırlık zeytin ağaçlarının yok edilmesine karşı duyarlı olmaya, kısa vadeli ve küçük hesaplar yüzünden nefes alma alanlarının giderek daralmasına karşı direnmeye, ses çıkarmaya çağırıyoruz. 

Seyirci kalmayalım ve lütfen müdahil olalım. Sizleri change.org kampanyamızı imzalamaya da davet ediyorum.

 

Başak Altan

Kategori: Hafta Sonu

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.