Yeşeriyorum

Tarihi Bir Dönüm Noktasından Geçiyoruz.

Oyle yıkma kendini,

Öyle mahzun, öyle garip…

Nerede olursan ol,

İçerde, dışarıda, derste, sırada,

Yürü üstüne üstüne,

Tükür yüzüne cellâdın,

Fırsatçının, fesatçının, hainin…

Dayan kitap ile

Dayan iş ile.

Tırnak ile diş ile

Umut ile sevda ile düş ile

Dayan rüsva etme beni

Mahxmur ve Kandil’den gelen barış gruplarına çok önemli görevler düştüğüne inanıyorum. Şu an için süreç olumlu gidiyor olsa da bu durum her an tersine de dönebilir.

Elbette ki eve dönüşlere sevinmek ve bunu kutlamak gerekiyor. Ancak bunu dozajında da tutmak gerekiyor. DTP’nin gereksiz şova dönük kutlamalardan şiddetle kaçınması gerektiğini düşünüyorum.

Ben, Mahxmur ve Kandil’den gelenlerin bu tür şovlara izin ve müsaade etmemelerini dilerdim. Özellikle de Kandil’den gelenlerin buna izin vermeyeceklerini düşünüyordum. Ancak bu konuda tam bir hayal kırıklığı yaşadığımı da söyleyebilirim.

DTP demokratik açılımın zaten en önemli taraflarından biridir. Ancak eğer DTP kurmayları, gerçekten bu süreci destekliyorlarsa, mutlaka şova dönük yapılan kutlamaların bir an önce önüne geçmelidirler.

Dağlardan gelen bu insanları il il dolaştırmamak gerekiyor. Bölgede sohbet etme imkânı bulduğum birçok kişi bu durumdan rahatsızlık duyuyor. Bu tarz yaklaşımların sürece zarar vereceğini açıkça dile getiriyorlar.

Bu tarz yaklaşımların sürmesi durumunda DTP sadece çözümsüzlüğün bir parçası ve tarafı olacaktır. Ben açıkta söylüyorum yapılan bu kutlamalar hiç bir şekilde barış sürecine hizmet etmeyecektir. Tam tersine bu süreci tahrik edecek ve tıkanma noktasına getirecektir.

Eğer DTP yüzünden bu süreç sekteye uğrar ve istenmeyen kötü olaylar gelişirse Kürt Halkı DTP’yi asla affetmeyeceklerdir.

Şahsen ben çok endişeliyim. Bu yazıyı da taşıdığım bu tür endişelerden dolayı yazıyorum. Ben toplumun kodları ile oynanmasından çok çekiniyorum. Toplumun huzurunu bozup karşıt fikirli insanları karşı karşıya getirmek çok zor değil bu ülkede. Geçmişte bunlar çok yapıldı. Çok acı sonuçlar yaşanmadan önlem almak gerektiğini düşünüyorum.

Sükûnet ve Dikkat

Tam da dile getirdiğim kaygılar nedeni ile her an provokasyonlar ile karşılaşmak mümkün. Bu süreç bin türlü tuzaklar, oyunlar ve tezgâhlarla dolu. Kimileri bilerek ve isteyerek, kimileri de istemeyerek de olsa kendisini bu tuzakların içerisinde bulabilir.

Evet, Habur’da sevgi seli ve coşku vardı. Yıllarca “terörist” denilen insanları karşılamaya yüzbinler gitmişti. Kimilerinin “cani”, “katil” dediği kişiler, onların yavrularıydı, Kandil’den gelenler de onların kuzularıydı. (berxik’leriydi)

Gönül isterdi ki; eve dönüş ile başlayan bu şenlikler bu coşkular ortak bir şekilde kutlanabilseydi. Ancak buna nalet olası ne Kürt egosu, ne de Türk egosu izin vermiyor. Bu gururlar ve bu provokasyonlar olduğu sürece de sahip olunan bu egolar daha çok canlar yakacaktır.

Beklentilerimizi sıcak tutmak ve umutlu olmaktan başka çaremiz yok. Hain bildiğimiz, düşman gözü ile baktığımız bu insanlar benim, onun, bunun, kısacası birilerinin dayısı, amcası, ablası, ağabeyi ya da akrabasıdır. Ama korkuyorum ve bu korkum asla kişisel bir korku değildir.

Bir taraftan silahlar konuşuyor diğer taraftan Habur’dan başları dimdik barışa katkı sunmak için dağdan inişler yaşanıyor. Paradoksal bir sanat misali gelgitler içerisinde sevinçler, korkular ve endişeler yaşanıyor. Daha yaralarımız çok taze ve her an bu taze yaraları birileri kaşıyabilir düşüncesi içimi burkuyor. Ümitlerimi yıkmaya yetiyor.

Haber merkezlerini izlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Yıllarca kendilerini barış yanlısı ve doğruluk timsali olarak yansıtan haber sunucularının şehit ailelerini ve toplumun belli kesimlerini nasıl da kışkırttıklarını ibretle seyrediyoruz.

”Ah keşke ülke bir anda kan gölüne dönse de bizde yıllardır sürdüğümüz saltanatımızı sürdürebilsek mantığında ki bu haber spikerlerini toplumun iyi izlemesi gerekiyor.. Muhalefete  ne söylenebilir ki bilmiyorum. Sadece onlara oy verenlere çok acıdığımı söylemekten başka..

Bizler oluşan bu olumlu havayı umutla ve her şekilde desteklemeye devam edeceğiz. DTP’nin ise şunu unutmaması gerekir. Bölge halkı barış istiyor, bölge halkı istikrar istiyor, bölge halkı artık çocuklarının ölmesini istemiyor.

Madem ki ayrı bir devlet istemiyorsunuz, madem ki üniter yapıdan yanasınız mademki tek bayrağa sizde saygılısınız. O zaman yeter artık. Zaten Kandil’den gelen barış grubunun ellerindeki isteklerin tamamı hükümetin programında var.

25 küsur yıldır süren bu savaşın tek kazananı malum bataklıktan nemalanan kan emici sivrisineklerdir. Bu halkın kanının vampirler ve kan emiciler tarafından emilmesini istemiyorsanız şayet artık bütün bu yaşanılanlara dur demelisiniz. Yazıktır günahtır bu halka. Bugün güney doğuda hangi evi ziyaret etseniz mutlaka bir yakınını kaybetmiş birilerine rastlarsınız.

Eğer bir zafer varsa onun adı da barış olmalıdır. Zaferler ancak olumlu sonuçlanacak barışlarla mümkündür. Doğu ve güney doğuda ki halkın çok ama çok büyük bir kısmı hükümetin bu açılımını olumlu bulmakta ve desteklemektedir. Bu barışın önünü tıkıyacak hangi parti olursa olsun bölge halkı, Kürt halkı onu asla affetmeyecektir.

Devlet de devletliğini göstermelidir. Bir an önce taş atan çocukları suçsuz yere cezaevlerinde yatan insanları salıvermelidir.

Veysi Işık(Adanır)/Batman

Kategori: Yeşeriyorum