Ekolojik YaşamHafta SonuManşet

Akyatan’da Yeşil Deniz Kaplumbağası’nın peşinde – Özge Doruk

Baştan söylüyorum. Ülke gündeminden bir hayli uzak yazacaklarım, anılarım. Biz insanlar kurguladığımız dünyada, dert ettiğimiz, birbirimize düştüğümüz her insan kaynaklı problem için kendimizi, birbirimizi heba ederken ben uzaklardaydım. O sırada, ülkenin en güney sahillerinden, en bakir topraklarından birinde kendimi, zamanımı vakfettiğim dostların arasındaydım. Akyatan’da…

Alis’in Harikalar Diyarına düşmesi gibi ilk başta bir şaşkınlık çokça da merak vardı yüreğimde. Bu sefer beyaz tavşanı takip etmedik ama yol haritamız kaplumbağaların elindeydi. İlk defa geldiğim Adana’da o meşhuur sıcaklığa adapte olmaya çalışırken kendimi doğal bir vantilatör alanı içerisinde buldum. Adana’da esen bir yer var imiş adına Akyatan dediğimiz.

26

Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası‘nın 1972’ye kadar hikayesi başka sonrasında ise başkadır. 1972 yılı ile birlikte yapılan ağaçlandırma çalışmaları kumul arazinin bir ormana dönüşme hikayesini içinde barındırmaktaydı. Hikaye burada Türkiye’nin en büyük lagününün olduğu bölgede gerçekleşti. Yapılan ağaçlandırma çalışmalarının amacı esasında hem kumulların rüzgarla ilerleyişini durdurmak, hem de ”ekonomik” idi. Dikilen onca fıstık çamı şu an getirmekte oldukları gelirle hatırı sayılır bir şekilde destek vermekte Akyatan’a ve sürdürülebilirliği sağlamakta. Öngörülemeyen ise yaban hayatın böylesine muazzam bir şekilde gelişeceği imiş sanırım.

En başta da çıtlatmıştım biraz 16-31 Temmuz tarihleri arasında Akyatan’daydım. Öncesinde de pek çok kez doğada oldum, zaman geçirdim, hissettim, yaşadım ama ilk kez yürekten bir şekilde yabandaydım diyebilirim. İyi ki…

30

İnsanın doğadaki yerini görmesi daha da önemlisi hissetmesi ve hapsolduğu soyut şehirlerin, lego kentlerin arasında doğadan ne kadar uzaklaşmış olduğunun kafasına dank ettiği yer oldu benim için Akyatan. Şehir sisteminin döngüsünden kısa bir süreliğine de olsa sıyrılma fırsatı buldum. Her gece araba kornalarının eşliğinde gelen uyku saatine, burada çakalların oyun sesleri eşlik etmekteydi. Sabah 5’te kalkmanın bu kadar kolay olabileceğini bilemezdim. Kumsal boyunca yürüyüp gece kaç deniz kaplumbağasının bizi ziyaret ettiğini keşfetmek için günün en makul saatiydi. Ve bu keşif size yanında heyecanıyla birlikte ”işe yarıyor” olma hissinin mutluluğunu tattırıyordu.

27

Ekip olarak çalışmak ise bu işin en motive edici yanıydı. Hele ki çılgın bir ekibe denk geldiyseniz. Can Hoca ve onun 4. Ekibi olarak gülmek bizim için kampın en doğal reflekslerinden biri haline gelmişti. Birlikte ilk büyük işimiz gece arazisinde bir Chelonia mydas’a yani bir yeşil deniz kaplumbağasına uydu vericisi takmak oldu. Aynı zamanda Yaban Hayatı Gözlem Kampı için, alana gelen öğretmenlerimizle birlikteydik. Akyatan2016 verilen bu kaplumbağa şu sıralar Kıbrıs yollarında olsa bile öğrendik ki onu uğurladıktan 10 gün sonra yolunu tekrar Akyatan Kumsalı’na düşürmüş.

29

Esas mucize dediğimiz eylem ise kumda sıkışan yeni yumurtadan çıkmış Chelonia’ları gökyüzü ile tanıştırmaktı. O an her ne yaşamışsanız yaşayın, dünya ne kadar batarsa batsın “iyi ki yaşıyorum” ve “dünya çok güzel” tümceleri zihninizi sarabilir. Kurtardığımız yavruları her akşam, denize kavuşturmak için sahile bıraktığımızda umut etmenin ne kadar güzel bir his olduğunu, özgürlüğün ancak çabalayarak ulaşabileceğiniz bir erdem olduğunu keşfedebilirsiniz. Her bir Chelonia’nın denize ulaşma serüveninde bu hislere inanırsınız, onlar sizi inandırır.

28

Chelonia’lar dışında ormandaki hayat kendi tıkırında ilerlemekteydi. Ormanda, ilk defa bir turaç ile karşılaştım. Gündüz vaktiydi. Gece ise bir peçeli baykuş ile bakıştım. Evet dostum, bahsedildiğinden çok daha büyüleyici çok daha asil idin. Aynı gecenin zamanında dallar arasında koskoca ormanda bir bukalemun nasıl göz kırpar, öğrendim. Ve artık diyebilirim ki en az gözlerin kadar ayakların da mükemmel!

32

Az biraz teknik çokça anımı daha doğrusu hislerimi paylaştığım bu yazıda, ana fikri verebildim mi bilmiyorum. Deniz kaplumbağalarının yaşam serüveni bir mucize. Tıpkı doğadaki her bir varlığın yaşam serüveni gibi. Biz farkında olmadan onlar yumurtadan çıkıyor, büyüyor, göç edip gidiyorlar. Tanık olabileceğimiz onlarca yaşam harikası varken biz ise kutu evlerimizde, tüketim çarkı içinde çalışmaya devam ediyoruz. Mucizelere tanık olmayı unuttuk. Hatırlatmak istedim. Bana Chelonia mydas hatırlattı. Siz de hatırlayın ve izin verin ki bu serüven sonlanmasın.

31

Tehlike altında olan deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarına saygı gösterin lütfen! Onlar deniz ekosisteminin bir parçası ve ait oldukları yerde denizlerde, almaları gereken çok yol var. Şu an için yerinde tanıklık etmek herkes için mümkün değil biliyorum ama bu yazıyı okuyorsanız, WWF-Türkiye‘nin ve Deniz Kaplumbağaları Araştırma,  Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi DEKAMER gibi diğer kuruluşların çalışmalarına göz atıp, destek olabilirsiniz. Sosyal bir mesajla anı defterini kapatıyorum.

24-Özge-Doruk

 

Özge Doruk

 

Kategori: Ekolojik Yaşam