Dünyaİklim KriziManşet

ABD’de emisyonlar 2020’de yüzde 10 düştü

*ZME Science’tan Fermin Koop’un kaleme aldığı makale Yeşil Gazete tarafından çevrildi. 

Rhodium Group tarafından hazırlanan bir rapor geçtiğimiz yıl Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) emisyonun yüzde 10 seviyesinde düştüğünü ortaya koydu. Böylece emisyonların yüzde 6,3 düştüğü 2009 yılındaki Büyük Durgunluk rekoru kırılmış oldu.

Ancak bu büyük düşüşün arkasındaki senaryo kararlı iklim politikaları değil salgınla beraber gelen ekonomik durgunluk. Araştırmacılar önümüzdeki yıllarda emisyonların tekrar yükselişe geçeceği uyarısında bulundu.

Rhodium’un iklim ve enerji ekibinde kıdemli bir analist olan Hannah Pitt, Scientific American’a verdiği demeçte “Sürdürülebilir azalma yolunda ilerlemek için, emisyonların altında yatan etkenlerde yapısal değişiklikler olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

2005 yılında Trump’a rağmen düşüş

Salgından önce, ABD emisyonları 2005 yılından bu yana çok yavaş bir düşüşe geçmişti.  Bunun başlıca nedeni enerji şirketlerinin kömürden doğal gaza ve yenilenebilir enerjiye kaymasıydı.

Başkan Donald Trump‘ın sektörü canlandırma çabalarına rağmen, geçtiğimiz on yılda yüzlerce kömür santrali kapandı. Bununla birlikte, bir kısmı artık yenilenebilir kaynaklarla karşılansa da doğal gaz ABD enerjisinin kralı haline geldi.

Ulaşım emisyonlarında yüzde 14,7 düşüş

Ancak daha sonra koronavirüs pandemisi geldi. Birkaç vali eyaletlerini tecrit altına aldı ve birçok Amerikalı mümkün olduğunca evde kaldı. Bu, ülkedeki temel emisyon kaynağı olan ulaşım gibi daha önce nadiren sürekli düşüş görülen ekonomi sektörlerindeki emisyonları azalttı.

Yeni rapora göre, insanların işe gitmeyi bırakması ve havayollarının uçuşları iptal etmesiyle sektör geçen yıl emisyonlarda yüzde 14,7’lik bir düşüş gördü. Bu düşüş, yılın ikinci yarısında eyaletler tecritlerini hafiflettiğinde bile devam etti. Amerikalılar, jet yakıtı talebinin üçte bir oranında azalmasıyla, 2020’de 2019’a kıyasla yüzde 15 daha az yol kat etti.

Elektrik talebi düştü

Ekonomik düşüşün ortasında otomobil üreticileri ve imalatçıları daha az mal ürettiği için çimento gibi ağır endüstrilerden kaynaklanan emisyonlar da yüzde 7 düştü. Binaların ısınma ihtiyaçlarından kaynaklanan düşüşler de karantina önlemleri ve sıcak havalar sayesinde yüzde 6,2 oranında azaldı.

Elektrik talebi de normalden daha düşüktü ve enerji şirketleri kömür santrallerini daha az kullandı. Bunun yerine, daha az karbondioksit üreten daha fazla doğal gazın yanı sıra daha fazla güneş ve rüzgar enerjisi kullandılar.

ABD’de yenilenebilir enerji için büyük bir yıldı ve birçok enerji şirketi, federal vergi kredisi talep etmek için belirlenen sürenin öncesinde rekor sayıda rüzgar çiftliği ve güneş enerjisi tesisi kurdu. Rhodium, ABD’nin geçen yıl kömürden olduğu kadar yenilenebilir enerjiden de elektrik ürettiğini tahmin ediyor ve bu daha önce hiç görülmemiş bir şey.

İklim hedefine yaklaşılıyor

Genel emisyon düşüşü, ABD’yi Paris Anlaşması kapsamındaki başlıca iklim değişikliği hedeflerinden birine ulaşmaya yaklaştırıyor. Eski Başkan Barack Obama, ABD emisyonlarının 2020 yılına kadar 2005 seviyelerinin yüzde 17 altına düşeceğini taahhüt etmişti.

Başkan Trump daha sonra çevre düzenlemelerinde genel bir geri dönüşün ortasında anlaşmadan çıkmaya karar verdi.

Orman yangınları dahil edilmedi

Ancak raporun birkaç eksikliği de bulunuyor. Örneğin emisyon rakamları ABD Batı’sında aylar boyunca yaşanan ve milyonlarca hektar ormanı kül eden yangınlarını hesaba katmıyor.

BloombergNEF’ten yapılan bir tahmin, orman yangınlarının, enerji ve endüstriden kaynaklanan emisyonlardaki düşüşün yaklaşık yüzde 3’ünü etkisiz hale getireceğini belirtiyordu.

Emisyonların artması muhtemel

Üstelik emisyonlardaki düşüşe rağmen toplu aşılamanın uygulanmaya başlamasıyla birlikte ABD’nin tekrar emisyonlarını artırma yoluna gitmesi kuvvetle muhtemel. Rhoidum, emisyonların düşmesine neden olan 2008 ve 2009 mali krizinden sonra ülkenin benzer bir toparlanma yaşandığını söyledi.

Küresel Karbon Projesi, geçen yıl emisyonların küresel olarak yaklaşık yüzde 7 azaldığını tahmin etmişti. Bu önemli gibi görünse de aslında iklim değişikliği için pek bir fark yaratmıyor. Sera gazları atmosferde yüzyıllarca kalır, bu nedenle iklim eyleminin her yıl sürdürülmesi gerekir.

Paris Anlaşması uyarınca ülkeler, küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelerin 2ºC’nin altında sınırlandırmayı ve 1,5ºC ile sınırlandırma çabalarını sürdürmeyi kabul etti. Yine de bunun gerçekleşmesi için emisyonların önemli ölçüde düşmesi gerekiyor.

Ülkelerin mevcut iklim taahhütleriyle, dünya 3º C ile 4ºC arasında bir sıcaklık artışına doğru ilerliyor ve ABD, payına fazlasıyla katkıda bulundu.

 

Kategori: Dünya