ManşetTürkiye

Yasin Hayal:Devlet beni kullandı

0

Hrant Dink davasının 24. duruşması görüldü. Bir sonraki duruşma tarihi Dink’in öldürüldüğü tarihten iki gün önceye, 17 Ocak’a verildi. 25. Duruşmanın son duruşma olması bekleniyor.

İstanbul Şişli’de 19 Ocak 2007’de Agos gazetesi önünde öldürülen gazeteci Hrant Dink’in katil zanlılarının yargılandığı davanın 24. duruşması sona erdi. Sanık avukatları Hrant Dink’in konuşmalarının tahrik unsuru içerdiğini ileri sürerek, bir kez daha tahrik indirimi istedi. Duruşma bir hafta sonraya ertelendi.

Beşiktaş adliyesinde görülen duruşmada söz alan Yasin Hayal, bugünden itibaren isyan başlattığını söyledi.

“DEVLET CAHİLLİĞİMDEN YARARLANMIŞTIR”

Hayal, “Türkiye Cumhuriyeti devleti beni bu işin içerisine çekti, şimdi de beni ortadan kaldırmaya çalışıyor. Daha önceden de saldırıya uğradığımı söylemiştim, bu saldırılar devam ediyor. Bir kısım gardiyanların saldırıları devam ediyor. Yarın öbür gün ölürsem cesedime otopsi yapılmasın, çünkü katilim bellidir. Katilim Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Bana tehditler savuranlar bilsinler ki ben öyle balkon çocuğu değilim, bu tehditlerden yılmayacağım. Bu tarihten itibaren isyan başlatıyorum” dedi. Mahkeme heyetine dilekçe sunan Hayal, “Mahkemede bu kağıdın okunmasını istemiyorum, gizli. Ama bu şartlar yerine getirilene kadar Türkiye devletine karşı isyan başlatıyorum. T.C. benim yoksulluğumdan, gençliğimden, heyecanımdan, cahilliğimden yararlanmıştır. Şimdi de beni ortadan kaldırmaya çalışıyorlar” dedi.

YENİ TELEFON KAYILARI ARAŞTIRILMALI

Dink ailesinin avukatları mahkemeye Telekomünikayson İletişim Başkanlğı (TİB) kayıtlarını sundu.

Emniyetin sanıklarla ilgili bağlantı bulunmadığı yönündeki raporunun gerçeği yansıtmadığını söyleyen Dink ailesi avukatları, yaptıkları incelemeler sonucunda, olay yerinde olan bazı kişilerin davada yargılanan sanıklarla telefon görüşmesi yaptıklarını tespit ettiklerini kaydetti. Avukat, olay yerinde bulunan 532’li bir numaranın Hacı Salihoğlu ve Mustafa Öztürk ile irtibatının olduğunu söyledi. Avukatlar telefon kayıtlarının araştırılmasını talep etti.

Avukatlar, bu incelemelerin yapılabilmesi için delil olabilecek bu bilgilerin güvenceye alınmasının zorunlu olduğunu söyleyerek, “18 Ocak ve 19 Ocak 2007 olay yeri ve çevresindeki tüm kayıtların ve listedeki numaraların beş ay geriye ve ileriyle olmak suretiyle kayıtlarının tedbirini talep ediyoruz. Yoksa bunun vebali büyük olur” dedi.

Dink’in katil zanlılarından Erhan Tuncel’in avukatı cinayetin aydınlatılmadığını söyledi. Aydınlatılmayan bölümlere Erhan Tuncel’in yerleştirilerek bu olayın perde arkasındaki kişi olarak gösterilmeye çalışıldığını belirten avukat, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü olan daha sonra Emniyet İstihbarat Daire Başkanı görevinde bulunan Ramazan Akyürek’in olayla ilgisinin olmadığını ileri sürdü. Tuncel’in avukatı, Ramazan Akyürek isminin hükümete yakın olduğu için Ergenekon tarafından çok fazla lanse edildiğini iddia etti.

“YURTDIŞINA GİTSEYDİ ÖLDÜRÜLMEZDİ”

Ahmet İskender ile Ersin Yolcu’nun avukatı Feyzullah Şamar ise Hrant Dink’in toplumun hassasiyetlerini gözetmeden açıklamalar yaptığını savunarak, Dink’i suçladı. Ahmet Kaya’yı Kürtçe şarkı söyleyeceğine ilişkin açıklamasının ardından yaşadıklarını hatırlatan Şamar, “Kendisi haklı olarak bu ülkeyi terk etti, Hrant da böyle bir şey yapmalıydı” dedi. Hrant Dink’in konuşmalarının tahrik unsuru içerdiğini ileri süren Şamar, sanıkların tahrik indiriminden yararlanmasını istedi.

Diğer sanık avukatları da Ergenekon bağlantısı olmadığını ileri sürerek, cinayeti birkaç kişinin planlayarak gerçekleştirdiğini ileri sürdü.

Mahkeme heyeti, Dink ailesi avukatlarının, olayın yaşandığı an bölgede bulunan kişilerin sanıklarla görüştüğüne yönelik sunduğu dilekçe ile, TİB kayıtlarının 3 ay geri, 1 ay ileri tarihli korunma talebini, cumhuriyet başsavcılığına iletmekle yetindi.

Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmayı 17 Ocak 2012 tarihine erteledi.

(Emek Dünyası)

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.