ManşetTarım-Gıda

Türkiye’den ihraç edilen ürünlerde tarım zehirlerinde rekor artış

0

Pestisit, yani tarım zehiri kalıntısı sebebiyle 2021’de Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden yapılan Türkiye kaynaklı 372 bildirim, önceki üç yılın ortalamasının yaklaşık üç katına çıkarak rekor kırdı.

AB Gıda ve Yemler için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF), Türkiye’den ihraç edilen limon, greyfurt, biber, mandalina, portakal, nar, asma yaprağı, ayva, domates, karpuz, maydanoz, üzüm, armut, kabak, patlıcan, yeşil fasulye ve keçi boynuzunda limit üstü pestisit kalıntısı tespit etti.

AB RASFF portalında yayınlanan 2020’ye ilişkin raporun tehlike ve ürün kategorisine göre yapılan değerlendirmesinde, 2020’de en çok bildirim yapılan 10 konu başlığının üçünde Türkiye’nin adı geçiyor.

Bu bildirimlerin sebebinin 190 parti meyve ve sebzede pestisit, 58 parti meyve ve sebzede aflatoksin ve 38 parti tohum, kabuklu yemiş ve türevi ürünlerde aflatoksin tespiti olduğu görülüyor.

2022’nin ilk yarısına bakıldığında, limit üstü pestisit kalıntısı tespit edilen meyve ve sebze sayısı 249 ile 2020’deki rakamı çoktan aşmış durumda.

Avrupa Komisyonu, 2019’da da Türkiye’den gelen limon, yeşil biber, nar ve asma yaprağında tespit edilen tarım zehirleri sebebiyle bu ürünlerin daha sık analiz edilmesine karar vermişti.

Buğday Derneği‘nin oluşumu Zehirsiz Sofralar Platformu, bu verileri şöyle değerlendiriyor:

“Kalıntı bildirimlerindeki artış eğilimi, geçen yıl kırılan rekorun da aşılabileceğini gösteriyor. Üstelik bildirimlere göre yasaklı madde tespiti de hâlâ devam ediyor. Bütün bu veriler, gerekli önlemlerin alınmadığını, denetimlerin yeterli ve uygun bir şekilde yapılmadığını ortaya koyuyor.”

Tarım ve Orman Bakanlığı, pestisit kalıntıları konusunda iç pazarda denetimler yapsa da bunların sonuçları, taklit ve tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdalarda olduğu gibi şeffaflıkla paylaşılmıyor.

İhraç edilen ürünlerde pestisit kaynaklı bildirimlerin artması, iç pazara sunulan ürünlerde daha fazla pestisit bulunabileceğine dair de endişe yaratıyor.

Kısırlık ve kanser riski…

AB’nin tespit ettiği bazı pestisit aktif maddelerin, AB Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından muhtemel kanserojen ve AB ve Japon Kimyasalların Sınıflandırılması ve Etiketlenmesi için Küresel Uyumluluk Sistemi (GHS) tarafından kısırlığa, üreme sağlığı bozukluklarına ve kansere neden olduğu belirtiliyor.

Ayrıca, solunduğunda ölümcül etkilere yol açan, toprak ve su için yüksek derecede toksik olduğu kanıtlanan ve EPA tarafından arılar için oldukça zararlı olduğu belirtilen maddeler de bu pestisitler arasında yer alıyor.

Dış pazarda itibar kaybı, iç pazarda endişe hakim

Tarımsal üretim potansiyeli yüksek olan Türkiye, ihraç ürünlerinde pestisit kullanıldığının uluslararası ölçekte ortaya konması ile ticari itibarını kaybediyor.

Bakanlık yetkilileri tarafından Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi’ne (GGBS), ülke genelindeki tüm gıda ve yem işletmeleri, bu işletmelere yönelik denetimler, alınan numuneler, numunelerin analiz sonuçları, işletmelere uygulanan idari cezalar, yaptırımlar, ithalat ve ihracat kayıtları gibi bilgiler giriliyor. Ancak bu bilgiler halkın erişimine açık değil. Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de GGBS verilerinin halkın erişimine açılmasını talep eden Zehirsiz Sofralar Platformu, son dönemde rekor seviyeye ulaşan kalıntılı ürünlere ilişkin halkın endişelerinin giderilmesi gerektiğini vurguluyor.

‘Tarım zehirlerine mahkûm değiliz’

Zehirsiz Sofralar Platformu çatısı altında faaliyet gösteren Pestisit Eylem Ağı’nın tüm canlılara zarar veren pestisitlerin yasaklanması ve doğa dostu üreticilerin desteklenmesi için başlattığı Change.org/ZehirsizSofralar’ya  bugüne kadar 170 bini aşkın kişi imza desteği vermiş durumda.

Tarım ve Orman Bakanlığı, AB geçiş sürecinde 200’ün üzerinde, kampanya döneminde ise 27 pestisit aktif maddesinin kullanımını yasakladı.

Ancak kampanya talepleri arasında yer alan, Dünya Sağlık Örgütü’nün “son derece tehlikeli”, “yüksek seviyede tehlikeli” ve “muhtemel kanserojen” olarak belirlediği 13 aktif maddeden 9’u hâlâ yasaklanmadı.

Buğday Derneği Gıda Yüksek Mühendisi Merve Atınç, Türkiye’deki tarımda hâlâ kullanılan dokuz pestisit aktif madde ile birlikte, başta bebeklerin ve çocukların hormon sistemine zarar veren, havayı, suyu ve toprağı kirleten pestisitlerin ivedilikle yasaklanması için tüm vatandaşları gıdasının sorumluluğunu alarak kampanyaya destek olmaya çağırıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan, Pestisit Eylem Ağı tarafından hazırlanan Zehirsiz Sofralar İçin Yol Haritası” metnini dikkate almasını talep ettiklerini belirten Atınç, şunları söylüyor:

“Tarım zehirlerine mahkûm değiliz. Dünyada ve Türkiye’de pek çok çiftçi zehirsiz gıda üretiyor. Sağlıklı bir gelecek için daha fazla ekolojik ve ekonomik kayba ve hastalığa sebep olmadan bir stratejik eylem planı geliştirmeli, doğru politikalar izlenmeli ve böylece pestisitlere dayanan konvansiyonel tarım sisteminin yerini agroekolojik, organik ve onarıcı tarıma bırakması sağlanmalı.”

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.