Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

AB’nin ihracat sınırlaması Türkiye’ye çöp ihraç edilmesini engeller mi?

2020 yılını tüm kötülüklere rağmen iyi bir haberle sonlandırmıştık. Çöp ithalatındaki yasadışı faaliyetler daha fazla göz ardı edilemedi ve en nihayetinde iki ayrı düzenleme ile Türkiye’nin karışık plastik çöp ithalatı yasaklandı; ithalatçı başına çöp ithal etme kotası %50’ye çekildi. Bu sevindirici gelişmelerin çöp ithalatında bir azalma yaratacağı kaçınılmaz.

Ancak sorunun ortadan kalkmasına neden olacak nitelikte olmadığını da belirtmekte fayda var. Neden mi? Çünkü Türkiye bu kararları alırken, aynı zamanda AB de OECD üyesi olmayan ülkelere çöp ithalatını ciddi anlamda yasaklayan bir karara imza attı. Artık kesin olarak geri dönüştürülebilir olmayan plastik çöplerin OECD üyesi olmayan ülkelere gönderilmesi mümkün değil. Bu önemli adım Malezya, Vietnam, Tayland ve Endonezya gibi ülkeler açısından oldukça rahatlatıcı. Ancak Türkiye açısından durum pek de öyle sevindirici bir hal almayabilir. Çünkü Türkiye bir OECD ülkesi ve hali hazırda AB ülkelerinden OECD üyesi ülkelere çöp gönderilmesi önünde herhangi bir engel hala bulunmuyor.

2021 de sıkıntılı geçecek

İşte bu noktada ulusal düzenlemeler devreye giriyor ki bizim de o noktada ciddi bir sorunumuz var. Türkiye’nin hala çöp ithal edilmesine tümden engel olan bir düzenlemesi mevcut değil. Bu durumu gümrük bölgelerindeki denetim eksikliği ve olanaksızlığı (gelen o kadar konteynerin hepsinin tek tek açılıp her balyanın içinde tehlikeli ve işe yaramayan çöp var mı kontrol edilmesi imkânsız) ile (%50 kotası olsa bile) çöpün ithal edilebilir olmasını birlikte düşünürsek, 2021 yılının Türkiye için çöp ithalatı açısından sıkıntılı geçeceğini anlayabiliriz.

Türkiye’nin çöp ithal etmeyi yasaklamama ısrarının altında çöp tüccarlarının güçlü lobi faaliyetlerinin yattığı artık aşikâr! Bu ısrarın daha ne kadar sürdürüleceği ise belirsiz! Çünkü çöp tüccarlarının temel argümanı temelsiz bir argüman. Ana motivasyon olan aşırı karlılıktan bahsetmek yerine, çöp tüccarları, göze daha şirin gözüken hammadde ihtiyacı ve döviz getiriyoruz söylemlerinin arkasına sığınıyor. Döviz deyince de gözler hemen fal taşı gibi açılıyor ve bu sayede çöp ithalatına karşı çıkan herkes bir anda yatırım ve ekonomi düşmanı sınıfına konulabiliyor. Hatta bazı çöp tüccarları o kadar pişkin ki sağda solda çöp yakılmasına karşı çıkan ve ses yükseltenlere dış güçler safsatasıyla yorum dahi yapabiliyor.

Çöp tüccarlarının makul görünmek adına kullandıkları ham madde ihtiyacı argümanı tümüyle safsatadan ibaret! Çünkü Türkiye’nin plastik üretimi 2020 yılı için 9.2 milyon ton civarında gerçekleşmiş ve bu üretim için ithal edilen hammadde miktarı da yaklaşık 7.9 milyon ton. İthal edilen hammadde içerisinde ithal edilen plastik çöp miktarı da yaklaşık 700 bin ton civarında. Yani toplam ham madde ihtiyacının yaklaşık %10’u bile değil. Yani toplam üretim için gerekli olan ham madde ihtiyacının ana belirleyicisi zaten ithal çöp değil! Diyelim ki geri dönüşüm sektörünün üreteceği ham madde kıymetli. O zaman da şunu sormamız gerekmez mi? Madem çöpten para kazanıyorsunuz neden kendi çöpümüz ile ilgili bir yatırım ya da girişim yapmıyorsunuz? Neden lobi gücünüzü ya da yurt dışına ödediğiniz çöp ithalat parasını çöp toplama alt yapısına yatırmıyorsunuz?

‘Yerli çöp’ toplanamazken, ithal çöpe milyarlar

Biliyoruz ki, Türkiye‘nin yıllık plastik çöp üretme miktarı 3.5 milyon ton civarında. İşte bu çöpün sadece  %10 kadarı toplanabilmiş. Geri kalan kısmı da çöp olmuş. Çöpse al sana çöp. Hammaddeyse al sana toplam ihtiyacının yarısına tekabül eden miktarda ham madde. Hani plastik %100 geri dönüştürülebiliyordu ya! Üstelik hali hazırda bu kadar kıymetli olduğu her fırsatta dillendirilen bir hammaddenin toplanması konusunda belediyelerin çöp toplama hizmeti tam bir fiyasko. Çelişkinin daniskası.

Hem kıymetli diye bas bas bağıracaksınız hem de kıymetli olan bu çöpün toplanması için çaba harcamak yerine yabancının çöpünü ithal edeceksiniz! Yani kendi çöpümüzü doğru düzgün toplayamıyoruz, ama sektör kazansın diye, çöp tüccarları para kazanacak diye ne olduğu belli olmayan yabancı çöpü ithal ediyoruz! Üstelik ithal edilen plastik çöplerin %50’ye kadar fire verdiği de herkes tarafından bilinen ama saklanan bir gerçek.

Her ne kadar çöp ithalatında kotanın %50’ye çekilmesi ve karışık kodlu plastik çöp ithalatına yasak getirilmesi önemli adımlar olsa da çöp ticaretini kısıtlamaya ya da kendi çöpümüzle baş etmemizi sağlamaya faydası olmaktan uzak değişimlerdir. Çünkü OECD dışı ülkelere çöp gönderemeyecek olan AB ülkelerinin çöp göndereceği ilk adres OECD ülkesi olan Türkiye olacaktır. Zira AB içerisinde kendi çöpüyle baş edebilecekleri zararsız bir sistem yok. Yapabildikleri en iyi iş çöpü yakmak,ki onu da terk etme planları yapıyorlar.

Bu noktada yapmamız gereken şey çöp ithalatını tümden yasaklamak olmalıdır. Aksi durumda yabancı çöplerin topraklarımızı kirletmeye devam etmesi kaçınılmaz olacaktır. Dünyanın en totaliter ülkelerinden biri olan Çin’in bile yasaklamaktan başka bir yol bulamadığı ve ancak öyle engelleyebildiği bir sorunu, biz bir iki aklı evvel çöp tüccarının kârını muhafaza etmekten başka işe yaramayan düzenlemelerle engelleyemeyiz.

Kategori: Hafta Sonu