ManşetEnerji

Sinop Nükleer Güç Santrali ÇED Raporuna Sinop dışından iptal davası

Sinop’ta yapılması planlanan nükleer güç santrali hakkında verilen Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu Raporu’na karşı Sinop dışındaki ekoloji örgütleri de dava açtı.

11 Eylül tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan raporun iptalinin istendiği davada gerekçe olarak ‘halk sağlığı’ ve ‘milli güvenlik’ gösterildi.

Davacı olan örgüt ve bireyler ise şu şekilde listelendi: DAÇE, EGEÇEP , Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği , Çan Çevre Derneği , Yeşil Artvin Derneği ,Ordu Çevre Derneği , Adana Tabip Odası ,Tekirdağ Tabip Odası ve altı yurttaş.

‘Türkiye’nin bu enerjiye ihtiyacı yok’

Mahkemeye sunulan dilekçede Türkiye’nin TEİAŞ verilerine göre yüzde 35, Cumhurbaşkanlığı ve Enerji Bakanlığı’na göre ise yüzde 31 enerji arzı fazlası bulunduğu belirtildi. Bu sebeple Türkiye’nin Sinop NGS’den üretilecek elektriğe ihtiyacı olmadığı belirtildi.

Sağlık Bakanlığı’nın da davacı olarak müdahil olması istenilen dilekçede “2011 yılında Japonya Fukushima nükleer faciası sonrası, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından nükleer kazayla -nükleer santralle direk bağlantısı  kurulan tek kanser türü olan troid kanseri, Fukushima hastanesi kayıtlarına göre   çocuklarda  500 kat artmış, yetişkinlerde ise 29 kat artmıştır” denildi.

Bakanlıklar müdahil olarak listelendi

Yapılan açıklamada “Fukushima Nükleer Felaketinin Japonya‘ya maliyetinin 600 milyar doları aşacağı, bu maliyetin 1 trilyon dolara kadar yükseleceği hesaplanmıştır” denildi. Bu sebeple davaya müdahil olarak katılması istenen diğer bakanlıklar arasında Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı yer aldı.

Bunlara ek olarak iklim krizinin ve nükleer santralin yaratacağı güvenlik riskleri sebebiyle Cumhurbaşkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu’nun davaya müdahil olması talep edildi.

ÇED raporu hukuken yok hükmünde

Söz konusu nükleer santralin ÇED sürecinin hukuka aykırı olarak yürütüldüğü belirtilen metinde

Bölge halkının halkı bilgilendirme toplantısına polis engeli sebebiyle alınmadığı hatırlatıldı. Açıklamada ‘ÇED Raporu ve Bakanlık onayının hiçbir hukuki geçerliliği olmayıp, hukuken yok hükmündedir” denildi.

ÇED raporunda iklim krizinin yaratacağı etkilerin ve nükleer santralin yol açacağı sorunların görmezden gelindiği belirtilen açıklamada “Sinop nükleer santral projesi derhal iptal edilmeli , iklim krizine bağlı iklim felaketleri gezgen ekosistemini radyoaktif kirliliğe uğratmadan önce dünyadaki bütün nükleer santraller DERHAL kapatılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Ne olmuştu?

2013 yılının Mayıs ayında Japonya ve Türkiye hükümetleri arasında yapılan anlaşmaya göre başlatılan proje sürecinde Japon şirketinin  ÇED başvurusu yapılmadan önce projeden çekilmesi üzerine  EUAS International ICC Merkezi Jersey Adaları Türkiye Merkez Şubesi “proje üstlenicisi” yapılarak ÇED sürecine başlanmıştı.

ÇED süreci kapsamında gerçekleştirilmesi gereken halkın katılımı toplantısı Sinop halkının itirazlarına rağmen yapılmış sayılmış, 2019 yılının Aralık ayında Ankara’da yapılan değerlendirme toplantısına ise Sinop’tan katılan sivil toplum örgütleri alınmamıştı.

Buna mukabil halkın katılımı toplantısında Sinop Nükleer karşıtı Platform üyesi 17 kişiye dava açılmış, 4 Mart 2020 tarihinde davalıların beraatiyle sonuçlanmıştı.

ÇED Raporu ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 11 Eylül 2020 tarihinde onaylanmıştı. Rapora karşı çıkan Sinop Nükleer Karşıtı Platform bileşenleri ve Sinop’taki meslek odaları ve ekoloji örgütleri raporun iptali için dava açmışlardı.

Kategori: Manşet