EkolojiManşet

Aktivistlerden Bakanlığa: Sinpaş’ın doğa yıkımını sineye çekin mi diyeceksiniz? 

0

Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesi Sinpaş Kızılbük GYO’nun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda başlayan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine ilişkin açıklamada bulundu:

“Bir çevre mücadelesinin ötesine geçip bir hukuk/adalet mücadelesine dönüşen bu süreçte imza sahiplerinin o toplantıyı yapmaya yüzleri olmadığını hayatları boyunca unutmayacakları savunmalarımızla Marmaris yaşayanları olarak dimdik orada olacağız. Koltuklar gelir geçer ama biz burada varız ve var olmaya da devam edeceğiz.”

Marmaris Kızılbük’te mahkeme kararlarına rağmen devam eden, bölgedeki aktivistler tarafından faaliyetlerinin sürdürüldüğü görüntülerinin neredeyse her gün yayınlandığı SİNPAŞ GYO projesine karşı kamuoyu tepkisi oldukça artmış durumda.

Ekoloji aktivistleri alanda nöbet tutmaya devam ediyor. Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesi de dün ÇED süreciyle ilgili yaptığı açıklamada “Birkaç elit ve onların yerel ortaklarına karşı vermiş olduğumuz çevre mücadelesinde bugün başka bir aşamaya geldik” şeklinde tepki gösterdi.

Marmaris Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeleri, Kızılkum’daki otel-devremülk projesi için Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü‘nce alınan “ÇED raporu gerekli değildir” kararının iptali için dava açmıştı.

Muğla 3. İdare Mahkemesi’nce görevlendirilen bilirkişi heyeti, devasa tesis için yürütülen çalışmaların Milli Park’ı, kıyıyı, ormanı ve endemik türleri tahrip ettiği belirlemişti.

Danıştay, geçtiğimiz günlerde Sinpaş ve Kızılbük G.Y.O.’nun Marmaris’teki dev devremülk projesine ilişkin Mahkeme tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu gerekli değildir” kararının iptali yönünde verilen kararın yürütmesinin durdurulması taleplerini reddetmişti.

Sinpaş’a Danıştay’dan ret: Devlete karşı toprağı savunuyoruz

Komite’nin açıklamasında “Sinpaş/Kızılbük GYO’nun kendi talepleri ile başlattıkları temyiz süreci sonlanmamış ve devam ederken şirket 6 Eylül 2022’de ÇED’e başvurdu ve Bakanlık aynı inşaat faaliyetinde olduğu gibi yangından mal kaçırırcasına 8 Eylül 2022 tarihinde ÇED sürecini başlatıp aynı gün ‘Halk Katılım Toplantısının’ 23 Eylül 2022’de yapılacağını ilan etti. Yani Bakanlık yaklaşık 400 sayfalık raporun halk tarafından okunup anlaşılması için 15 gün süre verdi” denildi ve şunlar aktarıldı:

“Yine Bakanlık Marmaris Karaca Söğüt’te bulunan MUÇEV’e ait iskele için de aynı gün içinde hem ÇED sürecini başlatmış hem de ‘Halk Katılım Toplantısı’ tarihini belirlemişti. Ancak 27 gün sonrasında halk katılım toplantısı kararı vermişti; anlaşılan Sinpaş’ın ensesi MUÇEV’den daha da kalınmış. Aynı Bakanlık 24 Haziran 2022 tarihinde tüm bu hukuksuz uygulamaları ilettiğimiz ve verdiği ÇED kararını mahkeme sonucunu beklemeden iptal etmesini talep ettiğimiz dilekçemize bugüne değin cevap vermezken yangından mal kaçırırcasına takındığı bu tavır ile adında yer alan ‘çevre’ ve ‘iklim değişikliği’ kavramlarını unutup müteahhitlerin şehircilik anlayışına yönelik bakanlık faaliyetinde bulunduğunu bir kez daha gösterdi.”

Bakanlığın ismine sonradan eklenen “İklim Değişikliği” kavramını ise tümüyle yanlış anladığının belirtildiği açıklamada, Bakanlığın görev alanını doğanın, yaşamın korunması üzerine değil; tam tersine doğanın yok oluşunu hızlandıracak iklim değişikliğini yaratıcı sektörlerin desteklenmesi üzerine kurguladığının yaşanarak tecrübe edildiği ifade edildi ve şunlara yer verildi:

“Belediyenin kestiği ‘inşaat yasağına uymama cezalarına‘ ilave olarak Milli Park’ta ‘dinamit kullanıldı‘ ve ‘kıyı dolduruldu‘ diyerek Sinpaş’a ceza kesen Bakanlığın, doğa tahribatı gözler önünde işleniyor ve inkârı yokken bu ekoyıkım projesinin önünü açmak için neden bu kadar istekli davrandığını anlamıyoruz, anlamayacağız.”

Komite, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

  • Bakanlığın görevini yerine getirmesi için ne büyüklükte bir ekokırıma ihtiyacı var?
  • Ekokırım hangi boyuta ulaşınca varoluş nedenini hatırlayacak?
  • Acaba Çevre Bakanlığı’nın çevreden anladığı ne?
  • Milli Park halen Sinpaş’ın işgali altında, halkın milli parka girişi hala engelleniyorken ve alan mermer ocağına dönmüş durumdayken bu acele ve destek neden?
  • Ayrıca bu güne kadar inşaat yasağı ve mahkeme kararı dinlemeden çalışmaya devam eden, Milli Park’ta dinamit kullanan, Kıyı Kanununa aykırı olarak kıyıda yapılaşma yapan, kıyıyı dolduran, ekosistemi geri döndürülemez biçimde tahrip eden, kendi plan tanıtım dosyasındaki çalışan personel ve makine sayılarına aleni uymayan, denizimizi kirleten ve bilirkişi raporu ile kendine ait olmayan 25 dönüm milli park alanını tahrip edip yol açtığı (bugün bu tahribat belki de 50 dönüme çıkmıştır) ispatlanmış, halkı Milli Park alanına sokmayan şirkete Bakanlık neden bu kadar hızlı ve yol açıcı davranıyor?
  • ÇED Raporu için ortada değerlendirmeye alınacak bir doğa ve ekosistem bırakmayan bu şirkete daha ne kadar göz yumacaklar? 
  • Şirket avukatı zaten bilirkişi incelemesinde yapılan hukuksuz uygulamalar için masada bulunan hâkimin önünde ‘keserler cezasını iptal ettiririz, ettiremezsek öderiz’ diyebilmiş ve bugüne kadar inşaat da bu düsturla çalışmaya devam etmişken Valilik ve Bakanlık düzeyinde buna ne kadar müsaade edilecek?
  • Marmaris ve İçmeler yaşayanlarına proje ile ilgili görüşünü en başında sormayan, dosya üzerinden onay veren bakanlık 23 Eylül’deki ‘Halk Katılım Toplantısında’, ‘Kurumumuzun göz yumması sonucu ortaya çıkan geri döndürülemez bu doğa yıkımını, kıyının morfolojisinin değişmesini, nadir türlerin yok olmasını alın sineye çekin ve kabul edin mi diyecek?

 

Kategori: Ekoloji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.