Editörün SeçtikleriEnerjiİklim KriziManşet

[Yeşil Gazete Karadeniz’de] Birleşik Krallık’ta çıkarılacak kötü kaliteli kömürün adresi Zonguldak

0

Haber: Mustafa ÖZDEMİR

*

2015’te yeraltı kömür ocaklarını kapatan Birleşik Krallık‘ta bir şirketin açmak istediği yeraltı madeninden çıkaracağı kömürü, aralarında Türkiye‘nin de bulunduğu ülkelere satmak üzere çalışma izni alması, Britanyalı iklim ve çevre aktivistlerinin dikkatini Türkiye’ye çevirmesine neden oldu.

İki Britanyalı aktivist incelemelerde bulunmak üzere, bu ay başında Erdemir ve Eren termik santrallerinin bulunduğu Zonguldak’ın Ereğli ilçesi ve Çatalağzı beldesine geldi.

Son 30 yıldaki ilk derin kömür madeni

Ülkenin kuzeydoğusundaki  Cumbria‘da, Whitehaven yakınlarında maden geliştirme planı yapan “West Cumbria Mining Ltd.” adlı şirket, 2020 yılında yeni bir kömür sahasında üretime başlamak için yerel meclisin onayını almış;  2022 yılında da, Boris Johnson‘un liderlik ettiği Birleşik Krallık hükümetine başvurmuştu.

‘Birleşik Krallık’taki kömür madeni projesi COP26 öncesi ülkenin inandırıcılığını zedeliyor’
Friends of Earth, Birleşik Krallık’ta açılmak istenen Cumbria kömür madenine karşı dava açıyor

Johnson hükümeti ise başvurudan bir yıl önce, Ocak 2021’de Londra’da gerçekleşen UK-Afrika Yatırım Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, ülkesinin, yurt dışındaki kömür yakıtlı elektrik santrallarına yönelik tüm desteği sona erdireceğini açıklamıştı.  “İngiltere vergi mükelleflerinin parasının bir kuruşu dahi kömür çıkarma veya elektrik yakmak için kullanılmayacak” diyen Johnson bunun yerine düşük ve sıfır karbonlu alternatiflere geçişi desteklemeye odaklanacaklarını kaydetmişti.

Bu nedenle madene ilişkin talep edilen izinler iki yıl boyunca askıda kaldı. Maden, izin başvurusundan sonra kamu soruşturması da geçirdi. İzin, Rishi Sunak hükümeti döneminde verildi ve aktivistler ve iklim bilimcileri tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu.

‣ Sunak hükümetinin yeni kömür madeni girişimine uzmanlardan yanıt: İkiyüzlülük!

Ülkenin son 30 yıldaki ilk derin kömür madeni olacak proje kapsamında, 2049 yılına kadar yaklaşık 750 milyon tonluk rezervden yılda 3,2 milyon ton koklaşabilir taş kömürü üretilmesi planlanıyor.

Projeye göre, çıkarılacak kömürün tamamı, aralarında Türkiye, Bosna Hersek, Sırbistan‘ın da bulunduğu yabancı ülkelerdeki çelik fabrikalarına ihraç edilecek.  Çünkü normalde elektrik santrallerinde kullanılmayan, kükürt oranı yüksek ve yandığında asit yağmurlarına neden olabilecek bir yakıt olması nedeniyle kullanımı Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği‘nde kısıtlanmış durumda.

Coal Action Network aktivistleri, şirketin bu nedenle kömürü AB dışındaki, Türkiye gibi daha düşük kirlilik standartlarına sahip, büyük çelik üreticilerine satmaya odaklandıklarını söylüyor.

Aktivistlerin verdiği bilgiye göre, Galler‘de bulunan Port Talbot ve Kuzey Lincolnshire’deki Scunthorpe gibi büyük çelik tesislerinin yönetimleri, kömür bazlı yüksek fırınlarını kapatacaklarını ve hurda çeliği kömür olmadan geri dönüştüren elektrik ark ocakları kuracaklarını doğruladı.

Madenden çıkarılacak düşük kaliteli kömür ihraç edildiği ülkelerde yakılarak demir ve çelik üretilecek ve bunlar yeniden Birleşik Krallık tarafından ithal edilecek.

Coal Action Network aktivistleri, Ereğli ve Çatalağzı’ndaki aktivistlerle bir araya geldi.

‘Birleşik Krallık’ın iklim hedefleriyle de uyumlu değil’

Kömürün satılacağı ülkeler arasında Türkiye’nin de adının geçmesi üzerine, bir rapor hazırlamak üzere Zonguldak’a gelen Coal Action Network aktivistleri; Daniel Therkelsen ve Anne Harris  olası kömür alıcısı konumundaki Erdemir ve Eren santrallerinin bulunduğu Ereğli ve Çatalağzı’nda incelemelerde bulundu.

Ereğli’de sivil toplum örgütleri ile bir toplantı da yapan aktivistler, CHP Zonguldak milletvekili Eylem Ertuğrul, Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Ahmet Öztürk ile de görüştü. Zonguldaklı çevre aktivistlerinden kentin kömüre dayalı üretim ve sanayisinin yarattığı iklim, ekoloji ve sağlığa ilişkin olumsuz etkilerini dinleyen Therkelsen ve Harris,  yıllar sonra yeni bir kömür madenine izin verilmesinin Birleşik Krallık’ın iklim hedefleriyle de tutarlı olmadığına dikkat çekti.

Zonguldak’tan Sunak hükümetine de bir de çağrı yapan iki aktivist, 2030’da “kömürden çıkış” planına, “ihraç edilen”lerin de dahil olması gerektiğini belirterek,  hükümetlerini verdikleri sözlere sahip çıkmaya davet etti.

Aktivistlerin aldıkları notlara dayanarak hazırladıkları rapor, Birleşik Krallık’taki sivil toplum ve hükümetle paylaşılacak. Madene karşı açılan davada ise temmuz ayındaki duruşmanın ardından Yüksek Mahkeme yargıçları, hükümetin önerilen kömür madenini onaylamasının hukuka uygun olup olmadığına karar verecek.

Projenin hayata geçirilebilmesi için muhtemelen ülkenin Deniz Yönetim Organizasyonu’ndan denizaltı bölümü için bir lisansa ihtiyaç duyulacağını, bunun da başvuru anından itibaren bir yıl alabileceğini kaydeden aktivistler; ayrıca 2020’lerde yeni bir kömür madenine destek olmaya hazır şirketlerin (yatırımcılar ve sigorta şirketleri dahil) de bulunması gerektiğine dikkat çekti.

Yerel seçimlerde büyük kayıp yaşayan ve zor durumdaki Sunak hükümetinin önümüzdeki ay yapılacak genel seçimlerde değişmesi halinde, yeni hükümetin başvuruyu geri çevirmesi  olasılığına vurgu yapan iklim aktivistleri, Birleşik Krallık’ta izin verilen son yeraltı kömür madeni olan New Crofton Co-operative Colliery‘nin hiç bir zaman faaliyete geçmediğini hatırlattı.

Şirketin ’emisyon dengeleme’ talebi reddedildi

Cumbria madeni, hayata geçerse 30 yıla yayılacak işletme sürecinde 0,34 milyon ton metan gazının, kömürün yakıldığı ülkelerde ise 200 milyon ton CO2’nin daha salınmasına neden olacak. 2030 yılına kadar da Birleşik Krallık’ın metan emisyonlarının neredeyse yüzde 490’ını oluşturacak.

Şirketin, ağaç dikerek veya yenilenebilir enerji projelerini destekleyerek, madenden kaynaklanacak emisyonları dengelemek için ödeme yapmak üzere başvurduğu “karbon dengeleme” şirketi Gold Standart, bu isteği kabul etmedi:

“Talep kılavuzlarımız, dengeleme talebinde bulunmak için kuruluşların emisyonların önlenmesine ve azaltılmasına öncelik vermesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor; bu, bir kömür madeni için açıkça imkansız olan bir şeydir. Dengeleyici bir şirket bunu kabul etse bile, kömür madeninin metan emisyonları dengelenemez.”

Uluslararası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), ise ülkenin daha fazla fosil yakıt çıkarma sahası açması halinde 2050 yılına kadar net sıfır hedefine ulaşamayacağı uyarısını sık sık yapıyor.

Kötü şöhretli şirketler dizini

West Cumbria Mining Ltd’nin yüzde 81’i, Avustralya, vergi cenneti Cayman Adaları ve Singapur’da ofisleri bulunan, çeşitli madenleri yöneten özel sermaye yatırım fonu EMR Capital’e ait. 

EMR Capital’in başkanı ise, Birleşik Krallık ve Avustralya merkezli, dünyanın en büyük metal ve madencilik şirketi olan çok uluslu ve kötü şöhretli Rio Tinto için çalışıyor.  Projenin yatırımcıları da ağırlıklı olarak Avustralya ve ABD’den. 

 

You may also like

Comments

Comments are closed.