İklim KriziManşet

Arktik buzullarındaki erime (yine) rekor seviyede

Brian Kahn tarafından Climate Central‘da yayımlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Müge Çavdar‘ın çevirisiyle sunuyoruz.

***

Kuzey enlemlerindeki kış sıkıntısı devam ediyor.

Bölgeyi kavuran kalıcı sıcaklar Alaska’nın bazı kısımlarında kar yağışı görülmemesine ve belki bundan da önemlisi, Arktik buzullarındaki büyümenin yavaşlamasına neden oldu. Buzul seviyesinin en yüksek değerine ulaşmasına henüz bir ay olsa da şu anki gidişat iyi değil.

Zaman zaman sıfıra inen yavaş büyüme Ocak ayında buzul miktarında rekor seviyede bir düşüşe  sebep oldu bile; Şubat ayı ön verileri de buzulların günlük bazda rekor seviyelere düşmeye devam ettiğini gösteriyor. Arktik buzullarının kış aylarındaki miktarı daha geçen sene rekor bir seviyeye inmişti ki bu rekorun ömrü pek uzun olmayacak gibi.

2_18_16_Brian_JanuaryArcticSeaIce_720_536_s_c1_c_c

Ocak ayı Arktik buzul miktarı. Turuncu çizgi 1981-2010 yılları arasındaki ortalama buzul miktarını gösteriyor. Kaynak: Nasa Earth Observatory

Gezegenin sağlığına dair kritik göstergelerden biri olan deniz buzulların sürekli yok olması, iklimin ısınmasıyla birlikte gezegenin gidişatı konusunda büyük endişe uyandırıyor.

Söz konusu düşüş uzun vadeli bir trendin devamı niteliğinde. Kesin uydu ölçümlerinin yapılmaya başlandığı 1979 yılından itibaren Arktik buzullarının kış aylarındaki miktarı her on yılda bir yüzde 3,2 oranında azalıyor. Bölge, yeryüzünün geri kalanından iki kat daha hızlı ısınıyor; buzulların yok olmasından büyük ölçüde sorumlu olan da işte bu trend.

Bölgedeki buzulların yıllık büyümesini yavaşlatan olağandışı sıcak hava bu yıl da geçmişteki yıllardan farklı değil. NASA Earth Observatory (NASA Yeryüzü Gözlem)verilerine göre Kuzey Kutbu’nun Atlantik bölgesinde Barents, Kara ve Doğu Grönland denizlerinde, Pasifik bölgesinde ise Bering ve Ohotsk Denizi’nde buzullar büyük ölçüde kaybolmuş durumda. Ocak ayında toplam buzul miktarı ortalamanın 1.041.175 kilometre kare altına düştü. Bu, Kolorado’nun dört katı büyüklüğünde bir alan kaplayacak kadar buzulun yok olduğu anlamına geliyor.

“Isı dalgası” ve “Arktik kış” genelde eş anlamlı olarak kullanılmasa da bu kış bölgede olanlar esasen böyle anlatılabilir (Pekâlâ, ısı dalgası biraz abartılı olmuş olabilir, öyleyse buna ılıman dalga diyelim). Ocak ayında bölgedeki sıcaklık ortalamanın 5° derece kadar üzerine çıktı ve gezegendeki en anormal ayın yaşamasında rol oynayan en önemli etmenlerden biri buydu. Ocak ayının başlarında Kuzey Kutbu’nda sıcaklıkların buzlanmayı  engellediği dönem de buna dahildi ve soğuk kış günlerinde -17°’nin bile görece sıcak kaldığı bir bölgede eser miktarda buzlanma nadir rastlanan bir durumdu.

Bu yılki buzul kayıplarının bir bölümüne neden olan okyanuslardaki ısınma da dahil olmak üzere arka plan koşullarında da ısınma gözlemlendi.

National Snow and Ice Data Center (Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi)da görev yapan bilim insanlarından Julienne Stroeve,  “Kış aylarında Bartens’te düşük buzlanmaya neden olan koşullar, kısmen 1990’larda Atlantik Okyanusu’nda gözlenen sıcaklık artışının sonucu olarak ortaya çıkmıştı,”  dedi.

Stroeve son yıllarda bölgede görülen soğuk su taşkınlarının etkisiyle bölgedeki buzul kaybının azalabileceğini —hatta belki buzul miktarının artabileceğini— söyledi. Fakat soğuk su taşkınları aslında pek de iyiye alamet değil zira  bu taşkınlara Grönland’daki buzul tabakasının erimesi neden oluyor, bu da aynı zamanda Atlantik Okyanusu’nun ana taşıyıcı kuşağını yavaşlatıyor.

Bu kış gözlenen düşük buzul seviyesinin yaz ayları için ne anlama geleceği ise belirsiz. Arktik buzulları bütün kış boyunca çoğaldıktan sonra, Eylül sonlarında mevsimin en düşük seviyesine gelmeden önce, genellikle baharda düşüşe geçmeye başlıyor.

2_18_16_Brian_ArcticSeaIceExtentPrelim_720_544_s_c1_c_c

2016 Arktik buzul miktarını gösteren günlük ön veriler. Grafik, buzul miktarındaki rekor düşüşün en alt seviyesinin görüldüğü 2012 yılını, en üst seviyesinin görüldüğü 2015 yılını ve medyan değeri kapsıyor. Kaynak: NSIDC

Kış buzullarında gözlenen düşüş önemli olsa da asıl mesele yaz buzullarında gözlenen düşüş.

Stroeve “Son dokuz yılda dokuz kez rekor seviyede düşen yaz aylarındaki buzul koşullarının daha önce eşi görülmediği muhakkak,” dedi.

2012 yılındaki rekor da, şu ana kadar kaydedilmiş en düşük dördüncü Arktik buzul miktarının gözlemlendiği geçen sene da bunlar arasında.

Bu kış gözlemlenen düşük buzul miktarı bizi yaz aylarında da buzulların rekor seviyede düşebileceğini düşünmeye itse de Stroeve bu ikisi arasında kıyaslama yapmaya temkinli yaklaşmak gerektiği uyarısında bulunuyor. Uzun vadede buzullardaki düşüş trendini iklim değişikliği belirlese de, yıllık buzul miktarındaki iniş çıkışlarda hava olaylarının da çok önemli bir rol oynuyor olması konuya temkinli yaklaşmayı gerektiriyor. Yine de geçtiğimiz on yıl (ve daha öncesi) herhangi bir şekilde geleceğe dair bir göstergeyse, bu yaz buzullarda rekor bir artış gözlemleme ihtimalinden söz etmemiz mümkün gözükmüyor.

 

Haberin İngilizce Orijinali

Yazı: Brian Kahn

Yeşil Gazete için çeviri: Müge Çavdar

(Yeşil Gazete, Climate Central)

Kategori: İklim Krizi