Hayvan HaklarıManşet

Türkiye’de 12 çift kalan bozkır kartalının korunması için uluslararası çalışma başlatıldı

0

Türkiye’de kartalların yaşamı, popülasyonu, karşılaştıkları tehditler ve korunmasına yönelik yıllardır çalışmalar yürüten uzman biyolog Cansu Özcan, bozkır kartallarının korunması için Macar Kuş Araştırmacıları (Macaristan BirdLife) ile birlikte koruma ve araştırma çalışması başlattı. Özcan, Türkiye’de sağlıklı ürediği düşünülen 12 çift bozkır kartalı bulunduğunu söyledi.

‘Bozkır Kartalı Koruma Tanıtımı’ isimli çalışma kapsamında bilim insanları ve doğa film yapımcılarından oluşan, ‘Yırtıcı Kuşların Araştırılması ve Korunması-RAPCON (Raptor Conservation)’ unvanıyla ekip oluşturuldu. Bu kapsamda, nesli tehlike altındaki türlerle ilk çalışma için bozkır kartalı seçildi.

Bölge halkıyla çalışıldı

Küresel ölçekte nesli tehlike altında olan türlerin bilimsel çalışmasının 2022 yılı itibarıyla başlatıldığını belirten Cansu Özcan, “Ülkemizde nesli tehlike altında olan türlerden bozkır kartalı için pilot uygulama olarak İç Anadolu Bölgesi’nde çalışılmaya başlandı. Türü tehdit eden unsurlar, üreme başarısı, yayılımı, dağılımı çalışılırken, bölge halkı ile etkin eğitim çalışması da yürütüldü” diye konuştu.

Avrupa’da soyu tükendi

Bozkır kartalının IUCN’in kırmızı listesinde, ‘en tehlike altında’ kategorisinde.

Özcan, hayvanın Türkiye’deki popülasyonuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin hemen her bölgesinde göç döneminde görülüyor fakat sadece İç Anadolu Bölgesi’nden üreme, yuva kayıtları var. Konya, Kırşehir, Aksaray, Kayseri, Nevşehir çalışmanın yapıldığı iller. Yuva kayıtlarının olduğu köyleri çok hassas bir tür olduğu için veremiyoruz. Türkiye’de sağlıklı ürediği düşünülen 12 çift, üreme başarısı oldukça düşük. Dünya toplam popülasyonunun 37 bin çift olduğu tahmin ediliyor. Avrupa‘da soyu tükenmiş, Rusya ve Kazakistan‘da üreme bölgeleri var.”

İnsan kaynaklı hızlı yok oluş

Bozkır kartallarının insan kaynaklı nedenlerle hızlı yok oluş sürecinde olduğunu aktaran Özcan şunları söyledi:

“Çalışmamızda bir yandan türün üreme alanları keşfedilmeye çalışılırken, diğer yandan bölgede ve küresel ölçekte oluşabilecek tehditler tespit edilmeye çalışıldı. Küresel ısınma ve iklim değişikliği başta olmak üzere yanlış tarım yöntemleri, türün yaşam alanı habitatlarının bozulması, aşırı ve yanlış tarım metotları gibi belli başlı sorunların, türü tehdit eden başlıca konular olduğu tespit edildi.

Türün sorunlarının çözümüne dair yöntemler geliştirmeye çalıştıklarını kaydeden Cansu Özcan, bilimsel çalışmaların daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Kategori: Hayvan Hakları

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.