ManşetSağlıkSivil ToplumYaşam

65+ Yaşlı Hakları Derneği’nden Dünya Yaşlılar Günü’nde belediyelere çağrı

0

Birleşmiş Milletler, yaşlılara hak ettikleri değerin ve saygının gösterilmesi amacıyla 1990 yılında 1 Ekim tarihini “Dünya Yaşlılar Günü” olarak ilan etti.

Son yarım yüzyıldır yaşanan demografik dönüşümle tüm dünyada ömürler uzadı, nüfus yaşlandı. Önümüzdeki otuz yıl içinde, dünya çapındaki yaşlı insan sayısının iki katından fazla olacağı ve 2050’de 1,5 milyardan fazla kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor.

Türkiye’de yerleşim birimlerinin yarısı, yaşlı nüfus eşiği kabul edilen yüzde 14’lük oranı geçmiş durumda.

65+ Yaşlı Hakları Derneği Başkanı Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, şu bilgileri paylaştı:

“Türkiye yüzde 9,74’lük oranıyla halen birçok ülkeden daha düşük bir yaşlı nüfusa sahip olsa da dünyada yaşlı nüfus eşiği kabul edilen yüzde 14’lük orana önümüzdeki 15 yıl içinde ulaşması bekleniyor. Önümüzdeki 50 yıl içinde ise ülkemizde her 4 kişiden biri 65 yaş üstü olacak.

Japonya, Güney Kore ve Singapur gibi Türkiye de nüfus yaşlanmasının baş döndürücü bir hızda gerçekleşeceği ülkelerden biri. Üstelik ülkemizde nüfus yaşlanması homojen değil; yerleşim birimlerinin yarısı yüzde 14’lük eşiği geçmiş durumda.”

Bu demografik depremin toplumun geneli ve tüm bireyler için yarattığı fırsatlara ve tehditlere doğru tepkileri verebilmek, artan yaşlı nüfusumuzun ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunmak için hızla yol almalıyız.

Belediyeler birincil hizmet noktası

Derneğin, TBMM‘nin Yaşlılık Sorunları Meclis Araştırma Komisyonu‘nda görüş ve önerilerini sunduğunu belirten Kazancıoğlu,  12’inci Kalkınma Planı çalışmaları çerçevesinde Aktif Yaşlanma Özel İhtisas Komisyonu kurulmuş olmasını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.

Kurulduğundan bu yana yerel yönetimlerle çalışmalar gerçekleştiren 65+ Yaşlı Hakları Derneği, 2018 yılından beri de “Yerel Yönetimler Yaşlı Hizmetleri Çalışma Grubu” kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşlı hizmetleri yürüten, örnek teşkil eden ve hizmetlerini geliştirmek isteyen 28 belediyenin temsilcileriyle düzenli olarak bir araya geliyor.

Prof. Dr. Kazancıoğlu, belediyelerin her toplum kesimi için olduğu gibi, 65+ bireyler için de birincil hizmet noktası olduğunu söyledi:

” Hizmetiçi eğitimleri desteklemek amacıyla yaşlılara ev ziyaretlerine eşlik etmekten yardımlı yaşam merkezlerindeki personel ve katılımcı eğitimlerine, dijital okuryazarlık eğitimlerinden yaşlı dostu mekan planlama çalışmalarına ve sağlıklı yaşam seminerlerine; geniş bir yelpazede İstanbul’da başlayan işbirliklerimiz ve faaliyetlerimiz pandemi sürecinde İstanbul dışından belediyelerin de katılımı ile Türkiye sathına yayıldı.”

Yaşlı hizmetlerini muhtaçlık ve hayır işi gibi değil, hak temelli ele alan bir ağ hayali

Dernek,  Dünya Sağlık Örgütü’nün 2006’dan bu yana yaygınlaştırmaya çalıştığı “Yaşlı Dostu Kent Ağı” kavramını hayata geçirecek bir “Yaşlı Dostu Kentler Birliği” kurulmasında kolaylaştırıcı rolünü ilçe belediyeleri arasında sürdürmek üzere harekete geçti.

Proje kapsamında yaşlılık politikaları ve hizmetleri geliştirme konusunda istekli ya da farklı tecrübelere sahip belediyelere kentsel politikalar konusunda uzman desteği, hizmetiçi eğitim desteği, yaşlı hukuku alanında mevzuat ve hukuki destek sunulması ve tecrübe paylaşımı hedefleniyor.

“Türkiye’nin bugüne kadarki yaşlılık çalışmaları performansını tüm yönleriyle analiz edebilen, yaşlılık hizmetlerini sadece muhtaçlık ve hayır işi düzeyinde değil hak temelli ele alan, yerel dinamikleri ve bölgeler arası eşitsizlikleri de hesaba katan bütüncül bir yaşlı dostu ulusal ağ tahayyül ediyoruz. Belediyelerimizi bu birliği oluşturmaya davet ediyoruz,” diyen Prof. Dr. Kazancıoğlu şöyle devam etti:

“Türkiye gibi hızla yaşlanan bir ülkede yaşlanma kavramını tüm kalıp yargılardan uzak, doğru bir şekilde anlatmayı, yerel yönetimlerin yaşlanmaya yönelik özelleştirilmiş politika ve hizmetler sürdürmesini teşvik etmeyi, politika ve hizmetleri projenin belirlediği prensip ve standartlara uygun yerine getirme taahhüdünde bulunan ve yerine getiren yerel yönetimlerin katkısını görünür kılmayı amaçlıyoruz.”

Temel prensipler: Yaşam döngüsü değişimleri, sorunun değil uyumun konusudur

Yaşlı hakları dünyada tartışılsa da kadın, çocuk, engelli hakları gibi konsensusun sağlandığı bir uluslararası sözleşmesi halen bulunmuyor. Bununla birlikte yaşlılık alanında yaşanan sorunlara değinen birçok uluslararası deklarasyon mevcut.

Projenin temel prensipleri, bu uluslararası deklarasyonlardan ilham alınarak ve Türkiye’nin yaşadığı deneyimi kapsayıcı bir bakış açısıyla geliştiriliyor. Prensipler üzerinde yerel yönetimlerden uzmanların katılacağı bir çalıştayla ortaklaşılması hedefleniyor.

  • •Yaşlılar, kendilerini ilgilendiren her türlü kamusal kararın birincil özneleridir. Yaşlıları karar süreçlerine dahil etmeyen yaklaşımların ortadan kaldırılması en önemli amaç olmalıdır.
  • Tüm hizmet ve politikalarda eşitsizliğin giderilmesi prensibiyle yaklaşılmalı, her adım muhakkak eşitsizlikleri azaltan yönde atılmalıdır.

Yaşlılık yaşamın doğal bir evresidir.

Yaşlanmak ise ulaşılan bir nokta değil yaşamın devam ettiği her gün herkes için gerçekleşen doğal bir süreçtir. Yaşlılık döneminde yaşam döngüsü perspektifi ile oluşan değişimlerin her biri illa ki bir sorunun değil çoğunlukla uyumun konusudur.

  • Yaşlılara yönelik birçok alanda yaşanan, şiddet, ihmal, istismar ve sömürü için etkin bir mücadele ortaya konulmalı, bu alanda çalışan profesyonellere gerekli hizmetiçi eğitimler verilmelidir. Yoksul yaşlıların ve yoksul yaşlı kadınların kamusal alanda görünürlüğü sağlanmalı, hakları ve maruz kaldıkları ayrımcılık ayrı bir gündemle ele alınmalıdır.
  • En küçük yaşam birimi olan ev ve yardımlı yaşam tesisi içi ve konumundan başlayarak tüm kamusal alanların, halka açık alanların yaşlılar için engel eşiğinin mümkün olan en az seviyeye indirilmesi için sürekli iyileştirmeler yapılmalıdır.
  • Kent bütününde ister ev, ister büyük ölçekli kurumsal yapı olsun yaşanan birim, rampa, kaldırım, sokak, cadde, meydan ilişkisi eşiksiz ve akışkan kurulmalı, yaşlı bireyin kentle beraberliği ve sosyal etkileşimi dikkate alınmalıdır. Kent bütününde yeni inşa edilecek konutlar yaşlıların barınma hakkını dikkate alarak, yaşlı uyumlu olarak tasarlanmalı, örneğin toplu konut ve bina bloklarında kolay ulaşılabilir zemin, düz ayak kat ve birimlerin yaşlı öncelikli daireler olması gibi koşullar getirilmelidir.
  • Park, bahçe, su kenarı, meydan, kamu binaları, ibadethaneler gibi gündelik yaşamda yaşlıların sıklıkla kullandıkları alanların yeniden gözden geçirilerek engel eşiğinin düşürülmesi gerekmektedir.

Yaşlıları ayrıştıran, sadece onlara özel yapılan faaliyetler yerine fırsat eşitliğini yaşlılar açısından gözeten herkese açık faaliyetler düzenlenmelidir.

  • Mahalle ve semt ölçeğinde örneğin çınar ağacı ya da çeşme gibi tanımlayıcı simgeler ve kent belleğinde yeri olan tarihi veya aktüel yapılar korunmalıdır.
  • Ortaya çıkan kuşaklararası dijital uçurumun kapanması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.
  • Yaşam boyu eğitim, gelişim prensibiyle çalışan politika ve hizmetler her yaş grubunu kapsamalıdır. Bu hizmet ve politikalar, kalıcı, erişilebilir ve yaşlıların ihtiyaç ve beklentilerini karşılayabilir nitelikte olmalıdır.

65+ Akademi‘nin ücretsiz eğitimlerine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.