ManşetTürkiye

Uluslararası Af Örgütü: Büyükada Davası ile ilgili basında çıkan haberler doğru değil

Uluslararası Af Örgütü bugün görülecek ve aralarında pek çok hak savunucusunun sanık olarak yer aldığı Büyükada Davası ile ilgili basına yansıyan yanlış bilgiler hakkında bir açıklama yayınladı.

Açıklamada “Demirören Haber Ajansı tarafından 2.07.2020 tarihinde basına servis edilen ‘Büyükada davasında karar çıkması bekleniyor’ başlıklı haberin içeriğinde yer alan bilgiler ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” denildi. Söz konusu haberlerde yer alan iddialara yönelik düzeltmeler şöyle:

1- Taner Kılıç’ın 18 farklı hat kullandığı iddiası

Bu ifadede sarih bir maddi hata vardır. Mütalaada “sanığın 27/08/2014 tarihinden itibaren 05xx xx xx 18 gsm hattının takılı olduğu 35xxxxxxxxxx74 IMEI numaralı telefon” yazmaktadır. Mütalaada da görüleceği üzere Taner Kılıç’a ait paragrafta üst satırdaki telefon numarasının son iki hanesi alt satıra geçmiştir. “18 gsm hattının takılı olduğu 35xxxxxxxxxx74 IMEI numaralı telefon” ifadesindeki “18”’in telefon numarasının son iki hanesi olduğu net bir şekilde belirgin olsa da, Kılıç’ın Bylock kullandığı iddia edilen telefonuna 18 farklı hat taktığı ifadesi anlaşılmış ve bu şekilde ciddi hata içeren bir başlık atılmıştır.

Açıkça görüldüğü üzere, mütalaa 18 hat takılı olduğunu iddia etmemekte, sadece Kılıç’ın telefon numarasını belirtmektedir.

(Mütalaada açıkça belirtilen telefon numarasının ve IMEI numarasının bazı rakamları bu açıklamaya yerleştirilirken güvenlik açısından x ile değiştirilmiştir.)

2- Telefonundan ByLock çıktığı iddiası

Taner Kılıç’in cep telefonunda ByLock bulunmadığı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’nden gelen iki rapor ile birlikte 4 ayrı özel rapor olarak (toplam 6 rapor) tespit edildi.

3- Bank Asya’ya para yatırma iddiası

Mütalaadaki bu asılsız suçlama da mütalaadan önce bizzat soruşturma savcısı tarafından çürütülmüştür. Soruşturma savcısının edindiği 28.07.2017 tarihli raporda açıkça görüldüğü üzere Taner Kılıç 25.10.2013 tarihinde 10.000 TL’lik katılım hesabı açtırmış, 2 ay 7 gün sonra ise bu hesaptan parasını çekmiştir.

Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere Fethullah Gülen para yatırma çağrısını 25 Aralık 2013’te yapmış, Taner Kılıç ise bundan 8 gün sonra parasını çekmiştir. Kısacası Taner Kılıç, talimatla para yatırmanın tam aksine, Gülen’in açıklamalarının ardından parasını çekmiştir.

4- Taner Kılıç’ın kız kardeşinin eşiyle ilgili suçlanması

Bu suçlama ile suçta ve cezada şahsilik ilkesi ihlal edilmektedir. Taner Kılıç başkasının işlediği iddia edilen suçlardan sorumlu tutulamayacağı gibi ilgili kişi hakkında bir hüküm de verilmemiştir.

5- Ele geçirildiği iddia edilen dijital materyaller

Savcılık mütalaasında yer alan metinler soruşturma ve kovuşturma sürecinde Taner Kılıç’ın bilgisayarında bulunduğu iddia edilen metinler değildir. Bu metinler mütalaaya kadar dosyada, iddianamede, siber şubeden gelen raporlarda hiç anılmamış, duruşmalarda hiç konuşulmamıştır.

Taner Kılıç’ın UAÖ Türkiye Şubesi başkanlığı yürütmediği dönemde, Uluslararası Af Örgütü Uluslararası Sekretaryası tarafından hazırlanmış olan ve Gezi Parkı protestoları ile ilgili açıklamalar Taner Kılıç’a yönelik suçlamaların delilleri olarak mütalaada yer almıştır.

Ayrıca yine UAÖ Uluslararası Sekretaryası tarafından yayınlanan 15 Temmuz darbe girişimi sonrası darbe girişimini kınayan, darbe girişiminin sorumluların adil yargılanmak üzere adalet önüne getirilmesini ve hak ihlalleri yaşanmaması konusunda uyarıda bulunan açıklaması darbe girişimini gerçekleştirenler lehine yorumlanmıştır.

Taner Kılıç’la hiçbir bağı olmayan bu açıklamalarda bir suç unsuru bulunmadığı gibi, bu açıklamalarla ilgili hiçbir cezai soruşturma açılmamıştır.

6- Telefonda Fethullah Gülen’e ait bir video bulunduğu iddiası

Taner Kılıç’ın cep telefonunda Fethullah Gülen’e ait 41 saniyelik bir video bulunduğu iddiasına dair duruşmalar boyunca iletilen tüm taleplere rağmen mahkeme tarafından bir bilirkişi raporu sağlanmamıştır. Taner Kılıç’ın telefonunda olduğundan haberdar olmadığı bu video ile ilgili hukukun temel ilkelerine aykırı şekilde kendi masumiyetini ispatlaması beklenmiştir.

Bunun üzerine Taner Kılıç, saygın bir uzman olan adli bilirkişi Koray Peksayar’dan bir bilirkişi raporu talep etmiştir. Siber şube raporunda işaret edilen video dosyası VID-20160818-WA0000.mp4 adında bir dosyadır. WhatsApp kullanan herhangi bir kişinin de bileceği ve bilirkişi raporunda da değinildiği üzere bu video WhatsApp mesajı olarak 18.08.2016 tarihinde Taner Kılıç’a iletilmiş bir videodur.

Taner Kılıç’ın bu mesajı başka birine göndermediği ve Taner Kılıç’ın videoyu gördüyse bile en fazla 10 saniyesini izlemiş olabileceği bilirkişi raporunda açıkça ortaya konulmuştur.

7- İdil Eser’den ele geçirildiği iddia edilen dökümanlar

İdil Eser’in bilgisayarında bulunduğu iddia edilen açıklamalar haberler çarpıtılmıştır. 2014 yılında yürütülen “Kore Bize Gaz Verme” adlı kampanya, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yürütülmüş gibi gösterilmiş, İdil Eser üzerinde şüphe yaratılmaya çalışılmıştır. İlgili kampanyanın darbe girişimi ile bağı yoktur ve darbe girişiminden iki yıl önce yürütülmüştür.

Ayrıca İdil Eser, ilgili kampanya başlatıldığında Uluslararası Af Örgütü’nde çalışmıyordu.

Uluslararası Af Örgütü yaptığı açıklamada söz konusu gerçek dışı habere dair düzeltmelerin Demirören Haber Ajansı’na ve haberi yayınlayan basın kuruluşlarına gönderildiğini söyledi.

Büyükada Davası

Davanın son duruşması 19 Şubat 2020’de görülmüştü. Savunmalara devam edilmesi için 3 Nisan’a bırakılan duruşma koronavirüs sebebiyle 3 Temmuz’a ertelendi.

Savcılık, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı ve eski Direktörü Taner Kılıç‘ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istiyor.

Kimler yargılanıyor?

İnsan hakları savunucuları Nejat Taştan, Veli Acu, Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran için istenen ceza ise “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan yine 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis.

Savcı, diğer hak savunucuları İlknur Üstün, Ali Gharavi, Peter Frank Steudtner, Nalan Erkem ve Muhammed Şeyhmus Özbek içinse terör örgütlerine yardım yapıldığına dair delil olmadığı gerekçesiyle beraatlerini talep ediyor.

Kategori: Manşet