COP27İklim KriziManşetTürkiye

Türkiye, Ulusal Katkı Beyanı’nı bir hafta sonra COP27’de açıklayacak

0

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan yardımcısı ve başmüzakereci Mehmet Emin Birpınar Mısır’da COP27’de kurulan Türkiye pavilyonunda yaptığı konuşmada, gelecek hafta COP 27’de konuşacak olan Bakan Murat Kurum’un Türkiye’nin güncellenmiş yeni Ulusal Katkı Beyanı’nı açıklayacağını söyledi.

Türkiye’den tüm katılımcıları pavilyona davet eden Birpınar, yaptığı bilgilendirme toplantısında Türkiye’nin emisyonlarını zirveye çıkaracağı yılı, yani emisyonların sürekli olarak düşmeye başlayacağı pik yılını da açıklayacağını duyurdu.

Ulusal Katkı Beyanı ve emisyon pik yılı ne demek?

Emisyon pik (zirve) yılı, sera gazı emisyonlarının güvenli olduğunu düşünülen emisyon seviyelerine ulaşana kadar takip eden her yıl azalacağı zaman noktasını ifade ediyor.

Son IPCC raporuna göre, iklim değişikliğinin en şiddetli etkilerini önlemek için emisyonların 2025 yılına kadar zirve yapması, yani bu tarihten itibaren düşüşe geçmesi gerekiyor.2030’a kadar küresel emisyonlar azalmaya başlaması küresel ısınmanın 2 dereceden fazla yükselmesini önlemek için yeterli değil.

Türkiye, daha önce hiç emisyon pik yılı belirlememişti. Emisyonların zirve yapacağı yılı açıklamak, o yıldan itibaren emisyonların azalacağına dair bir beyan vermek anlamına geleceği için, daha önce azaltıma dair net sözler vermeyen Türkiye için önem arz ediyor.

Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nı geçen yıl Glasgow’da yapılan COP26’dan sonra resmi oalrak onaylamış ve böylece COP27’ye kadar ulusal katkı beyanını güncelleme sözü vermişti.

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCC) kapsamında Paris Anlaşması’na taraf olan ülkeler, sunduğu Ulusal Katkı Beyanları’nda (NDC) iklim krizine dair atacakları adım ve önlemleri beyan ediyor. Paris Anlaşması‘nın ve uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşılmasının merkezinde yer alan Ulusal Katkı Beyanları (NDC’ler), her ülkenin kendi koşullarına göre ve gönüllü olarak belirlediği ulusal emisyonları azaltma ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama çabalarını somutlaştıran bildirimlerdir.

Paris Anlaşmasının 193 Tarafını temsil eden ve 2019 yılı için tahmin edilen toplam küresel emisyonların yüzde 94,9’unu oluşturan 52,6 gigaton CO2 eşdeğeri emisyonu kapsayan mevcut 166 NDC var.

Önceki raporun yayımlandığı 12 Ekim 2021’den bu yana 24’ü COP26’dan sonra olmak üzere toplam 39 taraf ülke, yeni veya güncellenmiş NDC beyanında bulundu.

COP27 öncesinde iklim aktivisti gruplar, Türkiye’nin sunmaya söz verdiği güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı’nı ve 2053 net-sıfır kararına uygun olarak mutlak azaltım hedefiyle hazırlaması gerektiğinin altını çiziyordu.

İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ortak deklarasyonunda Türkiye’nin en geç 2035’e kadar kömürden çıkması taleplerini hatırlatarak, net-sıfır hedefiyle uyumlu politikaların faydalarına dikkat çekmişti.

Yakın zamanda yayımlanan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) çalışmasına göre Türkiye’de enerji verimliliği, elektrik şebekesi, rüzgâr ve güneş enerjisi alanında ilave yatırımların 2030’a kadar GSYH’da yıllık 8 milyar dolar ek katkı ve 300 bin ilave istihdam yaratma potansiyeli var.

 

 

Kategori: COP27

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.