ManşetTürkiye

Süleyman Soylu, Sedat Peker’in iddialarına yanıt verdi: Hedef Türk Devleti

0

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün TRT Haber’de katıldığı bir programda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Suç örgütü lideri Sedat Peker‘in kendisine yönelik iddiaları hakkında da konuşan Bakan Soylu, kendisinin uzun zamandır suç örgütü liderinin hedefinde olduğunu söyledi ve Peker için “aciz” ifadesini kullandı.

Soylu, açıklamalarında koronavirüs süreci boyunca sağlık sisteminin hiçbir zaman alarm vermediğini de iddia etti.

‘Vatandaşımız memnun’

Bakan soylu, son zamanlarda basına da yansıyan bekçi şiddetiyle ilgili de açıklamalar yaptı. Soylu, bekçi uygulamasına yönelik ideolojik bir bakış açısının olduğunu ileri sürdü:

Bekçilik sistemi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye’ye emanet ettiği, polis teşkilatımızın sisteminin başarılı bir şekilde yürütülmesini sağlayan sistemin adıdır. Bekçi uyarmış, bekçiyi aralarına alıp dövmüşler. Bekçi de havaya ateş açmış. Ne yapsınlar, bıraksınlar mı? Bekçilerimizin toplam 5 aylık bir eğitim süreci var. Buradaki muradımız şu: Uyuşturucudan, hırsızlığa ve terör olaylarına kadar başarı sağlamak. Vatandaşımız bu uygulamadan memnun. Biz memnuniyet anketleri yapıyoruz. Bekçi uygulamasına yönelik ideolojik bir bakış açısı var. Vatandaşımıza yönelik görevini aşan hiçbir muameleye müsamaha göstermeyiz.”

‘İki baron yakalandı’

Bakan Soylu, uyuşturucu ve uyuşturucu gelirlerine karşı dokuz ülkeyle birlikte başlatılan Bataklık Operasyonu‘nda iki baronun yakalandığını kaydetti. Soylu, programda uyuşturucu baronlarından Çetin Gören ve Sedat Peker’in aynı karede olduğu bir fotoğrafı da paylaştı:

Bataklık Operasyonu’nda iki baron yakalandı. Çetin Gören’in resmini koyun arkadaşlar. Yanındaki kim? Bataklık Operasyonu’nun içinde FETÖ var ve buna ulaştık. Biraz önce resmi çıkanlar da var.

Dünya tarihinde uyuşturucuda mücadele eden bir numara ülke Türkiye’dir. Toplam 1.255 kilo banzai yakalandı. Bu mücadeleden çocuklarımızın hakkını kimseye yedirmeyiz. Daha dün deniz aşırı operasyon yaptık. Riskli bir operasyondu. Esrar, kokain, eroinde sürekli operasyon yapılıyor. Böyle bir tablo dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Biz bir yanlış iş yaptık. Cumhuriyet tarihinin ilk uyuşturucudan gelir operasyonu. 2 milyarlık mal varlığı para, 17 şirkete kayyum. Bunu onla çarpın. Turbun büyüğü heybede. Bataklık operasyonunda ne oldu? Kim var? İki baron yakalandı. Kemal Bey ‘Baronlar nerede’ diyor ya. Bataklık operasyonunda dünyanın en büyük baronlardan bir tanesi yakalandı. Bunu Türkiye ilk kez duyuyor, bataklık operasyonu içerisinde FETÖ var ve buna ulaştık.

Bataklık operasyonu içerisinde biraz önce resmi çıkanlar da var. Şimdi Kılıçdaroğlu diyor ki, ‘Kolombiya’dan şu kirli bilgi rotasını getirir misiniz’ diyor. Bunun nasıl büyük bir baron olduğunu anlatırsam herkesin aklı şaşar. ‘Kolombiya’dan Türkiye’ye gelen’ dedi Kılıçdaroğlu? Bunu kim söylemiş FETÖ firarisi söylemiş. FETÖ firarisi Sait Safa…”

Sedat Peker-Çetin Gören

‘Uzun zamandır hedefindeyim’

Uzun zamandan beri Sedat Peker’in hedefinde olduğunu kaydeden Bakan, Peker için “aciz” ifadesini kullandı:

Burada uluslararası bir operasyon var. Ama devlet Süleyman Soylu ile kaim değildir. Bu devlet suçlu ile suçsuzu en iyi bilen anlayışa sahip. Bu bir operasyondur ve operasyon devam ediyor. Bunlarla mücadele etmek bizim namusumuzdur. Bunları silmek ve süpürmek de namusumuzdur.

Anlıyorum ki; ben uzun zamandır beri organize suç şebekesi liderinin hedefindeyim. Peki, benle temas edebilmiş mi kimse? Yaklaşmaya çalışıyorlar. Hadi Beyi, Günaydın gazetesindeki fotoğrafçılığından tanırım. Benim haberim olması benim idam edilmem anlamına gelir. Böyle bir şey olabilir mi? Keklemişler, ben ne yapayım.

Yok kızıma şöyle yaptılar, böyle yaptılar. Türk polisi ne yapacağını iyi bilir. Karısının iç çamaşırına sığınan acizler.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 ilde yürütülen ‘Bataklık Operasyonu’nda aralarında kırmızı bülten ile aranan uyuşturucu baronları Nejat Daş ve Çetin Gören’in de aralarında bulunduğu 74 kişi gözaltına alınmıştı. Operasyon 9 ülkenin güvenlik birimleriyle bağlantılı yapılmıştı.

1. ve 2. videoyu izledim. Hedef Türk Devleti. Namussuz, alçak. Azdan az, çoktan çok. Sayın Cumhurbaşkanımız ile bu konuda görüşmedik.

Sayın Cumhurbaşkanımızla bu konuyu konuşmadım. Sayın Cumhurbaşkanımızı bu konuyla meşgul etmekten hicap ederim. Bana bunları konuşmayın, ağzınıza almayın diyorlar. Bütün siyasete malzeme olmuş mesele. Ben bunu anlatmayıp ne yapacağım?”

Cumhuriyet Gazetesi hedefte

Soylu, programda Cumhuriyet Gazetesi‘ni de hedef alarak, şu açıklamalarda bulundu:

Bunu burada söylüyorum, bırakın bu ülkeye ihanet etmeyi. İşimi yapamadığımı düşündüğüm an, bir dakika koltukta kalan namussuzdur. Nedir Kolombiya işi. Geçen yıl bir kokain yakalanıyor. Yakalandığı tarih 10 Haziran, tweet atıyorlar, bu da Türkiye civarına gideceği iddia ediliyor. İftiracılar İzmir diyor ama bizim yaptığımız araştırma Ambarlı. Bu kokain olayı çıkar çıkmaz narkotik başkanı bana geliyor, hemen irtibat kurun dedim. Sen Said Sefa ve Cevheri Güven’in ağzıyla hareket edersen böyle düşersin. Mümkünse Kolombiya’ya gidin dedim, gidemediler. Şu an FETÖ’nün kucağında olmaya çalışan bir adam için Arjantin’e adam gönderdik. Şimdi burada, gidemediler. 25 Haziran’da Kolombiya bizim narkotikle toplantı yaptık. Biz avcı gibi peşindeyiz. Bunlar bize herhangi bir yazılı belge vermediler ama bize söyledikleri şu, bu operasyonu gerçekleştiren Balkan grubu. Peki, Kılıçdaroğlu 2020 tarihinde Balkanlar’da kimin olduğuna bakarsa… Veya arkadaşlarını göndersin biz ona gösterelim. Diyor ki Panama. O da yeni çıktı, tweetle. Geleceği yer neresi, Mersin. Panama neyi söylemiyor, Panama’daki mal nereye gelecek biliyor musunuz? İlk geleceği yer İtalya. Konteynır inecek, ilk İtalya’da kalacak, 3 günden sonra gelecek. Sanki Türkiye bu işleri koordine ediyormuş gibi değerlendiriyor. 25 Şubat’ta 13 ton kokain yakalandı. Nerede yakalandı? Hamburg’da. 6 ton kokain yakalandı, nerede? Antwerp’de. Şöyle mi diyeceğiz, Şansöyle Merkel onun sahipleridir. Tam tersi. Tebrik ediyoruz dendi. FETÖ’cülerin kayığına binen bir ana muhalefet genel başkanı olur mu ya? Kimin etkisinde kaldı? Şu Özgür Özel’in bir şeyi var, klibi. Sistemi ifade etmeye çalışıyorum. Bu operasyonda HDP’den seçilen bir milletvekili de içerisinde. Burada şunu ifade etmek istiyorum, Türkiye uyuşturucuyla tarihinin en büyük mücadelesini ortaya koymaktadır. Bizim görevimiz dibine kadar gidip bu meselenin esas sahibini bulmak. Bulduğumuz zaman ilan ediyoruz, bulamadığımız zaman malı yakalamak. Bizim kadar dünyayla ortak çalışan bir ülke söz konusu değildir. Birçok ülkeyle birlikte çalıştık ve bize minnettarlar.

Türkiye, ana muhalefet partisi genel başkanının sistemine kadar oturmuş, onu konuşucu hale getirmiş bir operasyonla karşı karşıya. Ana muhalefet partisinin grup başkanvekili de çıkıyor, diyor ki, böyle bir kaset çıkıyor, bilginiz olsun. Her şeyi kurgulamışlar ve her şeyi ortaya koymuşlar. Şu Cumhuriyet gazeteciyle ilgili, şu bir kısmı, milletimize gösteriyorum. Şurada terör manşetleri yazıyor. Şimdi uyuşturucuyla ilgili mesele daha sonra. (Cumhuriyet gazeteci ve Zaman gazetesinin manşetlerini yan yana şekilde gösteriyor.) Cumhuriyet Azez diyor, Zaman Azez diyor. Cumhuriyet gazetesi: Asker eşi ve bebeği yaşamını yitirdi. Cumhuriyet gazetesi: Karanlığa girdiğimiz gün. Savcı Selim Kiraz’ın katledilmesi. Ama diyemiyor. Bir gün sonra da 180 kurşun savaş diyor. Bu kimin ülkesinde çıkıyor bu gazete? Bizle ilgili yazı yazdılar ya, biz memleketimize bağlıyız diye. DHKPC’nin hem reklamını, hem de bir savcının şehadetini söyleyemeyecek kadar yoksunlar. Dağlıca’da özel komutanı vurdular, Cumhuriyet gazetesi. Onlar unutmuşlardır, bir dönem FETÖ’nün esiri olan. Ne FETÖ, ne PKK, ne de DHKP-C ile arasında bir fark görmeden devam ediyor. Cumhuriyet gazetesi: Berkin baskını, eylemciler öldürüldü, savcı yaşamını yitirdi. (Manşetleri göstermeye devam ediyor.) Osman Kavala’ya destek. Yakında onlar da çıkacak, kimin çocuklarına FETÖ mürebbiyesi tuttuğu, hangi organize suç örgütlerinin, kimlerin olduğu, kimin Osman Kavala’nın tahsilatçıklarını yaptığı, kimin Osman Kavala’nın işlerini takip ettiği. Hepsi şu anda, devletimiz kaydı tutar, yarına bırakır ama yanına bırakmaz. Türkiye’de yapmaya çalıştılar ama Recep Tayyip Erdoğan engeline takıldılar.

Biraz önce Osman Kavala’yı da söyledim, çocuklarını FETÖ’cülere emanet edenleri de söyledim, devlet her şeyin kaydını tutuyor. Kendi güvenliğini sağlamakla mükelleftir. Türkiye’nin tam da bu işin etrafını oluşturabilecek organize suç örgütleriyle mücadelesi nasıldır?

Türkiye ne yapmış? Özellikle organize suç meselesinde. Devlet bununla mücadele etmedi mi, etti. FETÖ bu mücadeleyi kırmak için elinden gelen her şeyi ortaya koydu. Bunu hepimiz biliyoruz. 15 Temmuz oldu, Türkiye’de ne oldu? 15 Temmuz’dan sonra sayın cumhurbaşkanımız İçişleri Bakanlığı görevine getirdi bizi. Ben ömrümde tek bir güvenlik makalesi okumamış bir adamım. Ama hükümetin bir politikası var, ben onu biliyorum.”

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.