ManşetTarım-Gıda

Su Ürünleri İstişare Kurulu lüfere acımadı: Yavru balık avına devam!

Su Ürünleri İstişare Kurulu’nun lüfer ve diğer balıkların yasal avlanma boyunun da gündeme alınacak olması nedeniyle heyecanla beklenen bugünkü toplantısı büyük hayal kırıklığı yarattı.

Konu son aylarda Slow Food-Fikir Sahibi Damaklar’ın “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” ve Greenpeace’in “Seninki Kaç Santim” kampanyalarıyla gündeme taşınmıştı ve yavru balıkların avlanmasının önlemesi hedefleniyordu. Kampanyalarla lüferin yavrulayabileceği 24-25 cmlik boya ulaşmadan avlanmasının yasaklanması isteniyordu.

Ancak bu sabah Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda düzenlenen toplantıda beklenen karar çıkmadı.

Gün boyunca FSD ve Greenpeace kampanyacılarının twitter’dan izleyicilerine canlı olarak yansıyttığı toplantıda şu gelişmeler yaşandı:

“Seneye, seneye…”

Toplantıdan bir görünüm

Toplantıyı yöneten Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Durali Koçak açılış konuşmasında toplantıyı kısa tutmak ve asıl toplantıyı gelecek yıl yapmak istediklerini söyledi. Su Ürünleri Koooperatifi (Sür Koop) Başkanı Ramazan Özkaya ise konuşmasında 4 yıl değişiklik yapılmasını istemediklerini belirtip “denizler yasaklarla korunmuyor, eğitimli balıkçılarla korunuyor” dedi.

Twitter’dan konuşmaları yorumlayan FSD ve Greenpeace aktivistleri bu konuşmaların ve su ürünleri sirkülerinde ciddi değişiklik düşünülmediği yolundaki sözlerin daha toplantının başında konuyu seneye erteleme isteğinin belirtisi olduğu yorumunu yaptılar.

Toplantıda söz alan İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk de koruma tedbirlerine karşı bir konuşma yaratarak aktivistlerin tepkisini çekti. Bu arada toplantıya katılan bazı balıkçıların da kota artırımı talep ettikleri bildirildi.

Cengiz Mete: “Lüfer 23 santimden önce yavrulamaz.”

Toplantının ikinci bölümünde bir konuşma yapan Ege Üniversitesi’nden Cengiz Mete, 2005 yılında yazdığı “Türkiye Denizlerinde Lüfer” başlıklı tezin sonuçlarını katılımcılara sundu. Mete, lüferin üreme olgunluğunun 23 santimin üzerinde başladığını ve balığın Mayıs ile Temmuz ayları arasında ürediğini söyledi. Mete’nin “Lüferin artık olmamasının nedeni çok küçük avlanması ve sürüye katılamaması” yorumu üzerine ortam gerildi. Avlanma boyunun artırılmasıyla ilgili öneriler ve Cengiz Mete’nin sunduğu bilimsel araştırma sonuçları toplantıya katılan balıkçılar tarafından protesto edildi.

Prof. Dr. Bayram Öztürk ise yaptığı ikinci konuşmada yumurtlamanın 19 cm’de başladığını iddia etti. FSD aktivistleri herhangi bir araştırma yapmadan ve kaynak göstermeden avlanma boyunun 19 cm. olmasını isteyen Bayram Öztürk’ün önerisini “utanç verici” olarak yorumladılar. Greenpeace’den Banu Dökmecibaşı da bu öneriyi “inanılmaz” diye yorumladı.

19-20 pazarlığı

Toplantıyı yöneten Durali Koçak’ın uzlaşma önerisi olarak ortaya attığı 2 yıl için 20 cm. önerisi bile balıkçılardan tepki toplayınca mikrofonu alan FSD sözcüsü Defne Koryürek “madem öyle duralım 2 yıl, 27 cm’den avlayalım ve görelim neler oluyor…” dedi. Greenpeace sözcüsü Banu Dökmecibaşı ise yaptığı konuşmada kampanyalarına 500 bin kişinin imza attığını söyleyerek “balıkçının yüzüne bakmayan o 500 bin kişi hepimiz için adım attı” dedi.

Sonuçta toplantı herhangi bir karar çıkmadan dağıldı.

Greenpeace: “Fırsat kaçtı”

Greenpeace’in toplantı sonrası yaptığı değerlendirme şöyle:

“Bugün düzenlenen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda düzenlenen Su Ürünleri İstişare Kurulu Toplantısı’nda yasal balık avlama boylarına ilişkin herhangi olumlu bir adımın atılmaması, sürdürülebilir balıkçılık adına önemli bir fırsatın kaçmasına neden oldu. Danışma kurulunun önerileri, yasal balık avlama boylarının bilimsel verilere uygun olarak düzenlenmesini talep eden binlerce kişiyi hayal kırıklığına uğrattı.

Yasal avlama boyları bilimsel verilerden çok uzak olan ticari balıklar içinde sadece lüferin konuşulduğu toplantıda, lüferin yasal avlanma boyunun 14 cm’den 18 ya da 19 cm’ye çıkarılması önerildi. Bilimsel verilere göre ise lüfer ancak 24 hatta 25 cm’ye ulaştığında yumurta bırakabiliyor.

Toplantıda, diğer balıklara ilişkin görüşmelerin 2012 tebliğinde yapılacağı ifade edildi. Ancak bu yaklaşım, orfoz, kalkan gibi soyu tehlikede olan türler için çok geç olabilir.”

Greenpeace Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı, “Bakanlıkta yapılan görüşmede yasal balık avlama boylarının bu şekilde geçiştirilmesi, bilimsel verileri ve kacsantim.org sitesi üzerinden imza atan yarım milyon insanın bu konudaki talebini görmezden gelmektir. Ancak 24-25 cm’de üreyebilen lüferin yasal avlama boyunun 19 cm’ye çıkarılması, bu balığın bir kez bile yumurta bırakamadan avlandığı gerçeğini değiştirmeyecek.”

“Ankara’dan beynimiz uğuldayarak dönüyoruz!

İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın kampanyası sözcüsü Defne Koryürek’in toplantıdan hemen sonra Facebook’tan yaptığı ilk açıklama ise şöyle:

“Ankara’dan beynimiz uğuldayarak dönüyoruz!

Beynimiz uğulduyor, zira tartışmanın ekseni üreme kalitesi, denizin bereketi değil, vasat bir pazarlık oldu! ve bu pazarlığı tetikleyen de bir bilim adamıydı… O kadar manasız bir tartışma yaşandı ki lüfer mevzuunda, o kadar bilimsellikten, sürdürülebilirlikten uzak bir tartışma yaşandı ki toplantının sonunda Poyrazköy Su Ürünleri Koop. Başkanı Mustafa Kokoş, Greenpeace ekibine (ve bize de, elbette) dönüp “bizim balıkçınınki 18 cm, n’apalım, yetineceksiniz” deyip çıkabildi!”

Su Ürünleri İstişare Kurulu’nda yaşanan hayal kırıklığı konuyu izleyenler arasında da büyük tepkiye neden oldu.

Yeşil Gazete olarak gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

(Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet