Dış Köşe

Validebağ Gezi’ye dönüşür mü? – Ege Ural

Validebağ korusu son günlerde adından çokça bahsettiren, İstanbul’un ortasında kalmayı başarabilmiş sayılı yeşil alanlardan, gündemde gibi olan ancak birazda gündemin gölgesinde kalmış saklı cennetlerden, Anadolu yakasının güzide bölgelerindendir.

Kuzeyinde Beykoz, Kuzeydoğusunda Ümraniye, Doğusunda Ataşehir, Güneyinde Kadıköy ve Batısında da İstanbul Boğazıyla çevrilidir bu yeşil zengini alan.

Korunun tasvirini ve konumunu başarıyla gerçekleştirebildiysek eğer konuya girmek istiyorum. Ne oluyor bu Validebağ korusunda? Niçin insanlar günlerdir bekliyor orada? Polis müdahaleleri oluyor, insanlar direniyor, neden?

Öncelikle Validebağ korusuna yapılması planlanan bir cami var. Ne kadar güzel geliyor kulağa değil mi? Elbette camiler yapılacak, insanlar ibadetlerini gerçekleştirecek, ancak meselenin sadece cami yapımı olmadığı konusunda birtakım görüşler var.

Bu görüşler arasında yeşil alanın katledileceği, bölgenin imara açılacağı, alışveriş merkezidir, otoparktır, sitedir vesaire korunun betonlaşacağı ve griye dönüşeceği gibi düşünceler var. Bu bakımdan, yukarıdaki paragrafta sorduğumuz sorunun cevabı niteliğinde de olacak, insanlar Validebağ’da gece gündüz bu yüzden nöbet tutuyorlar.

Bu durum ortaya “Cami yapımı engellenmeye mi çalışıyor?” gibi bir soru da çıkartabilir. Ancak bu kanaatte değilim. Mesele cami yapılması değil. Ama neden bu bölgenin seçildiği meselesi merak konusu. Bu değerli bölge ranta mı açılmak isteniyor? Sorusu da burada yanlış olmayacaktır.

İşin aslı, yapılmak istenen inşaatın İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulmasına rağmen inşaata devam edilmek isteniliyor olması. Buna engel olmaya çalışanlara ise polisin müdahale etmesi. Kısacası olan biten bu Validebağ’da.

Tüm bu olanlar, akıllara gezi olaylarını da getirmiyor değil. Validebağ’daki direnişe bir takım gezi anlamları yüklenmeye çalışılıyor. Orada gezi ruhu var deniliyor. Olabilir. Ancak gezi kadar kitlesel bir hal almayışı belkide birtakım çevrelerin canını sıkıyor. Geçtiğimiz günlerde büyük kentlerde yaşanmış terör olaylarına baktığımız zamanda. Belki Validebağ’da bir şekilde provoke edilmek isteniyor veya edilecek olabilir.

Hatırlayacağınız üzere gezi olayları da birden çıkmamıştı. Patlak vermesinin ardındaki sürece baktığınız zaman, bir grup zaten günlerdir orada bekleyişte ve direnişteydi. İşte Validebağ korusundaki durumda aynı gezi olayları öncesindeki duruma benziyor. Akıllara da “bir gezi daha mı yaşanacak?” sorusu endişeyle geliyor.

Endişe verici bir durum çünkü, gezide bir çok can kaybı yaşandı, insanlar politize edildi, ülke resmen bölünmenin eşiğine geldi, sokaklarda kan, vahşet kol geziyordu, seksen darbesi öncesi dönemin tam olarak aynı olmasada bir benzeri yaşanıyordu. Büyük şehirlerde gündelik hayat aksıyor, insanlar maddi, manevi kayıplar yaşıyorlardı. Vücutlarının uzuvlarını yitirenler vardı, analar babalar evlat acısı yaşıyor ve ülkedeki kaos havası her geçen gün artıyordu. Gezi hoş değildi! Çünkü gezi provoke edildi!

Bu bakımdan diyorum, hükumete sesleniyorum, oradaki kolluk kuvvetlere sesleniyorum! Bir gezi daha yaşanmasın. Hükumet geçmişte yaşadığı geziden bir ders çıkartsın ve Validebağ’da orantısız güç kullanmasın. Olayları sündürüpte farklı güruhların işin içine girmesine müsade vermesin. İnsanların damarına basılmasın, canları yakılmasın ve mesele uzlaşıcı bir tavırla uzamadan tatlıya bağlansın!

Dikkate alınmalıdırki, şiddet yanan sobaya kolonya dökmekten başka bir şey değildir!

Bu yazı ilk olarak mavihaber.com/da yayınlanmıştır

Ege Ural

 

 

Ege Ural

Kategori: Dış Köşe